Sağlık Bakanı o konuyu hatırlattı: Hekimlerimize sesleniyorum, sorunları birlikte çözelim
Sağlık Bakanı Demircan, "Sezaryen doğum yolu yöntemi değil, bir cerrahi müdahale, ameliyattır ve ancak bir endikasyon olduğunda başvurulacak bir uygulama olmalıdır." dedi.
Sağlık Bakanı o konuyu hatırlattı: Hekimlerimize sesleniyorum, sorunları birlikte çözelim
27 Temmuz 2017 -

Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, sezaryenin bir doğum yöntemi değil cerrahi müdahale olduğunu belirterek, "Şu anda ulaştığımız rakamlara göre, sezaryen normal doğumunun önüne geçmiştir. Bu düşündürmeli. Çünkü bu sonuç bilime uygun bir sonuç değildir." dedi.

Demircan, Dr. Zekai Tahir Burak Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın da katıldığı "Sezaryen Oranlarının Azaltılmasında Etkili Yöntemler Sempozyumu"nda konuştu.

Bakan Demircan, Allah'ın yeryüzünde yarattığı en değerli varlık olan insanın dünyaya gelmesi hadisesi doğumun, mucizevi nitelik taşıdığını söyledi.

Doğumun fizyolojik bir olay olduğuna işaret eden Demircan, bilimsel olarak da insan fizyolojisinin normal doğuma uygun düzenlendiğini belirtti. Demircan, bu şekilde gerçekleştirilen doğumun hem anne hem de bebek sağlığı açısından çok faydalı olduğunu vurguladı.

Normal doğumun bebeğin bağışıklık sisteminin gelişmesi açısından önem taşıdığını dile getiren Demircan, bebeğin doğum sonrası emme refleksinin daha kolaylaştığını, anne ile bebek arasındaki ilişkinin daha kısa sürede yoğunlaşabildiğini ifade etti. 

"Sezaryenin normal doğumdan fazla kullanılması düşündürücü"

"Sezaryen, annenin çok sayıda doğum yapma hakkını adeta elinden almaktadır." değerlendirmesinde bulunan Demircan, normal doğumda anne ölüm oranlarının da sezaryenle kıyaslandığında daha az olduğuna işaret etti. Demircan, normal doğum sonrası ağrı şikayetinin ve günlük yaşama dönüş süresinin de çok kısa olduğunu vurguladı.

Bakan Demircan, sözlerine şöyle devam etti:

"Sezaryen doğum yolu yöntemi değil, bir cerrahi müdahale, ameliyattır ve ancak bir endikasyon olduğunda başvurulacak bir uygulama olmalıdır. Anne ve bebek sağlığı için gerektiğinde hayat kurtarıcı bir müdahaledir elbette. Sezaryenin normal doğumdan fazla kullanılıyor olması gerçekten düşündürücüdür. Şu anda ulaştığımız rakamlara göre, sezaryen normal doğumunun önüne geçmiştir. Bu düşündürmeli. Çünkü bu sonuç bilime uygun bir sonuç değildir. Endikasyonu koyan hekimlerimizin bu konuyu bilim açısından değerlendireceklerine ve sorgulayacaklarına inanıyorum. Ülkemizdeki hekimlerin de bu olumsuz sonuçtan rahatsız olduklarına inanmak istiyorum, muhakkak ki rahatsızlar. Burada düzeltilmesi gereken bir nokta var ve onun üzerinde durarak, bunu düzeltmek zorundayız."

"Cumhurbaşkanımızın önderliğinde ikinci dönüşüm de başladı"

Bu sorunun, bakanlık ve hekimlerin iş birliğinde çözüleceğine inanmak istediğini dile getiren Demircan, şöyle konuştu:

"Tarihte ve bugün hekimlikte dünyaya hizmet etmiş, yol göstermiş bir medeniyetin çocukları olan hekimlerimize buradan seslenmek istiyorum. Biz bakanlık olarak bütün sorunlarımızı el birliğiyle çözmeye hazırız. Bu sorunu da çözmek için sizlerin önerilerinizi dinlemek, değerlendirmek ve el birliğiyle bu çözüm yolunda adımları atmak boynumuzun borcu. Bunu birlikte çözeceğiz. Ne kurum olarak bakanlık tek başına çözebilir ne de hizmeti veren siz değerli kardeşlerimiz çözebilir. Ama el birliği yaparsak, 'Bu bir sorun' der ve bunun üzerine gidersek, bilimi de arkamıza alarak çözemeyeceğimiz bir sorun yok. Çözeceğimize de inanıyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önderliğinde bütün alanlarda olduğu gibi sağlıkta da birinci dönüşüm hamlesinin başarıyla yapıldığını anlatan Demircan, "Yine Cumhurbaşkanımızın önderliğinde ikinci dönüşüm de başlamıştır. Bu çerçevede çok önemli yatırımlardan birisi şehir hastanelerimizdir. Elbette ki bu şehir hastanelerimiz, fiziki mekan ve donanım olarak mükemmel olacak ama bu yetmez. En büyük mükemmellik, orada çalışan siz değerli hekimlerimizsiniz." ifadelerini kullandı.

"Eğitim düzeyi arttıkça sezaryen o kadar azalacaktır"

Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl de ülkelerin en büyük servetlerinin genç nüfus olduğunu, çocukların toplumda dinamizmi sağladığını kaydetti.

Çocukların bakımı, gelişimi ve eğitiminde annenin rolünün büyük olduğuna işaret eden Erdöl, anne sağlığının korunmasının önem taşıdığını ifade etti.

Fizyolojik olan normal doğumun yerini son yıllarda sezaryenin aldığını anlatan Erdöl, sezaryen sıklığının özellikle özel hastanelerde çok yüksek olduğuna dikkati çekti.

Bilimsel açıdan bakıldığında da normal doğumun genel, sezaryenin istisna bir uygulama olması gerekirken, bunun tam tersi bir durumun yaşandığını bildiren Erdöl, "Buradaki çarpık düzeni yerli yerine oturtmamız lazım. Bunun çok faktörleri var. Önemli hususlardan birisi, hekimlerin hukuk karşısında güvence içerisinde olmadıklarıdır. Yani, herhangi bir olumsuz durumda, hekimlerimiz ve diğer sağlık çalışanları, mahkemelerde çok ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kalmaktadırlar." diye konuştu.

 

 


Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
1
1) bigmucahid (Hekim )
04.08.2017 19:06:43
Muhterem Bakanım , yeni göreviniz hayırlı olsun. Biz doktorların şu anda en büyük kanayan yarası akıllara zarar malpraktis yasası. Aslında bizden ziyade halkın kanayan yarası. Ama vatandaş da dahil olmak üzere doktorların bile meseleden yeterince haberi yok. Vatandaş mağdur çünkü ciddi hastalıklara bakacak doktor yok. Doktor hastaya dokunmaya korkar oldu. Eskiden prastisyenin bile sağlık ocağında yazdığı Trio ilacı için şimdi özel hastanelerde onam formu alınıyor. Bu kadar korkak hale getirildik. Aslında doktorlar korkunç bir cehalet içinde .sanıyorlar ki o onam formu kendilerini kurtarır. Sadece psikolojik olarak kendilerini rahatlatmış oluyorlar. Anestezi ve cerrahi eskiden Onay verdikleri birçok ameliyata şimdi artık katiyyen ellerini sürmüyorlar. Vatandaş mağdur ama doktorun malpraktis yasası nedeniyle korktuğu icin bunu yaptığından bihaber. Saf vatandaş ameliyat çok riskli , doktorun hastanın iyiliğini düşündüğü için ameliyat yapmadığını sanıyor. Yarın öbür gün elbet vatandaş da doktorların malpraktis yasası nedeniyle defansif tıp yaptığının şuuruna varacak ve sen o zaman seyreyle gümbürtüyü. Sayın Bakanım , bu malpraktis yasası garabeti , şiddet probleminin bile kat kat önüne geçmiştir. En son bir çocuk doktoru kasten adam öldürme ile şu anda yargılanıyor ki malptaktis yasasında bile en fazla Taksiren adam öldürme maddesi var. Savcı ve hakimin bu iddianameyi neden kabul ettiğini anlamak mümkün değil. TıP ogrencileri bu yasayı öğrendiğinde asla beyin Cerrahisi , kadın doğum , çocuk gibi bölümleri yazmıyor. Riskli bölümlerin puanı çok düştü. Daha birsürü şey yazarım ama burası yeri değil. Lütfen bu sorunu çözün.
People
6
2) postenflamatuar (uzm dr)
04.08.2017 12:20:22
Hekim camiası Malpraktis uygulaması mağdurudur. Tek tek doktorlar kendisine dava açıldığında bunu anlar ve uyanır ancak. Kendisine 15 temmuz darbecileri, sapık katil muamelesi yapıldığını görünce durumu anlar ve sindirim problemi yaşar. Öfke ve pişmanlık elbette o zaman kar etmeyecek. Bütün maddi kazancı da ciğeri beş para etmez çakallara devletin güçlü eli aracılığıyla ve sözde "adalet" maskesiyle transfer olacak. Malpraktisle ilgili laf yok ama her gün bu tür sezaryen yapmayın çıkışları ve haberleri yayınlanır. Enayiliğin lüzumu yok, hekimlikten istifayı ve çıkış yollarını araştırın. Vatandaşı da takmayın kafaya. Devlet baba dışarıdan yabancı hekimleri mutlaka ithal eder. O yabancı hekimler de asgari ücreti öğrendikten sonra bu mevcut aldığımız ücretle koşa koşa gelir ve bu malpraktis yasalarına da itirazı olmaz zaten.
People
3
3) RKTR (Uzm)
04.08.2017 10:17:31
Sayın Bakanım, şu anda bir ÇOCUK HEKİMİ; nadir rastlanan, geç prezante olabilen, dolayısıyla zor tanı konan, artı tanı ne zaman konursa konsun çok yüksek mortalitesi olan bir hastalık şüphesiyle vefat etmiş bir yenidoğan vakasından dolayı yargılanmakta. “KASTEN ADAM ÖLDÜRMEK” suçuyla, 15 SENE HAPİS İSTEMİYLE YARGILANMAKTA. Yani, bu hekim en azılı katillerle aynı klasmanda görülüyor Türk Hukuk Sistemi tarafından. Ve hükümetinizin getirdiği Milli Tıp Hukuku Formülü’ne göre, MASİF TAZMİNAT ve MESLEKTEN MEN gibi felaketlerle de karşılacak. Ki, hiçbir caniye bu kadar ceza verilmemiştir Türkiye’de. Doktor sonunda beraat etse bile, 10 senesi bitirilmiş olacak.

Sayın Bakanım, zat-ı aliniz biliyorlar mı acaba, şu anda bazı Avrupa ülkelerinde KUSURLU OLSALAR DAHİ, doktorlara dava açılamıyor. ASLİ KUSUR SİSTEMDE ARANIYOR. Eğitim ile sorunlar azaltılıyor. Mağduriyet varsa, temel bir fondan karşılanıyor. Hollanda gibi Türkiye’nin 8 misli zengin bir ülkede tazminata 25.000 Euro limit getirilebiliyor. Öte yandan ülkemizde, tamamen kendi kusurları yüzünden ölmüş ihmalkar bir adam için evvelki sene bir özel hastaneden 23 milyon (eski parayla trilyon) istenebildi yakınları tarafından.

Amerika’da da doktorlara dava açılması zorlaştırılıyor. Obama bunun için uğraştı. Hatta, bazı eyaletlerde hiç dava açılamaması tartışılıyor. Florida ve Georgia’da “Kusuru olsun olmasın, doktora dava açılamaz” hükmünde yasa tasarıları gündeme geldi. Doktora dava açıp kaybedenlerin ödeyeceği bedeller de var tabii. Türkiye’deki gibi, aşağılık iftiracıların yaptıkları yanlarına kar kalmıyor Batı’da.

Dürüst Tıp Hukuku Hocaları, Türkiye’de hekimlere açılan davaların büyük bölümünün haksız olduğunu defalarca ifade ettiler. Dolayısıyla, tıbbi şikayetlerin MAHKEMEYE GİTMEDEN ÖNCE haklılığını değerlendirecek, müfterileri ve zırvacıları en baştan eleyecek tıbbi ön-inceleme mekanizmaları şart bu ülkede. Bunu sağlayacak akademisyenler de var. Ama tüm bu söyledikleri sistemin işine gelmediği için hep göz ardı edildi.

Sayın Bakanım; hakkı sağlama, haksızlıkları önleme, onbinlerce hekimin minnetini kazanma, açgözlüleri durdurma, eninde sonunda bu milleti gelip fena vuracak olan “Defansif Tıp” belasını defetme (ben bile, anneme ciddi bir kalp ameliyatını yapacak adamı zor buldum), ve ÇOK İYİ BİR SAĞLIK BAKANI OLARAK TARİHE GEÇMEK gibi bir yol var önünüzde. En azılı katillere, PKK teröristlerine, darbecilere, ırz düşmanlarına, çocuk sapıklarına ve aşağılık hayvanlara bile tek dava açılırken, hekimlere –ki, çoğu zaman suçsuzdurlar- 2 dava açılıp, Milli Tıp Hukuku Formülü’ne göre ruhlarının katledildiği bir sistemi düzeltme yönünde çaba gösterebilirsiniz bakanlık döneminizde.

Başaramasanız bile, dediğim gibi, hakkı korumaya çalışan bir adam olarak tarihe geçersiniz. Bir gün idareci makamından indikten sonra iyi ve şerefli bir insan olarak anılmak, hiçbir paranın ya da gücün satın alamayacağı, az sayıda faniye nasip olmuş bir mertebedir.

Tercih sizindir.

Saygılarımla.

İftiralarla 10 senesi zehir edilmiş bir hekiminiz.
People
7
4) RKTR (Uzm)
03.08.2017 17:10:53
Sayın Bakanım, şu anda bir çocuk hekimi; nadir rastlanan, geç prezante olabilen, dolayısıyla zor tanı konan, artı tanı ne zaman konursa konsun çok yüksek mortalitesi olan bir hastalık şüphesiyle vefat etmiş bir yenidoğan vakasından dolayı yargılanmakta. “KASTEN ADAM ÖLDÜRMEK” suçuyla, 15 SENE HAPİS İSTEMİYLE YARGILANMAKTA. Yani, bu hekim en azılı katillerle aynı klasmanda görülüyor Türk Hukuk Sistemi tarafından. Ve hükümetinizin getirdiği Milli Tıp Hukuku Formülü’ne göre, MASİF TAZMİNAT ve MESLEKTEN MEN gibi felaketlerle de karşılacak. Ki, hiçbir caniye bu kadar ceza verilmedi Türkiye’de. Doktor beraat etse bile, 10 senesi bitirilmiş olacak.

Sayın Bakanım, zat-ı aliniz biliyorlar mı acaba, şu anda bazı Avrupa ülkelerinde KUSURLU OLSALAR DAHİ, doktorlara dava açılamıyor. ASLİ KUSUR SİSTEMDE ARANIYOR. Eğitim ile sorunlar azaltılıyor. Mağduriyet varsa, temel bir fondan karşılanıyor. Hollanda gibi Türkiye’nin 8 misli zengin bir ülkede tazminata 25.000 Euro limit getirilebiliyor. Öte yandan ülkemizde, tamamen kendi kusurları yüzünden ölmüş ihmalkar bir adam için evvelki sene bir özel hastaneden 23 milyon (eski parayla trilyon) istenebildi yakınları tarafından.

Amerika’da da doktorlara dava açılması zorlaştırılıyor. Obama bunun için uğraştı. Hatta, bazı eyaletlerde hiç dava açılamaması tartışılıyor. Florida ve Georgia’da “Kusuru olsun olmasın, doktora dava açılamaz” hükmünde yasa tasarıları gündeme geldi. Doktora dava açıp kaybedenlerin ödeyeceği bedeller de var tabii. Türkiye’deki gibi, aşağılık iftiracıların yaptıkları yanlarına kar kalmıyor Batı’da.

Dürüst Tıp Hukuku Hocaları, Türkiye’de hekimlere açılan davaların büyük bölümünün haksız olduğunu defalarca ifade ettiler. Dolayısıyla, tıbbi şikayetlerin MAHKEMEYE GİTMEDEN ÖNCE haklılığını değerlendirecek, müfterileri en baştan eleyecek tıbbi ön-inceleme mekanizmaları şart bu ülkede. Bunu sağlayacak akademisyenler de var. Ama tüm bu söyledikleri sistemin işine gelmediği için hep göz ardı edildi.

Sayın Bakanım; hakkı sağlama, haksızlıkları önleme, onbinlerce hekimin minnetini kazanma, açgözlüleri durdurma, eninde sonunda bu milleti gelip fena vuracak olan “Defansif Tıp” belasını defetme (ben bile, anneme ciddi bir kalp ameliyatını yapacak adamı zor buldum), ve ÇOK İYİ BİR SAĞLIK BAKANI OLARAK TARİHE GEÇMEK gibi bir yol var önünüzde. En azılı katillere, PKK teröristlerine, darbecilere, ırz düşmanlarına, çocuk sapıklarına ve aşağılık hayvanlara bile tek dava açılırken, hekimlere –ki, çoğu zaman suçsuzdurlar- 2 dava açılıp, Milli Tıp Hukuku Formülü’ne göre ruhlarının katledildiği bir sistemi düzeltme yönünde çaba gösterebilirsiniz bakanlık döneminizde.

Başaramasanız bile, dediğim gibi, hakkı korumaya çalışan bir adam olarak tarihe geçersiniz. İdareci makamından indikten sonra, iyi ve şerefli bir insan olarak anılmak, hiçbir paranın ya da gücün satın alamayacağı, ve az sayıda faniye nasip olmuş bir mertebedir.

Tercih sizindir.

Saygılarımla.

İftiralarla 10 senesi zehir edilmiş bir hekiminiz.
People
3
5) metin yıldız (dr)
03.08.2017 15:29:41
ali kaya bey hakim ve savcılar 13-14 bin maas alıyor...ek aldıkları ücret ayrı.....yattıkları aylarda tatilde bayramda maaşları azalmıyor....ayrıca 6-7 bin tl emekli maaşları var..daha ne olsun...
People
8
6) emeklidoktor (doktor)
03.08.2017 11:14:35
Sezeryan işi o kadar tekrarlandı ve uzadı ki medimagazin sağlık bakanı o konuyu hatırlattı diye başlık attı mı okuyan herkes hangi konu olduğunu hemen anlıyor.Valla emekli bir kadın doğumcu olarak çok güldüm ,ama sonra konunun kadın doğumcular için hiç de gülünecek yönü olmadığı aklıma gelince neşem kaçtı.Allah kadın doğumcu arkadaşlara kolaylık versin.
People
10
7) tugrul (kardiyoloji uzmanı)
30.07.2017 14:14:41
Yıllardır sağlıkçının sırtına binilip kambur edildikten sonra, günün birinde gelin sorunları beraber çözelim teklifine kimse dönüp bakmaz.
People
10
8) Dr (Dr)
30.07.2017 11:25:29
Sistemin kendisi sorun üretiyor, siz sorunları çözüyormuş gibi yapıp çalışanları oyalayıp halka şirin gözükmeye devam edeceksiniz. Size müsade etmezler değiştirmeye , bu sistem kendini imha edecek zamanla. Toptan çöküş tam çözüm
People
10
9) Dr avicenna (Uzm dr)
29.07.2017 10:02:39
Ali kaya kimmiş o 20-30 bin alan doktorlar , nerde söyle biliyorsan ben de orada çalışayım , devletin verdiğine bakacaksın sen , ben uzman olmama rağmen şu sağlık sektöründen kaçmaya fırsat arıyorum ....
People
7
10) hekimbaşı (dr)
28.07.2017 23:03:22
sayın ali kaya, gelir/kazanç ile resmi aylık farklı şeyler. en fazla alan hakimin (1.sınıf) resmi maaş+yan ödeme vs 11 bin yazmışsınız. çok iyi. 1 sınıf doktorun (öyle bir şey yok da 1/4; 40 yıllık prof) diyelim resmi aylığı 7300 TL'dir (ben deniz). geri kalan döner, performans,mesai dışı hasta işleri) toplasanız kamu üniversitesinde hepsi birden 15 bin TL'dir ki maaş dışı kısım emekliliğe yansımaz. kamuda hiç bir doktor 20-30 TL almaz,alamaz.aylık ile geliri karıştırmayın.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan TarihiDetayKategori
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer
21/09-24/092017 Dünya Gestasyonel Trofoblastik Hastalıklar KongresiGENELİSTA
21/09-24/093.Uluslararası 4.Ulusal Ebelik KongresiDİĞERANKA
21/09-24/093.Uluslararası 4.Ulusal Ebelik KongresiDİĞERANKA
27/09-01/1011.Aile Hekimliği Güz OkuluAİLE...ANTA
19/10-22/104.Ulusal Bağırsak Mikrobiyotası ve Probiyotik KongresiGENELANTA
22/10-25/106. Puader KongresiÇOCUK...ANTA
02/11-04/11TMFTP Ultrasonografi KursuRADYOLOJİİSTA