15 yıl sonra bitkisel hayattaki adamı uyandıran Vagus Tekniği Türkiye’de de başarılı!
Hipertansiyon, obezite, depresyon, kronik ağrı, uyku bozuklukları, kronik yorgunluk, mide-bağırsak rahatsızlıkları, bağışıklık sistemi, epilepsi, bağımlılık ve daha birçok rahatsızlıkta kullanılabilen vagus uyarımı tekniğinin Türkiye’deki başarılı uygulamalarını Yrd. Doç. Dr. Kerem Alptekin anlatıyor.
15 yıl sonra bitkisel hayattaki adamı uyandıran Vagus Tekniği Türkiye’de de başarılı!
11 Ekim 2017 -

Bahçeşehir Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Kerem Alptekin, geçtiğimiz günlerde Fransa’da 15 yıl sonra bitkisel hayattaki bir hastayı uyandırmasıyla gündeme taşınan vagus siniri uyarımının Türkiye’deki daha başarılı uygulamalarını Medimagazin’e verdiği röportajda anlattı. Alptekin, Bahçeşehir Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde geliştirdikleri vagus sinir uyarımı cihazının dünyadaki örneklerinden pek çok farklı özelliği bulunduğunu söyledi. Vagus tekniğini ve tedavi ettiği hastalıkları röportajımızda veriyoruz:

 


 Elektrikle uyarılan bitkisel hayattaki bir adam, 15 yıl sonra uyandı


 

1. Bize vagus sinirlerini uyarmanın vücutta nasıl çalıştığı, neleri etkilediği ile ilgili kısa bir bilgilendirme yapabilir misiniz?

 

Vagus, otonom sinir sisteminin parasempatik dalının en önemli siniridir. Bu siniri uyarmanın da çeşitli yolları vardır. Vagus, boyun ve karından girişimsel ve girişimsel olmayan yöntemlerle, kulaktan ise girişimsel olmayan veya çok az girişimsel şekilde uyarılabilir. Elektriksel yöntemlerle yapılan bu uyarım yine elektriksel aktivite ile haberleşen sinir sistemini etkiler. Bu sayede de otonom sinir sistemindeki işlevsel bozukluklar düzeltilebilir. Bahçeşehir Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü olarak ürettiğimiz vagus sinir uyarıcısı ile kulaktan girişimsel olmayan yöntemle yani kan dökmeden vagusu uyarabiliyoruz ve bu uyarı da beyne taşınıyor. Beyinden de ilgili diğer kısımlara yayılan elektriksel uyarılar, bu alanlarda sinir aktivitesini artırıyor.

 

2. Otonom sinir sisteminin ne gibi işlevleri var, bu sistemin uyarılmasıyla hangi rahatsızlıklar tedavi edilebiliyor?

 

Otonom sinir sistemi vücutta pek çok yaşamsal görevi yerine getiren bir sistem ve temelde hipotalamus tarafından kontrol ediliyor. Sempatik ve parasempatik olarak ikiye ayrılan bu sistemin kontrol ettiği işlevler arasında göz bebeği çapı, kalp hızı, kalp kasılması, damarlar ve solunum yollarının çapı, salgı ve terlemenin kontrolü, sindirim, işeme, dışkılama, metabolizmanın kontrolü, üreme vb. durumlar var. Otonom sinir sisteminde işlev bozukluğu durumunda hipertansiyon, obezite, depresyon, kronik ağrı, uyku bozuklukları, kronik yorgunluk, mide-bağırsak rahatsızlıkları, bağışıklık sistemi ile ilgili bozukluklar gibi hastalıklar görülebiliyor; ayrıca epilepsi, bağımlılık durumları gibi pek çok rahatsızlığın da tedavisi mümkün oluyor.

Stres (bedende fiziksel ve ruhsal yük yaratan her şey) günümüzde otonom sinir sisteminde fonksiyon bozukluğuna yol açan en önemli etkenlerden biri ve sıklıkla sempatik sistemi aktive ederek bedende ‘’savaş veya kaç’’ yanıtına neden oluyor. Akut stres varlığında hayat kurtarıcı olan bu durum kronik stres durumunda psikososyal ve fiziksel rahatsızlıklara sebebiyet veriyor. Vagusun elektriksel yolla uyarımı bedende aşırı aktif sempatik sinir sistemi aktivitesinin düzenlenmesini ve bu sayede stres kaynaklı rahatsızlıkların azalmasını sağlıyor.

 

3. Enstitütünüzde geliştirdiğiniz vagus uyarıcı cihazın ne gibi özellikleri var, dünyada kullanılan tekniklerden farkları ve uygulama alanları ile ilgili neler söylersiniz?

 

Enstitümüzde geliştirdiğimiz vagus uyarımı yapan cihazımız, fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında elektrod özelliği ile elektrik akımlarını kulağa iletiyor. Hastaya ve hastalığa göre de istenen tipte akım oluşturabiliyor. Dünyada kulaktan vagus sinir uyarımı yapan çok az cihaz var. Cihazımızın dünyadaki diğer örneklerinden ayrışan pek çok özelliği bulunuyor. Bu farklılıkları sayacak olursak; her iki kulaktan da uyarım yapabilmesi, kulakta çok geniş bir alanda etki oluşturması(hem tragus hem konka) ve bu esnada işitmeyi engellememesi diyebiliriz. Ayrıca yukarıda bahsedildiği gibi istenilen akımın kullanılmasına izin vererek otonom sinir sistemi işlevsizliği ile ilgili tüm rahatsızlıklarda kullanılabiliyor ki günümüzde stres, düzensiz beslenme, sedanter yaşam ve uyku bozuklukları gibi nedenlerle bu rahatsızlıkların sayısının her geçen gün arttığını söyleyebiliriz. Yurt dışında en çok kullanılan kullanım alanları ise epilepsi, depresyon, anksiyete, obezite, kronik ağrılar, uykusuzluk, kulak çınlaması olsa da vagus sinir uyarımı özellikle enflamatuar hastalıklar başta olmak üzere otonom sinir sistemini ilgilendiren diğer pek çok hastalık için de araştırılıyor.

 

4. Geliştirdiğiniz bu cihazın patenti alındı mı? Bu teknikle ilgili ileride yapmayı planladığınız çalışmalar var mı, ya da bu tekniğin gelecekte hem Türkiye hem dünyada ne konuma geleceğini düşünüyorsunuz?

 

Cihazın patent başvurusu Ocak 2017’de yapıldı. Yakın zamanda tıbbi cihaz belgesinin alınması ile birlikte prospektif klinik çalışmalara başlamayı ve elde ettiğimiz verileri bilimsel yayınlara dönüştürmeyi planlıyoruz. Bu tekniği daha da geliştirmek için tasarlanmış projelerimiz de bulunuyor. Mevcut durumla kablo ve ayrı bir cihaz ile yapılan uyarımın kablosuz ve cep telefonu ile uzaktan kontrol edilebildiği bir şekle dönüştürülmesi üzerinde çalışıyoruz. Çağımızın hastalıkları denilen (obezite, depresyon vb.) ve otonom sinir sistemi işlevsizliği ile ilişkili rahatsızlıkların günümüzde artması, aynı zamanda ortalama yaşam süresinin tüm dünyada uzayıp kronik hastalıkların çoğalması nedeniyle vagus sinir uyarımı tekniğinin yakın gelecekte tıp alanında kendine çok daha fazla yer bulacağına inanıyorum.

 

5. Üniversitede hangi kliniklerde bu cihazı kullanıyorsunuz? Hastalarca tercih edilme sıklığı ve alınan sonuçlar nasıl?

 

Otonom sinir sistemi ile ilişkili pek çok rahatsızlık olduğu ve bu rahatsızlıklar pek çok branşı ilgilendirdiği için cihaz çeşitli kliniklerde kullanılabiliyor. Güncel tıp anlayışında hastalıklar sıklıkla birbirinden ayrı değerlendirilir, fakat aslında pek çok rahatsızlık hem birbiriyle hem de otonom sinir sistemi ile ilişkilidir. Hasta bütüncül değerlendirildiğinde ve tedavinin sadece hastaneyle sınırlı olmadığını düşündüğümüzde farklı bir tedavi anlayışına da kapı açmış olacağız. Cihaz bu hedeflerle, hastaların çevresel faktörlerle en fazla karşılaştıkları alanlarda kullanabilmesi amacıyla tasarlandı ve üretildi. Hastane temelli bir tedavi şekli yerine hekim kontrolünde uzun süreli, ev veya toplum temelli bir tedavinin daha etkili olacağını düşünüyoruz. Bu nedenlerle şu ana kadar klinik ayrımı yapmadan pek çok hastalıkta cihazımızı deneme fırsatı bulduk. Alınan sonuçlar hastalar tek tek değerlendirildiğinde son derece başarılı, fakat hastalar çok heterojen olduğu için bilimsel bir yayın henüz yapamadık. Cihazı kendi kliniklerinde kullanan kimi meslektaşlarımız ise geriye dönük yayın amaçlı hasta arşivleme çalışmalarına devam etmekteler. Cihazın kullanımı sırasıyla hekimin hastayı görmesi, otonom sinir sistemi işlevsizliği ile ilgili durumu tespit edip vagus sinir uyarımı kullanımına karar vermesi, hastaya ve hastalığına uygun özellikte akımı seçmesi ve her hastaya özel olacak şekilde cihaz kullanımı ile bilgileri aktarması, hastanın cihazı temin ettikten sonra hekimin belirleyeceği aralıkta kontrollerine gitmesi şeklinde oluyor.

 

6. Bu tekniğin yan etkileri veya riskleri bulunuyor mu?

 

Kulaktan yapılan uyarımın doğru kullanımda yan etki yok denecek kadar az. Boyundan yapılan uyarılarda ise kalbin dakikadaki atım sayısının azalması, bağırsak hareketlerinin artışı gibi yan etkiler görülebiliyor. Vagus sinir uyarımı kişide sakinleşme ve uyku yaptığı için kullanım sırasında ve kullandıktan sonraki kısa süre zarfında dikkat gerektiren işlerden de uzak durulması gerekiyor. Antiadrenerjik ilaç kullananlarda, aktif enfeksiyon varlığında dikkatle (mümkünse hastane ortamında) kullanılması önem taşıyor. Vücudunda pil bulunan kişiler hekimleri onay verdikten sonra kullanabilir. Kısacası vagus sinir uyarımı için alanında bilgili, tecrübeli hekimlerin önerisi ve takibi ile kullanıldığında güven aralığı çok geniş, yan etkisi ise çok düşük olan bir tedavi yöntemi diyebiliriz.


 

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan TarihiDetayKategori
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer
22/10-25/106. Puader KongresiÇOCUK...ANTA
02/11-04/11TMFTP Ultrasonografi KursuRADYOLOJİİSTA
14/03-18/03Ulusal Akciğer Sağlığı Kongresi (UASK) 2018GÖĞÜS...ANTA