Bana bir hikaye anlat hocam…İçinde ‘tıp’ olsun
Keloğlan’dan Ezop Masallarına, La Fontainne’den Nasreddin Hoca’ya masallarla büyüyen bir toplumun bireyleriyiz. Dizi seyretmeyi, insan hikayeleri dinlemeyi ve izlemeyi de çok severiz… Masallarla hayatımıza giren hikayenin bu gücü sadece çocuklukta değil eğitimden iş dünyasına, her alanda kullanılmaya devam ediyor. Tıp eğitiminde de öğrenci hikayeden ne kadar etkilenirse  içerisindeki tıbbi bilgileri o kadar kolay öğrenebiliyor. 
Bana bir hikaye anlat hocam…İçinde ‘tıp’ olsun
09 Ağustos 2017 - MEDİMAGAZİN

Tıp eğitiminde hikayeleştirme yöntemini kullanan fakültelerden biri de Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi. Uzun ve meşakkatli bu eğitimde doktor adaylarının  bilgi birikimini artırırken derslere olan ilgisini de canlı tutan ‘’hikayeleştirme yöntemi''ni  Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı Dönem 1 Koordinatörü ve Probleme Dayalı Öğrenim (PDÖ) Senaryo Kurulu Üyesi Doç.Dr.Nadire Ünver Doğan ile konuştuk.

Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi olarak verdiğiniz eğitimde bazı derslerde hikayeleştirme yöntemini kullandığınızı biliyoruz. Bu dersler hakkında bilgi verebilir misiniz?

"Hikayeleştirme yöntemi" olarak bahsettiğiniz yöntem, PDÖ kapsamında yazılan senaryolar aslında. Bu yöntemde yapmaya çalıştığımız, bazı bilgileri PDÖ senaryoları ile vermek. Birçok tıp fakültesinde uygulanan bir eğitim yöntemi. Bu yöntemde öğrencinin öğrenmesini hedeflediğimiz bilgiler, bir senaryo temel alınarak, 10-12 kişilik gruplarda aynı anda yaklaşık 20 sınıfta verilmeye çalışılmaktadır. Genellikle üç ayrı günde oturumlar yapılır. Bizim bu yöntemde uyguladığımız farklılık, senaryolarımızı yazarken tıbbi bilgilerin yanı sıra hikayelerin de edebî değeri olan, güçlü, sürprizli ve akıcı metinler olmasına dikkat etmemiz. Amacımız, sadece öğrencilere küçük gruplarda tıbbi bilgiler vermek değil, güzel bir senaryoda, bir sonraki adıma ilerleyebilmesi için bu bilgilere araştırarak ulaşması ve sonraki oturuma kadar öğrenmesi gerektiğini göstermek. 

Bu derslere neden ihtiyaç duyuldu?

Tıp eğitimi 6 yıl süren oldukça zor bir eğitimdir. En zor ve sıkıcı kısım ise ilk üç seneyi içeren preklinik eğitim dönemidir. Bu süreçte yaklaşık 150-250 öğrenciye (fakültelere göre bu sayılar değişmekte) amfilerde öğretim üyeleri tarafından oldukça fazla miktarda teorik tıbbi bilgi verilmekte ve öğrenciden bu bilgileri öğrenmesi istenmekte. Tıbbın temeli bu dönemde atılmaktadır. Bu bilgilerin nerede ve nasıl kullanılacağı öğretim üyeleri tarafından anlatıldığı halde, öğrencinin bunu bizzat deneyimlemesiyle, bu bilgiler daha da özümsenmekte ve öğrenilmesi kolaylaşmaktadır. Bu nedenle öğrencilerin, preklinik dönemde öğrenecekleri bilgileri nerede ve nasıl kullanacaklarını deneyimleyebilmeleri ve bu şekilde öğrenme isteklerini artırmak için amfi dersleri dışında farklı uygulamalara ihtiyaç duyuldu.

Vakaların hikayeleştirilmesi nasıl yapılıyor ve nasıl bir ekip çalışıyor?

Bir sonraki yılın eğitim programı planlanırken PDÖ ile verilmesi istenilen öğrenim hedefleri ve PDÖ oturumlarının hangi kurullarda ve hangi tarihlerde yapılacağı, Dönem Koordinatörlükleri tarafından belirleniyor. Senaryo Kurulu tarafından, hedeflere uygun senaryo yazmaları için konu ile ilgili preklinik ve klinik bölüm öğretim üyelerinden senaryo ekipleri oluşturuluyor. Bu ekipler ve Senaryo Kurulu yıl içerisinde kendi aralarında çok sayıda toplantılar yaparak senaryoyu hazırlıyorlar. Sonuçta öğrenci düzeyine ve öğrenim hedeflerine uygun, güçlü ve akıcı bir hikayeye sahip senaryo ortaya çıkıyor. Kısaca senaryoların oluşturulmasında Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyelerinin büyük bölümü görev alıyor diyebiliriz.

Öğrencilerin bu derslere olan ilgisi ne durumda?

Tüm senaryolarda son oturum sonunda, öğrencilerden uygulanan senaryo ile ilgili geri bildirim alınmaktadır. Geri bildirimler, yöntemdeki aksayan tarafları görmemizi ve düzeltmemizi sağlarken, kendimizi ve öğrencilerimizi değerlendirme şansı da vermekteler. PDÖ sonrası geri bildirimler ile her kurul sonunda ve yıl sonunda yapılan genel geri bildirimlerde öğrencilerin bu yöntemden memnun olduklarını ve sayısının arttırılmasını istediklerini görmekteyiz. 

Öncesi ve sonrası değerlendirmesi yaparsanız, hikayeleştirme şeklinde verdiğiniz derslerin eğitime katkıları neler oldu?

Bizler masallarla büyüyen bir toplumun bireyleriyiz. Dizi seyretmeyi ve insan hikayeleri dinlemeyi ve izlemeyi çok severiz. Bunu reyting sonuçlarından rahatlıkla anlayabiliriz. Öğrencilerimizden aldığımız geri bildirimler sonucunda da, PDÖ'ye ilgi düzeyini artıran kriterlerin başında senaryonun hikayesinin geldiğini biliyoruz. Yani öğrenci hikayeden ne kadar çok etkilenirse, içerisindeki tıbbi bilgileri o kadar kolay öğrenebiliyor. Bu da bize hikayeleştirmenin eğitimde öğrenmeyi artırdığını göstermektedir.

Bu uygulamayı yapan başka tıp fakülteleri var mı?

Daha önce de söylediğim gibi PDÖ eğitimi birçok tıp fakültesinde uygulanmakta. Bu yöntemin kullanılma oranı fakültelere göre değişmekte. Bizim fakültemizde ilk üç sınıfta her yıl iki ayrı PDÖ uygulaması yapılmakta. Ben daha çok bu yöntemde hikayenin gücü ile ilgileniyorum. Yani senaryoların salt tıbbi bilgileri içeren metinler olması yerine; güçlü, sürprizli ve edebî bir hikayesi olması gerektiğini, bunun PDÖ yönteminin başarısını artıracağını ve bu şekilde tıp eğitimine pozitif katkı sağlayacağı düşüncesindeyim. 
                            

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan TarihiDetayKategori
26.10-25.11ÖZEL KIRIKHAN BİLİM HASTANESİ - NÖROLOJİ UZMANI ARANIYORPersonel Arayanlar