'Tıp öğrencilerine hekim olmayı öğretemiyoruz'
Dr. Perihan Torun, modern tıp sistemi içinde doktorun “hekim” özelliklerini kazanabilmesinin imkânına dair soruları cevapladı.
'Tıp öğrencilerine hekim olmayı öğretemiyoruz'
02 Şubat 2017 -

Yrd. Doç. Dr. Perihan Torun, 10 yıl pratisyen hekim olarak çalıştıktan sonra klinik rotasyonlarını İngiltere’de yaparak Halk Sağlığı uzmanlık eğitimini tamamladı. İngiltere’de epidemiyoloji alanında yüksek lisansını tamamladıktan sonra Ulusal Sağlık Sisteminde (NHS) sağlık hizmetlerinin yönetiminde çalıştı.Manchester Üniversitesi’nde araştırmacı olarak görev yaptı, Liverpool ve Sheffield Üniversitelerinde yüksek lisans seviyesinde Halk Sağlığı alanında eğitim verdi. Lisansüstü yükseköğrenim eğiticisi Fellowship programını tamamladıktan sonra Türkiye’ye dönerek akademisyen olarak çalışmaya başladı.

İngiltere’de uzun yıllar sağlık alanında çalışan, şimdilerde Türkiye’de bir vakıf üniversitesinde halk sağlığı alanında görev yapan Perihan Torun ile İngiltere ve Türkiye’deki tıp sistemleri arasındaki farkları, tıbbın tahakküm edici gücünü, doktorların “üstün insanlar” oldukları duygusunu pekiştiren “örtük müfredat”ı, çoktan seçmeli eğitimde doktor yetiştirmenin zorluklarını konuştuk.

Dr. Perihan Torun, modern tıp sistemi içinde doktorun “hekim” özelliklerini kazanabilmesinin imkânına dair sorularımızı cevapladı.

Galen: “İyi doktor aynı zamanda filozoftur!”

 Modern dönemde bilimlerde uzmanlaşma kaçınılmaz. Bu kaçınılmaz durumun bir doktorun hastasına yaklaşımında ne tür etkileri oluyor?
Tıpta aşırı branşlaşmaya dikkat çekilir hep, hâlbuki tıbbın kendisi bir branşlaşmanın sonucudur. Hikmet vs. kavramlarıyla tanımladığınız insanın sadece bir bölümünü tanımlar tıp. Yani sağlığı başka şeylerden, başka her tür insani, toplumsal özellikten koparıp tek başına ele aldığınızda zaten branşlaşmayı başlatmış oluyorsunuz.

 Hekim ile hakim aynı kökten geliyor. Klasik ilim geleneğinde İbn Sina örneğinde gözlemleyebileceğimiz üzere hekimler aynı zamanda filozoftu. Bugünkü sistemde doktorun yeri nedir?
Eskiden tıp, hikmetin bir parçası olarak görülüyordu. Mesela Galen’in bir sözü var; diyor ki, iyi doktor aynı zamanda filozoftur! Çünkü kâinatı, insanı anlayıp sağlığı o bütün içinde görebilmektir gaye. Bu bağlamdan kopardığınızda, mesela hücreye baktığınızda insanı göremiyorsunuz, kâinatı göremiyorsunuz. O zaman, sorunu tanımlamanız da üreteceğiniz çözümler de derinlikten yoksun kalıyor. Bu derinlik pozitivizmle birlikte kaybolmuştu. Son yıllarda teknolojideki büyük sıçrama bunu katladı. Çünkü bilgi o kadar büyüdü ki gözümüzü örttü ve başka şeyleri göremez olduk. Derinlik boyutunu böylece kaybettik.

 Bu kaybın tıbbi anlayış üzerindeki etkisi ne oldu?
Modern Batı tıbbı insana bir makine gibi bakmaya başladı. İnsan vücudu bir makine gibidir. Parçaları birbirine bağlantılıdır ama ayrı ayrı ele alınıp tamir edilebilir. Böyle bir bakış. Sonraları bu bakışın eksikleri görülmeye başlandı ve eksiği tamamlamak üzere sosyal bilimler yardıma çağırıldı. 1910’da Flexner –ki modern tıp eğitiminin kurucusu sayılır- özellikle Amerika’da biyomedikal temelli eğitimde gelişmelere yol açtı, fakat sosyal bilimlerin tıp eğitimine dâhil edilmesi 1940’lardan itibaren İngiltere’de tartışılmaya başlandı. Bugün İngiltere’de birinci sınıftan itibaren sosyolojiye başlar öğrenciler ve iki ülkenin eğitimleri arasında hâlâ bariz bakış açısı farklılığı vardır.

 Türkiye’de böyle bir şey yok tabii ki!
Türkiye’de olmadığı gibi, toplumsal boyuta işaret eden bir cümle söylesek, “Ben cerrah olacağım, bunlara ne gerek var?” sorusuyla karşılaşıyoruz. Eğitim sistemimiz hastalığı biyolojik merkezli tanımlıyor. Amerikan eğitimine daha çok benziyor. Ama Amerika’da tıp eğitimi lisansüstü eğitimdir, öncesinde ağırlıklı olarak pozitif bilimler okur öğrenci. Hastalığı tamamen biyolojik boyutuyla algılamaya hazır gelir zihni. İngiltere’de ise tıp öğrencilerine sosyal bilimler öğretilmesinin gerekliliği vurgulanır. Türkiye’de ise durum ikisinden de farklı. Amerika kadar bilim (science) öğretemiyoruz, İngiltere gibi sosyal bilimlerimiz de yok. Türkiye’de tıp eğitimi teknik bir eğitime dönüşmüş durumda. Mesela bir diş hekimi, dişe bakınca da sadece dişi görüyor. Biz dişe bakınca başka bir şey görmeyi öğretmiyoruz onlara. Bir doktor baktığı yerde sadece organları ya da işleyen sistemleri görüyorsa, ötesine geçemiyorsa burada bir sorun var.

 Doktorun bakışı organın, hatta bir organizma olarak insanın da ötesine mi geçmeli?
Elbette. Mesela şu anda Suriyeli bir toplum var hastalarımız olarak. Diyabet herkeste aynı, hasta Suriyeli de olsa aynı seyreder, sonuçta kanda şeker miktarı yükselir… Mesele eğer bu kadarsa anlayıp uygulayabilmeniz lazım. Ama uygulayamazsınız. O yüzden sadece tıbbi bilginizin değil, hastayı anlama, hastayı idare etme becerinizin de ölçülmesi lazım. Biraz da o yüzden her doktor başka bir ülkeye gittiğinde sınava girer. Ben on sene hekimlik yaptım, hasta baktım burada. Daha sonrasında bir sene de İngiltere’de klinik rotasyonlarımı yaptım, uzmanlık eğitimimin bir parçası olarak.

 

RÖPORTAJIN DEVAM İÇİN TIKLAYINIZ 

Röportaj: Nazife Şişman

Kaynak: http://www.nihayet.com/

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) Mustafa le kemal (Makine muhendisi)
22.05.2017 00:47:18
Doktor hanim, uzman doktorlarımızın sadece sizin fotoğrafınız üzerinden yapmış olduğu bu kadar teşhisden sonra ūlkemizde tıbbın aslında göründüğūnden ne kadar daha ileride olduğunu anlamışsınızdır herhalde :-)
People
4
2) seda topal (doktor)
07.02.2017 12:53:32
bu ülkede neyi öğrettiniz ki.
People
5
3) Mehmet mermer (Hekim)
06.02.2017 01:15:00
Dışarıda bekleyen azgın gurup diye tanımlanan insanlar uzaydanmı geldi. O insanların çocukları bizim meslektaşlarımız. Veya 3-5 yıl sonra meslektaşlarımız olacaklar. Allah aşkına bu milleti tanıyın artık. Yani kendinizi tanıyın. Ben doktora değil hekime giden bir toplum özlemi içindeyim.
People
5
4) mahmut yüzbaşıoğlu (cerrah)
05.02.2017 16:13:12
Türkiye gerçeklerinden habersiz oturduğu yerden ahkam kesmiş. 24 saat kesintisiz çalışılan ve dakikada bir hasta muayene etmek zorunda kalan . Arada bir dayak yiyen küfür yiyen doktorlar var. Sen önce gel acilde bir gün çalış sonra ahkam kes
People
2
5) DR EMRE (UZMAN DR)
04.02.2017 12:42:09
HERHALDE ARABİSTAN'DAKİ TIP ÖĞRENCİLERİNDEN BAHSEDİYORSUNUZ. SİZ ÖNCE YAŞADIĞINIZ LAİK CUMHURİYETİ ÖĞRENİN SONRA BELKİ İNANDIRICI VE ÖĞRETİCİ OLURSUNUZ.
People
2
6) hale oztoklu (ogrenci)
03.02.2017 19:43:02
Sacmalamis...bu tipler dikkat cekmek isteyen narsist cahil cesaretliler ...iyice cogaldilar
People
38
7) Özgür (Doktor)
03.02.2017 15:58:48
He işimiz gücümüz bitti suriyelilerin sosyolojik yapısını çözüp mental yapılarını öğrenmemiz kaldı..!
Son zamanlarda okuduğum en unrealistik yazılardan biri,bu arkadaşı devlet hastanelerinin acillerinde göreve çağırıyorum,orada bol sosyolojik sentez yapıp felsefik dağarcığını geliştirir,..!
People
7
8) Emre (Dr)
03.02.2017 14:43:23
Hastalaru azgin guruh olarak goren zihniyet hemen isi birakabilir
People
17
9) murat uygar yapucu (uzman hekim)
03.02.2017 14:03:04
bütün ömrünü masa başında geçiren, hiç hasta görmeyen ve işin pratikteki zorluklarını anlayamayan, küçük dağları ben yarattım zannındaki bir insandan inciler :)
People
18
10) mehmet ince (hekim)
03.02.2017 11:46:33
ne anlattığını kendiside anlammaış bence din ile tıp arasında kalmış gibi geldi,uçmuş...hava yapmak istemişş o da şık olmamış !
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan Tarihi Detay Kategori
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
21/03-23/03 Sağlık Bilimlerinde Araştırma Sempozyumu TIP EĞİTİMİ İZMİ
27/03-30/03 18. Nefroloji Kış Okulu NEFROLOJİ KIBR
05/04-07/04 TOD Nisan Kursu GÖZ... ANKA
07/04-10/04 41. PEDİATRİ GÜNLERİ ve 20. PEDİATRİ HEMŞİRELİĞİ GÜNLERİ ÇOCUK... İSTA
12/04-13/04 Hacettepe Radyoloji BT Kursu 2019 RADYOLOJİ ANKA
12/04-14/04 Hedef Kanser 2019 TIBBİ... KIBR
10/04-14/04 Türk Toraks Derneği 22. Yıllık Kongresi GÖĞÜS... ANTA