Genç erkekler dikkat!
Prof.Dr. Hasan Biri, dünya genelinde her geçen gün artış gösteren kanserler içinde yer alan testis tümörünün 15-35 yaş erkeklerde görülme olasılığının daha fazla olduğunu söyledi.
13 Nisan 2012 - CNNTÜRK


Gazi Üniversitesi (GÜ) Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Biri, testisin kendi hücrelerinden kaynaklanabileceği gibi başka organlardan testise yayılan kanserler olarak görülebildiğini belirtti. Prof.Dr. Biri, bu tümörlerin özellikle genç erkeklerde görüldüğüne dikkat çekerken, "Hastalığn 15-35 yaş erkeklerde görülme olasılığı daha fazladır. Bu tümörler erkeklerdeki bütün kanser arasında yüzde 1- 1.5 oranında görülür. Tüm ürolojik tümörlerin yüzde 5'ini testis kanseri oluşturur" diye konuştu. Batı toplumlarında yılda 100 bin erkekde 3-10 oranında yeni kanser vakası görüldüğünü anlatan Prof.Dr. Hasan Biri, "Nadir görülen kanser türü olmasına rağmen son 30 yılda görülme sıklığı artmaktadır" diye konuştu.

Tümörün genellikle tek taraflı olduğunu ve bu tip tümörlerin oluşumu ile ilgili henüz kesinleşmiş bilimsel bir bilgi olmadığını vurgulayan Prof.Dr. Hasan Biri, bazı risk faktörlerinin tanımlandığını, son çalışmaların, oluşumunda bazı genetik değişim ve kromozomal kırılmaların bunda etkili olabildiğini gösterdiğini bildirdi. Prof.Dr. Biri, "Diğer risk faktörleri ise inmemiş testis olması, ailede testis kanseri öyküsü olması, diğer testisde tümör olması ve uzun süren kısırlık olmasıdır" dedi.

Testisteki ağrısız sert kitle tümördür

"Bu tümörler genelde genç yaşda görülen tümörlerdir" uyarısında bulunan Prof. Dr. Biri, hastalığın genellikle ağrısız ele gelen sert kitleye neden olduğunu ifade etti. Prof.Dr. Biri, hastaların genellikle bunu fark ettiğini, edilmediğinde durumun ciddi boyutlara ulaşabildiğine işaret etti. Çok nadiren karında kitle şeklinde tümörün yayılımına bağlı bulgular görüldüğünü ifade eden Prof.Dr. Biri, şunları söyledi:

"Testisdeki kitlelerin vakit geçirmeden ayrımının yapılması gerekmektedir. Aksi ispat edilene kadar testisde ağrısız sert kitle tümördür. Fizik muyanede testisdeki bir kitlenin yüzde 90-95 oranında tümör olduğu anlışılabilir. Doppler ultrasonografi kitlenin tümör olup-olmadığını hemen hemen yüzde 100 oranında belirler. Çok nadir olarak kitle fizik muayene ve ultrasonografide kesin olarak teşhis edilemez. Bu durumda magnetik rezonans inceleme (MR) tanıda kullanılır. Bütün bu tanı yöntemlerine rağmen kesin tanı tümörün patolojik incelemesi ile konur. Testis tümörleri hormonal olarak aktifdir. Dolaysıyla kanda normal şartlarda bulunmayan maddeler bulunabilir. Bunlardan biri beta-hcg denilen hormondur. Ayrıca alfa-feto-protein ve LDH da bu amaçla kullanılabilir. Bu markırlar tümörün tipini ve hastalığın seyrini belirlemede, tedaviye alınan cevabı değerlendirmede son derece önemli belirteçlerdir. Bu markırların yüksek olması prognozun iyi olmayacağını gösterir."

Karın arka bölgesindeki lenf modlarına ve akciğere yayılıyor

Prof.Dr. Biri, testis tümörlerinin tedavisinde son yıllarda kullanılan farklı kemoterapi rejimleri ile uzak organ yayılımı gösteren hastalıkda dahi başarı oranlarının yükseldiğini belirtti. Tedavinin ilk aşamasının ameliyat olduğunu anlatan Prof.Dr. Hasan Biri, şöyle dedi:

"Testisde kitle olduğu tespit edildiğinde, kitlenin olduğu testisin alınması gerekiyor. Ameliyatta, kasık bölgesinden girilerek testis bağlı olduğu damar ve kanallar ile beraber alınıyor. Ameliyat ile alınan testis dokusu patolojiye gönderilerek tipi belirleniyor. Ardından hastalık evrelendiriliyor. Evrelendirme için tüm vucut taraması yapılıyor. Tarama için tomografi kullanılıyor. Akciğer ve karında tümörün yayılabileceği alanlar belirleniyor. Testis tümörü en sık karın arka bölgesindeki lenf nodlarına ve akciğere yayılıyor. Tedavi ise tümörün tipine ve evresine göre yapıliyor. Evreleme sonrası tedavi seçenekleri kemoterapi, radyoterapi, ve RPLND (karın arkasındaki lenf nodlarının çıkarılması) şeklinde oluyor. Kemoterapi 3 veya 4 kür uygulanıyor. Testis tümörü tedavisi standart bir tedavi uygulanmıyor. Tamamen hastalığın evresine, tümörün patolojik tipine ve uzak metastasın varlığına göre değişiyor. Tedavi sonrasında hastanın düzenli olarak takip edilmesi ve belirli aralıklarda tarama testlerini yapılması gerekiyor. Günümüzde testis kanserlerinden ölüm çok azalmıştır ve bu tümörlerin tedavisindeki başarısı son derece yüksektir. Önemli olan hastanın erken aşamada teşhis edilmesidir. Testis tümörü ürolojik bir acildir. Tanı konduğu anda hemen tedaviye başlanmalıdır."

 

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan Tarihi Detay Kategori
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
19/09-22/09 14. Ulusal Genç Yaşam ve 4.Klinik Romatoloji Kongresi ROMATOLOJİ KIBR
19/09-22/09 16. Ege Romatoloji Günleri ROMATOLOJİ İZMİ
19/09-22/09 16. Metabolik Sendrom Sempozyumu BESLENME... MUĞL
20/09-22/09 5. Klinik Embriyoloji Derneği Kongresi HİSTOLOJİ... İZMİ
21/09-24/09 Dünya Gastroenteroloji Kongresi 2019 GASTROENT... İSTA
25/09-27/09 4. Ulusal Çocuk Genetik Kongresi ÇOCUK... ANKA
27/09-28/09 1. Marmara Radyasyon Onkolojisi Günleri RADYOLOJİ İSTA