Acil Servisin ‘havuz nöbetine’ giren öğretim üyeleri isyan etti
Üniversitenin uygulama hastanesinde kendilerine ‘acil servis’ nöbeti yazılan öğretim üyeleri isyan etti.
Acil Servisin ‘havuz nöbetine’ giren öğretim üyeleri isyan etti
04 Mayıs 2015 10:09 - MEDİMAGAZİN DR.İBRAHİM ERSOY

Bülent Ecevit Üniversitesi Senatosu 27 Nisanda toplanarak Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Acil Servis Yönergesinde değişikliğe gitti.  Değişiklikle birlikte uzman hekim ve asistanın yetersiz olması durumunda öğretim üyelerinin de nöbet havuzuna dahil edileceği kararlaştırıldı.

Eklenen maddede  ‘Uzman tabip ve veya araştırma görevlisi sayısının yetersiz olması ve her bir branş için müstakil acil branş nöbeti düzenlenememesi halinde Fakülte Yönetim Kurulunca merkez bünyesinde sağlık hizmet sunumuna katılan klinisyen uzmanlık yetkisine sahip öğretim üyeleri arasından aylık bazda dahili branş acil havuz nöbeti ve cerrahi branş acil havuz nöbeti düzenlenir’ denildi.

Bu maddenin uygulamasına 1 Mayıs itibariyle başlanırken öğretim üyelerinden havuz nöbetine itiraz geldi.

Kararın ardından bir toplantı yapan öğretim üyeleri Medimagazin’e yaptıkları açıklamada ilk nöbetlerin yeni doçent olan ve kadro bekleyen hekimlere yazıldığını ve bir çok öğretim üyesinin nöbet tutmayacağını belirtti. Öğretim üyeleri ayrıca nöbet tutmazken ‘rapor da almayacaklarını’ belirterek, her türlü sonuca hazır olduklarını ifade etti.


Salı günü Senato Kararına karşı dava açmak için harekete geçeceği öğrenilen öğretim üyeleri, Başhekimliğe de bir dilekçe gönderdi. Daha önce asistanların dava açıp kazandığını ifade eden öğretim üyeleri, başhekimliğe yazdıkları dilekçede, acil nöbeti yazılmasının hem hukukun genel ilkelerine hem de tıp bilimine açıkça aykırı olduğunu belirtti.

Branşları içerisinde olmayan hastalara acil serviste bakmalarının sağlık hizmetlerinden yararlananlar için geri dönülmez zararlara da yol açabileceği belirtilen dilekçede, acil tıp uzmanlığının ayrı bir uzmanlık dalı olduğu, hiç acil servis nöbeti tutmayan bir branşın hekimine acil serviste nöbet yazmanın ‘zarar’ı çağırmakla aynı anlama geldiği  vurgulandı.

Öğretim üyeleri ayrıca Medimagazin’e yaptıkları açıklamada Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında acil tıp uzmanlığının 4. risk gurubunda olduğunu ve bu görevlendirmenin mesleki sorumluluk sigortaları kapsamı dışında kalacağından, acil servis nöbeti nedeniyle doğabilecek tazminat sorumluluğunun idareye ait olacağını belirtti.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
1
1) Ahmet (Doktor)
07.05.2015 14:07:00
Bu ülkede hekimlerin çoğu para için kadın doğumcu olmak ister(Muayenehaneler kapatılınca TUS puanları dibi gördü mesela),hava atmak kompleksini egosunu tatmin etmek için doç,prof olmak ister.Bu sistem değişmeli artık.
People
0
2) Mücahit Altuntaş (iç hastalıkları uzmanı)
07.05.2015 10:50:50
Bir ülkede havuz , döner sermaye , "ben az sen çok aldın konuşuluyor" , "sürekli sistem güya revize edilyor".Güzel.Kolay gelsin.

Bunlar güzel de bu kadar iş yükü niye arttı , neden bu kadar arttı , artı ama %300 artması akla , mantığa , idareciliğe , bilime , sağlık ,sağlık ekonomisi anlayışına uymaz den(e)medi !

Ahmaklara layıktır.

Vah vah.

Bir ülkede acillere müracaat ülke nufüsunu epey geçti.Hatta epey aştı.Yani ortalma herkes acillik oldu !

Olmaz böyle şey , yanlış yapıyoruz denmedi !

Ahmaklıktır.

Bilimsel yönteme , ahlaka , idareciliğe sığmaz.

Alt yapı ve eksiklikler giderilmeden bu kadar iş yükünü ülke bütününde artırıp (%300 iş yükü artışı) birde hasta hakları , aydınlatılmış onam , malpraktis sistemi çıkarılmaz.Çünkü nitelikli zamanda nitelikli iş İHLAL ! edilir.Bunlar görülmedi ,gözmezden gelindi.

Ahmaklıktır , ahmaklara layıktır.

Vah vah.

Bir ülkede %80-90 sağlık teknolojisinde dışarı bağlı iken , personel yetersizliğimiz var derken hastalar doktora gitmeye , doktorlar işlem yapmaya bu kadar teşvik edilmez , hekimler niteliksiz iş yapmaya bu kadar zorlanmaz.

Ahmaklık ötesi ,idarecilik kusuru , kamusal ihlaldir.

Ülke sağlık harcamaları artan iş yükü ve sağlığı siyasallaşması ve ticarileşmesi süreciyle (kamu hastanelerini CEO'lar yönetiyor ve karlılık , kazanç işlem ve getiri mantığıyla yönetiliyor !) HARCAMALAR sekiz dokuz kat artırılmaz.

Bu yöndetmle sağlık harcamaları %800-900 artış gösterdi !

Tüm bunlar akıl dışıdır.

Ahmaklıktır.

Vah vah.

Öğterim üyeliği ve akademik çalışma ayrı iştir.Bu kadar zorlanarak insanlar akılcı , verimli etkin olmaz.

Ahmaklıktır.

Vah vah.

VAh öğretim üyesi , vah hekim , vah siyasetçi , vah vah ülkenin her türlü kaynaklarına..

Sağlık sistemi , sağlık anlayışı Adan Zye yanlışlar silsilesi içindedir.

Sağlıkta artan şiddet ! , bunca nitelik sorunları gözetilmeden ve giderilmeden sürekli teşvik edilen hizmet , işlem sayısı ve nihayet karşımıza çıkan şiddet , bu ahmaklığı ve yanlışa işaret etmektedir.Gelinen son noktadır.En istenmeyecek şeydir.Şiddet artmıştır !

Meclis araştırma komisyonu kurulmuştur.Şiddet artışını tespit etmiştir.

Bu basit gerçekleri , sağlıkta yerindelik ,usul , ihtiyacı olana iyi hizmet vermeyi , sağlık ortamında ÖNCELİKLE akılcı ve nitelikli , yerinde iş yükünü planlamayan ,bütünsel yaklaşımı ve pratisyen hekimliği her bakımdan donatmayan , bilgi paylaşımı gözetmeyen , arka çıkmayan , bu perspektifte davranmayan sağlık konusunda kafa yoranların akıl yürütmelerine vah vah..

İleri düzeyde sağlık ortamının siyasallaşmsı ve ticarileşmesi halleridir.İnsan fıtratına hekim olsa eğitmli de olsa , akedemik de olsa , İNSNA FITRATINA BIRAKMAYA gelmiyor !

İnsnan fıtratına , siyasetçiye , ona buna bel bağlanacağına sistemin fıtratına , mekanizmasına bakmak gerekiyor.

"Sistemin , insaını , bilgi ve iş yükünü ele alışına bakmak " , odaklanmak gerekiyor.

Buna sistem itibar sefil düzeydedir.Halk sağlığı uzmanlarına gösterterilen itibar bu sonucu yansıtmaktadır.

Bu ülkede birilerine PERFORMANS VERİLECEKSE ! bu ancak halk sağlığı uzmanları olabilir.Ters köşe hallerimiz var.Ama bunları görmüyoruz.Pek zenginiz ve kaynaklarımız ve personel sayımız bol olsa gerek !

Vah vah

Çok yazık.Sağlık ve sağlık anlayışı birçok değri ve özelliği gözetmeye çalışmalıdır.Siyasetçinin ve ticaretin gelirgeçer tutmuna , piyasaya bırakılamaz.Bunu anlatmaya çalıştım.Kamusal sorun ve alandır.Kamunun katılımı ve karşılıklı örgütlülüğüyle empati eşgüdüm ve niteliğini edinebilir.

Hepsiyle , heryönüyle ele almak gerekir.Ele almaya çalıştım.

Dr.Mücahit Altuntaş
İç hastalıkları uzmanı
07/05/2015

People
0
3) Samsunlu (Doktor)
06.05.2015 15:57:05
Bundan yıllar önce üniversite 3.sınıftayken göğüs hocası bir profesör 200 kişilik amfide bize hakaret etmişti sizden hiç bir... olmaz zaten pratisyen kalıyorsunuz demişti.Bakış açısı bu malesef.
People
0
4) aydin sinal (hekim)
06.05.2015 11:49:50
Meslektasim Mehmet Ingiltereyi misal vermis,Almanyadada aile hekimleri(hepsi degilsede) üniversite profosörlerinden( hepsi degilsede) cok kazanirlar.Üniversite akademik kariyer bir kazanc kapisi degil ilim yapacak olanlara aciktir,Frankfurt Goethe üni.tip fakültesi genel-visseral.transplantasyon cerrahisi 90 yatagi arti yogun bakimi,arti hayvan labaratuarlar.arti ameliyathanesi(2500 büyük ameliyat,karaciger, pankreas,böbrek tranpl.) arti dersler,konferanslar,onkoloji ve günlük polklinik hepsini 2 profosör,4 docent,3 uzman 13 asistan ile yürütüyor,nasilmi? günde 12 saat normal mesayi yaparak vede ögretim üyelerinin gece yatisi nöbete girerek.hani misal olsun dedikte.not:1974 de geldigim Almanyada simdiye kadar tek bir tip fakültesi acildi;Regensburg tip,oda savastan önce varmis,sonra kapanmismis,Almanya toplam tip fakültesi sayisi 37 dir
People
0
5) Sadettin (Hekim)
06.05.2015 11:29:54
Pratisyen tabirini kaldırmadıkça, acildeki hekimlerin çalışma koşullarını ve ücretlerini düzeltmedikçe acil servislerde çalışmak insanlara ölüm gibi geliyor.Aksi taktirde bu böyle sürüp gider eyyyy bakanlık.
People
0
6) Mehmet (Pratisyen hekim)
06.05.2015 11:24:39
Bu ülkede pratisyen hekimliği,acil hekimliğini küçük görerek az paraya çok çalıştırırsan olacağı budur.Herkes uzman olmak doç, prof, olmak peşinde koşar.İngiltere de en çok para kazananlardan bir gurupta aile hekimleridir ama burada öyle bişey olsa kıyamet kopar.Bir çok aile hekimi tanıyorum çok güzel maaş alıyorlar ama hala gözleri uzmanlıkta neden çünkü her şey para değil mesleki tatmin yok diğer doktorlar tarafından psikolojik baskıya uğruyorsun küçümseniyorsun.
People
0
7) Gayya kuyusu (S.ç)
06.05.2015 10:59:38
Aydın Sinal ben anlatayım, çoğu hastane ve okul 2002 sonrası kurulan yerlerden oluşuyor. Yani aslında 2002 öncesi hangi hastane ve bölüm vardıysa o bölüme öğrenci, asistan, uzman, doç, prof olacaksın. Gerisi Bugs Bunny çizgi film karakterinde olduğu gibi başına asa ile vurularak ' seni lord ilan ediyorum' durumuna benzer. siyasetçiler tarafından üniversite ve eğitim hastanesi ilan edilen yerler var. Yoktular bir anda, bazıları bir gecede varoldu. Biz Türkiye'de bile ipin ucunu kaçırdık, artık takip edemiyoruz. Hergün yeni bir adla yemi bir tıp fakültesi duyuyoruz. Öğrenciler, asistanlar, uzmanlar, hocalar sizedir sözüm: 2002'den önce ne varsa odur ciddi olan. Gerisi kağıt üstünde tıp fakültesi, eğitim hastanesi vs dir. Tercih yaparken, sınava çalışırken bunları u utmayın. Para kazanın eyvallah, ama kendinizi Titrinize falan kaptırmayın. Siyasi iktidar değişinc bu yerlerin adı da değişecektir unutmayın!
People
0
8) aydin sinal (hekim)
06.05.2015 10:41:41
benim anlamadigim bir fakülte hastahanesinde nasil asistan ve uzmanlar yeterli sayida olmazlar? ya o hastahane cok kötü asistan ve uzman bulamiyor,yada asistan ve uzman kadrosundan feragat edip yerine doc.-prof. doldurmuslar,yani reis cok muharip kizilderili yok.her iki haldede o hastahanenin doc.-prof. suclu.hastahanede kapisini kapamayacagi icin "haydi beyler nöbete,poliklinige"der.yani ne kadar ekmek o kadar köfte.
People
0
9) dr.mehmet ince (hekim)
06.05.2015 10:17:17
hekim hekimdir önünde ne titr olursa olsun ardaşlar,biz ş.urfa ssk da çalışırken acilde nöbet tutan hekim sayısı yetmiyordu,acildeki hekim arkadaşla beraber ayda 1-2 tane nöbet tutuyorduk nöbet kaç saatse paylaşıyorduk ,ha paylaşmayanda para veriyordu nöbeti para ile tutturuyordu,zomguldsk tıptan urfadan tanıdığım bşrkç kişi var ,uzmanlıkları macaristan ve türki cumhuriyetlerden yatay geçişle hak kazandılar canım türkiyem hali bu işte 120 tane tıp fak var paralı var parasız var biz ha bieaçıyoruz niye açıyorsak,
People
1
10) serhat (uzm)
06.05.2015 09:29:27
Valla son 3 aydır artık tr de doktorluk yapmayı bıraktım..Dönüp bir okuyayım dedim ne var diye gene aynı konular .. bana az ödeme yaptılar ben profesörüm ben kodamanım yok muayenehanemim camı küçükmüş..sen üçkağıtçısın yok ben daha üçkağıtçıyım..sıcak yatağımızı bırakıyoruz..performansımı ödemediler..nöbet yazdılar yazmadılar...ilaç ücreti sgkdan çıkmış yok geri girmiş ama bu çıkmış..derneğe ben başkan olacam sen olma yok ben veznedar olacam yok ora benim şura senin aman efenim hoşgelmişler..bu ne biçim adam ya ben olsam var ya..ama değilim performans ..bu ay 2 puan az yazmışlar nereye gidiyor bu ülke vay..neyse bu ay 3 puan yazmışşlar iyiyim ya ..akşama çekirdekte aldım..felan..dostlarım emin olun beni gören arkadaşlarım diyor ki yüzüne renk gelmiş göz çukurlarındaki morluklar azalmış yaşama sevincin geri gelmiş.bi.daha da birşey demiyorum son yazımdı buraya:))
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)