Doçentlikte sözlü sınav kaldırılmalı mı?
Yardımcı doçentlikle ilgili düzenlemeler bir taraftan sürerken, yapılacak düzenlemelerin doçentliğe de etki edeceği konuşuluyor.
Doçentlikte sözlü sınav kaldırılmalı mı?
21 Ağustos 2017 - MEDİMAGAZİN

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 26 Temmuzda yaptığı açıklamada yardımcı doçentlikle ilgili yaptığı açıklamada 'Ülkemdeki rektörlerimizden de ricam var. YÖK Başkanımız ile de bunu konuşuyorum. Allah aşkına şu yardımcı doçentlik olayı nedir? Şunu bir gözden geçirin. Yardımcı doçentlikle ön kesiyoruz. Dünyanın kaç yerinde acaba yardımcı doçentlik var? Ben araştırdığım yerlerde doğrusu böyle bir mekanizma pek görmüyorum. Bunu birileri birilerini oyalamak için yapmışlar. Bu, gerçekten ilmiye sınıfına bir paravan, engel oluşturuyor. Bunu aşmamız lazım ve aşacağımıza inanıyorum' demişti.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç ise, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yardımcı doçentlik ile ilgili açıklamasından sonra bir çalışma grubu oluşturulmasına karar verdiklerini ve çalışmalara hızlı bir şekilde başladıklarını belirtmişti.

Yardımcı doçentlikle ilgili düzenlemeler bir taraftan sürerken, yapılacak düzenlemelerin doçentliğe de etki edeceği konuşuluyor. Bir Medimagazin okuyucusunun doçentlikle ilgili düzenelemelere eleştirileri şunlar oldu:

 

Doçentlik Sınavı ile İlgili Hususlar:

YÖK tarafından 07.02.2015 tarihinde yayımlanan, 06.10.2016, 03.11.2016 ve 22.04.2017 tarihli resmi gazetede yapılan değişiklikler ile yürürlükte olan Doçentlik Sınav Yönetmeliği’nin:

  1. Başvuru Şartları ile ilgili kısım:
  • Başvuru Şartlarına Göre 100 puan alınması zorunludur. Bu puan aşağı çekilmelidir, özellikle tıp dışı bölümlerde yayın yapmak çok daha zor ve 90-100 puanı toplamak oldukça zor olabiliyor.
  • SCI veya SCIE indeksindeki orginal çalışma kısmından en az 20 puan; SCI ve SCIE-dışı uluslar arası dergilerdeki orijinal çalışmadan da en az 20 puan alınması zorunlu hale getirilmiştir. SCI/E dergideki zorunluluk makül olabilir. Ancak 40 puan zorunlu olması şartları ağırlaştırmıştır.
  • ULAKBİM’de dergilerde yayınlanan orijinal çalışmalardan en az 8 puan alınması zorunludur. Ulusal dergiyi desteklemek anlaşılabilir. Handikap, sadece orijinal çalışma puanlandırılıyor. Bence, bu puanlama zorunlu olmaktan çıkarılmalıdır. Yurt dışında super işler yapan bir akademisyen/adayı sadece bu maddeyi karşılamak için en az bir yıl beklemek zorunda kalmaktadır.
  • Atıflardan 6 puan zorunludur. Olumlu bir gelişmedir.
  • Bilimsel toplantılarda yapılan sözlü ve/veya poster sunumlarından en az 5 puan alınması zorunludur. Burada zorunluluk kaldırılmalıdır. Bilimsel toplantı akademinin zorunlu kısmı değildir. Olmadan da iyi buluşlar / çalışmalar yapılabilir. Kaldı ki, çoğu bilimsel! çalışma, turistik ağırlıkta olabilir.
  •  Eğitim ve öğretim faaliyeti kısmında en az 2 puan alınmalıdır (zorunlu). En sıkıntılı maddelerden biridir. Bu kısımdan olur almak için; en az iki dönem lisans veya lisans üstü dersi vermek veya bir yüksek öğretim kurumunda en az iki yıl öğretim görevlisi olarak çalışmak gerekiyor. Bu zorunluluk kaldırılmalıdır. 

 

2. Sınav Süreçleri ile ilgili: 

6. Madde- (6) fırkasına göre: Eser aşamasından başarısız olan veya başarısız sayılan adaylar ile ilgili olarak yönetmelik ifadesi aşağıdaki şekildedir:  

(6) (Değişik:RG-6/10/2016-29849) Değerlendirmeye esas alınan jüri raporları tamamlandığında, raporların birer örneği, eser incelemesi sonucuna ilişkin bildirim yazısıyla birlikte adaya gönderilir. Beş üyeden oluşan jürilerde en az üç üyenin, üç üyeden oluşan jürilerde ise en az iki üyenin, eser ve diğer faaliyetlerden adayı başarılı bulması halinde aday, sınavın bu aşamasından başarılı sayılır ve sözlü sınava çağrılır. (Değişik cümle:RG-22/4/2017-30046) Başarısız bulunan aday, jüri tarafından eksik bulunan eser ve faaliyetleri tamamlamak kaydıyla müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen üçüncü dönemde yeniden başvurabilir.

Değerlendirme: “Eser aşamasından başarısız bulunan aday, jüri tarafından eksik bulunan eser ve faaliyetleri tamamlamak kaydıyla en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvurabilir.”  ifadesi bazı sıkıntıları içermektedir. Eser başvurusunun sonucu doçentlik sınavına ilk başvurusundan yaklaşık 1 yıl sonra açıklanmaktadır. Zaten 1 yıl süren bu dönemde, aday yeni kabul edilen bilimsel çalışmalar ile yeterlilik sağlayabilir.

 

DAHA KÖTÜSÜ:

Aynı 6. Madde – (20) fırkasına göre: Sözlü aşamasından başarısız olan veya başarısız sayılan adaylar ile ilgili olarak yönetmelik ifadesi aşağıdaki gibidir:

(20) (20) (Değişik:RG-6/10/2016-29849) (Değişik cümle:RG-22/4/2017-30046) Eser incelemesinde başarılı olmasına rağmen sözlü sınavda başarısız olan veya başarısız sayılan aday, eser aşamasından sınava müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen üçüncü dönemde, sözlü sınavı aşamasında birden fazla başarısız olan veya başarısız sayılan aday ise sözlü sınava son müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvurabilir. Sözlü sınavdan üçüncü kez başarısız bulunan aday için salt çoğunluğu sağlayacak sayıda üyenin değiştirilmesi şartıyla yeni bir jüri oluşturulur ve takip eden sözlü sınavlarda da aynı süreç izlenir.

Değerlendirme: Bilindiği üzere, sözlü sınav aşaması yayın aşamasına göre kesinlikle daha sübjektif bir süreçtir. Hâlihazırda bir adayın doçentlik sınavına başvurması ve sonuçlaması zaten oldukça uzun ve stresli bir süreçtir. Adaylar bu dönemde eğitim, araştırma ve sosyal faaliyetlerini minimum düzeye indirmektedir. Durum böyle iken doçentlik sınavına başvurunun yapılması ile sonuçlanması arasında geçen zamanı daha da uzatmak bilimsel çalışma mantığına uzak olduğu gibi, ülke yararına olmayacaktır. Kaldı ki, sözlüden başarısız olan aday, 6 ay içinde eksik olduğu yönlerini tamamlayıp yeniden sınava alınabilir.  

Bu konudaki önerimiz; Doçentlik sınav sürecinin olabilecek en kısa sürede tamamlanması esas olmalıdır. Mevcut haliyle uygulandığında sınavın önemli kısmı olan (yani kısmen sübjektif kısmı) sözlü aşaması adayları ciddi şekilde mağdur edebilir.

…………………………

Son olarak,

Ülkemizde sıkça dile getirilen “doçentlik alınmaz, verilir” ifadesi bu alandaki problemleri özetlemektedir. Yapılması gereken şey, bu süreci şeffaf, basit, bilim ve ülkeye faydalı olacak şekilde dizayn edilmelidir. Yapılan düzenlemelerin bilimsel gelişmeyi teşvik etmesi gerekir, bilim insanlarını şevkini kıran ve onları bıktıran-hırpalayan değil. Bilinmelidir ki, nihayetinde doçentlik bir akademisyen için bir son durak değildir, eğitim ve bilimsel çalışma sürecinde bir basamak olarak görülmelidir. Doçentlik süreci adaylar için bu kadar yıpratıcı olduğu takdirde, ülkemizdeki akademisyenlerin tek ve nihai hedefi doçent unvanını elde etmek ile sınırla kalabilir.

Ne yazık ki, son yıllarda yapılan değişikler çözüm yerine sorunları daha da arttırmıştır. Aynı zaman da, doçent olmayı oldukça zorlaştırmıştır. Bu zorlamanın bilimsel bir gereklilik değil olmadığı açıktır.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
13
1) Timuçin (Dr)
25.08.2017 10:37:00
Çok çok çok gereksiz bir tartışma. Dünyanın ilk 500 üniversitesi arasında yüz küsür üniversitesini sokabilmiş bir akademik sistem neden eleştirilir? eleştirilecek tek husus ücretlerin yetersizliği halbuki...
People
10
2) Dr Hasan ARSLAN (Dr)
24.08.2017 05:32:20
Akademide asıl olan Doktora'dır. Bu aşamada aday, yazılı, sözlü, uygulamalı sınavlardan geçmekte, yeterlik sınavına girmekte, orijinal bir tez araştırması yaparak jüriye karşı savunmaktadır. Devamındaki unvanlar için gerekli asgari objektif şartlar belirlenir. Söz konusu asgari şartları tamamlayan aday, durumu belgeleyerek; Doçent ve Profesör unvanlarını alabilir. Mevcut yardımcı doçentler dosyalarını teslim edip unvanlarını alabilirler.
People
8
3) Cerrah (Hekim)
23.08.2017 14:51:35
16 Ocak 2009 günü rahmetli Prof Dr Oğuz Güç abimizin medimagazin dergisin de konuyla ilgili muhteşem yazısı. Nur içinde yat.
https://www.medimagazin.com.tr/hekim//tr-8220docentlik-alinmaz-verilir8221-2-79-18553.html
People
17
4) AHMET ÇELİK (DOktor)
23.08.2017 13:05:45
Hiç bir ayırt edici kriter koymadan doçentlik sınavı kaldırılsın belirli süreleri dolduranların akademik ünvanları otomatik olarak yükseltilsin demek hiç rasyonel bir yaklaşım değil. Şuan yardımcı doçentligi uzmanlık ile denk gören bir yapı bu durumda sınavsiz bir şekilde kazanilmiş olan doçentlik ve profesörlük ünvanlarını da uzmanlık ile aynı seviyeye indirgemiş olur. Evet doçentlik sözlü sınavları her zaman tartışmalı olmuştur. Sınav mutlaka olmalıdır. Ancak bu herkes tarafından subjektif olarak değerlendirilen sözlü değil merkezi bir yazılı sınav olmalıdır. Bunun dışında akademik ünvanların üniversiteler dışında kullanımı kesinlikle yasaklanmalıdır. Şunu çok iyi biliyoruz ki bugün birçok meslektaşımız bu akademik ünvanları üniversitelerde bilime ve eğitime katkı sunmak için değil piyasa hekimliği için elde etmeye çalışmaktadır.
People
8
5) mz (hekim)
23.08.2017 11:26:03
Doçent olmak prestijli akademik bir kulübe kabul edilmek, giriş yapmak demektir. Bu giriş işleminin aşamalarını ucuzlatmak kulübün değerini bilerek düşürmektir. Bu özel sıçramayı yapabilecek, kulübe değer katacak nitelikli ve çalışkan adayların "doçent" olması normaldir. Tabiidir ki düzgün,yeterliliği belgelenmiş, sistemi iyi temsil eden, bilinçli jürilerin bu işlemde değerlendirme yapması doğrudur. Başarısızların da yükselebildiği karakterde, sportmenliğe aykırı ruh durumlu bir yarış sistemi olamaz. Spor turnuvalarında hep iyi olanlar finale çıkarlar.
People
3
6) aydin sinal (hekim)
23.08.2017 10:21:37
akademik kariyerde bütün sinavlar kalksin,askeriyede oldugu gibi belli sürede belli kidem alinsin rütbe artar gibi docent profosör olunsun.
zaten simdi ihtisasa baslayan doktor 4-5 sene sonra uydurma bir sohbet sinaviyla uzman oluyor(ben ihtisasa baslayip uzman olmadan atilani hic duymadim almanyada bu oran yüzde altmisa varir) .
arkadaslar;sinaviydi,teziydi,yayiniydi diye kendi kendimizi kandiracagimiza eskiden söylendigi gibi"canta tasiyan,palto tutan " muaffak olsun derim.
People
17
7) Üniversi (Akademisyen)
23.08.2017 08:32:39
Objektif olmayan zulüm sınavı olan Doçentlik sözlü sınavı zamana yayılmadan kaldırılmalıdır.
People
17
8) faruk atacan (doktor)
22.08.2017 21:30:31
doçentlik sözlü sınav kaldırılmalıdır.
People
20
9) murat narlı (akdemisyen)
22.08.2017 21:08:44
subjektif olan sözlü sınav kaldırılmalı.
People
22
10) hbryk (akademisyen)
22.08.2017 17:16:53
bilimsellikten, objektif bakıştan uzak, kriteri, ölçüsü olmayan DOÇENTLİK SÖZLÜ SINAVI KALDIRILMALIDIR.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan TarihiDetayKategori
26.10-25.11ÖZEL KIRIKHAN BİLİM HASTANESİ - NÖROLOJİ UZMANI ARANIYORPersonel Arayanlar