Tıp Fakültelerinde Tıbbi Biyoloji Ve Genetik Eğitiminin Gelişimi
Tıp Fakültelerinde Tıbbi Biyoloji Ve Genetik Eğitiminin Gelişimi
27 Aralık 2012 17:36 -

Temel Biyolojiden Tıbbi Biyoloji ve Genetik Eğitimine Doğru

 

Prof. Dr. Ahmet KARAGÜZEL

Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi

Tıbbi Biyoloji Genetik Anabilim Dalı Başkanı  

TRABZON

 

 

GİRİŞ

Ülkemizde Tıp fakültelerinde tıbbi biyoloji ve genetik alanının dünden bu güne değişimi ve gelişim sürecine tarihsel ve kronolojik bir bakış için, ülkemizde biyoloji biliminin gelişimini incelemek gerekir. Çünkü; bu iki alan arasında başlangıçta çok güçlü olan bağlantı özellikle 1981 Üniversite reformu ile giderek daha bağımsız olarak Tıbbi biyoloji ve Genetik” adı altında Tıp fakültelerinin içinde yapılanmıştır. Bu derlemede özellikle 1981 üniversite reformu öncesi gelişmeler verilmiştir. Bu yazı bir bakıma Türkiye'de biyoloji biliminin gelişim hikayesidir.

1981 üniversite reformu öncesi biyoloji dersleri çok sayıda tıp fakültesinde FKB adı altında Fen Fakültesi Biyoloji bölümü öğretim üyelerince verilmiştir. Birçok tıp fakültesinde tıbbi biyoloji ve genetik anabilim dalları fen ve azda olsa veteriner fakültelerinden atanan öğretim üyelerince kurulmuştur. Bu gün de Tıbbi biyoloji anabilim dallarında çok sayıda biyolog akademisyen ve lisansüstü eğitim alan öğrenci vardır.

Türkiye’de biyoloji biliminin ve buna bağlı olarak Tıbbi biyoloji ve genetiğin dünü ve bu gününü görmek için bu gelişimi üç aşamada incelemek doğru olacaktır. Bu üç aşama ülkemizde Üniversitenin gelişimi süreci ile paralellik arz eder.

I-1933 Üniversite Reformu Öncesi Gelişmeler,  Darülfünun Dönemi

II-1933 Üniversite Reformu Sonrası Gelişmeler, Üniversite Dönemi

III-1981 Üniversite reformu Sonrası Gelişmeler, Bu günkü Üniversiteler.

 

1-1933 ÜNİVERSİTE REFORMU ÖNCESİ DARÜLFÜNUN DÖNEMİ GELİŞMELERİ

 

1463 yılında Fatih Sultan Mehmet’in emri ile kurulan Sahn-ı seman (sahn-ı: bölüm, seman: sekiz) adlı 8 adet medresenin yanına Fatih Darüşşifasında 19 yüzyıla kadar 350 yıl tıp eğitimi yapıldı ve İstanbul tıp eğitiminin merkezi oldu. 1945 yılında Ankara TıpFakültesi açılana kadar tek bir tıp fakültesi olarak Darülfünun’a bağlı İstanbul tıp Fakültesi ve daha sonra kurulan askeri tıp okulu vardır. Üçüncü olarak 1955 yılında Ege tıp Fakültesiaçılmıştır.

            1933 üniversite reformuna kadar biyoloji alanındaki gelişmeler pek parlak değildir. Yabancı bilim adamları öncülüğünde reform sonrası biraz atılım gözlendi.  1908 de Alman profesörler biyoloji (tabiyat) ve kimya dersi vermek üzere getirildi. Bunlar Tıp ve veteriner fakültelerinde zooloji ve botanik (hayvanat-nebatat) dersleri verdiler. 1919 da ilk “Hayvanat” derslerini ameli ve nazari Ali VEHBİ bey verdi.1926 da Tabiye bölümü açıldı. Fransız Zoolog  Prof. R. HOVAS bu bölümde görevlendirildi.

 

1924 yılında Darülfünun-u Osmani'nin ismi “İstanbul Darülfünunu” olarak değiştirilir ve yarı özerk hale getirilir. Bu değişiklikle amaçlanan, devrimlerin yerleşmesinde üniversitenin gerekli katkıyı yapmasını sağlamaktır. Buna rağmen, eski rejimin kalıntısı olan üniversite kadrosu, yeniliklerin çoğuna ya karşı çıkar ya da pasif kalarak destek vermez.

 

II-1933 ÜNİVERSİTE REFORMU SONRASI GELİŞMELER

 

Bu dönem  tıp eğitiminde biyoloji dersinin FKB (fizik, kimya, biyoloji) adı altında tıp fakülteleri dışındaki fakülteler özellikle fen fakülteleri biyoloji bölümlerince verildiği dönemdir. Uzun yıllar tıp eğitimi öncelikle İstanbul Üniversitesi ve daha sonra Ankara Üniversitesi tarafından yürütülmüştür. 

 

İstanbul Üniversitesi ve İstanbul Tıp Fakültesi

1932 yılında ATATÜRK’ün emri ile İsviçreli profesör Alfred MALCHE, üniversitenin durumu hakkında bir rapor hazırlaması için Türkiye'ye davet edilir. Mevcut şartlar altında üniversitede bilim yapılamayacağını bildiren raporun da etkisiyle 1 Ağustos 1933'de 2252 n.lu kanunla Dar-ül fünun kapatılarak yerine İstanbul üniversitesi kurulur.
          Üniversitenin 155 kişilik kadrosundan 96 kişinin işine son verilir ve daha sonra Naziler'den kaçan 15 yabancı profesör kadroya alınır. Eski kavramlar terk edilerek üniversite, fakülte, rektör, dekan, profesör, doçent, asistan gibi sözcükler kullanılmaya başlanır. 1934'de kabul edilen yönetmelikle üniversite "araştırma yapmak, milli kültür ve yüksek bilgiyi genişletmek, yaymaya çalışmak, devlet ve ülke hizmeti ve işleri için ergin ve olgun elemanlar yetişmesine yardımcı olmak" ile yükümlü kılınır.

1933 Reformu  sonrası “Tabi Bilimler ve Zooloji” kuruldu. 1934 de yeni kadro: İsviçreli Prof. Andre NAVİLLE,  Doç. Fahriye Akif BATTALGİL, Doç. Suat NİGAR, Doç. Samime NURİ, Doç. Fazıla Şevket GİZ, Doç Semiha ve Neriman Hanımlardan oluşmaktadır.Prof. Naville’nin ölümü sonrası Almanya’dan gelen Zoolog Prof.  Curt KOSSWİG atanmıştır. Prof. KOSSWİG ile birlikte,  Ord. Prof. Alfred HEİLBRONN ve Prof. Leo BRAUNER Almanya’dan gelenlerdir.  Prof. KOSSWİG’in gayretleriyle Almanya ile kurulan bilimsel ilişkiler sonucu bir grup asistan Almanya’ya doktora yapmak için gönderilir.
            1938-42 yılları arası Almanya’da doktora yaparak dönenler;  Dr. Saadet ERGENE, Dr. Bedia BOZKURT, Dr. Recai ERMİN, Dr. Atıf ŞENGÜN ve Fransa’da doktora yapanlar; Dr. Selahattin OKAY ve Dr. Muhtar BAŞOĞLU Üniversiteye atanmışlardır.

Ord. Prof. KOSSWİG  zooloji alnında bir çok yenilik getirmiş ve önemli çalışmalar yapmıştır. Türkiye florası ve faunası çalışılmaya başlanmıştır. Zooloji Müzesi, Balta limanı Hidrobiyoloji Enstitüsü’nün kuruluşu, Manyas Kuş Cennetinin kuruluşu ve Birecik’teki kelaynakların dünyaya tanıtılması bu yeniliklerdendir. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesinde 1933-1963 yılları arasında 22 matematik, 19 zooloji ve 14 jeoloji doktorası tamamlanmıştır. 

 Prof. Fazilet şevket GİZ zooloji, Prof. Recai ERMİN hidrobiyoloji, Prof. Atıf ŞENGÜN radyobiyoloji bölümlerini kurmuşlardır.
            Diğer yandan Botaniğin gelişmesine bakarsak;  alman Profesör Alfred HEİLBRONN İstanbul Üniversitesinde göreve başlaması önemli bir tarihtir.

Prof. Dr. Alfred HEİLBRONN, Nazi Almanya’sında Münster Üniversitesi’ndeki görevinden kovularak 1933’te İstanbul’a sığınmıştır. 1933 Üniversite Reformu ile İstanbul Üniversitesi’nde görevlendirilmiştir. Fen Fakültesi’nde botanik biliminin temellerini atan profesör, ayrıca üniversiteye bağlı Botanik Enstitüsü’nün kurulmasını sağladı. Daha sonra  Prof. H HASMAN, Prof. DAVİS, Prof. L.KRAUSE, Prof.MARKGRAF, Prof. Leo BRAUNER görev  alan yabancı bilim adamlarıdır.

Prof. Sara AKTİK, Prof. Yusuf VARDAR, prof. Nimet ASLAN, Prof. Melek BARA, Prof. Emine BİLGE, Prof. Nebahat YAKARTAN, Prof. Necmettin ZEYBEK,  Prof. Turhan BAYTOP  ise görev alan ikinci kuşak öğretim üyeleridir.

            İnsan genetiği ile ilgili çalışmalar 1930 lu yıllardan itibaren başlamıştır. Prof. Dr. Sadi IRMAK, prof. Dr. Perihan ÇAMBEL, Prof. Dr. Atıf KANSU, Prof. Dr. İhsan Hilmi ANTAR adlı hekim ve antropologlar tarafından yapılan antropolojik çalışmalardır. Bu çalışmalar Veraset Biyolojisi” adı ile kitap halinde yayınlanmıştır.

 

Ankara Üniversitesi ve Ankara Tıp Fakültesi

Ankara’da 1925'te kurulmuş olan Hukuk Fakültesi, 1935'te faaliyete başlayan Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi,  1943'te açılan Fen Fakültesi, 1945 yılında kuruluşu tamamlanan Tıp Fakültelerinden oluşan Ankara Üniversitesi 1946 yılında resmen kuruldu. Yüksek Ziraat Enstitüsü bünyesinde FKB eğitimi yaptıran Zooloji ve Botanik kürsüleri, 1948- 49 öğrenim yılında, Tabiiye dalı olarak üçlü lisans eğitimi yaptırmak amacı ile ilgili öğretim üyelerinin kadroları ile birlikte Fen Fakültesine nakledilmiştir. Aynı yıl Botanik bölümü Prof. Dr. KRAUSE, Dr. Hikmet Ahmet BİRAND,  Dr. Selahattin Fehmi KUNTAY adlı hocalar tarafından kurulmuştur. Zooloji Bölümü ise Prof. Dr. WOLTEREK, Dr. Mithat Ali TOLUNAY adlı hocalar tarafından kurulmuştur. Diğer yandan genetik çalışmalar ise Prof. Dr. Bekir Sıtkı ŞAYLI tarafından başlatılmıştır.

Özellikle 1966 lı yıllar Biyolojinin  “Tıbbi Biyoloji, Medikal Biyoloji, Tıbbi Biyoloji ve Genetik” adları altında,  kürsü veya anabilim dalı olarak tıp fakültelerinde yer aldığı dönemin başlangıcıdır.

Birkaç tıp fakültesi hariç Tıbbi Biyoloji veya Tıbbi biyoloji ve Genetik anabilim dalları Tıbbi genetik alanındaki çalışmaları da yürütmüştür. Tarih sırasına göre değişimler ve Gelişmeler Şöyledir:

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi bu konuda bir öncü ve ilktir. 1966 yılında Zooloji ve Botanik Kürsüsü kurulmuştur. Fen fakültesinden Prof. Bedia BOZKURT kadrolu olarak zooloji kürsüsü başkanlığına atanmıştır. Botanik Kürsüsü Başkanlığına ise Eczacılık Fakültesinden Prof. Kamil KARAMANOĞLU görevlendirilmiştir.

Daha sonra 1968 yılında bu iki kürsü bileştirilerek Medikal Biyoloji Kürsüsü oluşturulmuştur. Bu günkü anlamda “Tıbbi Biyoloji” anabilim dalı olarak bu kürsü bir ilktir. Daha sonra Prof. BOZKURT’un emekli olması ile Kürsü başkanlığına Prof. Eşref DENİZ ve daha sonra Prof. Işık BÖKESOY atanmışlardır .

 

 Hacettepe Üniversitesi'nde 1965 yılında eğitim kurumlarının koordinasyonunu sağlamak amacı ile Hacettepe Bilim Merkezi kurulmuş, 1966'da Hacettepe Tıp Merkezi Hastanesi hizmete girmiştir. Daha sonraları Hacettepe Üniversitesine bağlı yeni fakülteler, yüksek okullar ve bölümler açılmıştır. 1963 yılında Hacettepe Sağlık Bilimleri Yüksek Okulu, Tıp ve Sağlık Bilimleri Fakültesi hâline getirilmiştir.

1961 yılında Hacettepe Tıp Fakültesi'inde  Prof. Dr. Altan GÜNALP’ın gayretleri ile moleküler genetik çalışmalar başlamıştır. 1966 yılında prof. Dr. Altan GÜNALP tarafından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinde Modern Biyoloji bölümünü kurarak moleküler biyolojinin tıp eğitimine ve sağlık alanına girmesini sağlamıştır. 1968 yılında yine Hacettepe’de sitogenetik laboratuarı Prof. Dr. Burhan SAY tarafından kurulmuştur.

Daha sonra insan genetiği sahasında Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Sevim BALCI ve Prof. Dr. Ergül TUNÇBİLEK Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları bölümünde klinik genetik çalışmaları sitogenetik laboratuarını da kurarak yürütmüşlerdir.

 

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde ise;  1967-77 yılları arasında “Biyoloji” dersi FKB (Fizik-Kimya-Biyoloji) programı içerisinde Zooloji-Botanik konularını içeren konular halinde anlatılmıştır. “Tıp Öncesi Bölümü” 1977-78 yıllarında İstanbul Tıp Fakültesi İ.Ü. Rektörlüğünün bulunduğu Beyazıt yerleşkesindeki eski morfoloji enstitüsünde kurulmuş ve dersin sorumlu öğretim üyeliğine Prof. Dr. Türkan ERBENGİ getirilmiştir. 1977, 1978 ve 1980 yıllarında sırası ile Biyolog Filiz AYDIN, MehmetGÜRTEKİN ve Gülay SÖNMEZ Tıp Öncesi Bölümünde göreve başlamışlardır. 1985 yılında Doç. Dr. Mahmut ÇARİN Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalına katılmıştır.

            Diğer yandan  sitogenetik çalışmalar 1958 yılında dr. REİMAN tarafından  İstanbul  Tıp Fakültesinde kurulan “Tecrübi Araştırmalar” laboratuarlarında başlatılmıştır. Dr. REİMAN’ın asistanı Prof. Dr. Gülten ERDOĞAN ise iç hastalıklar kliniğinde klinik çalışmaları sürdürmüştür. Daha sonra prof. Dr. Memnune YÜKSEL APAK Çocuk Sağlığı Enstitüsü’nde Genetik bilim dalını kurmuştur.

 

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde biyoloji derslerİ 1967-1978 yılları arasında FKB programı içinde zooloji – botanik dersi olarak Fen fakültesince okutulmuştur.1978-79 ders yılında biyoloji dersleri fakülte bünyesinde Histoloji-Embriyoloji kürsü başkanı Prof. KAYALI’ nı sorumluluğunda Fen fakültesi öğretim üyeleri olan Prof. Melekber ÖKTAY, Prof. Metin BARA, Prof. Muzaffer DEMİR tarafından verilmiştir.

1971 yılında Çocuk kliniğinden prof. Dr. Asım CENANİ’nin batı Almanya Von Humbolt  vakfından temin ettiği cihazlarla bir sitogenetik laboratuarı kurulmuştur, buna poliklinik çalışmaları eklenerek 1972 yılında Genetik ve Teratoloji birimi daha sonra bilim dalı haline dönüştürülmüştür.

1981 Y.Ö.K kanunu ile tıbbi biyoloji anabilim dalı kurularak başkanlığına Prof.Dr. Halit KAYALI atanmış ve Prof. Dr. Asım CENANİ ile dersleri vermişlerdir.

 

Dicle üniversitesi Tıp Fakültesi tıp fakültesi taşrada kurulan tıp fakültelerinde tıbbi biyoloji ve genetiğin tıp fakültesi içinde yapılanması konusunda bir ilktir. 1969 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinin ana kuruculuğunda kurulan Diyarbakır Tıp Fakültesinde Medikal Biyoloji Kürsüsü kurulmuştur. Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalının Kuruluşunda Başkanlığını Prof. Dr. Bedia BOZKURT (1969),  Prof. Dr. Fethi AKTAN, (1974), Prof. Dr. Ayşe BAŞARAN, (1980)  ve  (halen) Prof. Dr. Turgay BUDAK yapmıştır.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Fakülte bünyesinde 1974 yılında Medikal Biyoloji Kürsüsü kurulmuş ve Kürsü başkanlığına Prof. Fethi AKTAN atanmıştır

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’inde; 20 Mayıs 1958 tarihli Senato kararı ile fakültede kürsüler ve enstitüler kuruldu. Yürürlükteki kanun uyarınca klinik birimler kürsü, temel tıp bilimleri birimleri ise enstitü adları ile kuruldular. Bu tarihlerde kürsü ve enstitü yöneticiliklerine ancak profesörler atanabildiğinden ve o tarihte fakültede yeterli sayıda profesör bulunmadığından kurulan Biyoloji Enstitüsü yöneticiliğine Prof. Dr. Muhtar BAŞOĞLU atandı. Daha sonra 1961 yılında Ege Üniversitesi Fen fakültesinin kurucularından oldu. Biyoloji dersleri İstanbul’dan gelen misafir öğretim üyelerince bir süre verildi.

O zaman Prof. Sara AKTİK, Doç. Yusuf VARDAR ve Dr. Hans LÜBEN görev alan hocalardandır. Daha sonra Biyoloji FKB olarak fakülte dışından hocalar tarafından verilmiştir. 1981 Yüksek Öğretim Reformu sonrası kurulan Anabilim dalı başkanlığına Parazitoloji Kürsüsünden Prof. Mehmet Ali ÖZCEL görevlendirilmiştir.

 

 Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’inde; Tıbbi Biyoloji ve Genetik Anabilim Dalı 1977 yılında “Medikal Biyoloji Kürsüsü” ismi ile kurulmuş, 1978’ de Prof. Dr. Eşref DENİZ başkan olarak atanmıştır. Bu dönem tıp fakültesi öğrencilerine Topçular Temel Bilimler binasında klasik biyoloji (zooloji ve botanik) dersi verilmiş, bir hafta paket program şeklinde Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genetik Bölümünden Prof. Dr. Bekir Sıtkı ŞAYLI genetik derslerini anlatmış, Hüseyin BAĞCI ve Aynur ACAR ilk doktora asistanları ve Dr. Fevzi KAYA öğretim görevlisi olarak görev yapmışlardır.

Yukarıda adı geçen Fakültelerden sonra üç büyük ilin dışında kurulan tıp fakültelerinde Tıbbi Biyoloji ve genetik anabilim dalları kurulmuş, hızla gelişmiş ve önemli araştırmalar ve hizmetler yapmışlardır. Bizim bu derlememizde özellikle 1981 Üniversite reformundan önceki gelişmeler konu edilmiştir.

 

 

III- ARAŞTIRMA MERKEZLERİ VE ARAŞTIRMA ENSTİTÜLERİ

Üniversite rektörlüklerine ve Tıp fakültelerine bağlı olarak, her türlü temel ve uygulamalı araştırmalar yapmak, lisansüstü öğrencilerin eğitimlerini tez çalışmalarını desteklemek v.b. önemli görevler üstlenen araştırma merkezleri ve Enstitüler kurulmuştur.

İ.Ü. İstanbul Tıp FakültesiDekanı Prof. Dr. Muhittin EREL’in öncülüğünde 1945 yılında“Tecrübi Araştırma Enstitüsü (TAE)” kurulmuştur. Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinin laboratuvar şefi Dr. Werner LAQUEUR Tecrübi Araştırma Enstitüsü’nün ilk müdürü olarak atanmıştır. Bu merkez bu günkü DETAE nin nüvesini oluşturmuştur.

Eskişehir Anadolu ÜniversitesiGenetik Hastalıkların Doğum Öncesi Tanı ve Biyoteknoloji Uygulama Araştırma Merkezi. (GENTAM).  1988 yılında Prof. Nurettin BAŞARAN’ın öncülüğünde kurulmuştur.

İstanbul ÜniversitesiPrenatal Tanı Uygulama ve Araştırma Merkezi. (PRETAM).  Prof. Memnune YÜKSEL-APAK ve  Dr. Seher BAŞARAN ‘ın öncülüğünde kurulmuştur.

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genetik ve Teratoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi.(GETAM) Prof. Asım CENANİ’nin öncülüğünde kurulmuştur.

Ege ÜniversitesiGenetik Hastalıkları Araştırma ve Uygulama Merkezi.  Prof. Cihangir ÖZKINAY’ın öncülüğünde kurulmuştur.

 

IV-1981 ÜNİVERSİTE REFORMU SONRASI GELİŞMELER

BU GÜNÜN ÜNİVERSİTELERİ

Tıp fakülteleri başta olmak üzere çeşitli kuruluşlarca Tıp Eğitimini Geliştirme Çalışmaları yapılmıştır ve çalışmalar bu gün de devam etmektedir.

1982 yılında Y.Ö.K. çerçevesinde Tıp Fakültelerinde biyoloji eğitimi tıp eğitiminin amaçlarına göre programlar ve içerik oluşturmuş ve “Tıbbi Biyoloji veya Tıbbi Biyoloji ve Genetik Anabilim dalı olarak temel tıp bilimleri bölümü ve Sağlık Bilimleri Enstitülerinde yerini almıştır.

2011-2012 eğitim-öğretim yılında öğretime başlayan 53 Devlet ve 8 adet vakıf üniversitesi tıp fakültesi olmak üzere 61 Tıp Fakültesi vardır. Bu tıp fakültelerinin hepsinde Temel Tıp Bilimleri Bölümünde Tıbbi Biyoloji Anabilim dalları vardır. Üniversitelerin Lisansüstü eğitimi yürüten Sağlık Bilimleri Enstitülerinde Tıbbi Biyoloji Anabilim dalı vardır.

Y.Ö.K, D.P.T, Sağlık Bakanlığı,  Tıp Fakülteleri Dekanlar Konseyi, Sağlık Bilimleri Enstitüleri Müdürleri, UTEAK, Akreditasyon çalışmaları, Uluslararası ve Ulusal Tabipler Birlikleri çalışmaları, Ulusal Çekirdek Program çalışmaları, Tıpta Uzmanlık Kurultayları v.b. gibi Ulusal kuruluşlar tıp eğitimi konusunda çalışmalar yapmaktadır.

Dünya Tıp Eğitimi Federasyonu (WFME) , Dünya sağlık Kurulu (WHA) , “Avrupa Topluluğu Direktifleri” doğrultusunda Tıp eğitiminin harmonizasyonu, Dünya Tıp Eğitimi konferansları, Avrupa Tıp Uzmanlar Birliği (EUMS : European Union of Medical Specialist), Avrupa Sağlık Üst Kurulu v.b.uluslararası kuruluşlar Tıp eğitiminin standartları konusunda birçok çalışma yapmıştır ve yapmaktadır.

Tıbbi biyoloji ve genetik eğitim ve öğretimi de bu gelişmelere biyolojinin çağdaş ve modern verileri ile ayak uydurmakta ve katkıda bulunmaktadır.

1981 Yüksek Öğretim reformu öncesi, canlılık bilimleri olarak; tıp, eczacılık, diş hekimliği, orman ve fen fakültesi biyoloji bölümü öğrencilerine birlikte büyük antilerde klasik zooloji ve botanik konularından oluşan genelde iki sömestrilik ders anlatılıyordu.

 Yukarıda adı geçen birkaç fakülte hariç 1981 sonrası her fakülte genel biyolojinin konularından kendi eğitimlerine temel oluşturacak modern ve çağdaş biyoloji bilgilerini alarak özgün programlar oluşturuldu. Bu çalışmalarda başlangıçta ana bilim dallarını kuran akademisyenin spesifik alan bilgileri ağırlıkta olsa da daha sonra %70-80 oranında ortak bir medikal biyoloji programı oluşturuldu.

Bu gün tıp fakültelerinde tıbbi biyokimya ile ders saati ağırlığı olarak Tıbbi Biyoloji ve Genetik dersi önemli bir tutmaktadır.

 

V-

TIBBİ BİYOLOJİ VE TIBBİ GENETİK  ALANINDA DEĞERLİ HİZMETLERİ GEÇEN ÖĞRETİM ÜYELERİ

 

Tıbbi Biyoloji ve genetik Bilimine gerek ulusal ve gerekse uluslararası alanda çok önemli katkıları olan ve binlerce öğrenci ve bilim adamı yetiştiren Bazıları ebediyete göç eden ve Bazıları da emekli olan Hocalarımızı saygı ve minnetle anıyoruz.

 

Prof. Dr. Bedia BOZKURT,Ankara Üniv. Tıp Fakültesi

 Prof. Dr. Burhan SAY,  Hacettepe Üniv. Tıp Fakültesi

 Prof. Dr. Kutay TAYŞİ,  Hacettepe Üniv. Tıp Fakültesi

 Prof. Dr. Altan GÜNALP,  Hacettepe Üniv. Tıp Fakültesi

 Prof. Dr. Sevim BALCI,    Hacettepe  Üniv. Tıp Fakültesi

 Prof. Dr. Ergül TUNÇBİLEK,    Hacettepe Üniv.  Tıp Fakültesi

 Prof. Dr. Eşref DENİZ,    Ankara Üniv. Tıp Fakültesi

Prof. Dr. Türkan ERBENGİ,İstanbul Üniv. Tıp Fakültesi

 Prof. Dr. Gülten ERDOĞAN, İst. Üniv. Tıp Fakültesi

 Prof. Dr. Bekir Sıtkı ŞAYLI,    Ankara Üniv. Tıp Fakültesi

Prof. Dr. Asım CENANİ,    İstanbul Üniv. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi

Prof. Dr. Fethi AKTAN, Dicle Üniv. Tıp Fakültesi.

Prof. Dr. Nurettin BAŞARAN,    Osmangazi Üniv. Tıp Fakültesi

Prof. Dr. Ayşe BAŞARAN,    Osmangazi Üniv. Tıp Fakültesi

Prof. Dr. Memnune YÜKSEL APAK,   İstanbul Üniv. Tıp Fakültesi

Prof. Dr. Mehmet Ali ÖZCEL,    Ege Üniv.  Tıp Fakültesi

Prof. Dr. Işık BÖKESOY,    Ankara Üniv. Tıp Fakültesi

Prof. Dr. Beyazıt ÇIRAKOĞLU, Maramara ÜNİ: Tıp Fakültesi

 Prof. Dr. Cihangir ÖZKINAY,    Ege Üniv. Tıp Fakültesi

 Prof. Dr. Ahmet ÇOLAK,   Cumhuriyet Üniv. Tıp fakültesi

 Prof. Dr. Çetin ALGÜNEŞ,    Trakya Üniv. Tıp Fakültesi

 Prof. Dr. Ali KELLE,    Dicle Üniv. Tıp Fakültesi

 Prof. Dr. İrfan BATAT,    Atatürk Üniv. Tıp Fakültesi

Prof. Dr. Halil DEMİRTAŞ,   Erciyes Üniv. Tıp Fakültesi

Prof. Dr. Gülsen ÖKTEN,   Ondokuz Mayıs Üniv. Tıp Fakültesi

Prof. Dr. Mahmut ÇARİN,   İstanbul Üniv. Tıp Fakültesi

Prof. Dr. Nejat TOPÇUOĞLU,   Ege Üniv. Tıp Fakültesi

Prof. Dr. Tuncay ALTUĞ, Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi

Prof. Dr. Ahmet KARAGÜZEL, Karadeniz Teknik Üniv. Tıp Fakültesi (Mart 2013 itibarı ile emekli)

 

KAYNAKLAR

 

1.      Üniversitelerin Web sayfalarında verilen tarihçe bilgileri.

2.      Prof. Dr. Turgut ULUTİN. Türkiye’de genetik çalışmaların tarihçesi. Sağlık paneli, sf:1-2. 16.06.2009

3.      Prof. Dr. Nurettin BAŞARAN. Vefa sadece istanbul’da bir Semt mi?-1.Merdimagazin Dergisi. 08 Ekim 2007.

4.      Prof. Dr. Nurettin BAŞARAN. Vefa sadece İstanbul’da bir semt mi?-II. Medimagazin Dergisi. 29 Ekim 2007.

5.      Prof. Dr. Ayşe BAŞARAN. Emeklilik töreni konuşma metni. XI. Ulusal Tıbbi Biyoloji ve Genetik Kongresi. 28-30 Ekim 2009 Bodrum.

6.    Türk Tıp Tarihi Kongreleri Bildiri Özetleri. 1990, 1991,1993, 1996 , 1997, 2002, 2006       Tarihli Kongreler.

7.    Türk Biyoloji Dergisi (Acta Biologica Turcica) nin muhtelif sayılarında çıkan yazılar.

8.    Prof. Dr. Ahmet Karagüzel’e ait notlar.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
1
1) AHMET KARAGÜZEL (Prof. Dr. Tıbbi Biyolog)
06.09.2014 15:31:09
Bu yazının yani bir bilim tarihi çalışması olan derlemenin yazarı olarak eleştirileri okudum. Şu kanate vardım k; bir bilgiye veya araştırmaya dayanan ilave veya tenkit içermeyen bu yzıları cevap vermeye gerek yoktur.Üzüntüm odur ki az da olsa bilimde şövenizm yapan öğrencilerimizin varlığı sonuçta yine bizlerin hatasıdır.Onlara tıp ve biyoloji bilim tarihini okumalarını tavsiye ederim.Tesellim şudur ki,DNA nın kaşifleri Biyolog Watson ve Biyofizikçi Crick bu yazıları okumadan bu dünyadan göçmüşlerdir. Prof.Dr. Ahmet Karagüzel (Emekli)
People
0
2) dr genetik (genetik uzmani)
29.12.2012 08:39:07
öncelikle 2 gün önce bu yorumu yazmama sebep olan durum asistanlığım boyunca bazı hocalarımız genetiği türkiyede yıllardır biz bu hale getirdik siz sonradan nerden çıktınız tarzındaki bakış açılarıydı...Hocamızın yazısına yaptığım bu olumsuz yorumda bu psikolojinin eseri..ancak genelleme yapmam ve hocamızı da bu sınıfa sokmam bir hataydı...anlık bir psikoloji ile yazdığım yorum gun geçtikçe beni üzdü..sanırım esas ayrımcılığı o yorumumla ben yapmıştım..iyi niyetle yazılmış bir yazıyı sabote ettim diye düşünmeye başladım..yanlış anlaşılmalara sebep olduğum için özür diliyorum'
People
0
3) biyolog (biyolog)
28.12.2012 18:14:57
daha düne kadar DNA yı şarküteride otlu peynir zannedenler bu gün güya genetik uzmanı olup ahkam keser olmuş.
People
0
4) osman demir (MSc. Bio.)
28.12.2012 17:43:36
Tıbbi biyologlarla ve biyologlarla neyi alığ veremiyosunuz onu anlamadım. Bizler araştırır üretiriz sizler bizim bulduklarımızdan yola çıkarak teşhiste bulunur tedaviyi planlarsınız. Korkmayın kimsenin hasta muayene etmek gibi bir derdi yok o iş sizin işiniz. Sadece yapılna işei emeğe saygı... Bilim bu yüzünden Avrupa ve Amerikada bizden ileri
People
0
5) uzman (uzman)
28.12.2012 10:50:25
Böyle aydınlatıcı ve kronolojik bir araştırmanın neticesi olan bir yazının altında dahi hemen 'AHKAM' kesen bir yorum.Hiç şaşırmadım.Bu seninmiş bu benimmiş.elinden püskeviti alınan çocuk gibi..Herşeyin karar merciini kendisini gören klasik yaklaşım..
People
0
6) dr genetik (uzman doktor)
27.12.2012 21:50:02
Sanıyorum yazıyı hazırlayan kişi biyolog (yada tıpdışı) bir öğretim üyesiki bu kadar kafayı tarihe takmış...Ancak kendileri şunu hiç bir zaman kabul etmiyorlar; Genetik artık dahili tıp bilimleri içinde yer alan, polikliniği olan, hasta muayenesi yapılan, teşhis koyulan klinik bir branştır. Kısacası klinik genetik Hekim işidir. sadece bugün polikliniğimize gelip, tanı ve takibini yaptığımız hasta sayısı 12 adettir..sizlerin yeri ise araştırma yapabileceğiniz tıbbi biyolojidir. Ayrıca tıbbi biyolojiden kimse sizi dışlamıyor...Ancak sizler inat ve ısrarla hekimleri yok saymaya çalışırsanız kendiniz yok olmaya mahkum olursunuz...Herkesin yerini ve sınırını bilmesi gerek..Genetiği hala 1980 lerin mentalitesi ile değerlendirmek, biz yaptık yine yapalım demek bencilce bir yaklaşımdır. Tıbbi Genetik, klinik genetik artık bu dalda uzman olan uzman hekimlerin yeridir..
People
0
7) dr genetik (uzman doktor)
27.12.2012 21:39:20
Sanıyorum yazıyı hazırlayan kişi biyolog (yada tıpdışı) bir öğretim üyesiki bu kadar kafayı tarihe takmış..Mendel dönemine kadar keşke inseydi..Ancak kendileri şunu hiç bir zaman kabul etmiyorlar; Genetik artık dahili tıp bilimleri içinde yer alan, polikliniği olan, hasta muayenesi yapılan, teşhis koyulan klinik bir branştır. Kısacası klinik genetik Hekim işidir. sadece bugün polikliniğimize gelip, tanı ve takibini yaptığımız hasta sayısı 12 adettir..sizlerin yeri ise araştırma yapabileceğiniz tıbbi biyolojidir. Ayrıca tıbbi biyolojiden kimse sizi dışlamıyor...Ancak sizler inat ve ısrarla hekimleri yok saymaya çalışırsanız kendiniz yok olmaya mahkum olursunuz...Herkesin yerini ve sınırını bilmesi gerek..Genetiği hala 1980 lerin mentalitesi ile değerlendirmek, biz yaptık yine yapalım demek bencilce bir yaklaşımdır. Tıbbi Genetik artık bu dalda uzman olan uzman hekimlerin yeridir.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)