AbbVie Türkiye ve Genel Müdürü Dr. Mete Hüsemoğlu
AbbVie Türkiye Genel Müdürü Dr. Mete Hüsemoğlu: Her şeyden önce ilk hedefimiz, gerek içinde bulunduğumuz alanlardaki mevcut ürünlerimizi gerekse henüz tedavisi bulunamamış ve ciddi toplum sağlığı oluşturan birçok alanda çözüm önerilerini Türkiye’deki hastaların hizmetine sunabilmek.
AbbVie Türkiye ve Genel Müdürü Dr. Mete Hüsemoğlu
05 Şubat 2016 -

Bu haftaki konuğumuz, AbbVie Türkiye ve Genel Müdürü Dr. Mete Hüsemoğlu


Dr. Mete Hüsemoğlu Kimdir?

Öğrenimimi Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesinde tamamladıktan sonra, kariyerime 1995 yılında Bilim İlaç’ta başladım. 1997 yılı itibarıyla Merck Sharp Dohme  (MSD) Türkiye’de pazarlama ve satış alanında çeşitli roller üstlendim. Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgelerinde pazarlama alanında farklı uluslararası görevlerde bulundum. Baltık ülkelerinden sorumlu bölge direktörlüğünden sonra, 2005 yılında MSD Türkiye Genel Müdürü, 2009 yılında EEMEA (Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) Bölgesi’nden sorumlu strateji ve inovasyon lideri, 2010 yılında Santa Farma Türkiye’de başkan yardımcılığı görevlerini üstlendim. 2012 yılında AbbVie Türkiye’ye genel müdür olarak atandım.


AbbVie Türkiye, bu yıl 3. yılına giren çok genç bir firma, ancak Abbott’un 128 yıllık geçmişi düşünülürse oldukça köklü ürünlere sahip. Peki, AbbVie hakkında biraz bilgi verir misiniz?

2013 yılında Abbott’tan ayrılarak kurulan AbbVie, araştırmaya dayalı global bir biyofarma şirketi.  AbbVie’nin misyonu; uzmanlığını, işine adanmış çalışanlarını ve yenilikçiliğe yönelik benzersiz yaklaşımını kullanarak, dünyanın en ciddi ve karmaşık bazı hastalıklarına yönelik ileri tedaviler geliştirmek ve tıbbın hizmetine sunmak. Tedavinin ötesinde tedavi sonuçlarını etkili kılmak ve hastaların beklentilerini ilaçların da ötesinde karşılamak için hastalarımıza yakından destek vermek bizi farklı kılan en değer verdiğimiz yaklaşımlarımızdan biri.

 

Dünyadaki ayrılmalar da eş zamanlı mı oldu? Kaç ülke ve hangi ülkeler bu süreci yaşadı?

Evet, AbbVie tüm dünyada büyük oranda eş zamanlı kuruldu. Yasal süreçler sebebi ile birkaç ülke hariç, ayrılma 1 Ocak 2013 itibarıyla tüm dünyada gerçekleşti. Abbott’tan ayrılmasını takiben AbbVie, yeni bir biyofarma şirketi olarak lansmanını hastalar ve çalışanları ile birlikte kutladı. Çalışanlarla hastalar AbbVie yöneticilerine katılarak New York Borsası’nda 2013’ün ilk açılış gongunu birlikte çaldılar.  20 milyar Amerikan Doları geliri,  dünyanın bir numaralı biyolojik ürünü ve dinamik araştırma aşamasıyla AbbVie, değeri kanıtlanmış çalışmalarını uzun dönemde anlamlı büyüme potansiyeliyle birleştirdi.

 

 

AbbVie’nin ürün portföyü hakkında bilgi verir misiniz, Türkiye’deki lokomotif ürünleriniz nelerdir?

AbbVie olarak farklı alanları kapsayan geniş bir ürün portföyümüz bulunuyor. İmmünoloji alanında Humira ile kas ve iskelet sistemi hastalıkları, sedef hastalığı, Crohn hastalığı, ülseratif kolit, romatoid artrit, ankilozan spondilit, psöriyatik artrit, poliartiküler juvenil idiyopatik artrit, non-radyografik aksiyal SpA hastalıkları; spesifik farma alanında Lucrin ile prostat kanseri; Sevorane ile anestezi; Duodopa ile Parkinson hastalığı; Zemplar ile kronik böbrek hastalığı; Viekirax/Exviera ile hepatit C; Synagis ile respiratuar sinsityal virüsünün önlenmesi ve Kaletra ile antiviraller (HIV) alanında tedaviler sunuyoruz.

AbbVie’nin AR-GE çalışmaları gelecek için önemli hasta populasyonlarını etkileyen ciddi hastalıklara odaklanıyor. Romatoid artrit, plak tipi psöriyazis, multipl skleroz, Alzheimer hastalığı, spondiloartropatiler, multipl miyelom, onkoloji, hepatit C ve endometriyozis alanlarında araştırmalar hâlen devam ediyor.

 

2016 yılında AbbVie Türkiye’nin gelişim ve büyüme odaklarının neler olması planlanıyor?

Her şeyden önce ilk hedefimiz, gerek içinde bulunduğumuz alanlardaki mevcut ürünlerimizi gerekse henüz tedavisi bulunamamış ve ciddi toplum sağlığı oluşturan birçok alanda çözüm önerilerini Türkiye’deki hastaların hizmetine sunabilmek.

Humira’nın yeni endikasyonları; hepatit C, romatoloji, onkoloji ve biyolojik ürünler ile ilgili çalışmalar odağımızda olacak.

Günümüzde sağlıkta hasta bakım standardını geliştirmek için “işbirliği yapmak” gerekli bir hâl aldı. Sağlık sistemiyle ilgili güçlükler karşısında dünyada yepyeni yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğunu düşünüyor, sürdürülebilir sağlık tartışmalarında yer almanın hem hastalar hem de bir bütün olarak sisteme yenilikçi çözümler sunmak için oldukça önemli olduğuna inanıyoruz.

Yeni bir biyofarma şirketi olarak AbbVie, sağlıkta uzun dönemde sürdürülebilirliğin sağlanması için yeni çözümler geliştirilmesine yardım etmek ve bu nedenle erken tanı ve koruyuculuğa temel oluşturan yenilikçi projeler, kronik hastalık yönetimi modelleri ve tüm sağlık sistemi sürecinde entegre bakımı geliştirmek için hükümetlerle, üniversitelerle, sağlık alanındaki uzmanlarla, hasta dernekleriyle, sivil toplum örgütleriyle ve diğer paydaşlarla işbirliği yapabilmek üzere 2014 yılında Avrupa çapında  “Sürdürülebilir Sağlık” isimli bir proje başlattı. 

Biz de Abbvie Türkiye olarak, Türkiye’de sürdürülebilir sağlık çözümlerinin geliştirilmesine katkı sağlamak üzere çalışmalar yürütüyoruz. Bugünkü ve gelecekteki nesiller için sağlık hizmetlerinin sürdürülebilir bir şekilde sunulmasını hedeşeyen Sürdürülebilir Sağlık İçin Çözüm Arayışı “Kronik Hastalıklarda Sürdürülebilir Uygulamalar” Projesi, T.C. Sağlık Bakanlığı, T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu, T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, T.C. Kalkınma Bakanlığı ve T.C. Maliye Bakanlığı üst düzey yetkilileri ile Sağlıkta Kalite İyileştirme Derneği, Artritle Yaşam Derneği ve Biruni Laboratuvarlarının katılımı ile 2014 yılında Türkiye’de hayata geçirildi. Projenin başlıca amacı, sektörden katılım sağlayan birçok paydaşı konuyla ilgili yenilikçi, çözüm odaklı ve çok taraşı bir tartışmaya teşvik ederek somut çözüm önerileri geliştirebilmek. Proje’nin Türkiye’deki ilk toplantısı 12 Mayıs 2014 tarihinde Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun katılımı ile gerçekleşti.

Bu yıl geleceğin markalarının araştırıldığı “The Future Brand Index” çalışmasında dünyada 100 marka arasında 5. sırada yer alan AbbVie, dünyada sunmuş olduğu yenilikçi çözümlerle ciro ve değer olarak ilk 10 ilaç firması arasında yer bulma yolunda hızla ilerliyor. Türkiye’de de benzer sıralamayı alması yolunda çalışmalar yapıyor olacağız.

 

Türkiye’de yapılan yatırım planları hakkında neler söylemek istersiniz?

Yenilikçi ilaç endüstrisi, cirosundan yüzde 16,5 gibi yüksek bir oranı AR-GE faaliyetlerine ayırarak, katma değeri yüksek, yeni tedavilere odaklı ilaç ve tedaviler geliştirir. AR-GE’ye en çok kaynak ayıran sektördür. Dünyadaki AR-GE yatırımlarının yüzde 18,5’ini yenilikçi ilaç endüstrisi yapmaktadır.

Türkiye’nin önünde, ilaç endüstrisine yeni yatırımlar çekmek için fırsatlar olduğunu düşünüyorum. Ancak, bu fırsatlar, Türkiye ciddi potansiyellere sahip olduğu veya Türkiye’deki pazar büyük olduğu için kendiliğinden ortaya çıkmayacaktır.  Fırsatlar ancak, sanayi dostu uzun vadeli bir vizyon ve buna paralel politikalarla gerçekleşebilir. Yenilikçi ilaç endüstrisi böyle bir vizyona destek vermeye hazır.

 

Dünyadaki AR-GE çalışmalarınız hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?

Global bir biyofarma şirketi olarak AR-GE, AbbVie’nin temel taşıdır.  AR-GE çalışmalarımız güçlü klinik performans sergileyen ilaçlar geliştirmeye, hastalara daha fazla yarar sağlamaya ve özellikle dünya genelinde bazı hastalık alanlarında anlamlı ihtiyacın  bulunduğu yerlerde ekonomik değer sunmaya odaklanmaktadır. AbbVie’nin North Chicago, Illinois, ABD; Worcester, Massachusetts, ABD; Ludwigshafen, Almanya ve Redwood City, California, ABD’de araştırma merkezleri bulunmaktadır.

AbbVie’nin önemli alanlara yönelik gelişmiş tedavileri kapsayan yeni ürünleri, araştırma aşamasında ilaçları ve yatırımlarında daha iyi öncelik belirlenmesine yardımcı olan patentli teknoloji ve metotları bulunmaktadır. Böylelikle en umut verici molekülleri laboratuvardan klinik çalışmalara daha hızlı bir şekilde taşıma imkânı bulabilmekteyiz. Hâlihazırda Faz II ve Faz III’te 30’dan fazla bileşiği değerlendiriyor ve yeni keşişer için yüzlerce patent almış bulunuyoruz. 

 

AbbVie Türkiye Yönetim Ekibi

Soldan sağa - üst sıra: Mahmut Gücük - Medikal Direktör, Figen fiamdancı - Kurumsal İletişim ve Hasta İlişkileri Direktörü, Mustafa Paydaş - İş Mükemmelleştirme Direktörü, Cem Melih Özden- İmmünoloji Direktörü, Başbuğ Öke - Spesifik Ürünler Direktörü,

Soldan sağa - alt sıra: Pınar Ceylan - Finans Direktörü, Ayça Gönç- Hepatoloji Direktörü, Seval Aksoy İnsan Kaynakları Direktörü, Dr. Mete Hüsemoğlu - Genel Müdür, Nazlı Bardakçı Özışıkçılar​ -  Hukuk Müşaviri, Etik ve Uyum Müdürü, Hayal Güneyman - Kurumsal İlişkiler Direktörü

 

Türkiye’de birçok ilaç firması var ve son yıllarda yeni ilaç firmaları da pazarda yerlerini alıyor. Sizce AbbVie’de fark yaratan nedir?

AbbVie’de fark yaratan en önemli özelliğimiz, hastaların yaşamlarında iz bırakan vizyonu gerçekleştirmek üzere kültürümüzü geliştirme taahhüdümüzdür. Bilimi ilerletmek ve bakıma yönelik yenilikçi yaklaşımlar benimsemek için motivasyonumuzu hastalardan alıyoruz. Daha fazla yaşamda fark yaratmak için hasta yolculuğunun tamamına yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Keşif ve geliştirmeye yönelik hasta merkezli yaklaşımımız hayatları iyileştirmeye olan odağımızı sürdürmemizi sağlıyor.

AbbVie’de çalışanlarımızın yeni bir şey yaratmanın bir parçası olabildikleri ve hastalar için yeni olasılıklar yaratma tutkularının peşinden gidebildikleri bir ortam var. Buradan yola çıkarak hayata geçirdiğimiz bir “No Limits” isimli programımız var. “No Limits” en yalın tanımıyla, hastalar ve onlara hizmet eden sağlık sistemleri için yenilikçi çözümler üretmek ve sunmak amacıyla geliştirdiğimiz bir program.  Programın en önemli hedeşeri arasında yeni fikirlerin, uygulamaların ve yaklaşımların doğması ve uygulanması; çalışanlarımıza araçlar sunup karşılaştıkları güçlüklere bir oyun stratejisi gibi yaklaşmalarının sağlanması; farklı bakış açılarını bir araya getirmelerinin teşvik edilmesi; ve farklı paydaşların görüşlerini öğrenmek için disiplinler arası takımlarda bir arada çalışmaları yer alıyor.

 

Son yıllarda iyice zorlaşan pazar şartlarında gelecek planlamalarınızı neye göre şekillendiriyorsunuz ve ne tür önlemler alıyorsunuz?

AbbVie olarak her şeyden önce hastanın ihtiyaçlarını ilk öncelik olarak ele alıyoruz. fiirket olarak tüm finansal sistemlerimizi, IT altyapımızı ve iş yapış modellerimizi bu öncelik çerçevesinde hızlı hareket edebilmeyi destekleyecek şekilde kurguladık; bu da rekabet ettiğimiz alanlardaki rakiplerimizden bir adım öne geçmemizi sağlıyor.

İşlerimizi daha etkin ve verimli yapmanın yollarını arıyoruz. Dijital iletişim platformlarını daha etkin kullanarak, hekimler ve diğer tüm paydaşlarımızla olan ilişkilerimizi sürekli güncel tutuyoruz.

• Sağlıklı yaşam yıllarını uzatmak amacıyla “Sürdürülebilir Sağlık” konusundaki tartışmaları/görüşmeleri desteklemeyi taahhüt ediyor ve bu amaçla Avrupa Birliği düzeyinde bir dizi girişimde bulunuyoruz.

• “Sağlıklı İş Gücü Çalışması (Fit for Work)” ile Türkiye’de kas-iskelet sistemi hastalıklarıyla yaşayan insanların iş hayatının kalitesini artırmaya yönelik çalışmalara ve sağlık politikalarının geliştirilmesine katkı sağlıyoruz.

• “Yanlış Bilgi Bulaşıcıdır Projesi” kapsamında hepatit C’nin ve sosyal olarak damgalanmanın hastalar üzerindeki etkilerini anlamak, toplumu ve ilgili paydaşları hastalık ve etkileri hakkında en doğru şekilde bilgilendirmek amacı ile farklı uzmanlık dernekleri ve hasta derneklerinin bir araya geldiği çalışma grubunun çalışmalarını destekliyoruz.

Ve benzer bir çok çalışmayla ekibimizi ve çalışmalarımızı  dinamik tutmaya çalışarak her zaman tetikte oluyoruz.

 

Yeni dönem sektörün de içinde olduğu iletişim ve pazar aktivitelerinin yürütüldüğü sosyal medya/yeni medya konusuna AbbVie olarak nasıl bakıyorsunuz ve bazı çalışmalar planlıyor musunuz?

Sosyal medya konusunda günümüzde birkaç yıl öncesine oranla sağlık ve çözümleri hakkında çok farklı kanallarda bilgiler yer alıyor ve bu bilgilerin sayısı her geçen gün artıyor. Ülkemizde “Facebook” gibi sosyal medya kanallarının kullanım oranlarının yüksek olmasını göz önünde bulundurduğumuzda, sosyal ağlar ve internet bilgiye erişimi gerçekten artırdı. Hastalar için bilgilendirme kampanyaları gerçekleştirmek, hastaların faydasına yönelik en uygun ve doğru bilgiyi paylaşmak büyük önem taşıyor. AbbVie Türkiye olarak, bizler de bu yeni iletişim kanallarını hedeşerimiz çerçevesinde en etkin biçimde kullanmayı amaçlıyoruz. Sosyal medya ve dijital platformlar paydaşlarla ve kendi çalışanlarımızla hızlı bir şekilde diyaloğa girmek için çok önemli. Gerek şirket içi iletişimde, gerekse hekimler ve toplum ile olan ilişkilerimizde “i-pad”ler, “webex”, “web” sayfaları, “Linked-in” gibi iletişim mecralarını ve araçlarını etkin bir şekilde kullanıyoruz. Bu yıl AbbVie Türkiye olarak “You tube” kanalımızı açmayı planlıyoruz.

 

Peki izniniz olursa birkaç tane de Dr. Mete Hüsemoğlu’na özel sorumuz var;

 

Hiç aktif hekimlik yaptınız mı ya da yapmayı hayal ettiniz mi?

Mezun olduktan sonra bir süre hekimlik yaptım. İlaç sektörüne geçtikten sonra bir daha hiç hekimliğe dönmeyi düşünmedim. Hekimliğin sadece çok sevildiğinde yapılabilecek bir meslek olduğuna inanıyorum

 

Klasik medya ve sosyal (yeni) medya  hakkında ne düşünüyorsunuz ve kullanımınız ne sıklıkta?

Gazete, dergi ve kitaplarda hâlâ kağıt baskıları tercih ediyorum, ancak sosyal medyayı takip etmenin artık bir zorunluluk olduğunu düşünüyorum ve sıkça kullanıyorum.

 

En son indirdiğiniz aplikasyon?

AbbVie’nin yıl sonu toplantısı için hazırlanan aplikasyonu indirdim.

 

Sizi en çok yoran insan profili?

Yıkıcı hırsı olan insanlar beni her zaman çok yorar.

 

En çok gitmekten keyif aldığınız şehir veya ülke?

Her şeye rağmen İstanbul’da yaşıyor olmaktan çok mutluyum.

 

En son izlediğiniz film hangisi?

En son izlediğim film Bridge of The Spies’ı (Casuslar Köprüsü) izledim.

 

Kendinize en son ne satın aldınız?

Birçok farklı alanda bir sürü kitap aldım.

Vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.

 

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan TarihiDetayKategori