Huzursuz bacak sendromu nedir? Nasıl tedavi edilir?
Huzursuz bacak sendromu (HBS), Willis-Ekbom hastalığı olarak da bilinen, bacakları hareket ettirme dürtüsü veya ihtiyacı ile ortaya çıkan, anormal duyularla karakterize, kronik, ilerleyici bir hareket bozukluğudur.
09 Haziran 2018 -

HBS’li hastalar, karakteristik olarak semptomlarını tarif etmekte güçlük yaşamaktadırlar. Çoğunlukla bacaklarda engel olamadıkları hareket ettirme isteği, acı-yanma-karıncalanma şeklinde çok ağrılı olmayan, fakat oldukça rahatsız edici bir his şeklinde ifade etmektedirler. Bu temel yakınmanın, istirahat ve günün ilerleyen saatlerinde ortaya çıkması ya da şiddetlenmesi hastalık için tipiktir. Hastalık tanısı, ICSD-3 tanı kriterlerine göre klinik olarak konulmaktadır.

Gece boyu gözlenen bacak hareketleri, sık uyku bölünmelerine yol açarak uyku kalitesinde ve dolaylı ola- rak yaşam kalitesinde bozulmaya neden olmaktadır.
HBS, etiyolojiye göre primer ve sekonder olarak sınıflandırılmaktadır. Primer ya da idiyopatik HBS, sekonder forma yol açtığı bilinen tüm klinik durumların olmadığı formdur. Sekonder HBS’ye demir eksikliği anemisi, gebelik, böbrek yetmezliği, diabetes mellitus tip 2, romatolojik hastalıklar, multiple skleroz gibi klinik durumlar yol açar. Türkiye’de yapılan bir çalışmada, HBS semptomlarının şiddetinin, düşük ferritin düzeyi ile yakından ilişkili olduğu gösterilmiştir.

Uyku yoksunluğu, alkol ve tütün kullanımı, motilitenin azalması, bazı ilaçların (dopamin antagonistleri, antihistaminikler, serotonerjik antidepresanlar, opioid kesilmesi) kullanımı, kan kaybı gibi faktörler HBS semptomlarının daha erken ortaya çıkmasına ve şiddetinin artmasına neden olur.
HBS ayırıcı tanısında bacak krampları, polinöropati, artrit, habitual ayak sallama, akatizi gibi benzer klinik özellikler gösteren kimi klinik durumlardan ayırt edilmesi gereklidir.

Hafif düzeyde semptomları olan hastalarda öncelikle farmakolojik olmayan tedavi yöntemleri denenmelidir. Uyumadan önce germe egzersizleri gibi hafif-orta dereceli fiziksel aktivite, sıcak banyo işe ya- rayabilmektedir. Yatak odasının düzenlenmesi, aynı saatte uyuyup aynı saatte uyanma gibi düzenli uyku paterninin oluşturulması önerilmektedir. Hastaların, semptomları şiddetlendirdiği bilinen kafein, nikotin, alkol, antihistaminik, antidopaminerjik aktivite gösteren antiemetik, antipsikotik ve antidepresan- lardan kaçınmaları gerekmektedir. Farmakolojik tedavide dopaminerjik ajanlar, dopamin agonistleri, opioidler, antikonvülzanlar, demir preparatları ile tedavi seçenekleri düzenlenmelidir.

Uyku bozukluğunun düzeltilmesiyle, bu hastalarda sık görülen yorgunluk, konsantrasyon eksikliği, uyku hali ve hatta depresyon gibi sorunlar da çözümlenebilir.

 

Ahmet Haşim DEVECİ

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Tıp Fakültesi, Rize

Turkiye Klinikleri J Intern Med 2017;3(Suppl)

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan Tarihi Detay Kategori
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
28/08-29/08 Çocuklarda Motilite Bozuklukları Sempozyumu ÇOCUK... İSTA
27/08-31/08 20. Ulusal Anatomi Kongresi ANATOMİ İSTA
05/09-08/09 6. DOD Dermatoloji Gündemi DERMATOLOJİ SAKA
12/09-13/09 SCAI Menata Mentor Course-SCAI 2019 KALP VE... İSTA
14/09-14/09 7. Multidisipliner Nöroendokrin Tümör Sempozyumu NÖROLOJİ ANKA
11/09-14/09 World Congress of Perinatal Medicine KADIN... İSTA
12/09-15/09 10. Ulusal Haseki Tıp Kongresi ve 9. Haseki Hemşirelik Sempozyumu HEMŞİRELİ... SAKA