Muayenehaneleri kapattıran kararın gerekçesi açıklandı
Anayasa Mahkemesinin muayenehanesi bulunan veya özelde çalışan öğretim üyelerinin bu faaliyetlerini üç ay içinde sonlandırmasını öngören düzenlemenin iptaline ilişkin gerekçeli kararı Resmi Gazete'de yayımlandı
Muayenehaneleri kapattıran kararın gerekçesi açıklandı
19 Haziran 2015 -

Anayasa Mahkemesinin, "Tam gün yasası"ndaki muayenehanesi bulunan veya özelde çalışan öğretim üyelerinin bu faaliyetlerini üç ay içinde sonlandırmasını zorunlu kılan düzenlemenin iptaline ilişkin gerekçeli kararı Resmi Gazete'de yayımlandı.

CHP, 6514 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun bazı hükümlerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurmuştu.

Kamuda çalışan doktorların muayenehane açamayacağını ve belirli koşullar dışında özelde çalışamayacağını öngören hükümlerin iptal istemini reddeden Yüksek Mahkeme, muayenesi bulunan ve özelde de çalışan öğretim üyelerinin bu faaliyetlerini 3 ay içinde sonlandırmasını zorunlu kılan düzenlemeyi ise iptal etmişti.

Kararın gerekçesinde, anayasanın, devlete kişilerin hayatını beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmelerini sağlamak için sağlık kuruluşlarının hizmetlerini düzenleme, denetleme ve organize etme görevleri verdiği belirtildi.

Bu görevlerin zorunlu ve pozitif yükümlülükler olduğu vurgulanan gerekçede, devletin bu haklardan yararlanmayı artıracak önlemler almakla mükellef kılındığı anımsatıldı.

En temel haklardan sağlıklı yaşam hakkı ile bunun sürdürülmesindeki yeri tartışmasız olan hekimin statüsünün de bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.

Bu kapsamda devletin, hasta-hekim ilişkisini düzenleyebileceği, hekimlerin hastalarını gereği gibi takip edebilmeleri için önlemler almak amacıyla çalışma koşullarını yeniden belirleyip bazı kayıtlara tabi tutabileceği ifade edilen gerekçede, şöyle denildi:

"Bu bağlamda kanun koyucu dava konusu kurallarla kamu ve özel sağlık hizmetlerinin ayrı organize edilmesi temelinde, kamu ve özelde mesleğini icra eden hekimler için ayrı çalışma sistemleri öngörerek kamuda çalışan hekimlerin çalışma koşullarına bazı sınırlamalar getirmiştir. Bu sınırlamalarla kamuda çalışan hekimlerle tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanları tarafından verilen sağlık hizmetinin daha etkin, verimli ve kaliteli olarak sunulmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır. Bu amacın söz konusu sağlık hizmetlerinden yararlanan hastaların yaşam hakkı ile maddi ve manevi varlığını geliştirme amacını korumaya yönelik olduğunda kuşku bulunmamaktadır. Kişilerin maddi ve manevi varlıklarını geliştirebilmelerinin, sağlıklı ve huzurlu bir yaşam sürebilmelerinin başlıca şartları, ihtiyaç duydukları anda sağlık hizmetlerine ulaşıp bu hizmetlerden yeterli ölçüde yararlanabilmeleri olduğu kadar daha kaliteli bir sağlık hizmetine ulaşıp bundan verimli ve etkili şekilde yararlanabilmelerinin de sağlanmasıdır. Dolayısıyla kaliteyi ve verimi artırmak suretiyle kamuda daha iyi bir sağlık hizmeti sunulmasının sağlanması amacıyla yasalaştırılan dava konusu kurallarda kişilerin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesi hakkına aykırı bir yön olduğu söylenemez."

Gerekçede ayrıca, dava konusu kuralların kişilerin ihtiyaç duydukları anda sağlık hizmetine ulaşıp bu hizmetlerden yararlanabilmesine engel teşkil etmediği, sadece kamuda çalışan hekimlere yönelik sınırlama getirdiği bildirildi.

Bilimsel ve idari özerkliğin, öğretim elemanlarının çalışma koşullarına ilişkin düzenlemeler yapılmasına engel teşkil etmediği kaydedilen gerekçede, öğretim elemanlarının öncelikli ve asli görevinin bilimsel araştırmalar ve yayımlar yapmak, öğrenci yetiştirmek, öğrencilere rehberlik etmek olduğu belirtildi.

Öğretim elemanlarının kamu görevlisi olmaları nedeniyle bu görevlerini aksatmadan yerine getirmeleri gerektiğine dikkat çekilen gerekçede, şu ifadelere yer verildi:

"Kanun koyucu, yükseköğretimin anayasada belirtilen ilkeler doğrultusunda geliştirilmesi ve sağlık sorunlarının çözüme kavuşturulması için öğretim elemanlarının unvan ve statülerine uygun bazı sınırlamalar getirerek çalışma koşullarını belirleyebilir. Bu bağlamda kanun koyucu dava konusu kurallarla üniversitelerde daha iyi eğitim ve sağlık hizmeti verilmesini sağlama amacına yönelik burada görev yapan öğretim elemanlarının unvan ve statülerini dikkate almak suretiyle çalışma koşullarını belirlemiş ve bazı sınırlamalara tabi tutmuştur. Kuralda öğretim elemanlarının bilimsel özerklik gereği bilimsel/akademik faaliyetler yapmasını engelleyen bir yön bulunmamaktadır. Dolayısıyla kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında söz konusu öğretim elemanlarının çalışma koşullarıyla ilgili düzenlediği kurallar bilimsel özerklik ilkesine aykırı değildir."
"Hukuki güvenlik ve hukuki belirlilik ilkelerine aykırı"

Kararda, kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla mesai saatleri dışında muayenehanesi bulunan veya özel kuruluşlarda çalışan öğretim üyelerinin, bu faaliyetlerini 3 ay içinde sona erdirmesini öngören maddelerin iptal gerekçesi de yer aldı.

Gerekçeli kararda, kazanılmış haklara saygı ilkesinin, hukukun genel ilkelerinden birini oluşturduğu, kazanılmış bir haktan söz edilebilmesi için bu hakkın yeni kanundan önce yürürlükteki kurallara göre bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmesi gerektiği belirtildi.

Hukuk devleti ilkesinin gereklerinden birinin hukuk güvenliği olduğuna işaret edilen gerekçede, hukuk normlarının öngörülebilir nitelik taşımasının, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kıldığı ifade edildi.

Yargı kararları sonrası tam zamanlı çalışan öğretim üyelerinin, mesai saatleri sonrası serbest olarak çalışabilecekleri yönünde oluşan kanaat ve beklenti nedeniyle üniversite dışındaki serbest çalışmalarını planladığı, ekonomik ve sosyal hayatlarını bu koşulları öngörerek belirlediği kaydedilen gerekçede, şu ifadelere yer verildi:

"Öğretim üyelerinin var olan durumun devam edeceğine dair oluşan beklenti ve kanaat nedeniyle planladıkları faaliyet ve çalışmalarıyla bunlar gereğince yaratılan hukuki durumlarını dava konusu kurallar gereğince sona erdirmek zorunda olması, aksi halde haklarında insan hayatında çok önemli bir hukuki sonuç doğuran istifa etmiş sayılma veya ilişik kesme işlemlerinin uygulanması hakkaniyete aykırıdır. Bu nedenle söz konusu öğretim üyeleri için yargı kararlarına güvenerek mesai sonrası çalışma ve faaliyette bulunmaları, bu statünün kazanılmış hak olarak değerlendirilmesini olanaklı kılmasa da bu statülerin belli bir süre devam edeceğine ilişkin meşru bir beklenti oluşturduğu ve bu beklentinin hukuki güvenlik ilkesi gereğince korunması gerektiğinin kabulü gerekir. Ayrıca kanun koyucunun aynı konuyla ilgili pek çok kanun çıkarmış olması da söz konusu öğretim üyelerinin hukuki durumları bakımından belirsiz bir durum yaratmış ve duraksamalara neden olmuştur. Dolayısıyla dava konusu kurallar hukuk devletinin gereği olan hukuki güvenlik ve hukuki belirlilik ilkelerine aykırıdır."

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) Dr Hakan (Öğretim Üyesi)
26.06.2015 11:10:10
Sonuç olarak son 10 yıldır uygulanan "sağlıkta dönüşüm" ün amacı tamamen siyasal ranttır.
Çıkarımlar:
1-Recep Akdağ zamanında başlayan bu olay tamamen muayenehaneler üzerinden yürütülmüştür. Kurt dumanlı havayı sever misali bozuk plak gibi sürekli "halkı muayenehanelere mahkum etmeyeceğiz" lafı söylenmiştir
2-Öğretim üyelerine yakışır; emekliliğe yansıyan maaş verilmemekte ısrar edilmiş, emekliliği gelmiş hocalar yeni mezun ettikleri uzmanlardan az para alır hale getirilmiş ve işler yürümeyince istemeyerek de olsa (daha önce "biz devletin hastanesinin içinde muayenehane kurdurtmayız" lafı söylenmesine rağmen) özel muayene ve ameliyatlar geri getirilmiş, ancak burada "eskisi gibi değil ufak bir miktar fark ücreti" ile hocalara ulaşabileceksiniz denilerek oy kaybı azaltılmaya çalışılmış, siyasal rantı korumak için vurun abalıya tarzında "muayenehane savaşından son 391 kişi kalmasına rağmen halen vazgeçilmemiştir.
3-Kirpi hocamız ve Hakan Sermiyan kardeşlerim son derece haklıdır. Olay tamamen ahlakidir. Nitekim suistimal edecek olan kişi her şekilde bir yolunu bulur.
Son olarak bir çok meslek erbabı vatandaşlar işlerini dört dörtlük yapıyor da uğraşıp düzeltilecek bir doktorlar mı kaldı? Bu da manidardır. Çünkü vatandaşın sağlığı mağlığı kimsenin umurunda değil, amaç tamamen başta da dediğim gibi siyasi ranttır. O yüzden burada doktorların birbiri hakkında kafa yormasına be birbirimizi eleştirmesine gerek yoktur.
People
0
2) a.s (dr)
23.06.2015 11:41:47
Mevcut olan performans sisteminin en önemli sorunu (Temelde baştan sona yanlış zaten ancak mevcut sistemin devam ettirildiğini farz ederek görüş belirtiyorum).

SUT FİYATLARININ 7 YILDIR ARTMAMASI.

HER BRANŞIN MUAYENE PUANININ HEMEN HEMEN BENZER OLMASI.

NÖBETLERİN VE İCAPLARIN BRANŞ RİSKİ VE YOĞUNLUĞUNA GÖRE PERFORMANSA YANSIMAMASI.

AVANTA PUANLI İŞLEMLERİN HALA ÇOK OLMASI.

VS...

People
0
3) madalyonun tersi (dr)
23.06.2015 10:48:18
sayın opr dr hakan sermiyan,
şimdi de değişen yok. hasta yatakları sadece hoca özel farkı yatıranlara açık. hiç ünv hocası özel olmayan hasta bakmıyor ameliyat yapmıyor. muayenehaneler kamu içine taşındı. ödenen birimler düşük muyanehae 90 amelitay 1500-2000 ama ranedular 2-3 ay dolu. sürümden kazanılıyor. hızlı hizmet. kalite yok. milliti kapı arsından muayene ediyolar
People
0
4) Hakan Sermiyan (op.dr)
23.06.2015 08:07:45
Zaten esas sorun muayenehane olup olmamaıs değildi.Hasta yataklaırnı muayenehaneye bağlayığ orayı kendi hastanesi gibi kullanmasıydı.Yani ahlaki ve etik değerlerdi.Şimdi Ülkenin ahlaki ve etik değerleri değişmeyince değişen ne oldu?Ranta müsade.Özelden hasta yatıramasın yeter.Yokse herkes istediği yerde istediğini yapsın mesai harici.birde öğrenci öğretimini versin.Derslere yrd dç ler kıdemli asistanları gönderme ahlaksızlığını yapıp kendi mesai saatlerinde özelde çalışıyordu.soruna ve mahkemenin ürettiği çözüme bu noktadan bakmak lazım
People
0
5) Dr Hakan (Öğretim Üyesi)
22.06.2015 16:59:59
Arkadaşlar artık devir değişti. Prof Doç yok, iyi doktor, kötü doktor var. İyi olan, belli bir alanda spesialize olan bu hoca olabilir uzman olabilir fark etmez;
-Üniversitede de, devlet hastanesinde performansını özelini alır, iyi bir aylık gelir sağlar,
-Özel hastanede de aynı şekilde alır
-Her şeyden ayrılıp sadece muayenehane yapsa gene kazanır.

Yetersiz olan yukarıdaki şıkların hiçbirinde başarılı olamaz. Artık her şeyi geride bırakıp "spesialize iyi hekimler" olmak için çalışın.
People
0
6) kirpi (öğ üye +muay)
22.06.2015 16:11:20
madalyonun diğer yüzü bir de muayenehaci öğr üye'den dinleyin:

1-muayenehane hakkı tüm hekimlerin olmalıdır.
isteyen performans alır isteyen muayenehane açar
2-muayehane kötü bir şey değildir. hastaya istediği hekime doğrudan ulaşma imkanı sağlar.
3-muayenehaneyi kapatıp hastadan özel hastane fark ücreti almak hasta hekim arası para ilişkisini sürdürmek değil midir.
muayenehane HASTANIN FATURASINI ŞİŞİRMEZ.
MUAYENAHNE iyi hekimlik yapılır ki hasta bedava hizmetin olduğu bu ortamda sana gelsin.
4-muayenehane kötü ise öğretim üyelerine üniversitede kamusal alanda hazır lop masrafsız muayenehane hakkı veriliyor. benim tıp fakültemde 3 aylık fizik muayenesi dolu 2 aylık ameliyat dolu.
radyoloji tru kat byapacak para yatır 1 hafta, para yolsa 3 ay sonrasına meme kitlesine biyopsi günü veriyor. meme ca lı hastaya 3 ay sonra biyopsi??? ve her hoca sadece özel bakıyor.
4-geri kalan eski muayehaneci 300-400 hocanın maaş ve sabit dönerini kstiler. sabit döner 2550 gitti hadi onu anldık da maaşın içinden 2500 niye kesersin? 2o yıllık prof yaş 65 eline geçen para 3750. asistana eş değer.
5-buyurun muayenehanecilik bu kadar karmaşık.
bir kanunu ne kadar mıncıklarsan o kadar berbat edersin.
6-hastalar yine kuyruklarda...
People
0
7) kafası Karışık (Üni'de muayenehanesiz Doç.)
22.06.2015 14:07:17
Benim anlamadığım nokta:

üniversitedeki tüm hocalar artık muayenehane açabilir mi ? Yoksa sadece daha önceden açık olanlar mı devam edebilecek ?

Eğer ikincisi ise; üniversite hocalarına ayrımcılık diye coşan arkadaşlar, lütfen aranızda bana da bir yer verin. Benim de dışarıda muayenehanem yok ve açamıyorum, ama aynı bölümdeki arkadaşımın var, o devam edecek. Bu da bir haksızlık değil mi ?

Saygılar
People
0
8) atilla ulusoy (memur)
22.06.2015 09:33:02
Tam Gün Yasasının uygulanması ile ilgili Üniversitelerde yanlış bir kanı var. Mesai dışında serbest çalışma ve muayenehane/yazıhane/büro açma hususunda getirilen yasak sanki yalnızca tıp kökenli öğretim üyelerini ilgilendiriyor. Tıp dışındaki öğretim üyelerini (Örnek: Hukuk, iktisat, İşletme, Mühendislik vb) ilgilendirmiyor. Bu itibarla, bir çok üniversitede hukuk, iktisat, işletme ve mühendislik-mimarlık fakültesi öğretim üyeleri Rektörlüklerin bilgisi dahilinde ya da bilgisi dışında mesai saatleri dışında açmış oldukları bürolarda ya da başka bürolarda danışmanlık, avukatlık faaliyeti yürütüyor ve bu faaliyetleri karşılığında gelir elde ediyorlar ve bu gelirlerini de döner sermayeye yatırmıyorlar. Tabi bu uygulama Yasanın yanlış yorumlanmasından kaynaklanmaktadır. Hatta YÖK görevli bir uzmanın 6514 sayılı Tam Gün Yasasının uygulanması ile ilgili hazırlamış olduğu eğitim CD'sinde tıp ve diş hekimliği dışındaki Fakülte ve yüksek okullarda görevli öğretim üyelerinin mesai saatleri dışında mesleklerini serbest olarak icra edebilecekleri ve bu bağlamda büro ve yazıhane açabilecekleri belirtilmiştir. Netice itibariyle Anayasa Mahkemesi konuyu kesin olarak çözüme kavuşturmuş ve bütün öğretim üyelerinin (tıp harici olanlarda dahil) 657 sayılı Kanunun 28. Maddesinde belirtilen yasaklara tabi olduklarını mesai haricinde muayenehane, büro, yazıhane açamayacaklarını hüküm altına almıştır.
People
0
9) Dr ersan (De)
21.06.2015 17:54:37
Tam bir çifte standart.kazanilmis haksa
Devlette çalışan Prof Doç ve uzmanların
Hakları ne olacak insanlar kanunlar önümüzde asla edit degil
Gerekçe si bile hiç inandırıcı. Degil
People
0
10) prof.dr. (doktor)
21.06.2015 13:43:37
Univesite doktoru dedigin senin ve bircok hekimin hocasi sayin Atilla bey. Bu insanlarin cogu bransinda ozellesmis bir cok insanin muayene olabilmek icin peslerinde kostugu kisiler. Bu hocalarin cogu eski donemlerdeki gibi muayenehanesini sevk yada hasta yatirma vasitasi olarak kullanmiyor. Hastasina bakip bilgi birikimi ile onlara yararli oluyor. Bu hizmeti hastane ortaminda istenilen duzeyde vermesi cok zor. Zaten tam gun yasası geregi bu hizmeti de ancak saat 5 den sonra verebiliyor.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan Tarihi Detay Kategori