Çocukluk çağı kabusu geniz eti estetik sorunlara yol açıyor
Çocuklarda bağışıklık sisteminin bir parçası olan geniz etinin ileri derecede büyümesi, basit bir burun tıkanıklığından yüz gelişiminin olumsuz etkilenmesine kadar pekçok soruna neden olabiliyor.
Çocukluk çağı kabusu geniz eti estetik sorunlara yol açıyor
09 Şubat 2017 -

Özellikle kış aylarında pik yapan ve ebeveynlerin kabusu haline dönüşen geniz eti büyümesi, zamanında tedavi edilmediği taktirde ileriki dönemlerde estetik sıkıntılara hatta işitme problemi ve buna bağlı dil gelişimi sorunlarına dahi yol açıyor. Ameliyat için en ideal dönem ise 4-8 yaş arası. Ameliyat ne kadar erkene planlanırsa çocuğun maruz kalacağı olumsuzluklar o kadar erken son buluyor. Kulak Burun Boğaz uzmanı Prof. Dr. İsmail Koçak, “Geniz eti 3 yaşından sonra belirginleşmeye başlar ve ergenliğe kadar küçülür. Bazı çocuklarda bademcik dokusuyla beraber ileri derece büyüme gösterir ve burnu arkadan tıkar. Burundan nefes alamama, ağız solunumu yapma, horlama, kulak sorunları hatta apneye yol açabilir. Çocukluk çağında başlayıp zamanında tedavi edilmeyen geniz eti problemi, ileriki dönemlerde estetik sıkıntılara yol açar. Çünkü sürekli ağız yoluyla nefes alma, çene kemikleri ve yüz kemiklerinin normal gelişimini olumsuz etkiler ve yüz gelişimi bozulur. Çocuğun 2-3 yıl dahi bu soruna maruz kalması, bu problemlerin yaşanması için yeterlidir. Geniz eti ne kadar büyükse ön üst çenede, yüzde uzama, elmacık kemiklerinde çöküklük, gözaltı torbaları, damakta derinleşme / kubbeleşme, üst dişlerde uzama ve benzer şekilde oklüzyon problemlerine sebep olma riski o kadar yüksektir” diye konuşuyor.

 

GELİŞİM GERİLİĞİNE DE NEDEN OLABİLİR

Prof. Dr.  Koçak, kulakların bu soruna uzun süreli maruz kalmasıyla işitme kaybına bağlı dil gelişim problemi başladığına da dikkat çekerek “Geniz etinin yarattığı apne sebebiyle genel gelişim problemi de görülebilir. Çocukta geniz eti sorunu varsa 3 yaşını geçtikten sonra tedavisi hemen planlanmalıdır. En konforlusu 4 yaşından itibaren yapılacak tedavidir. 4 ila 8 yaş arası en ideal zamandır. Bu nedenle çocuk, problem fark edildiği andan itibaren takip edilmelidir. Kısacası geniz eti, çocukluk çağında mutlaka tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlıktır” diyor.

 

ERİŞKİNLERDE GENİZ ETİ SORUNU OLMAZ

Sanıldığı gibi erişkinlikte geniz eti problemi yaşanmadığını vurgulayan Prof. Dr.  Koçak, “Erişkinlikteki sorun konkadır. Klasik immünoloji geleneği, bir dönem geniz eti ve bademcik dokusunu vücudun koruma kalkanı olarak görür ve aldırılmasına karşı çıkardı. Ancak yeni çalışmalar gösterdi ki belli bir yaştan sonra, sorun yaratan her iki yapının da cerrahi olarak çıkarılması daha sağlıklı. Çünkü vücutta yüzü şekillendiren en önemli eleman hava. Burundan nefes alındığında sinüsler büyür, elmacık kemikleri ortaya çıkar ve çene kemiği belirginleşir. Bu nedenlerle ağız solunumu, yüz anatomisini olumsuz etkiler.

 

EN BAŞARILI SONUÇ ENDOSKOPİDE

Geniz eti ameliyatında en başarılı sonuç endoskopik yöntemlerle alınıyor. Endoskopi aletleri cerraha hem sorunlu alanı görme hem de aynı anda müdahale etme şansı sunuyor. Prof. Dr.  İsmail Koçak, “Ağız içinden yapılan klasik ameliyatlara göre en önemli avantajı budur. Kanamaların kontrolü de daha kolaylaşır. Operasyon yaklaşık 20 dakika sürer ve genel anestezi altında yapılır. Bir hafta içinde iyileşme tamamlanır, çocuk işlemden hemen sonra rahatlar. Klasik küretaj yöntemde doktor bölgeyi tam göremez, bu nedenle de şikayetlerin tam giderilememesi söz konusu olabilir” diye konuşuyor.

 

KRONİK SİNÜZİTTE CERRAHİ YÜZ GÜLDÜRÜR

Sıklıkla soğuk havalarda ismi çok anılan sinüzit, sadece baş ağrısıyla değil burun tıkanıklığı, koku alamama, sürekli yorgunluk, ağız kokusu, kuru öksürük, seste değişme, geniz akıntısı boğazda batma gibi semptomlarla da kendini belli ediyor. Özellikle kış mevsiminde geçirilen enfeksiyonların iyileşme süresi 10 günü geçiyorsa, sık sık tekrarlıyorsa ve tüm bu şikayetler birkaç aydan beri varsa kronik sinüzitten bahsediliyor. Sıklıkla da burundaki fizyolojik sorunların bu sürecin tetikleyicisi olduğunu belirten Prof. Dr.  Koçak, sözlerini şöyle noktalıyor: Burun tıkanıklığına da neden olan burunda kıkırdak / kemik eğriliği, burun eti büyümesi (konka hipertrofisi) gibi problemler sinüzitin de tetikleyicisidir. Çoğu kronik sinüzit hastasında fizyolojik etmenler en önemli sebeptir. Sinüzit solunum yollarına yayıldığında öksürük ve bronşite bile sebep olabilir; bazı hastalarda ses kısıklığı ve hatta diş ağrısı yaparak büyük bir probleme dönüşebilir. Alerjik çocuk ve yetişkinler de sağlıklı bir bireye kıyasla daha sık sinüzite yakalanır. Kronik sinüzit sık antibiyotik kullanımını da beraberinde getirir. Bu da antibiyotik direnci başta olmak üzere başka sorunlara yol açabilir. Bu gibi fiziksel sorun kaynaklı sinüzitlerde cerrahi en kalıcı tedavi şeklidir ve yüz güldüren sonuçlar verir. Zira kıkırdak eğriliği, burun içindeki etlerin büyümesi gibi mekanik engellerin ameliyatla tedavi edilmemesi, diğer ilaç tedavilerinin de uzun vadede kalıcı etki sağlayamamasına yol açacaktır.

 

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) Sümeyye Turan (Gıda mühendisi)
20.08.2019 12:04:58
Şu son cümleyi anlayamadım. Yani burun etlerinin büyümesi bu ameliyatla birlikte düzeltilemez mi?
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan Tarihi Detay Kategori
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
20/09-20/09 7. Geriatri Günleri GERİATRİ İZMİ
19/09-22/09 14. Ulusal Genç Yaşam ve 4.Klinik Romatoloji Kongresi ROMATOLOJİ KIBR
19/09-22/09 16. Ege Romatoloji Günleri ROMATOLOJİ İZMİ
19/09-22/09 16. Metabolik Sendrom Sempozyumu BESLENME... MUĞL
20/09-22/09 5. Klinik Embriyoloji Derneği Kongresi HİSTOLOJİ... İZMİ
21/09-24/09 Dünya Gastroenteroloji Kongresi 2019 GASTROENT... İSTA
25/09-27/09 4. Ulusal Çocuk Genetik Kongresi ÇOCUK... ANKA