KEDD: 10 kilo kayıp ile tüm nedenlere bağlı ölüm riskinde yüzde 20 düşüş mümkün
Klinik Endokrinoloji ve Diyabet Derneği Başkanı Prof. Dr. Mustafa Araz 4 Mart Dünya Obezite Günü nedeniyle basın açıklamasında bulundu
KEDD: 10 kilo kayıp ile tüm nedenlere bağlı ölüm riskinde yüzde 20 düşüş mümkün
04 Mart 2020 16:30 -

MEDİMAGAZİN- Klinik Endokrinoloji ve Diyabet Derneği Başkanı Prof. Dr. Mustafa Araz "Bilindiği üzere obezite sıklığı tüm dünyada hızla artmaktadır. Obeziteyle ilgili farkındalığı artırmak üzere 4 Mart tüm dünyada ilk olarak bu yıl “Dünya Obezite Günü” olarak ilan edilmiştir" diyerek açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

"Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) obeziteyi “sağlığı bozacak ölçüde vücutta aşırı yağ birikmesi” olarak tanımlamaktadır. Obezitede vücut yağ oranı erkeklerde yüzde 25’i, kadınlarda ise yüzde 30-35’i aşar. Obezite enerji alınması ve harcanması arasındaki dengenin bozulması ile genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimi sonucu ortaya çıkar.

Obezite sınıflaması kilogram cinsinden vücüt ağırlığının metre cinsinden boyun karesine bölünerek elde edilen beden kitle indeksi (BKİ) ile yapılır ve beden kitle indeksinin 18.5-24.9 arasında olması normal olarak kabul edilir. Beden kitle indeksinin 25-30 arasında olması fazla kilolu, 30-40 arasında olması obez (şişman), 40’ın üzerinde olması ise morbid obez (hastalık derecesinde şişman) olarak sınıflandırılır. Bel çevresinin kadınlarda 88 cm’yi, erkeklerde 102 cm’yi geçmesi ise abdominal (karın) obezite olarak adlandırılır ve kalp damar hastalığı riskinin arttığını gösterir.

Obezite başta diyabet olmak üzere, hipertansiyon, hiperlipidemi (kolesterol ve trigliserid yüksekliği), kalp damar hastalıkları, uyku-apne sendromu, karaciğer yağlanması, reflü, safra taşı, çeşitli kanserler,  kısırlık, eklem kireçlenmesi ve depresyon gibi pek çok sağlık sorununa yol açabilir.

Kilo kaybı ile vücut ağırlığında düşüşle birlikte sağlık risklerinde de azalma sağlanmaktadır. 0n kilogram kayıp ile tüm nedenlere bağlı ölüm riskinde yüzde 20, diyabetik hastalarda kan şekerinde yüzde 50, kan basıncında 20 mmHg, kolesterol düzeyinde yüzde 10, trigliserid düzeyinde yüzde 30 düşüş sağlanabilmektedir.

Obezitenin önlenmesinde ve tedavisinde sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivitenin arttırılması şeklindeki yaşam tarzı değişiklikleri birincil yöntemdir. Ancak yaşam tarzı değişikliğine rağmen kilo veremeyen uygun hastalarda ilaç tedavisi ve cerrahi yöntemler alternatif tedavi yöntemleridir.

Obezite tedavisinde ilaç tedavisi yaşam tarzı değişikliğine rağmen beden kitle indeksi 30’un üzerinde veya diyabet, hipertansiyon, kalp damar hastalığı gibi eşlik eden hastalığı olup 27’nin üzerinde olan hastalara önerilebilir. Yine beden kitle indeksi 40’ın üzerinde veya eşlik eden hastalığı olup 35’in üzerinde olanlarda cerrahi uygun hastalarda alternatif bir tedavi olabilir. Ülkemizde ilaç tedavisi için Sağlık Bakanlığı’ndan ruhsatlı olarak biri gıdalarla alına yağın atılmasını sağlayan ve ağızdan kullanılan, birisi beyin üzerine olan etkisiyle tokluk sağlayan ciltaltı enjeksiyon şeklinde kullanılan 2 ilaç mevcuttur. Sağlık Bakanlığı ruhsatlı ilaçlar dışındaki kayıtsız satılan ürünlerin sağlık riski yaratabileceği unutulmamalıdır.

Klinik Endokrinoloji ve Diyabet Derneği olarak kilo problemi olan kişilerin hormonal bozukluk ve obezitenin getireceği sağlık risklerinin değerlendirilmesi için doktor kontrolünden geçmelerini ve takip ve tedavilerini doktor kontrolünde yapmalarını önermekteyiz."

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer