Üniversite hastanesi afiliye oldu, dönerler düştü!
Bolu Sağlık-Sen Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada AİBÜ Tıp Fakültesi Hastanesinin Sağlık Bakanlığı hastaneleri ile afiliye olmasının ardından döner sermaye gelirlerinde düşüş olduğu iddia edildi.
Üniversite hastanesi afiliye oldu, dönerler düştü!
25 Şubat 2015 -

Açıklamada şunlar kaydedildi:

 

01.08.2014 tarihinde fiilen uygulamaya geçilen “AİBÜ Tıp Fakültesi Hastanesi ve Sağlık Bakanlığına bağlı Hastanelerin birleşmesi sonucunda (AFİLİASYON)  İzzet Baysal Eğitim Araştırma Hastanesinde döner sermaye dağılımında adaletsizlik oluşmuş ve çalışanlardan özellikle Uzman Hekim, Hekim ve yardımcı Sağlık personeli (Hemşire, Laborant, Sağlık Memuru, vb.) mağdur edilmiştir. Hatta Genel İdari Hizmetler ve Yardımcı Hizmetler Sınıfında çalışan personellerimiz döner sermaye alamamaktadır.


Hekim ve yardımcı sağlık personeli daha fazla işgücü ve hastane birleşmesinin sorunsuz bir şekilde yürütülmesi için çaba sarfettiği halde, sağlık çalışanlarının almış oldukları ek ödeme 2014 yılı Ocak ayı ve 2015 Yılı Ocak ayı karşılaştırıldığında;


 Uzman hekimin 3000 TL ile 6000 TL, yardımcı sağlık personelinin 300 TL ile 500 TL arasında kaybı olmuştur.


 Hastanelerin birleşmesinden sonra sağlık hizmetleri gelirleri artmasına rağmen, ek ödeme yönetmeliğinden kaynaklanan sorunlardan dolayı Sağlık çalışanları mağdur olmakta, motivasyon kaybı yaşanmaktadır.


Sağlık çalışanlarının sesi olarak; Ek ödeme yönetmeliğinde kaynaklanan sorunların hastane yönetimi ve Genel Sekreterlik tarafından, Kamu Hastaneler Birliği Kurum Başkanlığına ve Sağlık Bakanlığına iletilmesi ve çözüm yollarının belirlenmesi gerekmektedir.


Çalışanların mağduriyetinin ve Döner sermaye yönetmeliğinde kat sayı adaletsizliğinin giderilmesi konusunda ivedi bir şekilde çalışma yapılması gerekmektedir.


Döner Sermaye yönetmeliği ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığı yetkililerini görev davet ediyoruz. Çalışanlarının sesi olarak bu konunun takipçisi olacağımızı belirtiyoruz.

 

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) Mücahit Altuntaş (iç hastalıkları uzmanı)
27.02.2015 13:35:48
Pişmiş aşa (tartışmaya ) su katacağım.

Burada Medimagaiznde yada herhangi bir yerde döner kadar , hekim ücreti kadar , acaba ülkemizde son on yılda sekiz kat artan sağlık harcamlarını konuştuk mu ?

Döner sermayenin ahlakını , mantığını konuştuk mu ?

Sonrasında gelen ( ve tükenme sendromu ve maliyet sorunu oluşuturmasa sanıyorum ! , sittin sene konuşmayacağımız )"performsans sistemi"ni sen az ben çok alıyorum yada katsayının ötesinde konuşabildik mi?

Aslında %90 dışa bağımlı , ithalata bağımlı sağlık maliyetinin bize pahalıya malolduğunu !

Konuşmamak fıtrat meselesi mi ? Tesadüf mü?

Bu sağlıkta son on yılda sekiz dokuz kat artan harcamaların gerekliliğini , gereksizliğini belirleyebilseydik , sağlık sisteminde "nitelikli zamanda nitelikli ortamda nitelikli iş" , sağlık ortamında "liyakat" , ülkemizde bilimsel ortamın liyakat ile bağımlı olan "özerklik" sorununu iyi tanımlasaydık !

ücretlerimiz kadar konuşabilseydik ,

hakkını verseydik

bu tartışmalar sanıyorum hiç olmayacaktı.

2001 yılında sağlığa harcanılan toplam paranın 4 milyar 576 milyon TL, 2002 yılında 7 milyar 629 milyon TL, 2003 yılında 10 milyar 662 milyon TL, 2004 yılında 13 milyar 150 milyon TL, 2005 yılında 13 milyar 608 milyon TL, 2006 yılında 17 milyar 667 milyon TL, 2007 yılında 19 milyar 984 milyon TL, 2008 yılında 25 milyar 346 milyon TL, 2009 yılında 28 milyar 811 milyon TL ve 2010 yılında ise 32 milyar 80 milyon TL olduğu görüldü. 2011 yılının Ocak ve Şubat aylarında ise sağlığa 5 milyar 685 milyon TL harcama yapıldı.

Peki bir ülkede on yılda iş yükü üç kat artada bu üniversiteler , dernekleri , titri olan eğitimliler neden bunu da tartış(a)maz.

Önce döner sermaye çıkardılar (niye çıkardılar adelete düşkündüler ) , sonra sağlıkta çok işlem yapma kültürnü bireyselleştirdiler ( fıtrata indirgediler )...

Sağlıkta neolilberal politikaları yani ticari ve siyasallaşma ile birlikte götürdürler..

TUBA başkanı istifa ederken bağımsız bilim kuruluna ihtiyaç yokmuş demişti...Sallamadık.

Demokrasi ve çoğunluk peşinden koşarken fıtrat bir yana ülkemizde ortalama eğitim seviyesinin 4,sınıf olduğunu unuttuk.Demokraside çoğunluk kültürü ve yaklaşımıyla usulu , presipleri ,asgarilerini yitirince irtifa kaybetti.

İrtifann rakımı burada yazılanlardır.

Biat kültürü ve hegomonik yaklaşımlar bize özerk olmayı , soru sormayı , karşılıklı sorgulayıcı örgütlenme modelini unuttumuştu.

Birileri kürsülere çıkar dikte eder gibi konuşmayı bize öğretti.İlk okulda , orta okulda , lisede , üniversitede , gündelik hayatta , bilimsel ortamlarda , derneklerde , kurullarda.

Her alanda getto kültürü , parti kültürü , takım taraftarlığı , fanatizm , egosentrik tutum özel şirket yönetimlerinde bile itibar gördü..

Bilimsel yöntem , özerkllik , açıklık , evrensellik , örgütlü şüphecilik , eleştiri her yerde kapı dışarı edildi.

Akıl kapı dışarı edilince emek , asgari ücret , gelir dağılımı anlayışları sefilleşti.Kırıntıları tartışır olduk.Temel sorunları ve harcamaları , gereksizlikleri unuttuk.

Herşeyi para yapınca kötü para iyi parayı kovdu...

Yöntemi , usulu , gerekliliği , ihtiyaçları kova kova buralara geldik.

Fıtratımızda varmış.

Dr.Mücahit Altuntaş
İç hastalıkları uzmanı
People
0
2) www.aciamagercek.com (dr)
27.02.2015 12:17:29
BİLİM DÜNYAMIZ ACINACAK DURUMDA

• Bilim dünyamız ve üniversiteler, asırlardır bilim ve teknolojik yönden kastre edilmiş ve ülkeyi pazar haline getiren küresel sisteme harem ağası gibi bağlanmış bulunuyor. Harem ağası yapmanın yolu, önce bilim ve teknoloji üreten yolu budamak, sonra da teknolojik üretime ve kazanca dönüşmeyen sözde bilimsel çalışmalarla kıt kaynakları tüketmek ve birbirine pislik atmak : Bilimsel masturbasyon.

• Şu yorumların düzeyine bakın. Ne kadar süfli değil mi? ‘Benim tarzım bu’ programı gibi. Bu konuda Nobel alabilirsiniz. Bu anlayışla bin tane yayın yapılsa ne yazar. Disfaji bir örnek.

• Bilim ve teknolojide nal toplarken, başkalarından aşırdığımız bilgiden ne ölçüde yararlanıyoruz? Yaptığımız kopya tezlerle, üretmediğimiz ama kopyaladığımız bilgi işimize yarıyor mu? Ne gezer… Yürüttüğümüz bilgiyi uygulamayı da beceremiyor, ağzımıza yüzümüze bulaştırıyoruz. Domuz gribi ve kolesterolle ilgili zavallı halimiz ortada. İdrak etmedikten sonra, copy past yapmanın faydası yok. Ne işe yaradığı belirsiz tezler ve araştırmalar yapmakla, Bilim ve Teknoloji merkezi, Araştırma merkezi gibi tabelaları binalara asmakla, yapılan binlerce tezi depolara atmakla veya bilgisayar ortamına atmakla sorunlar çözülmüyor. Eğer çözülseydi, yağmur yağdığında bu merkezler ve içindekiler seller altında kalmazdı. Çevre kirliliğinden trafiğe, sel baskınlarından depreme, kötü kaderimiz değişiyor mu? Demek ki bilim ve teknolojiden nasibimizi alamamışız.

• Bütün bunları yapacak olan beyin, bilim dünyamızdır. Peki bilim dünyamız ne yapıyor? Bilim dünyamız ve aydınımız başkasının keşfedip ürettiği teknolojiyi kullanarak birbirine pislik atıyor ama bunları biz üretelim demiyor, teşebbüste bile bulunmuyor. Böyle bir dertleri yok. Bir tarafta disfajiyi bilmeyen akademisyenlerimiz, öbür yanda onları başımıza getirenler. Yaşamsal sorunlarımız çözüm beklerken, birbirine pislik atan yorumlarla oyalanmamız, sürüngenliğin ve bağımlılığın asıl nedeni.

• Halkın imkanlarıyla kurulan ve yaşatılan üniversiteler, bu haremağası modelinden ve bilimsel istimnadan kurtulmalıdır. Neden mi? Kaynaklar sonsuz değil sınırlıdır. Bu sınırlı kaynakların bilimsel anlayışla ve akıllı kullanımı gerekiyor. Aksi halde aspirinden uçağa, aşıdan domates tohumuna kadar binlerce teknolojik ürüne harcanan para, bilim üreten ülkelere sürekli hediye edilir. Patent ve teknoloji üreten ülkeler, bu hediye ile gelişir süpergüç olur. Bilim ve teknoloji üretemeyen ülkeler ise, bilimsel masallarla uyutulan sömürgelere dönüşür. İşin özü bu.
www.aciamagercek.com
People
2
3) aydin sinal (arzt)
27.02.2015 12:02:00
Haftalik Alman hekimleri dergisi"deutsches ärzteblatt" son sayisini no:8 20.02.2015 tarihli dergi sayfa 271,Almanca bilenler okusun:baslik Balkan verliert immer mehr Ärzte:Balkan ülkeleri devamli hekim kaybediyorlar isimli makalede balkan ülkelerindeki hastahane maaslarini yazmis:Romanya 250-1500 euro/aylik,Sirbistan uzman maksimal tavan 900 €/aylik,Hirvat hekimlerin ayligi ortalama 680 € buna bende ekliyeyim,bulgaristan 300-1500 €(asistan -klinik direktör),Cekoslavakya,slovenya,polonyada asagi yukari ayni.bir bilgi olsun diye yazdim
People
0
4) No name (Dr)
27.02.2015 11:39:51
DrHakan ben de aynı şeyi söylüyorum zaten. Etrafta havalı havalı dolaşan doçent ve profesörler disfaji nediri bilemeyecek kadar kötüler. Afiliasyon sonucu bu akademisyenler hem iş yap(a)madan daha çok para kazanıyorlar hem de uzmanların amiri gibi davranmaya çalışıyorlar. Bunun dünyada başka bir örneğini bilen varsa lütfen yazsın biz de ikna olalım.
People
0
5) Dr Hakan (Öğretim Üyesi)
27.02.2015 11:18:27
Sevgili no name, Sağlık Bakanlığı eğitim hastanelerine düşmanlığım olsa geçen dönem jürisinde olduğum ve sizin hastenelerden birinden başvuran "disfaji nedir?" diye sorduğumda bilemeyen arkadaşa doçentlik vermezdik. İşte herkese veriyoruz onlar da sizin hocalarınız oluyor :)
People
0
6) No name (Dr)
27.02.2015 09:40:42
DrHakan, ben ve üniversitede asistan olmayan arkadaşlar sizin ürününüz değiliz çok şükür. Sizin ürünlerinizin yaptığı veya yapamayıp bize yolladığı hastaları toparlamakla meşguluz genelde. Eğitim Araştırma Hastaneleri ne karşı düşmanlığınız var ama bizim sayemizde hatalarınız gözükmüyor. Bu hastaneler olmasa üniversite hocaları sürekli malpraktis davalarıyla uğraşırdı
People
0
7) kbb (kbb uzmanı)
26.02.2015 18:47:41
Bolu Sağlık- Sen i bu açıklamadan dolayı yürekten kutluyorum.
People
0
8) dr (dr)
26.02.2015 16:13:27
Doç veya prof luk SERTİFİKADIR
People
0
9) Dr Hakan (Öğretim Üyesi)
26.02.2015 14:26:56
Aslında şu uzmanlık sınavlarını merkezi yapacaksın. Öyle şimdiki gibi mercimekli köfte, sarma, pasta, börek, çerez içki eşliğinde, siyah takım elbise giyip kravat takıp gelip formalitasyon değil de gerçek bir sınav olacak. 5 yılda bir de yenileme sınavı yapacaksın, okuyup gündemi takip etmeyenlerin ünvanını alacaksın, pratisyen yapacaksın. Tabii öğretim üyeleri de belli kalite ve sayıda yayın yapacaklar. Yapmayanlardan onlara da tenzili rütbe yapılacak .Ondan sonra birbirimiz hakkında atıp tutalım olur mu? Sizler de sonuçta beğenin ya da beğenmeyin bizlerin ürünüsünüz:)
People
1
10) aydin sinal (arzt)
26.02.2015 14:07:18
Almanyada uzman hekimler,üniversite tip profosörlerinden fazla kazanirlar,hatirlatalim dedimde...
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan Tarihi Detay Kategori
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
28/06-30/06 5. Karadeniz Hematoloji Sempozyumu HEMATOLOJİ SAMS
28/08-29/08 Çocuklarda Motilite Bozuklukları Sempozyumu ÇOCUK... İSTA
27/08-31/08 20. Ulusal Anatomi Kongresi ANATOMİ İSTA
05/09-08/09 6. DOD Dermatoloji Gündemi DERMATOLOJİ SAKA
12/09-13/09 SCAI Menata Mentor Course-SCAI 2019 KALP VE... İSTA
14/09-14/09 7. Multidisipliner Nöroendokrin Tümör Sempozyumu NÖROLOJİ ANKA
11/09-14/09 World Congress of Perinatal Medicine KADIN... İSTA