Yeni mesleğe başlayan o doktor, o gün neler yaşadığını ve kısa hekimlik sürecini işte böyle anlattı!
3 yaşındaki çocuğunu muayene için Sapanca Devlet Hastanesi'ne getirdi. Dr. Fatma Banu Turhan tahta çubuğu çocuğun dilinin üzerine koyup boğazına bakmak istedi. Çocuk öğürünce annesi S.A. kadın doktoru saçından sürükledi.
Yeni mesleğe başlayan o doktor, o gün neler yaşadığını ve kısa hekimlik sürecini işte böyle anlattı!
23 Temmuz 2017 - MEDİMAGAZİN

Dr. Fatma Banu Turhan o gün neler yaşadığı ve yeni başlayan bir hekimin nelerle karşılaşabileceğini, sosyal medyada yazdığı çarpıcı yazıyla paylaştı:

 

Öncelikle tüm meslektaşlarıma ve bu zor dönemde yanımda olanlara teşekkür ederim. Ancak 19 Eylülde DHY olarak başladığım hekimlik görevimden 1 yıl dolmadan bunalmış duruma getirdikleri için çok müteessirim.

Hangi konudan başlamalıyım bilmiyorum, Görevime Serdivan Toplum Sağlığı Merkezinde başlar başlamaz 3,5 ay aile hekimliğine, ardından 1 ay SEAH Serdivan Acil servisine tek hekim olarak(üstelik Nisan TUS sınavına tam 1 ay kala), arada 1er 2şer günlük veya haftalık olarak çeşitli aile hekimliklerine görevlendirilmelerimden mi?

Ayrıca göreve başlar başlamaz aynı zamanda Sakarya Üniversitesi Tıbbi Mikrobiyoloji'de Doktoraya da kabul edildiğim için aynı zamanda tam zamanlı olarak çalışamayacağımdan dolayı SEAH Serdivan Acil servise görevlendirilmek için dilekçe verdiğimde farklı kurumlara görevlendirme yapılamaz cevabı almama rağmen 3 ay sonra SEAH acile nasıl oldu da görevlendirildiğimden mi? Ve bu yüzden doktoramdan vazgeçmek durumunda kaldığımdan mı?

Üstelik 70. DHY münhal kadrolar açıklanmadan önce zaten acil servis yazma kararı almışken Sakarya'da da acillerde çok fazla hekim açığı varken sırf döner sermaye bölünmesin diye sadece TSM kadrosu açılmasından mı? (İstanbul başta olmak üzere tüm Türkiyede durum aynıydı)

Tüm bunlar yaşandıktan, Eylül 2016 yy ile Uludağ Pediatri'ye yerleştikten sonra TSM'de asistanlık yazımın gelmesini beklerken Evde Sağlık Hizmetleri Kamu Hastaneler Birliği'ne aktarıldığında benim kadromun ve aynı ilde çalıştığım 5 ADAY MEMUR statüsündeki hekimin kadrosunun usülsüz bir şekilde tamamen Halk Sağlığı Müdürlüğünden alınıp Kamu Hastaneler Birliğine nasıl verildiğinden mi? (NŞAda aday memur olarak kadromun değişmesi imkansız)

Bununla beraber asistanlık yazışma sürecinde kadromun değişmemesi gerektiği için hemen itiraz dilekçesi vermeme, hala dilekçeme bir cevap alamamama rağmen tebliğ tebellüğ belgesini imzalamazsam ihraç edilmekle tehdit edilmemden mi?

Kamu Hastaneler birliğine atama kararımda yazan 'evde sağlık hizmeti kapsamında oluşturulan kadroya alınmak üzere' ibaresine dayanarak evde sağlık biriminde çalışmak istediğimi belirtmeme rağmen beni Sapanca İlçe Devlet Hastanesi Acil servisine atamalarından mı? (Yoksa atmalarından mı?) 
(Atama tarihim 06.07.2017)

Sonrasında hemen acil nöbet listesine alınıp sadece 2 tane refakat yazılıp birini tutup diğer nöbetimde nasıl tek başıma bırakıldığımdan mı?

Röntgeni sadece akşam 5e kadar çalışan(röntgen dışında herhangi bir görüntüleme yok), icapçı uzmanın olmadığı, günde 300e yakın hasta gelen ve hasta profili kötü olan(gerçi hangi acilde iyi bir hasta profili var?) ve Türk hastaların yanında anlaşmakta zorlandığım Kuveytli, Katarlı hastaların da azımsanmayacak derecede olduğu, bir tane konversiyonla gelen hastanın yanında 20 hasta yakınının girdiği (güvenlik görevlisini defalarca uyarmam, polis çağrılmasını söylemem, başka bir hastayı muayene sırasında odama 5er 6şar girerek beni rahatsız edip durmalarından mı? -hastalarının tedavisine müşahadede devam ettiğim halde) bir acil servise tek hekim olarak bakmak zorunda olduğumdan mı?

Gün içerisinde 4-5 adet trafik kazası, onlarca age/üsye/myalji, suisid, düştü diye 112yi çağıran gereksiz yeşil vakalar, çivi batmaları, onlarca kesi ve bunun gibi %95i yeşil %5i asıl acil olan hastaya baktıktan sonra ve kendim de ÜSYE geçirmekte olduğum (gün içerisinde sürekli subfebril ateşim vardı, muayene masamda kendi ilaçlarım; hala hasta bakıyorum) 3. nöbetimde gece saat 1buçukta 3 yaşında huzursuz 39derece ateşle gelen bebeğe orderını yazıp sesim kısık, açıklamasını da yapmaya çalışarak hemşire hanıma geçmeleri gerektiğini söylediğim halde abeslangla muayene ettiğim sırada sinirlenen, tedaviyi kabul etmeyen, dışarı çıkıp bağırıp çağıran ardından 10dk sonra( görüntülerde tam bu anı yayınlamışlar) muayene odasına gelip önce sözlü sonrasında da fiziksel şiddet görmemden, herkesin ortasında başörtümün açılmasından mı?

Fiziksel şiddet sırasında ben o halde hala beyaz kod vermeye çalışırken güvenlik görevlisinin içerde olmasına rağmen tüm olaylara seyirci kalmasından mı? (Tek açıklaması 2 kişi saldırdılar; nasıl engel olabilirdim?!)

Ben tüm bunları yaşarken ayın 15inde yatması gereken maaşımın 6 gün geciktirilerek ayın 21inde yatmasından mı?

Karakola gittikten, saatlerce ağladıktan, bu halde olayları hatırlamaya çalışıp tutanağım tutulduktan, ifademi verdikten sonra Sakarya Kamu Hastaneler Birliğinde atamamı yapan birim ile görüşüp ben asistanlığa gidene kadar(13 temmuzda Uludağ Üniversitesi tebligatımı TKHK'ya gönderdiğini söyledi) acilde çalışmak istemiyorum, eğer hala nöbet listesinde olacaksam istifa etmek istiyorum şeklinde beyan vermeme rağmen basına tamamen istifa edeceğim şeklinde yansıtılmasına mı? (Bu da ismimin yanlış telaffuz edildiği basın açıklamasında oluyor)

Bu süreç içinde kendimi sürekli düzgün ifade etmeye çalıştım, darp olayı sırasında hiçbir şekilde ağzımdan tek kelime kötü bir laf çıkmadı, çıkamadı, zaten sesim kısıktı, kendimi koruyacak gücüm bile yoktu, sadece yeter artık dayanamıyorum diyerek ağlamaya başladım. Görüntülerde saçlarından sürüklendiği görülmüyor diyenler olmuş; evet çünkü olay muayene odasında gerçekleşti (Takdir edersiniz ki güvenlik kamerasının olmadığı bir ortam)

Öncelikle bugün arayan Sn. Sağlık Bakanımız Op. Dr. Ahmet Demircan olmak üzere; Sn. Sakarya KHB Genel Sekreteri Doç Dr Hasan Salih Sağlam'a, SAÜ Tıp Fakültesi Dekanımız Prof Dr Ramazan Akdemir Hocama, Sakarya Milletvekilimiz Prof Dr Mustafa İsen'e; bana hem Facebook hem Instagram hesabımdan yazanlara (Artık geri dönüş yapamıyorum çünkü o kadar fazla mesaj var ki), tüm hekim arkadaşlarıma topluca çok teşekkür ederim.

Hukuki süreci başlattım, yanımda olmanızı diliyorum. İnşallah kendimi doğru ifade edebilmişimdir. Bunların yanında benden daha kötü şartlarda çalışmak zorunda olan, bugüne kadar sözlü veya fiziksel olarak şiddet görmüş tüm hekim arkadaşlarıma geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Ne yazık ki bu olay da son olamayacak. Allah tüm meslektaşlarıma sonsuz sabırlar versin.

Dr. Fatma Banu Turhan

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
5
1) serdar (uzman)
08.08.2017 23:43:07
15 sene uzman doktor olarak çalıştım ödüllerim var çok yayınım akademik ünvanım da var..1.5 sene oldu mesleği bıraktım restoran açtım serbest danışmanlık ve eğitim şirketim var yurtdışı danışmanlık yapıyorum..çok mutluyum..bir gün bile pişmanlık duymuyorum. bu kararı almamda etkisi tavan olan son dönem yönetici ve vatandaşlarıma teşekkürü borç bilirim.
People
7
2) Hekim (Uz Dr)
27.07.2017 22:33:06
Bence acile gelen yeşil alan hastalarından ücret alınması en etkili çözüm olur. Radyolojik tetkik yapılmayan veya yatışı yapılmayan hastalardan 30 tl civarı mesai dışı plk hizmeti ücreti alınır. İllaki radyolojik tetkik diye direten uyanıklar olursa kanser riskini hatırlatmak kafidir . Ve acilden yazılan reçeteleri SGK ödemez .Gündüz polikliniğe gitsin takibi ve reçetesi için . O zaman Acillerin Hasta sayısı önemli ölçüde azalır . Gerçek acil hastalara yeterli zaman kalır . Ama pardon OYlarda önemli ölçüde azalır ozaman . Şeytan ayrıntıda gizliymiş ...
People
11
3) hakan (hekim)
25.07.2017 23:15:59
Arkadaşlar bu tür olaylarda hep aynı yorumları yazıyorsunuz. Kimse sizin güvenliğinizi sağlamaz. Zabıta dayak yiyor, öğretmen dayak yiyor, doktor dayak yiyor, kadınlar dayak yiyor....Polis kendi güvenliğini ancak sağlıyor. Sağlık çalışanlarına özel koruma yasası çıkartacak iktidar anasından doğmadı. Böyle bir yasa olsa her gün yüzlerce adam tutuklanırdı. 'Doktoru karşısına alan, halkı yanına alır'. Allah hepimizin yardımcısı olsun.
People
5
4) feriştah (terzi)
24.07.2017 20:53:27
Kendine yazık etmiş bu mesleği seçerek...
People
5
5) mahsun (dr)
24.07.2017 13:53:30
Başlık 'Ben acıların doktoruyum ' olsa çok çarpıcı olurdu.
People
39
6) Murat celikten (Uzman)
24.07.2017 12:56:38
Kardeşim madem sağlıkta şiddete çözüm bulamıyorsunuz ben size kesin çözümü söyleyeyim.
Acil servislerde hasta muayenesi :50-500 tl arası olacak. Taban ücret 50 tl olup daha fazla ne kadar olacağına hekim karar verecek. Bu ücretin tamamını hekim alacak.
Poliklinik muayeneleri 100 tl den başlayacak. (Herhangi bir özel hastaneye git cebinden muayene+ilaç=75-100 tl en az çıkıyor zaten)
Ameliyat ücretleri minimum 500 tl den başlayıp tavanı hekim belirleyecek.
Devlet sigorta işinden elini eteğini çekecek. Maaşlardan kesinti yapmayacak.
Herkes tıpış tıpış özel sağlık sigortasi yaptiracak.
Sigara içene 3 misli
Içki içene 4 misli
Sigara+içki içene 5 misli
Sağlığına dikkat etmeyenlere kötü alışkanlıkları olanlara ona göre sigorta bedeli ödenecek.
Antibiyotiği doktor baskılarla yazsa bile özel sigorta bu hastalikta bunu ödemiyoruz diyecek ve hasta almayacak.
Bakanlıktan umudum yok. Ne sigaraya ile ne içkiye ne gereksiz antibiyotiğe ve en önemlisi de SAĞLIKTA ŞİDDET'e çözüm bulacakları yok.
Yukarıya sinirle bir senaryo yazdım ama demek istediğim şudur ki cepten para çıkmadan bu insanlar sağlıklarını. Kıymetini anlamazlar.
Armut piş ağzıma düşe alıştırmamak gerekiyor insanları.
Balık yemeyi değil tutmayı öğretmek gerekiyor
Bu sağlık harcamalarının % 30 - 40 ı gereksiz.
Kamu hastaneleri kuruldu alın size sonuç. İllerde ki idarecilerin maaşallah hepsi Devlet başkanı gibi kanunsuz işleri oluruna uyduruveriyorlar. Sonra da "aaa bu dr aday memurmuş daha" diye bir personel (genel sekreter/tıbbi başkan/başhekim/başh. Yard. Ları mümkün değil bilmez bilemez. Malumunuz ülkede liyakat zirvede) anlar ve yönetmeliği bulup başkanının yanına gider "Başkanım bu hekim aday memurmuş olmuyormuş bu görevlendirme " der.
Başkan "Tamam iptal edelim" derse tecrübelidir. "Ne demek olmaz, ankarayı arayalım yolunu buldururuz diyorsa" çok acemidir. "İlla bir yolu vardır başka illeri arayalım ama Ankara olmasın diyorsa" az acemidir.
Sözün özü şudur ki; Biz hekimler müslüman köyünde sülük,salyangoz satanlarız. Kilavuzumuz bilim, sanat òzümüz güzel ahlak olmadıkça işimiz zor.
Büyük geçmiş olsun hekim kardeşim.
People
16
7) m. murat (dr)
24.07.2017 12:53:15
O andaki güvenlik görevlilerinin duruşlarını tahmin etmek hiç zor değil. Büyük olasılıkla elleri bellerinde olayı izliyordu.
People
24
8) keşkedoktorolmasaydım (dr)
24.07.2017 12:32:04
Daha acısı ne biliyor musunuz? bu haberin altına yazılan yaklaşık 400 yorumun yüzde 90 ında hakketmiştir, doktorları döveceksin, geberteceksin, paragöz, az bile yapmış, salla başı al maaşı, ne yapıyorlar ki zaten şeklinde halkımızın yorum yazması.. Kimse basit bir ÜSYE için gece acile gidilir mi, muayene edilirken böyle tepki normaz olmamalı yazmamış. hastanın annesi yurtdışında randevusuz gündüz doktor bulamazken, gece randevusuz doktor dövebiliyor ve ülkenin halkı elinde olsa linç edip doktorları asacak. benim hiçbir umudum ve beklentim kalmadı
People
26
9) ali haydar ( dr)
24.07.2017 12:22:32
doktora şiddet uygulayanın önce 3 aylığına ,tekrarında 6-12 aylığına sgk'sını kes. ilaç alamasın.bedava dr'a gidemesin.sorun şıp diye azalır. nasıl ki alkollu araç kullananın ehliyetine el koyuyorsun. ama her zaman yapanın yanına kalıyor.
People
12
10) Abdulhamid (uz dr)
24.07.2017 10:35:44
anlaşılan o ki hergün eşşekten düşen bir meslektaşımız daha oluyor ama eşeği eğiten, haddini bildiren, eşeğe karşı koyabilmek için destek olan yok
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan TarihiDetayKategori
26.10-25.11ÖZEL KIRIKHAN BİLİM HASTANESİ - NÖROLOJİ UZMANI ARANIYORPersonel Arayanlar