Hangisi malpraktis?
Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, 27 Mayıs tarihinde düzenlenen, “Hekim Penceresinden Tıbbi Hatalar” konulu toplantıda, malpraktis ve komplikasyon arasındaki farklar, tıbbi hatalarda bilirkişi ve ulusal güvenlik raporlama konuları ele alındı. Tıbbi hataların değerlendirilmesinde yapılan yeni düzenlemelere göre, Yargıtay batın içinde spanç unutulmasını artık komplikasyon olarak değil, doğrudan tıbbi hata olarak kabul ediyor ve bilirkişiye dahi göndermeye gerek duymuyor

13.06.2016 - Pazartesi

/

Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, 27 Mayıs tarihinde, “Hekim Penceresinden Tıbbi Hatalar” konulu bir toplantı düzenlendi. Toplantıda malpraktis ve komplikasyon arasındaki farklar, tıbbi hatalarda bilirkişi ve ulusal güvenlik raporlama konuları ele alındı.

Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimliği Kliniğinden Prof. Dr. Adem Özkara, açılış konuşmasında, terör olaylarında Numune Hastanesi olarak pek çok yaralıya müdahalede bulunulduğunu ve bu tür olaylar ile bir daha karşılaşılmaması temennisinde bulundu. 

Tüm ölümler içerisinde üçüncü sırada

Tıbbi hatalar ile ilgili Amerika Tıp Kurumunun 1990’lı yıllarda yayımlamış olduğu bir raporda “Her insan hata yapabilir, ancak önemli olan sağlık sisteminin iyileştirilmesidir.” dendiğinin altını çizen Prof. Dr. Özkara, “British Medical Journal”da yayımlanan bir makalede, 2013 yılında Amerika’da gerçekleşen ölümlerde 251 bin kişinin tıbbi hata ve malpraktise bağlı hayatını kaybettiği belirtiliyor.  Bu oran, tüm ölümlerin içerisinde yüzde 9,5 ile kalp hastalığı ve kanserden sonra üçüncü sırada.” açıklamalarında bulundu.

 

“Tarihin hiçbir döneminde hekim tam sorumsuz olmamıştır”

Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniğinden Doç. Dr. Soykan Dinç,  “Tarihin hiçbir döneminde hekim tam sorumsuz olmamıştır, her zaman bazı kural ve kanunlara tabi olmuştur.” ifadelerini kullandı.  Hekimlerin ihale kuralları nedeni ile en ucuz aletlerle en iyi hizmeti vermeye çalıştıklarını dile getiren Doç. Dr. Dinç, Eylül 2015 tarihinde Ulusal Tıp Hukuku Kongresi’nde “Malpraktis ve Komplikasyonların Ayrımı” ile ilgili sunulan bildiriden örnekler verdi.


Senaryo: Davacı, gebeliğinin 10. haftasında küçük bir kanama ile davalı (X). Hastanesine başvurmuş, diğer davalı Doktor (Y), kendisine ilaç vererek kontrole çağırmıştır. Davacı, bir hafta sonra kontrole gittiğinde, kendisine bebeğin öldüğü belirtilmiş ve bebek kürtajla alınmıştır. Kürtaj sonrasında davacıda olağan dışı bir kanama meydana geldiğinden davacı 3-4 saat gözlem altında tutulmuş, bir hafta sonraki kontrolde ise, rahimde hematom olduğu gerekçesiyle ikinci kez kürtaj yapılmıştır. Davacı, kanama şikayetinin devam etmesi üzerine dava dışı Doktor (Z)’ye başvurmuştur. Doktor (Z) tarafından yapılan ultrason incelemesi sonucunda, davacıya, rahim içinde cenin parçaları bulunduğu ifade edilerek, yeni bir operasyon yapılması gerektiği bildirilmiştir. Üçüncü kez kürtaj olmak zorunda kalan davacının, kanamanın durmaması ve hayati tehlike nedeniyle rahmi alınmıştır (Yargıtay 13. HD. 2009/13214 E., 2010/3694 K., 23.03.2010 T.’li kararından alıntıdır).

Bu senaryodaki olayda hekim kusuruyla ilgili olarak ne düşünürsünüz?

a) Hekime kusur atfedilebilir (Malpraktis) b) Hekime kusur atfedilemez (Komplikasyon) c) Görüşüm yoktur.

Kaynak: Tıp Hukukunda Olgularla Malpraktis-Komplikasyon Ayrımı: Tıp Fakültesi ve Hukuk Fakültesi Son Sınıf Öğrencilerinin Konuya Bakış Açısı, Sorunlar ve Çözüm ÖnerileriTürk Nöroşir Derg 2016;26(1):40-8.


Tıbbi hataların değerlendirilmesinde yapılan yeni düzenlemelere göre, Yargıtay batın içinde spanç unutulmasını artık komplikasyon olarak değil, doğrudan tıbbi hata olarak kabul ediyor ve bilirkişiye dahi göndermeye gerek duymuyor. 

Tıbbi davalarda bilirkişilik ile ilgili bilgilendirmede bulunan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Rıza Tümer,  bilirkişilik sisteminde; adli tıp kurumu, üniversite ana bilim dalı başkanlıkları, üniversite ana bilim dalları, il adli yargı komisyonlarına bağlı doktorlar ve mahkemenin atayacağı doktorların olduğundan söz etti.

Bilirkişi olmak için gereken şartların detaylarından bahseden Prof. Dr. Tümer, bilirkişinin incelenen her dosya için 400 TL bilirkişi ücreti aldığını, ancak dosyanın zor bir dosya olması durumunda mahkemeye bildirimde bulunularak ücretin artırılmasının talep edilebileceğini ifade etti.

 

Aydınlatılmış onam formu önemli!

Aydınlatılmış onam formlarının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Tümer,  aydınlatılmış onam formu alınmamış komplikasyonun malpraktis kabul edildiğini söyledi.  Tıbbi hatanın ölüme neden olduğu düşünülen davalarda, otopsi yapılmamış olgularda malpraktis oranının daha fazla olduğunu dile getiren Tümer,   hekimlerin otopsi istemesinin altını çizdi.
Ulusal Güvenlik Raporlama Sistemi Mart 2016 tarihi itibarıyla uygulanmaya başladı.  Bu sistem ile yapılan tıbbi hatalar kimlik belirtmeden bu sisteme girilebilecek ve önlemlerin alınması sağlanacak.

Güvenlik Raporlama Sistemi ile ilgili önemli bilgiler aktaran Sağlık Bakanlığı Sağlıkta Kalite ve Akreditasyon Dairesi Başkanı Dr. Abdullah Öztürk,   bu tarihe kadar 3 bin 787 bildirim yapıldığını ifade etti.  Bu hataların arasında 3 bin 215 adet ile laboratuvar hataları en fazla görülürken,  397 ilaç hatası ve 181 cerrahi hata bildirimi bulunuyor.

 

En fazla yapılan cerrahi hata; klinik müdahaleye hazırlık yapılmaması 

En sık bildirimi yapılan cerrahi hataların başında; klinik müdahaleye hazırlık yapılmaması ve ameliyathane transfer ve hasta kabulü geliyor.    Hataların en fazla gerçekleştiği yer ise klinik (cerrahi) olarak bildirildi.

Bakanlığa bu zamana kadar yapılan bildirimler meslek gruplarına göre incelendiğinde en fazla bildirimi %35,35 ile hemşireler yaparken,  uzman hekimler (cerrahi branş) %33,70 ile ikinci, uzman hekimler (asistanlar) ise  %9,392 ile son sırada yer alıyor.


Doç. Dr. Soykan Dinç: “Aydınlatmak tamam ama insanların eğitim seviyesi ve sosyokültürel yapısı aydınlatılmış onamda önemli.  Ameliyatta yüzde 5 risk var, dediğiniz de hastanın psikolojisi değişebiliyor.”


Prof. Dr. Ali Rıza Tümer: “Hastalar istenmeyen durumlar anlatılsaydı şikâyet etmezdim, diyor.    Ameliyatı kim yapıyorsa, aydınlatılmış onam formunu onun doldurması ve hastaya bildirimde bulunması çok önemli.” 


Prof. Dr. Ali Rıza Tümer: “Kusursuz sorumluluk, yanında eleman çalıştıran kişinin ki araştırma görevlisi de bir elemandır,  bazı sorumlulukları vardır.  Bu sorumlulukları ortadan kaldıran bazı da durumlar vardır.   Kusursuzluk sorumluluğunu hekimin üzerinden alan, ancak cezai sorumlulukları açısından her birey  kendisi  sorumludur ama tazminat sorumluluğunda kusursuzluk sorumluluğu var ve siz de asistanın yaptığı işlemden dolayı sorumlu olursunuz.     Asistanın yaptığı hataların sorumluluğunu üzerinizden atmanız için kanunun belirlediği bazı durumlar var, bunları yerine getirmelisiniz.” 

 

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
Yazarlar
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)