İSTAHED: Artık sabır tükendi, gözler görene kadar bu hikayeyi bitirmeyeceğiz
Dr. Kutbettin Demir, “Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF)’in çağrısı ve yönetim kurulumuzun kararı ile 8 Şubat Cumartesi günü, sağlık iş kolunda örgütlü sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte Ankara Anıtpark’ta biz de İSTAHED olarak yerimizi aldık.” dedi
İSTAHED: Artık sabır tükendi, gözler görene kadar bu hikayeyi bitirmeyeceğiz
13 Şubat 2020 - MEDİMAGAZİN

MEDİMAGAZİN- İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Kutbettin Demir, “2010 yılında büyük umutlarla yola çıkmıştık, tüm ülke genelinde uygulanmaya başlanan aile hekimliği yolculuğumuza. O günden bu güne birinci basamak sağlık istatistiklerinde mucizelere imzalar attık. Attığımız bu imza bizzat sağlık otoritelerinin övünç kaynağı oldu. Her fırsatta tüm dünyada örnek olarak gösterildiğimizden bahsedildi. Ne var ki imzanın gerçek sahipleri için, sistemin emekçileri ve kahramanları olan aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları için durum hiç de umulduğu gibi olmadı, uygulamanın çalışanlar tarafındaki çekilmez hale gelen yüzü artık sessiz kalınamayacak kadar kendini göstermeye başladı. Sistemden istifalar başladı, yeni birimler doldurulamaz oldu. Zamanla mevzuatlarda yapılan değişiklikler, sağlık idarecilerinin kötü de olsa mevzuatı doğru uygulamaktan uzak tavırları, uygulamadaki eksiklikler, iller hatta ilçeler arasındaki uygulama farkları ve verilen hizmet karşılığı alınan ücretlerde meydana gelen reel düşüşler artık sistemin hizmet verenler ayağında ciddi aksamalara dolayısı ile uygulamayla oluşan memnuniyetin de azalmasına yol açtı.” diye belirtti.

“Sistem hizmet verenler açısından sürdürülemez hale geldi”

Sistemin sürdürülemez bir hale geldiğini söyleyen Demir, “Tüm bunların yanında terör boyutuna ulaşan sağlıkta şiddet, idarecisinden bankoda oturan sekretere kadar sağlık sektöründe çalışan her kesin korkulu rüyası oldu, sağlık kurumlarında çalışanlar kapıdan içeri giren her vatandaşı birazdan kendisine saldıracak mı endişesi ile karşılar hale geldi” dedi.

Demir, sözlerine şöyle devam etti:

“Sağlıkta şiddet faillerinin ciddi yaralama suçlarında bile savcılıkça salıverilmesi, suçu önlemekte yetersiz kalan hatta suçu teşvik eden ertelemeli paraya çevrilmeli cezalar konusundaki taleplere de kulaklar tıkandı. Vatandaş ile sağlık çalışanını karşı karşıya getiren mevzuat gittikçe güçlendi ve sağlık hizmeti vatandaşın sağlığına katkıdan çok, kurumların talep ettiği imzaların atılması için gelinen yerler oldu. Hiçbir bilimsel anlamı olmayan ve çalışanları büyük risklerin altına atan bu imzaları atmakta özenli davranmak bile sağlık çalışanına saldırmanın bahanesi oldu. Sağlıkta şiddetin bu kadar sıradanlaşması, genele yayılması ve karşılıksız kalması ile canından bezmiş sağlık çalışanları, örgütleri aracılığı ile buna karşı alınması gereken önlemleri defalarca ilgililerine iletti. Ne var ki bu şiddete karşı etkili olacak hiçbir önleme imza atılmadı, taleplere kulaklar tıkandı. İşte bu yüzden, yılın en soğuk günü olmasına, tüm yolların kar ve buzla kaplanmasına, Ankara’nın ayazına rağmen AHEF‘in çağrısı karşılık buldu ve 8 Şubat’ta ülkenin her yerinden gelen sağlık çalışanları Anıtpark’ta, Büyük Ankara Mitinginde buluştu.

İSTAHED de tüm Yönetim Kurulu ve üç otobüsü dolduran üyeleriyle, alanda taleplerini dile getiren döviz ve pankartlarıyla hazırdı. Sabahın 4’ünde İstanbul’dan başlayan, olumsuz hava ve yol koşullarına rağmen neşe içinde geçen yolculuğumuzun sonunda Ankara’nın meşhur ayazında sıcacık miting alanına, önde Elazığ Aile Hekimleri Derneği (ELAHED) ve İSTAHED pankartlarımızla giriş yaptık. Depremin oluşturduğu yaraları sarmaya devam ettiği için mitinge gelemeyen Elazığ’lı meslektaşlarımızın kalbinin bizimle olduğunu biliyorduk ve ‘YÜREKLER ELAZIĞ’DA, ELAHED ARAMIZDA’ yazan pankartlarıyla fiziksel olarak da alanda olmalarını istemiştik. Hiç kimse geride kalmamalıydı. Hiç kimseyi arkamızda bırakmamalıydık.”

“Alanda taleplerimiz netti”

Etkin ve caydırıcı bir  ‘Sağlıkta Şiddet Yasası’ istiyorduk diyen Demir, “Sağlık magandasının aynı suçu ertesi gün işlemeye cesaret edememesini istiyorduk, şiddete sebep olan tüm mevzuatın elden geçirilmesini istiyorduk. Yıllar içinde yitirilen özlük haklarımızın geri verilmesini istiyorduk. Ücretli vekâletsiz izin hakkı istiyorduk. Yıpranma payımızın geriye yönelik de işlemesini ve insanca yaşayabileceğimiz düzeyde ücretlerin verilmesini istiyorduk. Kısacası mesleğimizin saygınlığını geri istiyor, onurunu korumaya çalışıyorduk. Daha önce ilgililerine defalarca ilettiğimiz, dosyalar kitapçıklarla anlattığımız, anketlerle destekleyerek gösterdiğimiz gerçeklere tıkanan kulakları, kapanan gözleri açmak için artık başka şeyler yapmak, şarkı dinlemek değil şarkı söylemeye başlamak lazımdı.” dedi.

“Artık sabır tükendi. Gözler görene kadar bu hikayeyi bitirmeyeceğiz”

“Yürüdüğümüz yolda engeller olacak elbet, engelsiz yolların bizi hiçbir yere götürmeyeceğini biliyoruz” diye konuşan Kutbettin Demir, şunları söyledi:

“Aklımızla, sabrımızla ve birlikteliğimize olan güvenimizle diyoruz ki; Bizzat makamlarınıza gelerek dile getirdiğimiz talepleri alanlardan haykırmanın ve sonrasında da şimdiye dek yeterince hissettirmediğimiz gücümüzü hissettirmenin vakti geldi. 8 Şubat’ta alandaydık,  bunca yıldır duymadığınız sesimizi, bir cumartesi mitingi ile de duymayacağınızı bile bile, bu mitingin sizi uyarmayacağını bile bile, bir başlangıç olarak ve birlikte alanlara inebilmenin coşkusunu sonraki eylemlere taşıyacağımızı göstermek adına alandaydık.  Soğuk Ankara hikayesi, İSTAHED için böyle kabul edilerek İstanbul’da başladı, Anıtpark’ta devam etti, miting bitti evlerimize döndük ama bu hikaye bitmedi. Tıkalı kulaklar açılana, kapalı gözler görene kadar da bu hikâyeyi bitirmeyeceğiz. Hayatımız tehlikede ve bizler bunun farkındayız. En kutsal olan hakkımızı, sağlıklı ve güvenli bir ortamda çalışma ve yaşama hakkımızı istiyoruz. Yaşam hakkımızı savunmak için birlikte alanlarda tek ses olduğumuz; AHEF üyesi Tüm İl Derneklerine, ASEF'e TAHUD’a, Türk Sağlık Sen’e, Genel Sağlık İş’e AHESEN’e, BDS’ye ve destekleyen illerin Tabip Odalarına da selam olsun. Birlikte kazanacağız.”

 

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
2
1) s.o.s. (cerr.)
14.02.2020 17:01:53
5013 beğeni. Genel Cerrahı rumuzlu arkadaş, çok becerikli bir kişisin maşallah. Nasıl ettin, nasıl yaptın bilmiyorum, bildiğim tek şey: hasta olarak senin gibi hekimin eline düşmek istemem.
People
1
2) Cildiyeci (hekim)
14.02.2020 14:43:41
Sayın aile hekimi olmayan hekim arkadaş; Keşke her şey saçma sapan fıkra anlatmakla çözülseydi. Aile hekimleri biraz kendilerinde de sorun arasınlar. Niye kimse cildiyecilere cephe almıyor? dahiliyecilere cephe almıyor? Acilde FTR ci cildiyeci nöbet tuarken aile hekimi onları mı düşündü ayda 8 saat nöbete gelmemek için 1000 tane takla attı.
People
35
3) Bir Fıkra (Önemli Sonuç)
14.02.2020 08:40:23
BİR FIKRA...Genel Cerrah (Hekim) arkadaş hile ile BEĞENİNİ 5000 yapınca mutlu oldun mu?

Habere 2 yorum var biri 10 diğeri 5000 beğeni almış bu mümkün mü?

Üstelik 10 beğeni alan mesleki dayanışmadan birlikte hareketten bahsediyor 5000 alan ise meslektaşını elinden gelse bir kaşık suda boğacak.

Bu gün hekimlerin temel maaşları 4.700 TL ise bunun 2 temel sorumlusu var. 1. sorumluluk zamanında maaşından bihaber yaşayan maaş kartlarını eşlerine çocuklarına harçlık olarak veren muayenehaneci hekimler 2. sorumlu ise arkadaş gibi meslektaşını sürekli rakip gören onun gelirini, iş yükünü tartışan hekimler.

Bu kültürü özetleyen “Cehennemdeki Türkler” fıkrasını hatırlayalım ve sonuca ilerleyelim.

Fıkra bu ya; Cehennemde yeni bir zebani işe başlamış. İlk gün kıdemli zebani tarafından gezdiriliyormuş. Her yerde dev, yüksek kaynar kazanlar içinde yanan insanlar ve her bir kazanın başında zebaniler varmış. Bizimki bakmış derin bir kazanın başında 5 zebani bekliyor.
– Bu ne demiş?
– Bu Almanların kazanı, sürekli birlik olup yardımlaşıp üst üste çıkarak yukarıya tırmanıyorlar ve oradaki zebaniler de tırmananı tekrar aşağıya atıyor…
Biraz daha ilerlemişler dev bir kazan daha. Başında 3 zebani bekliyormuş. Bizimki yine dayanamamış;
– Peki, burada niye 3 zebani bekliyor?
– Bu da Amerikalıların kazanı, bunlar da arada yardımlaşıp çıkmaya çalışıyorlar ve görevli 3 zebani yukarıya çıkanı tekrar aşağıya atıyor.
Bizimki bakmış bir sürü dev kazan ve her kazanın başında çeşitli sayıda görevli zebani varken ileride bir kazan var ki başında hiç zebani falan yok. Hemen atılmış;
– Yahu bu kazanda niye görevli zebani yok, boş mu?
Kıdemli artık bıkkın bir şekilde cevaplamış;
– O Türklerin kazanı. Görevli zebaniye gerek duymuyoruz. Zaten içlerinden birisi çıkmak için çaba sarf ettiğinde diğerleri birlik olarak hemen onu aşağıya çekiyor.

Fıkradaki Türkleri mesleki olarak yorumlarsak tamda denk gelen meslek HEKİMLİKTİR…

Tüm hekimlerin en azından sözleşmeli hekim maaşı alabilmesi için bizim meslek örgütü çatısı altında mesleki dayanışma ile birlikte hareket etmemiz gerekiyor RAKİP DEĞİL MESLEKTAŞIZ…

Not: Aile hekimi değilim…
People
300
4) Beyin Cerrahi (Tabip)
13.02.2020 16:28:40
Istemiyorsaniz sozlesme imzalamayin zorla mı çalıştırıyorlar sizi? Türkiyenin bir sürü sorunu var, Suriyeden şehitler geliken millet sizin daha rahat daha fazla para kazanmanizla mı uğraşacak?
People
10003
5) Genel Cerrah (Hekim)
13.02.2020 11:40:34
Evet sabrımız tükendi; FTR uzmanı, Cildiyeci acilde nöbet tutabilir ama aile hekimi ayda 1 sadece 8 saat tutmamak için eylem yapar. Evet sabrımız tükendi; 3 aile hekiminin çalıştığı yerde 2 sine of verip tek kalanı saatlerce beklemek. Evet sabrımız tükendi; malzeme parası çıkmasın diye pansuman yapmayıp hastaneye yönlendirenlere. Bir avuç işini iyi-hakkıyla yapan aile hekimi dışında hepsini iptal edip sağlık ocağı sistemine dönülüp şu an aldıkları profesor üstü maaş asistan maaşından düşüğe çekilmelidir.
People
37
6) Performans (Sağlığa Zararlıdır)
13.02.2020 11:23:01
ARTIK YETER... Temel sorun bizim mesleki örgüt çatısı altında mesleki dayanışma ile hareket edemememiz.

Ne zaman ki aramızdaki suni ayrımları kaldırır meslektaşımızı rakip görmekten vazgeçer birlikte hareket ederiz sorunlar ancak o zaman çözülür.

Aksi takdirde aynı hastanede örneğin 657 uzman hekim 4.700 TL maaş alırken 4924 sözleşmeli 9.700 TL askeri hekim ise 12-13 bin TL maaş almaya devam eder. Sorunun temeli ise performans sistemi bunun yerine tüm hekimlere en az sözleşmeli hekim maaşı verilmeli ve emekliliğine yansıtılmalıdır. Toplam gelirin %70-80 ni maaş %20-30 u performans döner vs. olmalıdır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)