"Fizyoterapistlerin gelir beklentileri hekimlerin düzeyine ulaştı"
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ bir dizi temaslarda bulunmak amacıyla havayoluyla Erzincan'a geldi. Yüzlerce vatandaşın katıldığı karşılama töreninde iki Bakan, THK Paraşütçüleri tarafından düzenlenen gösteri uçuşu ile karşılandı. Paraşütçüler Bakan Yıldırım ve Bakan Akdağ'ın resimlerinin bulunduğu pankartlarla iniş yaptı.
27 Ekim 2010 - İHA

ERZİNCAN-Sabah saatlerinde havayolu ile gelen Bakan Yıldırım ve Bakan Akdağ, Erzincan Havalanı önünde bekleyen coşkulu kalabalığı selamlayarak kısa bir konuşma yaptılar. Bakanlar daha sonra Erzincan Üniversitesi (EÜ) Akademik Yılı açılış törenine katılmak üzere Eğitim Fakültesi'ne geçti.


Buradaki tören saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Törende EÜ Rektörü Prof. Dr. İlyas Çapoğlu ve Erzincan Valisi Abdulkadir Demir'den sonra bir konuşma yapan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ, sağlık sektöründe yapısal bir sağlık reformu gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, "Bugün bana sorulduğunda sağlık sektöründe en önemli sorun nedir? Bunun cevabı nettir. Sayısal alanda insan kaynağımız yetersizliği. Yetişmişlik anlamında değil. Demek ki üniversiteler YÖK zamanında bunu görmeliydi ve bunun için temel almalıydı. YÖK'ün en önemli yapısı bu olmalıydı. Ama görün bakın ki yıllardır, yeni başkan kim olacak, o mu seçilecek, bu mu seçilecek gibi kavgalar oluyordu. Böyle üniversite gelişmez. YÖK'ün görevi Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) veya devletin diğer kurumları ile birlikte doğru bir planlama yapmak ve insan kaynağını yetiştirmektir. Bir taraftan bir fizyoterapistin aylık gelir beklentisi bir hekimin aylık gelir beklentisine ulaşacak. Neden? Ülkede yeterli sayıda fizyoterapist yoktur. Öbür taraftan 10 binlerce gencimiz işsiz bekleyecek. Böyle bir planlama olur mu? Bu yanlışlar Türkiye'de yıllarca yapıldı. Şimdi görüyoruz ki YÖK farklı yaklaşmaktadır. Türkiye'nin önümüzde ki 30- 40 yıl içerisinde sağlık sektöründe nelere ihtiyaç var onların çalışmasını YÖK'le birlikte yapıyoruz. Ülkenin önünü tıkayanların, ortalığı velveleye vermesi ile geleceğimizi oluşturamayız. Üniversiteler nitelikli insan yetiştirmelidir. Her açıdan nitelikli insan yetiştirmelidir" dedi.

ŞANLIURFA'DA DOĞAN ÇOCUK SAYISI YUNANİSTAN'A EŞİT
Türkiye'nin genç nüfusunun iyi yetiştirileceği üniversiteler ile Türkiye'nin hatta Avrupa'nın geleceği haline geleceklerini belirten Prof. Dr. Recep Akdağ, "Bugün artık Avrupa'da çocuk yapılmıyor. Şanlıurfa'da doğan çocuk sayısı, Yunanistan'da 1 yılda doğan çocuk sayısına yakın. Bundan 10 sene öncesi ile kıyasladığımızda, doğurganlık çağındaki kadınların, ortalama çocuk sayıları da fazla değil. Ortalama çocuk sayısı 2,1'dir. Bu daha aşağı inerse biz de batılı ülkelerin geldiği noktalara geliriz. Batılı ülkelerdeki en büyük sıkıntı genç nüfusunun yok olmasıdır. Bugün 73 milyon nüfusu ile kararlı bir biçimde artan, ama artık anormal bir biçimde de artmayan, bu nüfusu ile hem Türkiye'nin hem de Avrupa'nın harekete geçilmiş gücü olacaktır" diye konuştu


Üniversitesinin akademik açılış yılı töreninde son konuşmayı Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım yaparak üniversitelerde yaşanan ideolojik kavgalara değindi. Bakan Yıldırım, "Üniversiteler evrensel aklı temsil ediyor. Bu nedenle üniversite, siyasetin ve ideolojik oluşumun tayin edici bir yeridir. Böyle bir konuma sahiptir. Üniversitelerin ana amacı, aklı beslemek, düşünmeyi öğretmek ve düşünce üretmektir. Üniversite her şeye, aklın, bilim, düşüncenin gözlüğü ile bakar. Değerlendirmesini tarafsız objektif
ölçüler içerisinde yapar. Üniversite, etkilenen değil, etkileyen, tamamlayan değil tanımlayan, yol gösterilen değil yol gösteren kurum olmalıdır. Üniversite deyince de, soyut, toplumdan kopmuş bir kurumda aklımıza gelmemelidir. Bu nedenle, evrensellik olmasının yanı sıra çağdaş üniversiteden beklenen bulundukları ülkelerin ve o ülkelerin sorunları ile ilgili çözüm üretmesi, sivil toplum örgütleri, yerel yönetimler, tüm devlet kurumları ile bilgi ve deneyim paylaşımı içerisinde olmalıdır.
Üniversiteler bir anlamda ülkelerin öncü kurumları olmak durumundadır. Dünyada yüksek öğrenim çağında öğrencilerin en az yüzde 30'unun 4 yıllık eğitimden geçiremeyen ülke, kalkınmış ülke olarak anılmıyor" şeklinde konuştu.


Konuşmaların ardından Erzincan Üniversitesi ile Çelebi Holding arasında işbirliği protokolünün imzalanması ve plaket verilmesi ile tören sona erdi.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
1
1) Gülşen (FTR öğrencisi)
07.12.2011 01:02:42
Bir ülkenin sağlık bakanına bu yorum yakışmıyor.Dr dışındaki meslek dallarını küçümsemek yerine keşke sağlık alanındaki diğer sorunlara baksanız. Mesela devlet hastanelerindeki taşeron şirket üzerinden hemşire olarak çalıştırılan çevre sağlığı teknisyenlerine. Yada bir temizlikçiyi tutup sen fizyoterapi uygulayacaksın diyen zihniyetlere... Keşke bu lafı söylemeden önce bu sorunları çözmek için birşeyler yapılsaydı en azından daha anlamlı olurdu..
People
2
2) Halit Nart (öğrenci)
23.10.2011 13:46:03
iyi günler yaşca benden büyük değerli abi ve ablalarım.ben hacettepe üniv. fizyoterapi ve reh. 3.sınıf öğrencisiyim.öğrenci olmama rağmen kimin hangi sınırda ne yapması gerektiğini az çok kestirebiliyorum artık.biz fizyoterapistler tanı koyma ideali etrafında asla koşmadık ki bunu yapacak bir eğitim düzeyimiz yok(her meslek kendi sınırlarında çalışmalı)fakat 4 yıllık eğitim sonunda teşhisi konmuş bir hastalığa tedavi programını yazcak kadar da hayli hayli bir birikime sahip olabiliyoruz.en basitinden bitirme sınavımızda 4 kişilik prof+doç kadrosu önünde teşhisi konmuş hastaya gerekli tüm tedavileri sunarak mezun oluyoruz.bu emeklerimizin sonunda da gelip ftr alanında uzmanlaşmış bir dr var diye tedavi programını onlara bırakıp hp+us+tens mi yapacağız.kusura bakmayın ama bu insan haklarınada aykırı insana yardım ilkelerinede.siz teşhisinizi koyun gerisine karışmayın fizyoterapistler ne yapması gerektiğini çok iyi bilir...saygılarımla...
People
0
3) fzt murat dirildir (fizyoterapist)
20.02.2011 18:54:24
sayın fizik tedavi hekimleri soruyorum size günde 80 tane hasta geliyor onlarla ilgileniyoruz diyosunuz , siz sadece günde 5- 6 hasta alabiliyosunuz fizyoterapist olarak diyosunuz. peki sormak istiyorum size: bu arada kalan günlük 75 hastayı napiyosunuz (o sağlık bir ekip işidir kısmının hangi bölümüne gönderiyosunuz) bide öğrenmek istediğim bi şey daha var. bir hasta hangi hastalıktan ötürü size gelmek durumunda bana bi kaç örnek verebilir misiniz. fizyoterapistlerin diğer doktorlarla çalışmasını engelleyecek, salt sadece ve sadece size gelen ,sizin çözüm bulabileceğiniz hastalıkları soruyorum. hastaya rehabilitasyon kısmında ultrason - hotpack - tens üçlüsünden başka en son hangi modaliteyi yazdınız. mesela en son ne zaman manuel terapi yazdınız bi hastanıza, yazamazsınız çünkü onları türkiyede bi kaç çok değerli fizik tedavi hekimi dışında hiç biriniz bilmiyosunuz. yazık oluyo hastalara valla sizin bu para hırsınız yüzünden :(
People
0
4) dr erol (ftr uzmanı)
06.02.2011 17:28:08
bu tartışmalar bizleri koca bir kaosa götürmekten öte değildir. Fizik Tedavi bir ekip işidir ve hep öyle kalacaktır bunu aksini düşünen her kimse sonuçlarına katlanması bilmesi gerekir .saygılarımla
People
0
5) Aysun Tanyol (Doktor)
04.02.2011 14:23:43
Bu tartışmaların hem fizyoterapistler hem de fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanları için çok yaralayıcı bir boyutta olmaya başladığı bir gerçektir. Fizyoterapistler her ne kadar hastaların tedavi hakları ile ilgili argümanlarla yola çıksalar da gerçek niyetlerinin tedavilerin tamamını (reçete yazmak, konsültasyon yapmak gibi hekimlik işleri)ele geçirmek istedikleri bilinen ayrı bir gerçektir. Şimdi FTR uzman hekimlerini haksız bulan, ellerinin altında kolay ulaşılır bir eleman olarak kabul ettikleri fizyoterapistlerin kendileri ile direkt çalışması için haklı olduklarını iddia eden nöroloji, ortopedi gibi branş hekimlerinin 3-5 yıl sonra karşılarında rehabilitasyondan sorumlu meslektaşları yerine fizyoterapistleri bulduklarında aynı dili konuşmuyoruz diye yakınmaya başlamamalarını diliyorum. Ayrıca binbir problemle dolu rehabilitasyon hastasının izleminde meydana gelen komplikasyonlarla da uğraşırken, ve hatta olası yetersiz takipten kaynaklanan malpraktis davaları ile uğraşırken bu günleri birazcık akıllarına getirmelerini diliyorum.
People
0
6) semra (dr)
03.02.2011 22:05:37
ayrıca kaplıca tedavisi hidroklimatoloji biliminin bir parçasıdır sizin dediğiniz gibi sıcak su tedavisi değildir özgür bey.farklı kaplıca sularının farklı özellikleri vardır ve her kaplıca suyu her hastalığa uygulanamaz yanlış endikasyon konulursa mevcut romatizmal-nörolojik hastalığı kötüleştirebildiği gibi farklı sistemik komplikasyonlara da neden olabilir lütfen anlamadığınız şeylerden böyle magazinsel ifadeler kullanarak bahsetmeyin
People
0
7) semra (dr)
03.02.2011 20:54:08
evet bizim işimiz doktorluk yapmak yani sizin çekemediğiniz şeyi allah askına daha eklem muayenesini bile bilmeyen diğer braşlar nasıl FT endikasyonu koyacak?kendinizi dev aynasında görüyorsunuz doktor hemşire ve sizin gibi sağlık personellerine order verir kendisi aynı şeyi yapamayacağından değil yapması gereken TEŞHİS KOYMA VE TEDAVİ PLANLAMA işiyle uğraşması gerektiğinden tamam o zaman serviste yatan hastaların enj,tansiyon,nabız tabiplerini vs vs yapalım sonra FT salonuna geçip rehabilitasyon yapalım.adam gibi rehabilitasyon programı yapan bir kişi ancak günde 3-5 hasta alabilir tekrar soruyorum ploiklinik ne olacak?siz kendi işinizi yapmaktan gocunuyorsunuz bence ,herkes kendi işini yapar buna göre ekipler kurulur ama sizlerde öyle bir kompleks ve hased varki bir ekip lideri fikrini kabullenemiyorsunuz kendinizle barışık olun şu aşağılık kompleksinden kurtulun.Tedavi salonumuza gönüllü olarak gelen bazı fizyoterapistler öyle komik komplikasyonlara sebep oldularki sırf verdiğimiz orderlerı okumamakta direndikleri için heterotropik ossifikasyon gelişen ve implant bulunan dirseği gereyim derken fraktür mü dersin yoksa semptom sınırlı egzersiz yapılması gereken hastayı nerdeyse MI geçirtecek hale sokmak mı vs vs ..peki komplikasyon gelişince kim müdahale etti tabiki o beğenmediğiniz ftr doktorları çünkü biz sizin yaptığınız işi yapabiliriz ama siz tıp okumadığınız için insan fizyolojisi anatomisi ,diğer sistemik hastalıkları sadece şöyle bi üstün körü duymuşsunuzdur tabi o da hatırlıyorsanız siz 18 yaşındaki diz ağrısının sebebine gonartroz diyeblen bir grupsunuz evet bunu söyleyen sizin bir meslektaşınız hastaları size emanet edebilecek diğer branş hekim arkadaşlarımı da cesaretlerinden dolayı tebrik ediyorum.Sylemeden gecemiycem 18 avrupa ülkesinden sadece 8 tanesi FTR hekimi olmadan FT vermektedir onlarda da bu branş daha yeni kurulmaktadır.Amerikada ise FTR hekşmleri ekip lideridir lütfen insanları AB kriterleri düye kandırmaktan vazgeçin
People
0
8) özgür kurtulan (fizyoterapist)
01.02.2011 00:51:51
sayın semra hanım, asıl siz haddinizi aşıyorsunuz..
biz "ftr uzmanına gerek yok" mu dedik?? bir ftr polikliniğinde elbette ftr hekimi olmalı, ama her sağlık alanına elinizi atarak hastaları kendinize bağlamaya çalışmanız da sistemi tıkanıklığa uğratıyor,hastaların tedaviye ulaşmalarını engelliyor.(kaplıcaların ftr hekimi olmadan çalışamayacagını söylediniz,ne alaka sizin kaplıcaya giden vatandaşla olan münasebetiniz.insanımız sıcak sudan faydalanmaya gidiyor, siz kaplıcayı kapattırmaya çalışıyorsunuz. niye? her fizik tedavi alanından rant almaya çalışasınız diye. ama sonra ne oldu? reddettiler sizin isteginizi. çünkü akla mantığa aykırı)

aşağıdan beri farkımızı anlattık, ama siz hala anlamamakta diretiyorsunuz.. var mı bir hemipleji hastasını 15-30 seans bizzat aldıgınız?? ortopedik bir operasyon geçirmiş bir hastaya ortopedik rehabilitasyon yaptığınız?? yookk.. siz ancak tanı koyar,ilaç yazar, poliklinik yaparsınız..

ayrıca,,f her bel hastasına ultrason bağlatmak, infraruj ışık verdirmek sizin işiniz. eskiden beri bunu yapıyordunuz.. hastanalerin alt katlarında kücücük odalarda,fizik tedavi adına semer şuasına tabi tutturuyordunuz hastaları,ultrason,tens, yaptırıyordunuz(ftr teknisyenlerine veya vasıfsız kişilere). başka da birşey yapamıyordunuz, çünkü tedavi biliyoruz masallarını söylerken bile tedavi etmiyordunuz hastaları..
ne zaman fizyoterapistler yaygınlaşmaya, kendini göstermeye başladı, fizik tedavi hastalarına ellerini sürmeye başladılar, fizyoterapi değerlenmeye başladı. hastalar fizyoterapistlerin ellerinden şifa görmeye başladıklarında fizik tedavinin önemi anlaşılmaya başladı.. şimdi heryer fizyoterapist arıyor, hastalarına kaliteli tedavi sağlayabilmek için.. ama sizin gibi bazı art niyetli ftr hekimleri hala nasıl yolumuza taş koyabiliriz, nasıl karalayabiliriz,nasıl fizyoterapistlerin popülaritesinden kendimize pay çıkarabiliriz diye uğraşıyorlar..

bir ortopedi uzmanı, romatoloji uzmanı, nöroloji uzmanı zaten hastasına tanıyı koymuşken, neler yapılmasını fizyoterapistten isterken, niye önce size göndermek zorundalar?? çünkü sayın ortopedistlere attığınız iftirayı kendiniz işlediğiniz için..ortopedistlerin, ftr uzmanını ekarte ederek kendi kazançlarını ne şekilde arttırdığını düşünüyorsunuz?? bu büyük bir mantıksızlık, abesle iştigal, aymazlıktır. asıl siz araya kendinizi sokarak kazancınızı arttırıyorsunuz.. akl-ı selim olan herkes bunu anlayabilir..

kimseyi kandırmaya çalışmayın, kimseye hakaret etmeyin, seviyenizi bilin, sınırlarınızı bilin. bizim bilgimizi de emeğimizi de küçük görmeyin, saygılı olun..

People
0
9) ahmet haşim (uz dr)
30.01.2011 17:27:56
fizyoterapistler yüksekokulmu okuyodu ki. yoksa benim bildiğim olan 4 yıllık fakültemi okuyolar. eğer dört yıllık okuyolarsa bence yüksekokul deyip küçümseyerek haklarını yemeyelim sayın meslektaşlarım.....
People
0
10) semra (dr ftr)
30.01.2011 01:24:56
fzt ler gercekten haddi aşıyorsunuz iyi o zaman biz plk bırakalım sizin gibi 1-2 hastayla uğrasalım peki hastaya kim teshis koyacak günde 80 hasta geliyor plk'e onlar ne olacak .iyi ya anestezi teknisyenleri desinki anestzi uzmanına gerek yok radyoloji teknisyeni radyoloğa gerek yok desin hatta hemsireler de ayaklansın biz ilacları biliyoruz DOKTORA gerek yok diye.haddini bilmeyen grup sadece sizsiniz ve bazı ortopedistler lütfen maymun iştahlılığı bırakın artık, FTR uzmanını ekarte edip kazancınızı arttırmak sizin derdiniz deontolojiden hiç haberiniz yok belli..emeğe saygı lütfen tıp fakültesi bitirenlerle yüksekokul bitirenleri bir tutmayın.fizyoterapiste kalsa iş her bel ağrısına verir ultrasonu ondan sonra malignite mi diskit mi vs vs..komplikasyonlarla siz ugrasırsınız sayın ortopedistler bu da sadece küçük bir örnek
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan Tarihi Detay Kategori
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
20/09-20/09 7. Geriatri Günleri GERİATRİ İZMİ
19/09-22/09 14. Ulusal Genç Yaşam ve 4.Klinik Romatoloji Kongresi ROMATOLOJİ KIBR
19/09-22/09 16. Ege Romatoloji Günleri ROMATOLOJİ İZMİ
19/09-22/09 16. Metabolik Sendrom Sempozyumu BESLENME... MUĞL
20/09-22/09 5. Klinik Embriyoloji Derneği Kongresi HİSTOLOJİ... İZMİ
21/09-24/09 Dünya Gastroenteroloji Kongresi 2019 GASTROENT... İSTA
25/09-27/09 4. Ulusal Çocuk Genetik Kongresi ÇOCUK... ANKA