Prof. Dr. Filiz Akyüz: Şişkinlik, gaz ve geğirme önemli hastalıkların işareti olabilir
Türk Gastroenteroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Akyüz, "Şişkinlik, gaz ve geğirme toplumda sık rastlanan şikayetlerdir. Bu şikayetler hassas bağırsak sendromu, fonksiyonel hazımsızlık gibi hastalıklara eşlik edebilir." dedi
Prof. Dr. Filiz Akyüz: Şişkinlik, gaz ve geğirme önemli hastalıkların işareti olabilir
10 Ocak 2019 - AA

Türk Gastroenteroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenterohepatoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Filiz Akyüz, şişkinlik, gaz ve geğirmenin toplumda sık rastlanan şikayetlerden olduğunu belirterek, "Gözle görülür anormallikler yok iken bu şikayetler hassas bağırsak sendromu, fonksiyonel hazımsızlık gibi fonksiyonel hastalıklara eşlik edebilir." dedi.

Prof. Dr. Akyüz, yaptığı açıklamada, şişkinlik, gaz ve geğirmenin önemli hastalıkların işareti olabileceğini bildirdi.

Bu rahatsızlıkların, toplumda sık rastlanan şikayetlerden olduğunu ifade eden Akyüz, bu tür şikayetlerin, gözle görülür anormallikler yokken hassas bağırsak sendromu, fonksiyonel hazımsızlık gibi hastalıklara eşlik edebileceğini belirterek, ayrıca, laktoz intoleransı, fruktoz intoleransı, fruktan tüketimi, sorbitol tüketimi, gluten duyarlılığı, peptik ülser, reflü, kronik kabızlık, safra taşı hastalıklarıyla ya da tek başına da görülebileceğine dikkati çekti.

Hastalarda, gastrointestinal sistemde çok miktarda gaz veya hava içeriğinin nereden kaynaklandığı sorusunun akla gelebileceğini aktaran Akyüz, hastalığın nedenlerinin bağırsakta gaz üretiminin artması, gastrointestinal sistemde hareket bozukluğuna bağlı birikmiş havanın boşalamaması ve fazla hava yutma şeklinde görülebileceğini ifade etti.

Prof. Dr. Akyüz, yemek yeme ve su içme esnasında hava yutmanın normal fizyolojik bir olay olduğuna işaret ederek, şu bilgileri verdi:

"Sağlıklı insanlarda yapılan bir çalışmalarda 10 mililitre sıvıyla yaklaşık 8-32 mililitre hava yutulduğu gösterilmiştir. Dik pozisyonda yutulmuş hava midenin üst kısmında birikir. Midenin üst bölgesindeki gerilmeyle yemek borusu ile mide bileşkesinde geçici gevşeme olur. Böylece yutulmuş hava dışarı çıkar. Hava yemek borusuna girdiğinde gerilmeye neden olur. Böylece yemek borusunun üst kısmı gevşer ve gaz yutağa doğru kaçarak ağız yolu ile atılır (geğirme). Yemek sonrası 3-4 geğirme normaldir. Bu yutkunma esnasında havanın yutulmasından kaynaklanmaktadır. Geğirme reflü ve fonksiyonel hazımsızlıkta sık görülmekle birlikte tek başına bir şikayet olarak da görülebilen bir fonksiyonel gastrointestinal sistem hastalığıdır."

Can sıkıcı tekrarlayan geğirmelerin davranışsal bir bozukluk olup, fazla hava yutulmasından kaynaklandığını aktaran Akyüz, bu hastalardaki değerlendirmenin bir parçasının da psikiyatri olması gerektiğini kaydetti.

Hastalık denilebilmesi için hava yutmanın haftada en az birkaç defa olması ve yaşam kalitesini bozması gerektiğinin altını çizen Akyüz, "Tedavide eğer altta yatan bir hastalık tespit edilmiş ise (reflü, safra taşı veya ülser gibi) onun tedavisi önerilir. Aksi takdirde, davranış terapisi, konuşma terapisi, ilaçlar ve diyet önerilir. Hekimlerin gaz tedavisinde en fazla kullandıkları ilaçlar mide asit baskılayıcılar yüzde 22, barsak hareketlerini artırıcı ilaçlar yüzde 10, anksiyolitik yüzde 8, antidepresan yüzde 6, laksatif (ishal yapan ilaçlar) yüzde 6, simetikon yüzde 4, laktaz enzim replasmanı yüzde 2.5, antibiyotik yüzde 2.5. Bu ilaçların yararı hastaya göre değişmekle birlikte yüzde 30-40 hastada etkili olabilir." açıklamasını yaptı.

Prof. Dr. Akyüz, bağırsak gazı ve karın şişkinliği ön planda ise hastalığın diyet ile ilişkisinin de sorgulanması gerektiğini belirterek, diyet önerisi yaparken hastaya en fazla dokunan ve yedikten sonra şikayet oluşturan gıdaların diyetten çıkarılması önerisinde bulundu.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
5
1) lokman hekim (Doktor)
11.01.2019 06:57:17
Gerçi çocuk hekimiyim ama bir yığın da erişkin hastam oluyor.

Reflü ve ülseri benzer şekillerde tedavi ediyorum. İkisini birlikte anlatayım.

Acil tedavinin ilk adımı (aşırı ağrı ve yanma) hastaya 1 büyük bardak su içinde 1 tatlı kaşığı (silme) yemek karbonatı veriyorum ki ağrı azalsın. Ağrı geçtikten sonra 3 saatte bir 500 ml (1 küçük pet şişe ya da 2 büyük su bardağı) su vermek (günde toplam en az 4 litre). Bir gün sonra şikayetler büyük ölçüde düzeliyor.

Akut dönem geçtikten sonra hastaya yemekten yarım saat önce 250 cc yemekten 2.5 saat sonra 250 cc ve aralarda istediği kadar su içmesini öneriyorum. Bu tedavi şekli İranlı Dr. Feridun Batmanghelidj bu şekilde binlerce hasta tedavi etmiş.

Birçoğumuzun yeteri kadar su içmediği açık. Bu nedenle vücudumuz tam anlamı ile görevlerini yerine getirmiyor ve çeşitli kronik hastalıklar ortaya çıkıyor. İran asıllı ABD’de yaşayan Dr. Fereydoon Batmanghelidj (Feridun Batmangeliç) Su: Hasta Değil, Susuzsunuz kitabında tüm hastalıklarda en önemli nedenlerin başında vücudun susuz kalması olduğunu söylüyor (43). Bu bilim adamına göre doğru su tüketimi ile nerdeyse bütün hastalıklara karşı korunabilmek mümkün. Maalesef hekimlerin çok azı kronik hastalıklar ile tüketilen sıvının azlığı arasında ilişki kuruyor.

Dr. Fereydoon Batmanghelidj’in hikayesi çok ilginç. Batmanghelidj İran İslam Devrimi sırasında 1979 yılında idamla yargılanmak üzere hapiste yatıyor. Hapishanedeki ilk günlerinde şiddetli kıvrandırıcı ülser ağrısı olan bir mahkûma hapishanenin revirinde hiç ilaç olmadığı için iki bardak su veriyor. Ağrı 8 dakika içinde geçiyor. Daha sonra hastası 3 saatte bir 500 mL (1 küçük pet şişe ya da 2 büyük su bardağı) su içmeye devam ediyor. Akut dönem geçtikten sonra hastaya yemekten yarım saat önce 250mL yemekten 2.5 saat sonra 250mL ve aralarda istediği kadar su içmesini öneriyor. Hasta yıllarca mide ağrısı çekmiyor.

Batmanghelidj ilk hastadan sonra hapisten çıktığı 1982 yılına kadar 3000’den fazla ülserli mahkûmu sadece suyla tedavi ediyor. Hapse girdiğinden bir yıl sonra ilk duruşmaya çıktığında hâkime insan sağlığı için çok önemli bir buluş yaptığını, yaptığı bu buluşun İran ve Batı tıp dergilerinde yayınlanması için bir makale yazdığını söylüyor. İdam edilmeden önce bu yazıyı kendisine teslim etmek istiyor. Hâkim duygulanıyor ve cezasını 3 yıla indiriyor. Daha sonraki aylarda ise erken tahliye kararı veriyor. Fakat Batmanghelidj araştırmalarını tamamlamak için erken tahliye teklifini kabul etmiyor, izin alarak fazladan birkaç ay daha hapishanede kalıyor (toplam 2 yıl 7 ay) ve çalışmalarını tamamlıyor.

Önemli not: Mide asidini azaltabileceği için yemekten yarım saat önceden başlayarak 2 saat sür ile su içmeyin. Çünkü mide asidini azaltıyor.
http://www.beslenmebulteni.com/mide-asit-fazlaligi-degil-azligi-refluye-neden-olur/
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan Tarihi Detay Kategori
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
27/03-30/03 18. Nefroloji Kış Okulu NEFROLOJİ KIBR
03/04-05/04 2.Güncel Kan Hastalıklar Kongresi HEMATOLOJİ ANTA
03/04-06/04 13.Uluslararası Türk Omurga Kongresi BEYİN VE... İZMİ
04/04-06/04 Ulusal Kan ve Kemik iliği Nakli Kongresi HEMATOLOJİ KIBR
03/04-07/04 7. Türkiye EKMUD Bilimsel Platformu ENFEKSİYO... ANTA
04/04-07/04 9. Nöroimmünoloji Okulu İMMÜNOLOJİ MUĞL
05/04-07/04 TOD Nisan Kursu GÖZ... ANKA