Akut koroner sendrom tedavisinde mortalite ve morbiditeyi azaltıyor
AstraZeneca tarafından düzenlenen ve PLATO çalışmasından bilgilerin paylaşıldığı toplantıda, akut koroner sendrom sonrası mortalite ve morbiditeyi azaltan tikagrelor adlı yeni etken madde ile ilgili veriler paylaşıldı.
18 Aralık 2012 13:50 -

AstraZeneca tarafından gelişitirilen ve tüm dünyada akut koroner sendrom tedavisinde kullanılmak üzere kılavuzlara giren tikagrelor etken maddeli Brilinta® ülkemizde de alanında uzman hekimler tarafından incelendi.


Toplantıda söz alan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji AnaBilim Dalı’ndan Prof. Dr. Ömer Kozan, kalp rahatsızlıklarından ölümleri en aza indirgemek için yapılması gerekenlerin başında toplumun bilinçlendirilmesi ve kardiyolojik hastalıklarla mücadelede tüm faktörlerin azaltılması olduğunu söyledi. Türkiye’deki yüksek kardiyovasküler hastalık görülme riski düşünüldüğünde, bu sorunu kontrol altına alabilmek için bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşım geliştirerek toplumu etkileyen sigara, kilo, egzersiz, kolesterol ve tansiyonu kontrol altına almanın şart olduğunu dile getiren Prof. Dr. Kozan, “Yeni tedavilerdeki gelişmeler de sürecin tedavi aşamasında elde edebileceğimiz faydayı artırıyor ancak kişilerin de bilinçlenmesi aynı oranda önemlidir. Hiçkimse karın bölgesinin üzerindeki hiçbir ağrı için kendi teşhis koymaya çalışmamalı. Yarına geçer diyerek evde beklememeli, hemen hastaneye başvurmalı. Hastaneye kendi veya yakınlarını bekleyerek gelmeye çalışmamalı mutlaka 112’yi aramalı. Böylece ambulansta ilk müdehalenin yapılması ile zaman kazanılıyor. Kalp krizi sonrasındaki ilk 2 saat yaşamsal açıdan çok önemli” dedi.


İlk müdahale süresinin önemine vurgu yapan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji AnaBilim Dalı’ndan Prof. Dr. Lale Tokgözoğlu da, hastaneye ulaşıldığında acil servisten uzmana yönlendirme ve hızlıca önlem almanın hayatta kalım oranlarına doğrudan etki ettiğini belirterek “Acil serviste ilk tetkiklerin yapıldığı sürede, kalp kasının zarar görmeye devam ettiği zamanı kısaltmak için, hemen doğru ve etkin tedavinin başlatılması, biz hekimlerin sorumluluğundadır. Doğru tedaviye ulaşana kadar geçen toplam sürede hastanın olası risklere karşı korunması adına hızlı etki başlangıcına sahip tedaviler hekimler için ilk seçenek olmalıdır” dedi. Güncel tedavi kılavuzlarına da ilk tedavi seçeneği olarak giren tikagrelor adlı yeni tedavi hakkında bilgiler veren Prof. Tokgözoğlu, “Daha sağlığın hizmetine sunulmadan önce tedavi kılavuzlarına giren tikagrelor etken maddeli yeni tedavi seçeneği Brilinta® için kılavuzlar akut koroner sendrom geçiren hastalar için sınıf I endikasyon vermiştir. Tikagrelor kullanan hastalarda kardiyovasküler ölüm riski şu anda ülkemizde yaygın olarak kullanılan klopidogrel’e göre % 21 daha az olmaktadır” dedi.


Yeditepe Üniversitesi Kardiyoloji AnaBilim Dalı’ndan Prof. Dr. Muzaffer Değertekin ise; “Bizim amacımız müdehaleye kadar geçecek sürede kanın akışkanlığını arttırarak, pıhtı oluşma riskini en aza indirmektir. Genel yaşam süresinin giderek uzaması, hastalıkların hızlı ve etkin tedavisini mecbur kılıyor. Çünkü acil servise gelen bir kalp krizi hastasını hızlı ve etkin biçimde tedavi edememişsek, yıllar sonra bu kişi kalp yetersizliği sorunu ile karşımıza yeniden gelebiliyor. Bu durumun sağlık ekonomisine ve hasta yaşamına olumsuz etkileri çok. Kalp krizi ile gelen bir hastanın krizden sonraki ilk bir ayda, yeniden kalp krizi geçirme ihtimali daha yüksek, bu nedenle biz önce damarı açıyoruz sonra da tekrar tıkanmayı önlemek için tıbbi tedavi ile hastalarımızı destekliyoruz. Elbette sadece bunlar da yeterli değil, yenilikçi tedaviler her zaman hekimlere yeni imkanlar tanıyor” dedi. PLATO çalışması sonuçlarından verileri değerlendiren Prof. Dr. Muzaffer Değertekin, tikagrelor etken maddeli Brilinta®’nın kardiyovasküler ölüm, miyokard enfarktüs ve inme olaylarını içeren primer birleşik sonlanım ve skonder sonlanım noktalarında anlamlı derecede risk azalması gözlemlendiğini belirtti. “Brilinta®’nın hızlı etki süresi ve 30 günden sonraki etkinliğinin artarak devam etmesi tedavinin avantajlarından biridir” dedi.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)