PERDE ARKASINDAKİLER

Tüm Perde Arkasındakiler

  • Begüm Nihal Tezel
  • Perde Arkasındakiler Köşemizin  bu haftaki konuğu, İ.E. Ulagay Menarini Group Zoprotec Ürün Müdürü

01 Aralık 2014, Pazartesi

1. Öncelikle sizi tanımak isteriz, kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Adım Begüm Nihal Tezel, 1984 İzmit doğumluyum. İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümünden 2007 yılında mezun oldum. Mezuniyet sonrası ilaç sektörü alanında yaptığım kariyer planlaması sonucu başlamış olduğum ürün müdürlüğü görevime yedi yıldır devam etmekteyim. 2013 yılında da Bilgi Üniversitesinde MBA Programı’nı tamamladım. İnsan hayatında olmazsa olmaz duygulardan birinin hayvan sevgisi olduğunu düşünüyorum. Biri “Maine Coon”, diğeri “Tuxedo” cinsinde iki kedim bulunuyor. Yoğun geçen iş hayatımda mümkün olduğu kadar spor yapmaktan, özellikle tenis oynamaktan ve açık havada koşmaktan çok hoşlanıyorum.

 

2. İlaç sektörüne girişiniz nasıl oldu?

İnsanların hayatlarına değer katabileceğim bir sektörde olmak her zaman heyecan verici gelmiştir. Bu heyecanla üniversite yıllarımda Sandoz ve Eczacıbaşı Baxter’da yaptığım stajlar sırasında tanışarak, sektörü yakından tanıma fırsatım oldu. Bu sayede manevi değerinin yüksek olduğunu düşündüğüm ve her zaman bir parçası olmak istediğim ilaç sektörüne giriş yapmış oldum.

3. İ.E. Ulagay Menarini Group ’ta çalışmaya ne zaman başladınız?

Daha önceki saha tecrübemin ardından yaklaşık dört yıl kadar onkoloji alanında ürün müdürü olarak çalışmaktaydım. 2012 yılında ise kariyerimde oluşan bir fırsatı değerlendirerek, İbrahim Etem Ulagay Menarini Group bünyesinde, kardiyovasküler grupta ürün müdürü olarak çalışmaya başladım.

4. Ekibinizin başarısını neye bağlıyorsunuz?

Empati kurmanın ekip ruhu oluşturmadaki önemine inanan biri olarak, ekibimin ihtiyaçlarını anlayarak daha iyi performans sergilemeleri için çalışmalar yapıyorum. Projelerin her aşamasına saha ekibimin dâhil olmasını sağlayarak, hep birlikte ortak hedefe koştuğumuzu hissetmelerini sağlıyorum.  

5. Ürünlerinizin pazardaki yeri hakkında neler söylemek istersiniz?

Şu an ACE inhibitörü sınıfında yer alan Zoprotec ve Zoprotec Plus’ın ürün müdürüyüm. Zoprotec, sınıfındaki en yeni ürün konumunda. Bu yıl Türkiye’de pazara verilişinin 10. yılını kutluyoruz, ancak dünyada 20 yıldır etkinliğini ve güvenliliğini kanıtlamış bir ACE inhibitörü. Son geliştirilen ACE inhibitörü olması nedeni ile sınıfındaki diğer moleküllerden bazı üstünlükleri bulunuyor. Hedefimiz bu farklılıkların sağladığı avantajları etkili bir şekilde aktararak, hastaların daha etkili tedavi almalarını sağlayabilmek.

6. Sektörün şu andaki durumunu nasıl buluyorsunuz?

İlaç sektörü son yıllarda oldukça zor bir dönem geçiriyor. Özellikle referans ülke fiyatlarındaki düşüşler ve ilaç fiyatlarının belirlenmesinde uygulanan sabit Euro kuru Türk ilaç sektörünü negatif etkiliyor. Ancak tüm bunlara rağmen, sürekli olarak değişen ve rekabetin yoğun olduğu ilaç sektöründe Türkiye’nin gerek yerli, gerekse yabancı sektör oyuncuları için cazibesini korumaya devam edeceğini düşünüyorum.

7. Hayatınızda yaşadığınız bir “keşke” bir de “iyi ki” dediğiniz iki olayı anlatır mısınız?

Yaptığımız başarılı hamlelerin önemini biliyor, ancak sonucundan ders çıkarabildiğimiz keşkelerin bizi hayatta daha ileriye götürmek açısından önemli olduğunu düşünüyorum. Yine de iyi ki dediğimde aklıma gelen ilk cümle; iyi ki paylaşmayı çok erken yaşlarımda öğreten bir ailem varmış...  Keşke zaman daha yavaş geçse... (Sanırım bu hepimiz için ortak bir keşke) :)

8. Begüm Nihal Tezel’in hayata bakış açısı nasıldır?

Geçmişe bağlı kalıp, değiştiremeyeceğimiz şeyler üzerinde zaman kaybetmemek gerektiğini düşünüyorum. Hayatın her alanının (aile, iş, okul, arkadaş vs.) bir bütün olduğunu, birindeki mutsuzluğun hepsini etkileyebileceğini düşünüyorum. Bu nedenle olumsuz düşüncelerden arınıp, değiştiremeyeceklerimizi o şekilde kabul edip; değiştirebileceğimiz, değer katabileceğimiz konulara odaklanarak olumlu düşünmenin hayatı güzel ve anlamlı kıldığına inanıyorum. 

9. Şu anda yaptığınız işin dışında başka bir iş yapmak ister miydiniz?

İlaç sektöründe çalışıp insanların hayat kalitelerini arttırarak, sevdikleri ile paylaşacakları zaman dilimini arttırmayı hedeflediğimiz bir bütünün parçası olmak çok gurur verici. Ama çok iyi bir teklif gelirse, bir adada gün boyu yüzüp, spor yapmak vs. gibi bir işi değerlendirebilirim. :)

10. Sosyal medyayı kullanıyor musunuz?

Bu dünyada var olabilmek ve etkili iletişim kurabilmek için her alanda sosyal medyayı kullanmak gerektiğini düşünüyorum. Üstelik sosyal medyayı yakından takip etmekten çok da keyif alıyorum. İlgi duyduğum bir konu olması sebebiyle master programımda proje olarak “İlaç Sektöründe Yeni Pazarlama Trendleri ve Tüketici Davranışlarına Etkileri”ni araştırmıştım. Dünyadaki “best” ve “worst case”leri de inceleme fırsatı bulduğum bu projede edindiğim en önemli bilgi, firmaların mutlaka “sosyal medya kriz yönetim planı” oluşturmaları gerekliliği idi.

11.Kendinizi üç kelime ile tanımlar  mısınız?

Pozitif, enerjik, planlı.

       

 

12. Kıyafet konusunda tercihiniz nedir?

Renklerin hayatımız üzerine olumlu etkilerinin olduğunu düşünüyorum. Yaz veya kış fark etmeden, bulunduğum ortama uygun olarak, olabildiğince renkli giyinmeye çalışıyorum. Renklerin beni ve çevremi pozitif etkilediğine inanıyorum.

13. Sizi en çok mutlu eden zamanlardan bahsedebilir misiniz?

Ne kadar yorgun olursam olayım, günün her saati enerjiğim. Bu enerji ve heyecanın iletişimde olduğum kişilere geçtiğini gördüğüm ve hissettiğim zaman çok mutlu oluyorum. Bir de yardıma muhtaç sokak hayvanları yararına katıldığım aktiviteler gerçekten mutlu olmamı sağlıyor.

14.Son okumuş olduğunuz kitap ve sizde bıraktığı etkiler nelerdir?

“Empati”, Adam Fawer tarafından yazılmış bir roman. “İnsanlar söylediklerinizi ya da yaptıklarınızı unuturlar, ama onlara neler hissettirdiklerinizi asla unutmazlar.” hafızamda kalan ve çok doğru olduğuna inandığım bir alıntı. Etkisi öyle güzel ve anlamlı ki; yaşamı sadece kuru akılla, salt ve renksiz mantıkla değil yüreğimizle anlamaya çalışmak; kısacası hissetmek ve hissettirmek.

15. İstanbul sizin için ne ifade ediyor?

Tüm dünyadan ve Türkiye’den insanların buluştuğu İstanbul’da toplumsal değişimi, yenilikleri ve farklılıkları çok yakından gözlemleyebiliyorsunuz. Gelecekle ilgili aksiyonlara şahit olurken, diğer taraftan hâlâ canlılığını koruyan tarih ile iç içe yaşıyorsunuz. Bu nedenle bana göre İstanbul zıtlıkların ve farklılıkların yoğun yaşandığı bir şehir.

16. Yemek kültürünüzle ilgili neler söylersiniz?

Yemek yemeyi çok seviyorum. Bunu beni tanıyan herkes bilir. Özellikle saha ziyaretlerinde gittiğim bölgelerdeki yöresel yemeklerden, uzun hafta sonu kahvaltılarından ve akşam yemeklerinden çok keyif alıyorum. Ancak, o kadar yemek yemeyi seven biri olarak kesinlikle yemediğim ve hatta tadına bile hiç bakamadığım bazı yiyecekler de var.