PERDE ARKASINDAKİLER

Tüm Perde Arkasındakiler

  • Zeynep Alptekin
  •   Perde Arkasındakiler Köşemizin  bu haftaki konuğu, Abdi İbrahim Ürün Müdürü Zeynep Alptekin

17 Kasım 2014, Pazartesi

1.    Öncelikle sizi tanımak isteriz, kısaca kendinizden bahseder misiniz?

 

1999 yılında Üsküdar Fen Lisesinden mezun oldum. İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği lisans derecemin ardından, Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliğinde yüksek lisansımı tamamladım. İş hayatıma medikal cihazlar sektöründe, “Draeger Medical”de “kilit müşteri yöneticiliği” ile başladıktan sonra aynı firmada “yoğun bakım, evde bakım, acil bakım alanı” ürünlerini içeren gruplar için “care area manager” olarak çalışmaya devam ettim. Mayıs 2009 tarihinde ise Abdi İbrahim İlaç Kardiyovasküler Grup’ta ürün müdürü olarak ilaç sektörüne giriş yaptım. Şubat 2014 tarihinden itibaren Abdi İbrahim Otsuka İlaç Psikiyatri Bölümünde kıdemli ürün müdürü olarak çalışmaktayım.

 

2.     İlaç sektörüne girişiniz nasıl oldu?

 

İlaç sektörüne, zaten içinde bulunduğum sağlık sektörünün farklı bir alanından geçiş yaparak, 2009 yılında Abdi İbrahim İlaç Kardiyovasküler Grup’ta hipertansiyon ürünleri ürün müdürü olarak çalışmaya başladım.

 

3.    Ekibinizin başarısını neye bağlıyorsunuz?

 

Şu anda Abdi İbrahim Otsuka bünyesinde yeni, genç, dinamik ve çok heyecanlı bir ekip ile çalışmaktayız. Ekibimizin yarısını henüz çalışma hayatına ve sektöre ilk kez adım atmış arkadaşlarımız, diğer yarısını da alanında çok tecrübeli arkadaşlarımız oluşturuyor. Henüz çok yeni kurulmuş bir ekip olmamıza rağmen, genç arkadaşlarımızın heyecan ve dinamizmi, tecrübeli arkadaşlarımızın da yıllara dayanan bilgi ve deneyimleri ile harika bir takım olduk. Giderek artan başarımızda da bu iki farklı grubun uyum içinde çalışmasının büyük önemi var.

 

4.     Sektörün şu anki durumunu nasıl buluyorsunuz, kısaca anlatabilir misiniz?

 

İlaç sektörü, bir yandan fiyat düşüşleri ve geri ödemeye getirilen kısıtlamalar bir yandan da artan rekabetarasında kalmış durumda. Çalışma şartları giderek zorlaşıyor ve bizler de bu zor şartlar altında yeni çalışma modelleri ile ekiplerimizi desteklemeye, hekimler için çok önem taşıdığına inandığımız medikal bilgileri farklı kanalları da kullanarak ilgi gruplarına ulaştırmaya çalışıyoruz. Artan rekabet koşullarında pazarlama ekiplerinin önemi de bence her geçen yıl biraz daha artacak; çünkü kısıtlı koşullarda ürünlerimizin tanıtımlarını gerçekleştirmek ve vermek istediğimiz mesajları ilgili hekim-eczacı gruplarına ulaştırmak için günden güne farklılaşmak ve yeni fikirler ortaya koymak zorundayız.

 

5.    Mesleğinizle ilgili ilginç bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?

 

Ürün müdürlüğünün en sevdiğim yanı, sürekli seyahat ederek yeni insanlar ve yeni kültürler tanımak. Bu sebeple, aslında sahada geçirdiğimiz her an ilginç ve şaşırtıcı olabiliyor. En ilginç anılarımdan biri, geçen yıl “Dünya Hipertansiyon Günü”nde ben dâhil tüm saha ekibimizin, gerçekleştirdiğimiz proje kapsamında Hiper Holmes kılığında sahada çalışması ve bu esnada hekimlerden aldığımız tepkiler oldu. Bu proje ile güzel bir farkındalık yarattık ve zorlu rekabet koşullarında farklı olmayı başardık.

 

6.    Hayatınızdan bir “keşke” bir de “iyi ki” dediğiniz iki olay desek?

 

Keşke dememeyi, artık 30’lu yaşlarımdayken belki geç de olsa öğrenmiş bulunuyorum ya da kimilerine göre daha erken... Geçmişte takılı kalmayıp ileriye bakmaya çalışıyorum, zor da olsa doğru olan aslında bu. İyi ki dediğim olay ise uzun yıllar boyunca almış olduğum mühendislik eğitiminin ardından, yön değiştirip satış-pazarlama alanında çalışmaya karar vermiş olmam. Mühendislik alanında almış olduğum eğitimin bugün bana en büyük katkısının, satış-pazarlama alanındaki problemleri çok çabuk saptayıp farklı çözüm alternatifleri üretebilmem olduğunu düşünüyorum.

 

7.    Yaşam felsefeniz nedir? Zeynep Alptekin’in hayata bakış açısı nasıldır?

 

Hayata bakış açısı sürekli değişen bir insanım aslında. Ama en temel mottom, sanırım bugünü yaşamak. Bu sebeple kendim için yatırım yapmam, geleceği düşünmek istemem. Ama iş hayatında sürekli plan yapan obsesif bir yanım var. Olabilecek her türlü aksiliği önceden görebilmek ve mükemmele ulaşabilmek için kendimi çok zorlarım. Aslında iş hayatındaki Zeynep ile özel hayattaki Zeynep, keskin hatlarla ayrılmış iki farklı insan gibi. Günün sonunda -her zaman başaramasam da-, yeni bir günün doğacağını ve iyi de olsa kötü de olsa yaşanan her şeyin bir sonu olduğunu düşünmeye çalışırım.

 

8.    Şu an yaptığınız işin dışında başka bir iş yapmak ister miydiniz?

 

Pazarlama dışında bir iş yapmak istemezdim, tabii ki yüzde 100 tatmin eden bir iş yok. Çünkü yüzde 100 tatmin tükenmeyi getirir ve artık yeni şeyler üretemezsiniz. Yaratıcı olabilmek için tatmin olmamak da gerekiyor bence. Bu sebeple mutlaka yapabileceğim daha muhteşem işler vardır, ama onu bulana kadar da yorulmadan üretmeye devam etmem gerekli.

 

9.    Sosyal medyayı kullanıyor musunuz, size göre avantaj ve dezavantajları nelerdir?

 

Sosyal medyayı çok aktif olarak kullanıyorum. “Facebook”, “twitter”, “pinterest”, “instagram”, “linkedin”  gibi birçok sosyal mecrada kişisel hesabım var, ayrıca bir de “blog”um bulunuyor. Bence artık bu çağda her şey sosyal medya üzerinden şekilleniyor. Avantajı bilgiye anında erişim, dezavantajı da tabii ki çok hızlı bir tüketim oluşturması.

 

10.Kendinizi üç kelime ile tanımlayın desek?

 

Mükemmeliyetçi, yaratıcı, Fenerbahçeli (Beni anlatan herkes mutlaka bu üç özellikten bahseder).

 

11.Kıyafet konusunda tercihiniz nedir?

 

Modayla yakından ilgileniyorum, hatta uzun zamandır vakit bulamamayı bahane edip yazamasam da bir moda blog’um bile var. Kendime yakıştırdığım, sıradan olmayan, zamansız parçalara sahip olmak için alışveriş yapmaya çalışırım. Benim için öncelik, içinde rahat ama kendine güvenli hissedeceğim kıyafetler. Belki de her kadın gibi, çanta ve ayakkabı konusunda takıntılıyım desem, yalan söylemiş olmam.

 

12.Tatil için nereleri tercih edersiniz?

 

Tatillerde, sırtında çanta yeni yerler keşfeden bir insan olamadım hiç. Benim için denize bir adımda ulaşacağım sakin butik oteller tatil için birebirdir. Geçen yaz, Kaş’a uzun yıllar sonra tekrar gittim ve yine âşık oldum. Marmaris’in Bozburun ve Selimiye gibi sessiz koyları ile Bodrum Gölköy en sevdiğim tatil adresleridir.

 

13.Sizi en çok mutlu eden zamanlar?

 

Çok çalışıp, üzerinde çok emek verdiğimiz projeler başarılı sonuçlar getirdiğinde mutlu ve tatmin oluyorum. Örneğin; geçen sene gerçekleştirdiğimiz bir pazarlama projesi bizi hem ulaşmak istediğimiz ürün hedeflerine ulaştırdı hem de bu başarının üzerine bir de “En İyi Sağlık Bilinci Oluşturma Kampanyası” ödülünü firmamıza getirdi. Başarı ile biten projeler yenilerini oluşturabilmek için bana güç ve motivasyon kazandırıyor.

 

14.Son okumuş olduğunuz kitap ve sizde bıraktığı etkiler?

 

Murat Gülsoy’un“Gölgeler ve Hayaller Şehrinde” kitabı. Murat Hoca’nın öykü dilini çok seviyorum. Bu kitap da, hem çok sevdiğim İstanbul’un sırlarını çok sürükleyici ve güzel bir hikâye ile anlatıyor hem de sonu şu anda işim dolayısıyla ilgi duyduğum şizofreni hastalığı ile bağlantılı olarak geliştiği için bende daha çok iz bıraktı.

 

15.İstanbul sizin için ne ifade ediyor?

 

İstanbul evim. Her ne kadar trafiğinden, kalabalığından her gün şikâyet etsem de, üç günden fazla uzak kaldığımda trafiğini bile özlüyorum. Daha birkaç gün önce bitirdiğim; Boğaziçi’nden de hocam olan Murat Gülsoy, son kitabı olan “Gölgeler ve Hayaller Şehrinde” adlı kitabında İstanbul’u çok güzel anlatıyor. “İstanbul dünyanın merkezi, doğu ile batının birleştiği dünyadaki tek yer.” diyor. İstanbul, doğu ile batı arasında bir kapı. Hangi kapıyı açmak istediğiniz size kalmış. Bence, dünyada davetkâr bir şehir daha yok.

 

 

16.Özellikle olmazsa olmaz, sevdiğiniz bir yemek var mı? Yemek kültürünüzle ilgili neler söylersiniz?

 

Benim için acı, ekşi olan ne varsa mükemmeldir. En sevdiğim yemek de beni tanıyan herkesin hemen söyleyebileceği gibi kısırJ. Doğu mutfağı ve baharatlar damak tadıma en çok hitap eden tatlar. Bu sebeple, yeni tatlara çok açık olmasam da acı, ekşi ve baharatlı yemekleri denemekten zevk alıyorum.