'Türkiye'de hemşire olmanın ilave zorlukları var'
Hemşirelerin yaşadığı sorunlara dikkat çeken Prof. Ayişe Karadağ, "Türkiye'de hemşire olmanın ilave zorlukları var" dedi. Türkiye’de hemşirelik eğitimindeki en önemli sorunun, eğitimin lise düzeyinde verilmesi olduğunu belirten Karadağ, “Henüz kendi bakımını bile üstlenebilecek fizyolojik ve psikolojik olgunluğa erişmemiş çocuk yaştaki hemşireler, hem kendi sağlıklarının geleceği hem de ‘bakım’ gibi ağır bir yükün travması altına konuldukları için toplum sağlığı açısından ciddi tehlike oluşturmaktadır” diye konuştu.
'Türkiye'de hemşire olmanın ilave zorlukları var'
16 Mayıs 2018 - ntv.com.tr TÜLAY KARABAĞ

Hemşirelik mesleği sağlık hizmetlerinin en önemli ayaklarından biri. Hem toplumun hastalıklardan korunmasında rol oynayan hem de sağlığın bozulması durumunda hekim tarafından verilen tedaviyi yapan, hasta bakımını planlayan, uygulayan, denetleyen ve izleyen kişi olması nedeniyle hemşirelik çok önemli bir meslek. 

Hasta bedenleri şifalandırmak için emek harcayan, gündüz mesaileri ile gece nöbetleri arasında koşuşturan, hasta ve hasta yakınlarıyla iletişimde her zaman “güler yüzlü” olmaları beklenen hemşireler, uzun çalışma saatleri, ağır iş yükü, ücretlendirme, eğitim, özlük haklar gibi birçok başlık altında irdelenebilecek sorunlarla karşılaşıyor. Çok sayıda hemşire ise bütün bu mesleki zorluklara ve gösterdikleri fedakarlıklara rağmen hak ettikleri değeri görememekten şikayetçi

12- 18 Mayıs Hemşirelik Haftası nedeniyle hemşirelerin yaşadığı sorunlara değinen  Koç Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayişe Karadağ, ntv.com.tr'den Tülay Karabağ'a hemşireliğin varoluş nedeninin insanın “bakım” ihtiyacı olduğunu söylüyor. 

“HEMŞİREYE VERİLEN DEĞER, TOPLUM SAĞLIĞINA VERİLEN DEĞERİN YANSIMASI”

Hemşirelerin, bireyler ve toplumlar için vazgeçilmez bir hizmeti sunduklarını ve bu hizmetin, insan henüz anne karnındayken başlayıp ölüme kadar devam eden kesintisiz bir süreç olduğunu vurgulayan Karadağ, İngiltere gibi bu hizmetin önemini kavramış toplumların hemşirelik mesleğinin gelişmesini her zaman desteklediklerini belirterek şunları söylüyor: 

“Bakım, insanın temel bir özelliğidir. İnsan bakan, bakılan, bağımsız yaşayamayan bir varlıktır. Büyümek, gelişmek, sağlıklı, mutlu ve üretken yaşayabilmek için bakım elzemdir. Bu denli önemli olan bakımın profesyonelleşmiş hizmete ve bir mesleğin uğraş alanına dönüşmesi ‘hemşirelik bakımı’nın ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu nedenledir ki gelişen bilim ve teknolojinin birçok mesleğin doğasını değiştirmesine, ortadan kaldırma tehlikesi oluşturmasına rağmen ‘bakım’ ihtiyacı, özellikle yaşlı ve kronik hastalığı olan nüfusun artmasına paralel olarak tüm dünyada artmaktadır.

 


Hemşireler, toplumu bilgilendirerek sağlığın korunmasında, geliştirilmesinde ve hasta olduklarında ise en yakınlarının bile yapamayacağı tüm bakım hizmetlerini vererek insanların yeniden sağlıklarına kavuşmalarında öncü olan sağlık çalışanlarıdır. Bu nedenledir ki aslında toplumun, devletlerin, hükümetlerin hemşireliğe verdikleri değer, katkı, haklar ve algılar özünde kendi sağlıklarına verdikleri değerin yansımalarıdır.”

“HEMŞİRELİĞİN TÜRKİYE’DE İLAVE ZORLUKLARI VAR”

Mesleğini severek ve yüksek motivasyonla yapan hemşireler olduğu gibi, sorun ve sıkıntılara katlanarak çalışmak durumunda olan hemşireler de var. İsmini açıklamak istemeyen ancak “Mesleğimi büyük bir heyecanla yapıyorum, insanlara şifa vermek beni son derece mutlu ediyor” diye konuşan hemşirelerin yanı sıra, “Gece nöbetleri, uzun çalışma saatleri ve ay sonunu zar-zor getirmeme ancak yetecek kadar maaşımla, başka seçeneğim olsa bu mesleği yapmam” diyen hemşireler de var. Bu bağlamda “Türkiye’de hemşire olmak sizce kolay mı, zor mu, iyi mi, kötü mü?” şeklindeki soruya, hemşirelik eğitimi veren Profesör Karadağ’ın yanıtı: 

“Öncelikle belirtmek isterim ki bu sorunun kendisi zor. Aslında her meslek gibi hemşirelik de bu zıtlıkları kendi içinde barındıran bir meslek. Cevaplamaya kolay kısımları ile başlayayım. Hemşirelik ‘iyi’ bir meslek. Çünkü mesleğin felsefesinde, doğasında bir başkasına planlı iyilik yapmak, yarar sağlamak var. Bir meslek düşünün ki profesyonelce icra ettiğinizde her gün yüzlerce insana fiziksel, psikolojik ve sosyal olarak ‘iyi’ olması için yardım ediyorsunuz. Bu harika bir görev. Ancak hemşirelik kolay bir meslek değil, zor bir meslek, Türkiye’de ise ilave zorlukları var.” 

“YIPRANMA PAYI ÖZLÜK HAK OLARAK VERİLMELİ”

Hemşirelik mesleğinin Türkiye’de ilave zorluklarla yapıldığına vurgu yapan Prof. Karadağ, öncelikle yasal düzenlemeden kaynaklanan sorunlara dikkat çekiyor, pratikte yaşanan diğer zorlukların başlıca nedenlerini ve çözüm önerilerini ise şöyle özetliyor: 

“Yasal düzenlemelere ilişkin yetersizlikler var. 2007 yılında yapılan Hemşirelik Kanunu ve ona bağlı yönetmeliklerde bazı düzeltmelere ihtiyaç duyuluyor. Örneğin sağlıklı toplumlar için elzem olmasına rağmen yok edilen ‘Halk Hemşireliğinin’  yeniden tanımlanması ve görevlerinin belirlenmesi gerekiyor. Hastanelerde hemşirelik bakım hizmetleri yöneticilerinin, hemşirelik dışındaki sağlık çalışanlarından oluşmaması, yani bunların hemşire olması gerekiyor. Yanı sıra uzun çalışma saatleri kısaltılmalı, hemşirelerin iş yüküazaltılmalı, hemşire başına düşen hasta sayısı standartları belirlenmeli ve uygulanmalı. Hemşireler, hemşirelik dışı görevlerde çalıştırılmamalı, yıpranma payı özlük hak olarak verilmeli, gece ve özellikli birimlerde çalışan hemşirelerin ücretleri iyileştirilmeli.”

Çalışma şartlarına ilişkin sorunları bu şekilde aktaran Dr. Karadağ’a göre, Türkiye’de hemşirelik mesleğinde yaşanan en önemli sorunlardan biri de eğitim. Türkiye’nin 1955 yılında hemşireliği üniversite düzeyinde, lisans programına temellendirmiş öncü ülkelerden olduğunu belirten ve hemşirelik eğitiminin lisans düzeyinde verilmesi gerektiğini vurgulayan Karadağ’ın bu konudaki görüş ve önerileri ise şu şekilde: 

“Bugün 124 lisans eğitim programına devam eden öğrenci sayısı 71.538’dir.  Lisans eğitim programlarına ilişkin en önemli sorun yüksek kontenjanlardır. Öğretim elemanı başına düşen öğrenci sayısı ülkemizde 45 olup bu rakam, dünyanın hiçbir yerinde bu denli yüksek değildir. Memnuniyetle belirtmek isterim ki Yükseköğretim Kurumu konuyu gündemine almış, bizlerle yakın ilişki içinde çalışarak hemşirelik eğitiminde öğretim üyesini artırma, özellikle de yurt dışı doktora burslarında hemşireliği destekleme konusunda önemli adımlar atmıştır.

“EN ÖNEMLİ SORUN SAĞLIK MESLEK LİSESİ DÜZEYİNDE EĞİTİM VERİLMESİDİR”

Ancak bana göre Türkiye’de hemşirelik eğitimindeki en önemli sorun hala sağlık meslek lisesi düzeyinde hemşire yetiştirilmesidir. Eğitimci kadrosu olmayan, AB’nin belirlediği standartların hiçbirini taşımayan, henüz kendi bakımını bile üstlenebilecek fizyolojik ve psikolojik olgunluğa erişmemiş çocuk yaştaki bu hemşireler ve hemşire yardımcıları, hem kendi sağlıklarının geleceği hem de ‘bakım’ gibi ağır bir yükün travması altına konularak toplumun sağlığı ve güvenliği için ciddi tehlike oluşturmaktadır. 

“UZMAN HEMŞİRELER 'UZMAN' KADROSU İLE İSTİHDAM EDİLMİYOR” 

Ülkemizde 1968 yılından beri yüksek lisans ve doktora programları ile uzman hemşire yetiştirilmektedir. 2007’de değişen Hemşirelik Kanunu ile Sağlık Bakanlığı uzman hemşireyi tanımladı. Ancak uzmanlık diploması onaylanmış olan hemşire meslektaşlarımız alanda ‘uzman’ kadrosu ile istihdam edilmemekte ve uzmanlığın sağladığı özlük haklarından yararlanamamaktadır. Bu durum, uzman hemşirelerin hastanelerden ayrılmasına ve farklı sektörlere kaymasına yol açmaktadır. Oysa hasta bakım kalitesinin iyileştirilmesi ve toplum sağlığının korunması için uzman hemşirelerin alanda istihdamı olukça önemlidir.  İdeal hemşirelik eğitimi, üniversitede lisans düzeyinde, uzman öğretim elemanları, yeterli laboratuvar ve klinik uygulama alanlarını içeren, mezunlarına bilimsel bilgi ile bakım verebilme, kritik düşünme, etik davranabilme ve sorumluluk alabilme yeterliklerini kazandırabilecek nitelikte olmalıdır. Bu standartlar ise ancak hemşirelik eğitim programlarının akredite edilmesi ile sağlanabilecektir.”

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
6
1) Oğuzhan GÜR (Hemşire )
17.05.2018 18:13:55
Sağlık meslek lisesi çıkışlıyım, hemşirelik alanıyla alakalı bir çok eğitim aldım. Sertifika programlarına katıldım. Hemşirelik alanını severek yerine getiren ve layıkıyla yapan biri olduğumu düşünüyorum. Ki meslek lisesi çıkışlı olmam bir eksi değil çok büyük bir artırır. Ağaç yaşken eğilir. 16 yaşımda staj eğitimine sahaya çıktım ve kendimden yaşça büyük gebelerim ve yaşça büyük hastalarım oldu. Mesleki gelişimimi çok küçük yaşlarda öğrendim. Bu açıklamanızı kınıyorum. Çocuk yaşta psikolojik travma yaratıyor demişsiniz siz o yaşta o üniformanın verdiği özgüveni biliyormusunuz acaba? " işini sevip düzgünce yapan her yaşta her mecrada ve her koşulda iyi yapar. Maaş olayına gelirsek gerekirse karın tokluğuna bu işe ait olmayı tercih ederim. Yorumu görmeniz dileğiyle...
People
4
2) Tulay emir (Hems)
17.05.2018 16:57:22
25 yildir calismaktayim Hemsirelik mesleginin bence biran once branslasmasi lazim ama neden hic dusunulmuyor anlamiyorum
People
11
3) Hemsire (hemsire)
17.05.2018 13:08:29
Batıda lisans mezunu olmak bile yetersiz kalıyorken 18 yasında (her ne kadar reşit kabul edilsede daha çocuk sayılacak bir yaş) bir insanın profesyonel bir şekilde meslek icra etmesini beklemek anlamsız...bir çok meslek grubunun (att ,paremedik,ebe vs) tam bir hemsirelik eğitimi verilmeyip heryerde hemsire olarak calıştırılmaları garip...o zaman hepsi 4 yıllk hemsirelik egitimi alsın.nede olsa aynı yerde aynı işi yapıyoruz...tuttuğumuz nöbet sayılarına bir sınırlama gelmeli , fiziksel ve psikolojik olarak kisiyi yıpratan ve verimsiz çalişma sebebiyeti veren 24 ler ,bloklar, fazla mesailer verimli bir çalısma ortami icin kaldırılp zor bir meslek dalı oldugu icin hem emekli maaşlarında hemde çalısana hem özlük hakları hemde maaşlarında iyilestirilmeler yapılması vs vs vs çok uzar birazck meslektaşlarimin duygularına tercüman olabildiysem ne mutlu...
People
5
4) Hemşire (hemşire)
17.05.2018 11:38:29
24 yıldır hemşirelik mesleğinin içindeyim. Sağlık meslek lisesi ile göreve basladım.Lise mezunıyeti ile göreve başlamaktan memnunum.Bizim zamanımızda eğitim daha verimliydi.Sağlık meslek liseleri olmalı ve ardından lisans hemşireliğe geciş kolaylastırılmalı.
Hemşirelik dernekleri mesleğimizle ilgili geliştirici faaliyetler yapsın bizde faydalanalım.
Yıpranma payını 2014 yılından beri bekliyoruz.Çıkacak???
People
16
5) Bende Kalsın (Hemşire)
16.05.2018 16:45:58
32 yıldır bu işi yapıyorum. Sağlık Meslek Lisesi'ne gittiğim için (şartlar zorunlu kıldığı için) pişman olmadığım bir çalışma günü bile geçirmemişimdir sanırım. O eğitimle üzerine sadece hemşirelik lisansı koymak dışında birşey yapamıyorsunuz. Koyduğunuz her eğitim pişmanlığı arttırmadan başka bir işe yaramıyor. 15 yaşıma dönebilseydim...............
People
16
6) Emekli olacak (Hemşire )
16.05.2018 11:19:34
Anca laf kalabalığı, icraat sıfır . Yirmi iki yıldır bu meslek te çalışıyorum. Sonuç mu 2250 TL maaş ve 65000 TL ikramiye. Ayrıca kendimi kuş gibi özgür hissediyorum. Yazacak çok şey var, Ama nereden başlasam nerede bitirsem bilemiyorum. Sözün özü bu meslek için birşeyler yapılması gerekiyor. Siz değerli hocalarımıza çok iş düşüyor. .
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan TarihiDetayKategori
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer
14/12-15/128. Türkiye Tiroid Hastalıkları KongresiENDOKRİNO...ANKA
14/12-16/128. Ulusal Sitopatoloji KongresiTIBBİ...İZMİ