Koku duyumuzun diğer hayvanlardan zayıf olduğu inanışı yanlış!
İnsan koku alma duyusunun diğer memelilerden daha zayıf olduğu düşünülür. Ama bilim insanları sanılanın aksine, bu mitin 19. yy’dan kalma bir yanlışlık olduğunu söylüyor.
Koku duyumuzun diğer hayvanlardan zayıf olduğu inanışı yanlış!
17 Mayıs 2017 -

MEDİMAGAZİN HABER MERKEZİ-Rutgers Üniversitesi’nde sinirbilimci olan Doç. Dr. John McGann, Science’de yayımlanan çalışmada, insan kokusunun zayıf ve burnun gereksiz olduğu mitinin 19. yy’dan kalma bir yanlışlık olduğunu söylüyor. Mcgann bu inanışın bilimsel tarihinin izini sürdüğünde, 19. yy’da yaşamış bir nöroanatomist olan Paul Broca’ya rastladığı bilgisini veriyor.

Sigmund Freud bile bu yanlış inanıştan etkilendi

Mcgann: “Paul Broca insanları koku alamayanlar olarak sınıflandırdı, ama herhangi bir test yaptığından değil, insan beyninin ön lobundaki evrimsel genişlemenin insanlara özgür irade vermesine karşılık, koku alma sistemine mal olduğunu düşündüğünden dolayı, bu inancı kendinden sonrakilere de yerleştirdi. Öyle ki, Broca’nın koku sisteminin az geliştiğiyle ilgili iddiası Sigmund Freud’u bile etkiledi.” ifadelerine yer verdiği çalışmasında, 19. yy’yi takiben 20.yy’de de insan koku alma yeteneğinin bilimsel olarak ihmal edildiğini ve bugün bile birçok biyolojist, antropolojist ve psikolog tarafından insanların zayıf bir koku yeteneği olduğunun düşünüldüğünü aktarıyor.


Koku kaybı erken ölümlerin habercisi olabilir mi?


“İnsanlardaki koku nöronlarının sayısı diğer 24 memeli türe oldukça yakın”

Mcgann, aslında insan beynindeki koku soğanında bulunan nöronların sayısının diğer 24 memeli türe oldukça yakın ve koku alma hassasiyetimizin de benzer olduğunu vurguluyor. Broca’nın insan beynindeki koku soğanının beynin geriye kalan bölümlerine ve memelilerdeki koku soğanı boyutuna göre çok küçük olduğunu gözlemlediğini söyleyen Mcgann, bu yüzden insan koku alma yeteneğinin zayıf olduğunu düşündüğünü aktarıyor. Mcgann, hayvanların koklama duyusunu, birbiriyle ilişkiye girme gibi nedenlerle kullanmasının, insanların koklamayı “basit güdü” statüsüne atmasına sebep olduğunu ve kendini koklayamayanlar statüsüne koyduğunu kaydediyor.

“İnsan beynindeki koku soğanı ve orbitofrontal korteks daha kompleks bir yapıya sahip”

Mcgann: “İnsan koku sisteminin fonksiyonal reseptörlerinin kemirgenlerden biraz az olduğu doğru, ama insan beynindeki koku soğanı ve orbitofrontal korteks daha kompleks bir yapıya sahip ve toplamda bilgiyi yorumlayan 400 farklı türde reseptör bulunuyor. Koku alma hasssaslığı ve ayır tedici yetenekler oldukça dinamik. Tıbbi uygulamalarda da koku kaybının insan üzerindeki etkisinin ne kadar büyük olduğu açıkça görülüyor.” ifadelerine yer veriyor.

Duygu ve hafızayla güçlü bir bağlantı

Mcgann, insanların kan kokusu gibi birçok kokuya karşı hassas olduğunu, koku bilgilerinin önce koku soğanına ama aynı zamanda amigdala ve hipokampal oluşuma da uğrayarak aynı zamanda duygu ve hafıza ile de güçlü bir bağlantı kurduğunu belirtiyor. Günümüzde doğal kokuların çok fazla bulunmadığını ve birçok kimyasalın bir araya gelerek sentetik kokular oluşturduğunu aktaran Mcgann, örneğin kahvede 150 tane içerik olduğunu ama bizim içindeki içerikleri seçemeyip sadece kahve kokusu alabildiğimizi söylüyor.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan TarihiDetayKategori
08.05-07.06KBB UzmanıPersonel Arayanlar
07.05-06.062 el hastane cihazlarıTıbbi Cihaz
07.05-06.06ANKARA KONUTKENT'TE DOKTORLARIMIZA 1+1 KİRALIK LÜKS DAİREDiğer
04.05-03.06KBB UZMANIPersonel Arayanlar
03.05-02.06SAĞLIK PERSONELİMİZE 1+1 DAİRELERPersonel Arayanlar