AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Dilek Ural
    • “Bir akademisyen yaratıcı projeler geliştirebilecek kadar zeki ve akademik hırsını her şeyin önünde tutmayacak kadar da ahlaklı olmalıdır.”

19 Haziran 2011, Pazar

Prof. Dr. Dilek Ural

Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Kocaeli Üniversitesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Klinik Araştırmalar Birimi Müdürü Prof. Dr. Dilek Ural

 

Öz geçmişinizi anlatır mısınız?

1966 yılında İstanbul’da doğdum. Lise eğitimimi İstanbul Alman Lisesinde, Tıp Fakültesini İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesinde tamamladım. kardiyoloji ana bilim dalının iç hastalıklarından ayrı bir uzmanlık alanı olarak kabul edilmesi üzerine Tıpta Uzmanlık Sınavında kardiyoloji ihtisasını tercih ettim ve 1991 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesinin ilk kardiyoloji uzmanlık öğrencisi oldum. İhtisasımı 1996 yılında tamamlayıp hemen aynı yıl Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalında öğretim üyesi olarak göreve başladım. 2000 yılında doçent, 2006 yılında profesör unvanını aldım ve halen Kocaeli Üniversitesinde Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Klinik Araştırmalar Birimi Müdürü olarak görevime devam ediyorum. 

Fakülte dışında Türk Kardiyoloji Derneğinde Kadında Kalp Sağlığı Proje Grubu üyesi, Avrupa Kalp Damar Hastalıklarından Korunmada Türkiye Ulusal Koordinatörü, Mezuniyet Sonrası Yeterlilik Kurulu üyesi ve Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi Yayın Kurulu Üyesi olarakda görev yapıyorum.

Başlıca ilgi alanlarım kardiyak görüntüleme ve aterosklerozda translasyonal çalışmalar.

 

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?

Liseyi bitirdiğimde fen bilimleri veya sosyal bilimler arasında bir tercih yapamamıştım. İnsanla en yakından ilgilenen, hem fen bilimleri kapsamına giren hem de sosyal boyut taşıyan bir bilim dalı tıp olduğu için tıp mesleğini tercih ettim.

Uzun süredir mesleğin içinde olduğum için memnun olup olmamak gibi bir kavram artık aklımda yok. Ancak öğrenci iken başka meslekleri seçen ve hayata daha erken atılan sınıf arkadaşlarıma gıpta ettiğim olurdu. Mesleğe başladıktan sonra da zorlukları ilk başta çok ürkütmüş ve üzmüştü. Öğrenci iken ek gelir olması amacı ile turizm sektöründe bir süre çalışmıştım. İki meslek dalı arasındaki farkı hep şöyle anlatırım; turizmde size gelen kişi daha baştan mutlu olmaya ve eğlenmeye hazırdır. Ciddi bir aksama olmadığı sürece ufak tefek sorunları önemsemez ve olumlu bir iletişim kurmak kolaydır. Hekimlikte ise hasta ve hasta yakını kaygı içindedir. Sizinle ilk karşılaşması güvensizlik ve şüphe ile başlar. Her şeyi çok başarılı götürseniz dahi, olabilecek ufak bir aksilikte bütün olumlu işlerin silinmesi riski vardır. Buna rağmen başarılı giden bir işin sonunda hekimliğin verdiği mutluluk turizm ile asla karşılaştırılamaz.

 

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?

Sorumluluğu fazla olduğu için çok stresli bir meslek. Doğru kararı en hızlı sürede vermeniz ve uygulamanız gerekiyor. Mesleğin ilk yıllarında acaba eksik yaptığım bir şey var mı kaygısı sizi huzursuz ediyor, devamında ise giderek artan iş yükünün altında ezilmeye başlıyorsunuz.

 

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?

Zeki, çevik ve ahlaklı. Bir akademisyen yaratıcı projeler geliştirebilecek kadar zeki, bu projelerin ardından bıkmadan koşabilecek kadar enerjik ve akademik hırsını her şeyin önünde tutmayacak kadar da ahlaklı olmalıdır.  

 

Branşınızda kendinize örnek aldığınız biri var mı?

Özellikle Cumhuriyet’in ilk döneminde yetişmiş toplum yararını her şeyin üstünde tutan, büyük bir disiplinle hem kendisini geliştiren hem de öğrencilerinin eğitimini ciddiyet ve ayrıntıları atlamayan bir titizlik ile gerçekleştiren bilim adamlarının tümünü örnek almaya çalışıyorum.

 

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sağlık sisteminde birçok önemli ve yararlı değişikliğin gerçekleştirildiğini düşünüyorum. Ancak hekim açısından bakınca sistemin sürekli değişmesi ve yeni düzenlemelere adapte olma gereği bazen yorucu olabiliyor. Ayrıca, hekimlik uygulamalarının puanlama sistemi ile değerlendirilmesinin önemli etik sakıncalar doğurduğunu gözlemekteyim.

 

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?

Yurt dışında olsaydım klinik bir daldan ziyade, araştırmanın ağırlıklı olduğu preklinik bir uzmanlık alanını tercih ederdim.

 

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?

PubMed’e kayıtlı uluslararası hakemli dergilerde 62 yayınım, yurt içi dergilerde yine 60’ın üzerinde makalem yayınlandı. Ayrıca, klinik kardiyoloji ve ekokardiyografi alanındaki birçok kitapta bölüm yazarlığı yaptım.

 

Türkiye’deki tıbbi yayıncılığı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu konuda sizce yapılması gerekenler nedir?

Türkiye’de tıbbi yayıncılık konusunda önemli yol alınmış olduğunu ve ciddi bir deneyim oluştuğunu düşünüyorum. Ancak uluslararası saygınlığı yüksek bir tıbbi yayıncılık -özellikle araştırma makaleleri yayınlayan dergiler- için çok daha fazla çalışmak gerekiyor. Yayıncılık ciddi bir iş ve profesyonel yaklaşım gerektiriyor. Uluslararası indeksli ve impakt faktörü yüksek bir dergi için web sitesini sürekli güncelleyen, İngilizce redaksiyon (mümkünse ana dili İngilizce olan) ve profesyonel istatistiksel değerlendirme yapan, yazışmaları düzenli izleyen ve dergiye tam zamanını ayırabilecek yayın kurulundan oluşan bir ekip gerekiyor.

 

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?

Üniversitelere daha fazla özerklik ve AR-GE için daha fazla kaynak verilmesine çalışırdım.

 

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?

Akademik pozisyon olarak ulaştığımı düşünüyorum, ama özellikle AR-GE çalışmaları açısından gerçekleştirmeyi umduğum hedeflerim var.

 

Mesleğinizle ilgili ilginç bir anınızı anlatır mısınız?

Araştırma görevlisi iken koroner yoğun bakım ünitesine akut miyokard infaktüsü ile bir hasta geldi. Her türlü medikal tedavi uygulandığı halde arka arkaya ventrikül taşikardisi ve fibrilasyonuna giriyor, ben de göğsünü jelleyip defibrile ediyordum. Sonunda göğsü kızarıp acımaya başlayınca bir de yumrukla döndürmeyi (thumb version) deneyeyim dedim. Gerçekten de ritmi düzeldi. Bir sonraki ventrikül fibrilasyonunda erken davranmışım, daha şuuru bozulmadan göğsüne vurunca “sen ne yapıyorsun” diye sinirlendi. Durumu izah ettim. Bir süre sonra monitörde tekrar aritmi gözleyince yanına gittim ki, kendisi göğsüne vurup duruyor ve gülerek “Nasıl beceriyorum değil mi?” diye sordu; ama tabii demesiyle beraber fibrilasyona girdi. Neyse ki, iyileşti ve yoğun bakımdan daha fazla elektrik veya yumruk almadan çıkarabildik. 

 

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?

Maalesef gösteremiyorum. Hekimler arasında yorgunluk, uykusuzluk ve tükenmişlik sendromunun yaygın olduğu görüşündeyim.

 

Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?

Arkeolojiyi, fotoğraf çekmeyi ve kültür gezilerini çok seviyorum.

 

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?

Bir şey yapmadan önce çok düşünüp, çok fikir alırım. Pişman olacak bir şey yapmamaya özen gösteririm. Yine de keşke’lerim olduğunda bazı kararların zamana, ortama ve koşullara göre alındığını, uzun vadede sonuçlarının olumlu da olabileceğini düşünerek avunurum. 

 

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?

Mesleğimin ilk yıllarında neredeyse hiç ayıramıyordum. Ancak sonra zamanın çok hızlı aktığını ve sevdiklerimle beraber olmak için hayatın bazen ikinci fırsatlar tanımayabileceğini algıladım. Şimdi olabildiğince özen gösteriyorum. Aslında bunlar hepimizin bildiği şeyler, ama herkesin her seferinde yeniden yaşayıp öğrenmesi gerekiyor, tabii öğrenebilirse veya kendisini değiştirebilirse…

 

Teşekkürler

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
16/11-21/11 55. Ulusal Nöroloji Kongresi NÖROLOJİ ANTA
23/11-23/11 TMFTP Tıbbi Uygulamalar ve Hukuk Kongresi TIP... ANKA
23/11-23/11 Türk Kardiyoloji Derneği Ulusal Kardiyo Onkoloji Toplantısı KARDİYOLOJİ İSTA
21/11-24/11 15. Türkiye Acil Tıp Kongresi ACİL TIP ANTA
21/11-24/11 15. Türkiye Acil Tıp Kongresi ACİL TIP ANTA
20/11-24/11 24. Prof. Dr. A.Lütfi Tat Sempozyumu DERMATOLOJİ ANTA
22/11-24/11 7. Uluslararası Ürojinekoloji Kongresi ÜROLOJİ İSTA