AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Gamze Mocan Kuzey :Akademisyen bencil olmamalıdır
    • Akademisyenlerimiz köşesinin bu haftaki konuğu Hacettepe Üniversitesi Patoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Gamze Mocan Kuzey

18 Haziran 2006, Pazar

Prof. Dr. Gamze Mocan Kuzey :Akademisyen bencil olmamalıdır
Akademisyenlerimiz köşesinin bu haftaki konuğu Hacettepe Üniversitesi Patoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Gamze Mocan Kuzey

Özgeçmişinizi anlatır mısınız?
İlk ve orta öğrenimimi Zonguldak Yayla Özel İlkokulu ve TED Zonguldak Kolejinde gördüm. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden 1974 yılında mezun oldum ve aynı yıl Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinde uzmanlık eğitimine başladım. 1978 yılında patoloji uzmanı ve öğretim görevlisi oldum. 1984 yılında yardımcı doçent, 1986 yılında patoloji doçenti unvanını aldım. 1992 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi (İngilizce tıp) profesörlük kadrosuna atandım. 1985’te İngiltere Glasgow Western Infirmary Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Departmanı’nda karaciğerde hepatit B viral lezyonlarında immünohistokimyasal yöntemle araştırmalar yaptım. 1991 Amerika Birleşik Devletleri Bethesda-Maryland’de Armed Forces Institute of Pathology’de üropatoloji ve sitopatoloji bölümlerinde çalıştım. 1992-2003 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı’nda Sitopatoloji Ünitesi Başkanlığı ve 11 yıl Tıp Fakültesi Eğitim Koordinatörlüğü görevlerinde bulundum. 24 Ocak 2003 tarihinde Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesine Dekan olarak atandım ve eş zamanlı olarak Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı akademik kadrosunda da yer aldım. Şubat 2006 tarihinden itibaren de Hacettepe Tıp Fakültesindeki görevime döndüm.

Bu saydıklarımın yanı sıra 1993-1995 yılları arasında Ankara Patoloji Derneği Başkanı, 1994-1996 yılları arasında Türk Tabipleri Birliği Uzmanlık Dernekleri Koordinasyon Kurulu (UDKK) Üyeliği, 1996 yılında Avrupa Birliği Tıp Uzmanları (UEMS) Avrupa Patoloji Board Üyeliği ki bu halen devam ediyor, 2000 yılında TÜBİTAK-Sağlık Birimleri Araştırma Grubu-Sağlık Bilimlerinde Bilimsel Toplantılar Dizini Çalışma Kurulu Üyeliği, 2001-2004 yılları arası Avrupa Sitoloji Dernekleri Federasyonu (EFCS) Türkiye temsilcisi, 2002-2004 yılları arası Sitopatoloji Derneği Kurucu Başkanı ve 2004 yılında halen sürdürmekte olduğum Sitopatoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyeliği ile 2003 yılından bu yana halen sürdürmekte olduğum Dünya Patoloji ve Laboratuvar Bilimleri Birliği (World Association of Society of Pathology and Laboratory Medicine, WASPaLM) Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerim var. 26-30 Mayıs 2005 yılları arası 23. Dünya Patoloji ve Laboratuvar Bilimleri Birliği (WASPaLM) Kongresi Başkanı oldum. İki aydan beri de Hacettepe Öğretim Üyeleri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev almaktayım.

Branşınızda kendinize örnek aldığınız birisi var mı?
Rahmetli hocalarım Doç. Dr. İlhan İmamoğlu, Prof. Dr. Behsan Önol ve Prof. Dr. Bedri Uzunalimoğlu. Dr. İlhan İmamoğlu, Ankara Tıp’taki öğrenci kantininde biz öğrencilerle sıraya girip yemek yiyen tek hocamızdı. Dr. Behsan Önol çalışkanlığı, başarılı meslek hayatı, dernekçiliği, insan ilişkileri ve renkli sosyal yaşamı ile örnek aldığım bir insandır. Yine genç yaşta kaybettiğimiz Dr. Bedri Uzunalimoğlu, zekâsı, esprili kişiliği ile bulunduğu her ortamın ilgi kaynağı olan, mesleğinde de çok başarılı bir patolog hocamdır. Prof. Dr. Yener Erozan ise, Johns Hopkins Üniversitesi Sitopatoloji Bölüm Başkanlığı yapmış olup, Amerikan Sitopatoloji Derneği Başkanlığı ile çok verimli çalışmalar yürütmüştür. Yurtdışında özellikle ABD’de çok tanınan bu hocamızla her zaman gurur duydum.

Başınızdan geçen, mesleğinizle ilgili, en ilginç anınız nedir?
İdareci, öğretim üyesi ve hekim olarak çok ilginç anılarım var. Bir patolog olarak, rutin çalışmamızın ve eğitimimizin büyük bir bölümünü mikroskop başında gerçekleştiririz. Bir gün, rutin nöbetimizin bittiği bir araştırma görevlimize, bu çalışma suresince benden neler öğrendiğini sorduğumda, ‘Hocam, birkaç isi aynı anda yapmayı sizden öğrendim’ diye yanıtlamıştı. Bu benim çok hoşuma giden ve hatırladıkça tebessüm ettiren bir anımdır.

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Her alanda olduğu gibi, ortamı düzenlemek ve iyileştirmek adına yapılan her yeni usul değişikliğinde, kendine göre aksamalar, yanlışlıklar ve deneyim eksikliğinden kaynaklanan sorunlar olabilir. Önemli olan, kuralları iyi belirleyerek sistemi oturtmaktır. Arz-talep kurallarına göre verilen hizmet iyi durumda gözüküyor gibi ise de, görüş ayrılıklarının olumlu yaklaşımla, sorumlu kurumlarca bir araya gelerek yapıcı önerilerle, konsensusa varılarak çözümlenmesi ve sağlık bütçesine devlet kaynağının büyük oranda desteği gerekmektedir. Günümüzde ‘Hipokrat Hareketi’ adı verilen bir kampanya yürütülmekte. Sağlık Bakanlığının uzun süredir başarılı bir şekilde yürüttüğü Hasta Hakları Kampanyası’nın bir ayağının eksik olduğu savunuluyor. Örgütlenen doktorlar, hasta haklarının yanına, ortalama dokuz maddelik doktor haklarının da konulmasını istiyorlar. Bu konuda kendilerini gönülden destekliyorum.

Tıp mesleğini seçme sebebiniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
Hekim olmak, benim içimde oluşmuş ve benim de içimi dinleyerek, takip ederek gerçekleştirmiş olduğum bir seçim. Seçtiğim için memnunum çünkü kızımın da hep bana söylemiş olduğu gibi, hekim olmak, fayda üretebilmenin ve bunu gözlerinizle, kalbinizle anında hissedebilmenin, ihtiyacı olan insanlara umut verebilmenin en direkt yolu.

Sizce isinizin en zor tarafı nedir?
Patoloğun görevi hastaya konulan tanıyı ilgili klinisyen hekime iletmektir. Ancak bazı özel durumlarda, hastanın veya hasta yakınının doğrudan bizimle görüştüğü zamanlar da olabilmektedir. Böyle durumlarda bir insana kötü haber vermek durumunda kalmak zor bir durum.

Bir akademisyen nasıl olmalı? Nasıl tanımlarsınız?
Benim görüşüme göre, bir akademisyen için en büyük onur, hekim olmak isteyen insanları yetiştirmek ve yetiştirmiş olduğu insanların hem hekimlik özellikleriyle, hem de insanlık özellikleriyle gurur duyabilmektir. Bu doğrultuda, bir akademisyen, bilgi birikimini ve deneyimlerini yetiştirmekte olduğu insanlara sunmalı ve onların gelişimine olabildiğince katkıda bulunmalıdır, yani bencil olmamalıdır.

Yurt dışı mesleki deneyiminiz oldu mu?
İngiltere’de Western Infirmary Üniversitesi ve Amerika Birleşik Devletleri’nde Armed Forces Institute of Pathology’de gördüğüm eğitimlerin yanı sıra, katilmiş olduğum kongreler ve meslek grubumun temsilcisi olarak uzun yıllardır yurt dışında aldığım sorumluluklar yurt dışı mesleki deneyimlerimi yansıtmaktadır.

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz? Neden?
Yahya Kemal’in İstanbul için hissettiklerini (Ankara’nın en sevdiği yanının İstanbul’a dönüş kısmı olması gibi), ben de her yurt dışı yolculuğundan ülkeme dönerken hissediyorum. Ülkemde bu mesleği yapıyor olmaktan son derece memnunum. Keşke beyin göçünü durdurabilsek.

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösteriyor musunuz?
Elimden geleni yapıyorum. Ancak, eski millî yüzücü bir kızım olmasına rağmen spor konusunda maalesef tembelim.

Hiç ‘keşke’ dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
Birçok dostuma önerim, ‘keşke’ kelimesini kullanmamalarıdır. ‘Keşke’leri, üzerinde durmadan unutmayı tercih ederim.

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayınlanmış kaç yayınınız var?
Patolojinin jinekopatoloji ve sitopatoloji dalları özel ilgi alanlarım olup bu konular la ilgili çok sayıda konferanslarım ve patolojinin çeşitli alanlarında ulusal ve uluslararası yayınlarım bulunmakta. Bununla birlikte “Temel Patoloji” kitabı editörlüğü, Robbins Review of Pathology (Türkçesi) çeviri editörlüğü, çeşitli kitaplarda bölüm yazarlığı, birçok tıp dergisinde yayın kurulu üyeliği ve danışmanlığım bulunmakta. 130’un üstünde yayınım var. Bunların yanı sıra, birçok kitapta bölüm yazarlığım mevcut. TUS sınavı ve Amerikan Medikal Lisans Sınavı için 1100’ün üzerinde soru/cevaplı Robbins çeviri kitabım var. Benim açımdan, en önemlisi de bu ay içerisinde ülkemizde ilk kez yayımlanacak özgün bir patoloji kitabıolan, 70 yazarlı, “Temel Patoloji” kitabının editörlüğünü yapmış olmam.

Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi 40 yıllık geçmişiyle akademisyeni olmaktan gurur duyduğum, kendini bilimselliği ve etikliği ile ispatlamış bir kurumdur.

Eğitim verdiğiniz klinikteki kişilerle ilişkileriniz nasıl? Onlar sizi nasıl tanımlar?
Sizin sorunuzu ben de eğitim verdiğim meslektaşlarımla paylaştım. Ortaya çıkan tablo, azimli, güçlü, dinamik, akademik, idari konularda örnek alınan, insan ilişkilerinde güven verici ve destekleyici, hedeflerine kararlı bir şekilde yürüyen, çok başarılı bir organizatör olarak nitelendirilen, öğrencilerine çok düşkün, güzel sözcükleri her zaman ustaca yan yana getirebilen, her zaman gerçeklerin ve doğru değerlerin ardında yürüyen, çevresini de kendisiyle birlikte yücelten bir hoca olduğum... İyi ki bu soruyu bana sordunuz da ben de bu güzel yorumları öğrenme şansına eriştim.

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
Bu sorunun yanıtı bu röportajda gizli...

Tıp dışında uğraşılarınız ya da hobileriniz var mı?
Otomobil merakım var. Yeni çıkan modelleri, yılın ödül alan otomobil markalarını yakından takip ederim. Ancak, hız yapılmasına karşıyım. Çay kaşığı koleksiyonum var. Ziyaret ettiğim şehirleri ve/veya ülkeleri simgeleyen çay kaşıklarını topluyorum. Şu an itibariyle 200 adet çay kaşığım var. Annemden bana geçmiş olduğuna inandığım çiçek yetiştirme meraklarım arasında. Tek başıma sinemaya gitmekten ve seyahat etmekten büyük zevk duyarım. Bir de, çocukluğumdan beri olan merakım güzel giyinmektir. Ayrıca yağlı boya tablolara...

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Aile bireylerimle kurduğum ilişkilere baktığım zaman, size ‘evet’ diyebiliyorum.

Teşekkürler.19.06.2006
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
2
1) ümit gök (öğrenci)
25.06.2015 15:23:09
sayın profesörler hep aynı şeyleri yazmıyormusunuz farmakoloji sadece veteriner tıp eczacılıkta yok o dediğiniz puanları yüksek 4 yıllık kimyadada olduğunu bilmiyormusunuz hatda onlar tus sınıvınada girmeye hakkı var kazandımı ister farmakologda olabilir yada bir eczacılık sınavı yapılıyormuş kimyacılar için kazandımı eczacı oluyor lütfen bunları internet sayfalarına yayılın maaşları doktor maaşı kadar ayda 10 milyar olduğunu yazın.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
28/08-29/08 Çocuklarda Motilite Bozuklukları Sempozyumu ÇOCUK... İSTA
27/08-31/08 20. Ulusal Anatomi Kongresi ANATOMİ İSTA
05/09-08/09 6. DOD Dermatoloji Gündemi DERMATOLOJİ SAKA
12/09-13/09 SCAI Menata Mentor Course-SCAI 2019 KALP VE... İSTA
14/09-14/09 7. Multidisipliner Nöroendokrin Tümör Sempozyumu NÖROLOJİ ANKA
11/09-14/09 World Congress of Perinatal Medicine KADIN... İSTA
12/09-15/09 10. Ulusal Haseki Tıp Kongresi ve 9. Haseki Hemşirelik Sempozyumu HEMŞİRELİ... SAKA