AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Gülhis Deda
    • Akademisyenleri tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nörolojisi Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gülhis Deda

10 Şubat 2008, Pazar

Prof. Dr. Gülhis Deda
Akademisyenleri tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nörolojisi Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gülhis Deda

“Akademisyen, bilmediğini bilerek eksiklerini akademik çaba ile tamamlamaya çalışan kişidir”

Röp.: Mete Generaloğlu
Özgeçmişinizi anlatır mısınız?
İlk, orta ve lise eğitimimi T.E.D. Ankara Kolejinde tamamladıktan sonra 1974 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesine girdim ve 1980 yılında mezun oldum. Çocuk sağlığı ve hastalıkları ihtisasımı 1981-1985 yılları arasında Dr. Sami Ulus Çocuk Hastanesinde yaptım. 1987 yılında aynı hastanede çocuk nörolojisi yan dalına başladım. 1989 yılında yan dalımı alarak başasistan olarak göreve başladım. 1987-1988 ve 1988-1989 yıllarında toplam 8,5 ay İsveç Karolinska Hastanesi Klinik Nörofizyoloji Bölümünde EEG, ENMG, uyarılmış potansiyeller ve uzun süreli EEG monitorizasyon konularında eğitim alıp, bizzat kendim de yaptım.

1992 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesine öğretim görevlisi olarak geldim. 1993 yılında doçent oldum. 1994 yılında Amerika’da Johns Hopkins hastanesinde 2 ay süre ile pediatrik epilepsi merkezinde çalıştım. 2000 yılında profesör oldum. 1999 yılında Çocuk Nörolojisi Bilim Dalı Başkanı oldum ve halen o görevi sürdürmekteyim.

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
İlkokula başladığımdan itibaren hep doktor olmak istedim ve başka bir mesleği de hiç düşünmedim. Bu mesleği seçtiğim için hiç pişman olmadım.

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
Doktorluk mesleğinin en zor yanı hem iş hem de aile yaşantısını aksatmadan yürütmektir. Tıp ve akademisyenlik devamlı ilerlemeyi ve buna paralel olarak da okuma ve araştırmayı gerektiriyor. Hem bunları yapıp hem de aile yaşantısını aksatmadan yürütmek bazen zor olmakta ve bazı şeylerden ödün vermeyi gerektirmektedir.

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?
Bir akademisyen, bilmediğini bilerek eksiklerini akademik çaba ile tamamlamaya çalışan kişidir.

Branşınızda kendinize örnek aldığınız birisi var mı?
Bugüne kadar yurt içi ve yurt dışında pek çok kişi ile çalıştım. Tabii ki bunlardan pek çok şey öğrendim ve bunları kendi deneyim ve bilgilerim ile birleştirerek akademik yaşantımda uygulamaya çalıştım.

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’deki sağlık ortamı gelişme ve değişimlere açık ve her an değişebilen bir ortamdır.

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
Evet. İsveç Karolinska Hastanesinde Klinik Nörofizyoloji Bölümünde 8,5 ay EEG, uzun süreli EEG Monitorizasyon, ENMG ve uyarılmış potansiyeller konusunda eğitim aldım. Daha sonra Amerika Johns Hopkins Hastanesinde 2 ay süre ile Pediatrik Epilepsi Merkezinde çalıştım.

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?
Evet isterdim.

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?
Yurt dışı dergilerde yayınlanmış 57 makalem ve bunlara yapılmış 235 atıfım mevcut. Yurt içinde 40 civarında yayınım var.

Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
Fakültemiz mümkün olduğunca yenilikleri takip etmeye çalışan bir akademik yapılanma içindedir.

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
Gerçek bir üniversal ortamı gerçekleştirmeye çalışırdım.

Eğitim verdiğiniz anabilim dalındaki kişilerle ilişkileriniz nasıl?
Bizim kliniğimizde herkes birbirine çok saygılıdır ve bu saygı çerçevesinde ilişkilerimiz çok iyidir.

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
Evet, ulaştım.

Mesleğinizle ilgili başınızdan geçen ilginç bir anınızı anlatır mısınız?
Fakültede bir hasta özellikle bana muayene olmak istediğini belirtti. Ben de hastaya beni nereden öğrendiğini sorduğumda bana “Hastamız nöbet geçirdiği için bir taksiye bindik ve bizi en yakın tıbbi kuruma götürmesini istedik” dediler. Taksici çocuğun nesi olduğunu sorduğunda “Havale geçiriyor” demişler. Taksici bunun üzerine “Sizi öyle bilinmedik bir yere götüremem, bu işi iyi bilen bir kişi ve yere götürürüm çünkü bizim böyle bir hastamızı tedavi etti ve şimdi çocuk çok iyi” deyip hastayı alıp fakültemize ve bana getirmiş.

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?
Göstermeye dikkat ediyorum.

Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?
Çok fazla yok. Ancak haftada 2-3 gün spor yapmaya gayret ediyorum.

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
Hayır olmadı.

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Başta da söylediğim gibi hem akademisyen olup hem de aileye yeterli zaman ayırmak bazen zor olmakta, ancak aileme yeterince zaman ayırmaya gayret ediyorum.

Teşekkürler.
11/02/2008
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer