22 yıllık verileri taradı: Hepatit B aşısı, MS vakalarını artırdı
Fransız doktor Le Houezec'e göre ülkede 1992'den itibaren yapılan hepatit B aşısı, aynı zaman aralığında MS vakalarında yaşanan hızlı artışa yol açtı
22 yıllık verileri taradı: Hepatit B aşısı, MS vakalarını artırdı
05 Aralık 2014 - SABAH

Fransa'da son 20 yılda ani bir artış gösteren multipl skleroz (MS) hastalığıyla hepatit B aşısı kullanımı arasında ciddi bir bağlantı olduğu tespit edildi. Dünyaca ünlü bilim dergisi Springer'de konuyla ilgili bir makale kaleme alan Fransız uzman Dr. Dominique Le Houezec, 1990'lardan bu yana kitlesel olarak uygulanan hepatit B aşılarının, MS vakalarında görülen ani ve hızlı artışta birinci derecede etken olduğunu iddia etti.

22 YILLIK VERİLERİ TARADI
Makalesinde, Dünya Sağlık Örgütü'nün tavsiyeleri doğrultusunda 1992'den itibaren Fransa'da hepatit B aşısı uygulandığını hatırlatan Dr. Dominique Le Houezec, 1994 ila 1997 arasında en az 20 milyon insanın aşılandığını belirtti. Aşının yapılmasından sonra MS vakalarında görülen artışa ilişkin verileri ayrıntılı şekilde inceleyen Dr. Le Houezec, MS hastalığı artışının rakamlarla da teyit edildiğini örneklerle gösterdi. 1993'te MS hastalığı vakasının 2 bin 500 dolayında olduğunu vurgulayan bilim adamı, 1996'dan itibaren yeni vaka sayısının 4 bin 500'e tırmandığını ve o seviyede sabit kaldığını açıkladı. Hepatit B ile MS hastalığı artışı arasındaki dikkat çekici bağlantı, ilk kez 1998'de Fransız basını tarafından ele alınmıştı. O tarihten bu yana birçok çalışmada atıf yapılan bu durum, Dr. Le Houezec'in makalesiyle bir kez daha ortaya konmuş oldu.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
5
1) tamer (serbest)
23.06.2017 14:27:56
Milleti galyana getirip domuz gribi aşısı vurdular bence tetikliyen en büyük aşı budur araştırılsın istiyorum.
People
17
2) A. Devlet (sadece anne)
21.06.2015 20:00:24
1. Türkiye'de Hepatit-B prevelansı 0-5 yaş grubu çocuklar için nedir, aşıyı doğum anından itibaren tüm çocuklar için öngören Sağlık Bakanlığı'mızın aşı bilim kurulunun bu çalışmayı yapmadan aşıyı ulısal takvime almasının mümkün olmadığını düşündüğümüzden bu rakamların açıklanmasını, hangi çalışmalara dayanarak bu kararın alındığının açıklanmasını talep ediyoruz.

2. Bilindiği kadarıyla aşının "koruyucu" etkisi en fazla 10 yıl sürmektedir. Hatta bu yüzden Amerika'da doğumda aşılanmış ve şu an sağlık sektöründe meslek sahibi olmuş kişilerin aşının etkisinde zamanla ortaya çıkan bu düşüşe bağlı olarak rapel doz alması öngörülmekte!

Bu durumda, ilk 10 sene içerisinde yenidoğan, bebek ve çocukların tam olarak hangi yollarla HBV ile teması mümkündür? Kontamine iğneyle uyuşturucu kullanımı, çoklu partnerle cinsel ilişki çocuklarımız arasında yaygın mıdır ki HBV bulaş riski olduğu düşünülmektedir?

Sağlık Bakanlığımız gebelerin rutin kontrollerinde taşıyıcı olduğu tespit edilmiş az sayıdaki(!) anneye Sayın Alişan hocamızın önerdiği tedavi yolunu önermek yerine, yılda 1 milyonun çok üzerinde seyreden canlı doğumların hepsine birden, hiçbir sağlık kontrolü yapılmaksızın, yüksek dozda alüminyum içeren bu aşıyı 3 doz vurma riskini neye dayanarak göze almıştır? 10 yaşa kadar kimi neden korumaktadır?

3. Gelişmeler takip edildiğinde Türkiye'de Hep-B insidansındaki hatırı sayılır düşüş(!) çok sonraları universal olarak uygulanmaya başlayan aşılarla filan değil, bizzat sağlık sistemindeki iyileşmeye paralel olarak 20 sene evvelinde yaşanmış bir durumdur.

Nedir bu iyileşmeler?


a. Ülkemizde 1980'lerin sonunda “tek kullanımlık tıbbi malzeme” kullanımına geçilmesi,

b. 1996 yılında Kan Merkezleri ve Transfüzyon Derneği’nin (KMTD) kurulmasının ardından ancak 1997‘de “bağışçı sorgulama formu” oluşturularak kullanımının zorunlu hale getirilmesi,

c. 1 Haziran 2005′te, gönüllülerden alınan kanın usulüne uygun alınması, gerekli testlerden geçirilip sağlık kuruluşuna iletilmesi ve tüm aşamaların otomasyon altında izlenerek ve kaydedilerek yapılmasının amaçlandığı “Güvenli Kan Temini Projesi” nin hayata geçirilmesi

c. Kızılay'ın ağırlıklı olarak paralı donör, asker ve mahkumlardan kan toplamaya son vermesi

d. Nisan 1992‘de kan ürünlerinde Hepatit B yüzey antijeni (HBsAg) taramasının sistematik olarak uygulamaya girmesi

vesaire....

Bahsi geçen çalışma ve atıfta bulunduğu MS vakaları ile ilgili olarak dikkat çekmek istediğim bir nokta, bu vakaların yetişkinlerde(!) ortaya çıkmış olması. Ve hükümetin hemen akabinde okullardaki rutin Hep-B aşılamasına son vermiş olması.

Haklı gerekçeler olmadan devletin bu yönde adım atmasını bekleyebilir miyiz?

Yetişkinlerde bu tür sorunlara yol açan aşı, aynı dozda(!) vurulduğu daha bir iki saatlik bebeklere ne yapıyordur, bir fikrimiz var mı?

Amerika bakmış mesela...

Hepatitis B vaccination of male neonates and autism diagnosis, NHIS 1997-2002.

http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/21058170


4. Aşıların bireysel, toplu verildiğinde ve kümülatif etkisini değerlendiren hangi çalışmaları var Sağlık Bakanlığımızın?

Aşağıdaki hesaplamalara göre alınan alüminyumun bebeğin sinir ve sindirim sistemine etkisi ne olacaktır?

- Hepatit B aşısı (Engerix-B) doğumda, 2. ve 6. aylarda vuruluyor; her dozda 250 mcg (mikrogram) alüminyum var.


- DtaB (Infanrix) aşısı 2, 4, 6 ve 18 aylarda vuruluyor; her dozda 625 mcg alüminyum var.

- Hib aşısı (Pedvax) 2, 4 ve 18. aylarda vuruluyor; her dozda 225 mcg alüminyum var.

- Konjüge Pnömokok aşısı (PCV/Prevnar) 2, 4, 6 ve 12. aylarda vuruluyor; her dozda 125 mcg alüminyum var.

- Hepatit A (Havrix) aşısı 18 ve 24. aylarda vuruluyor; her dozda 250 mcg alüminyum var.

Yani, devletin önerdiği rutin aşıları olan bebeklerin vücuduna 18 ayda tam 4675 mcg (4.5 mg’nin üzerinde) alüminyum zerk edilmiş oluyor.


Alınan bu metal miktarının zararsız olduğunu gösteren çalışmalar hangileridir?

Saygılar
People
5
3) Alişan Yıldıran (Çocuk İmmünoloji-Allerji Uzmanı, Prof. Dr.)
09.12.2014 00:28:36
Sayın Dr. Bakır, çapına yakışmayacak bir kaç satır yazmış ve yazısını da yarım bırakmış, meşgul birisi olduğunu cvsine bakarak anlayabilirsiniz.

Bu fakire de şöhret olmak isteyen birisi şeklinde bir ifade kullanmış. Herhangi bir yorum yapmayacağım, hakkım baki kalsın.

1. Bahse konu yazı impact faktörü 3.5 olan iyi bir hakemli dergide çıkmışdır. Ancak tek yazarlıdır ve yazarın pubmedde başka yayını yokdur. Çocuk doktorudur ve hepatit B aşısı kurbanları vakfına üyedir (1). Yine de hakemlerin istatistik hilelerine aldanmasını beklemek tarafgirlik olur.
2. Ülkemizde çocukluk çağı aşıları ebeveynin aydınlatılmış muvafakati alınmadan yapılmakdadır. Aşı yaptırmak istemeyen aile mahkemeye verilmekde, çocuklarının ellerinden alınacağı şeklinde tehdid edilmekdedir. Bu uygulama ortaçağ engizyonundan farklı değildir (2).
3. Hepatit B ülkemizde oldukça az görülen bir hastalıkdır, bu durum aşılamadan önce de böyle idi. Bir enfeksiyon uzmanı akut/kronik hepatit görmüyorum diyorsa bundan sevinç duyarım ama hemen sorarım; o halde bu aşının tavsiye niteliğinde uygulanmasını istemenin nesi yanlış?
4. Bildiğim kadarı ile herd immünite kan ve vücud sıvıları ile bulaşan bir hastalık için kullanılması çok doğru olan bir mefhum değildir.
5. Türkiye Sağlık İstatistikleri’nde 2000 yılında hepatit b morbidite oranı yüzbinde 9.77 olarak verilmekdedir. Bunun türkçesi şudur bu aşıdan zarar gören bir tek bebek bile olması, bu aşının yapılmamasını gerektirir (3).
6. Mevzu-u bahis aşının prospektüsünde aşının güvenilirliğinin sadece 147 bebek ve çocukda sadece beş gün süre ile takib edilerek ölçüldüğü yazmakdadır. Sağlık Bakanlığımız böyle gayr-i ciddi bir bir aşıyı hangi bilimsel gerekçe ile uygulamakdadır? Aynı prospektüsde verilen yan etkilere (MS, ensefalit, Stevens Johnson vs, vs) bir göz atınız (4).
7. Üstelik bu kadar da değil; daha vahimi bu aşıların pek çok yabancı protein, siRNA, retrovirüsler gibi genetik materyal ile kontamine olması ve bunların vücuda girdikden sonra geri alınamamasıdır. Zaten muhtemelen otoimmünite ve aşıya bağlı kanserlere de bunlar yol açabilmekdedir (5).
8. Daha geçen ay tetanoz aşısında yaşanan skandalın ülkemizde varid olmadığını kim söyleyebilir? (6). Pıtrak gibi biten tüp bebek merkezleri bakanlığımız için bir şey ifade ediyor mu acaba?
9. Aşılar; enfeksiyon, halk sağlığı vs uzmanlarının değil immünologların ve bu bilim dalının altında kurulması gereken vaksinolojinin konusudur vesselam (7).

Kaynaklar
1. http://community.frontiersin.org/people/DominiqueLe_Houezec/124278
2. http://ahmetrasimkucukusta.com/2014/02/12/etibba-diyor-ki/zorunlu-asi/
3. http://www.ttb.org.tr/kutuphane/istatistik2006.pdf
4. http://www.merck.com/product/usa/pi_circulars/r/recombivax_hb/recombivax_pi.pdf
5. http://www.greenmedinfo.com/blog/hep-b-vaccine-damages-liver-it-supposed-protect
6. http://www.globalresearch.ca/the-world-health-organization-who-and-unicef-tetanus-vaccination-campaign-is-a-well-coordinated-forceful-population-control-mass-sterilization-exercise-kenya-catholic-doctors-association/5413360
7. http://beslenmebulteni.com/beslenme/?p=1787
People
3
4) süzer (dt)
08.12.2014 13:57:37
mesleğime dişhekimliğine başlarken ısrarla yaptırılmasını ifade etmişlerdi hocalarımız.aşı yapıldıktan yaklaşık 3 ay sonra ms atağı yaşadım .bir yıl sonrada teşhis konuldu.şu an çok şükür iyiyim.ancak o gün bugün hepatit aşısından ve grip aşısından çok korkuyorum.grip aşısıda hiç iyi gelmiyor.
People
4
5) Prof. Dr. Mustafa Bakır (Çocuk İnfeksiyon ve Çocuk Allerji-İmmünoloji Uzmanı)
08.12.2014 12:04:42
Makaleyi okudum. Aşılama ile MS arasınraki temporal ilişkiyi grafikle gösterip sebep-sonuç ilişkisinin bazı kriterlerini de istatistik illüzyonu ile ispatlamaya (tahmin etmeye) çalışmış.
Size daha iyi bir temporal ilişki sunayım: ülkemizde ve dünyada hepatit B aşılaması ile birlikte aşılı çocuklarda sıkça gördüğümüz akut ve kronik hepatit infeksiyonunu, buna bağlı siroz ve hepatosellüler kanseri artık hiç görmüyoruz! Asistanlığımda Hacettepe infeksiyon servisinde hiç eksik olmazdı. İnfeksiyon hastalıkları uzmanı olarak 15 yıldır görmediğimi söylüyorum. İstatistikler de bunu söylüyor. Enfekte edecek kişi olmadığından, aşılanmayan çocuklar da korunuyor (herd protection). Virüsle karşılaşırlarsa onlar da hastalanır.
Aşı karşıtı İmmünolog! akademisyen beyefendi Rasim Küçükusta'ya özenip kısa zamanda meşhur olmak istiyor olmalı. Bu tip söylemler basının ilgisini çekiyor ve hızla isminiz konuşulur oluyor. İnternet arama Motorları yerine Pubmed taraması yapsa mesela yine Fransa
People
1
6) Oz Can (Nörolog)
06.12.2014 09:28:36
MS vakaları artmadi bilakis MR kullanımının gelişmesiyle MS tanısı artık atlanmıyor kolaylıkla tanı alıyor ve sanki MS insidansi artıyor gibi bir algı ortaya çıktı Hepatit aşısı ile ilgili olduğunu düşünmüyorum o zaman son yıllarda bilgisayar kullanımı artti MS arttı televizyonda diziler arttı MS arttı diye de istatistikler anlamlı olabilir:)
People
2
7) çrsh (çrsh)
06.12.2014 00:12:17
Bu tarz haberlere dikkat etmek gerek.benim branşım değil ama branşımla ilgili otizm ve aşılar arasında bağlantı kuran çalışmanın yazarları imzalarını geri çektiler. ayrıca iskandinav ülkelerinden biri aşılamayı durdurduğu sürede otizm sıklığında artış saptandı. bu tarz haberler konusunda ve veriliş tarzına dikkat etmek gerek. ayrıca springer bir yayınevidir dergi değil.sabah gazetesinin haberi olması da nedense şaşırtmadı.
People
1
8) m.d. (diş hek.)
05.12.2014 23:21:10
her diş hekimi adayının ilk yıldan yaptırması gerekir..bu virüsle kontaminasyon bizim meslekte kaçınılmaz..
People
2
9) Çayan Çakır (uzm)
05.12.2014 16:29:25
Branşım değil ama yine de yazmak istedim. Hepatit b aşısı ile önlenen kronik karaciğer hastalığı sayısı ve aşı ile indüklenen MS sayısını karşılaştırıp kar zarara bakmak lazım. Güneydoğuda çok sayıda kronik hep B olduğunu göz önüne alırsak aşının faydası aşikardır diyebiliriz.Her ülkenin , her ülkenin değişik bölgelerinin kendi özgün durumlarına göre karar vermek gerekir.
People
6
10) Alişan Yıldıran, Prof. Dr. (Çocuk İmmünoloji-Allerji Uzmanı)
05.12.2014 11:11:12
Hepatit B ile ilgili ülkemizde yapılan çalışmalarda HBs pozitifliğinin düşük olduğu şeklindedir(%0.5-17). [http://www.istanbulsaglik.gov.tr/w/tez/pdf/cocuk_sagligi/dr_burcin_nalbantoglu.pdf]
Arama motorlarına hepatit b vaccine ve multiple sclerosis anahtar kelimeleri ile yazdığınızda çok sayıda araştırma ve çekince çıkmakdadır.
Aşıların otoimmüniteye yol açdığı hatta bu durumun epidemik (salgın) haline geldiği konusunda endişeler vardır.
(http://iospress.metapress.com/content/e78n0861qlv220x7/)
Yenidoğan bir bebeğe doğar doğmaz bu aşının mecburi (mandatory) olarak yapılmasının bilimsel bir temeli yokdur ve etik değildir. Ancak annenin HBs pozitif olması durumunda bebeğine hepatit B immünglobulini yapılmalı, immünolojik durumu değerlendirildikden ve ailenin muvafakati alındıkdan sonra aşı düşünülebilir.
Yenidoğan bir bebeğin tek ihtiyacı annesinin memesidir.
Sağlık Bakanlığı'nı bu vesile ile çocukluk çağı aşı takvimini mecburi değil tavsiye niteliğinde uygulamaya davet ediyorum.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan TarihiDetayKategori