YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Uzmanlık Seçerken Prof. Dr. Başar CANDER

Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Acil Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı

Prof. Dr. Başar CANDER

10.01.2011, Pazartesi

Tüm Yazıları

Günümüzün en önemli problemlerinden biri ahlaki yozlaşmadır. Bu konu hayatın her diliminde karşımıza çıkarken konunun en önemli alanlarından biri de çalışma ahlakıdır. Çalışma ahlakı önceden daha mı iyiydi bilemiyorum ama insanların farklı bakış açıları olduğu ve bakış açılarının da zamanla değiştiği kesin. Hayattan beklentileriniz, idealleriniz, yapmak istedikleriniz de bununla paralel olarak değişiyor. Tıp fakültesine başladığım yıllarda daha TUS sınavı yoktu. O zaman ihtisas yapmak isteyenler  iyi bir branşta iyi bir anabilim dalında ihtisas yapmak için bazen bir iki yıl gönüllü çalışırdı. Hedeflerine ulaşmak için böyle bir zorluğa katlanmak zorunda kalırdı. Sonra TUS sınavı  başladı. Böylece istediğiniz branşa çalışarak girme hakkını elde etmek mümkün oldu. Bunun birçok yönden faydalı olduğunu düşünmekteyim. Temas etmek istediğim nokta daha farklı.

 

Tıp eğitimi gören insanların hayatındaki önemli dönüm noktası TUS sınavı ve seçecekleri bölüm olmakta. Ancak bu bölümleri neden seçtikleri konusu günümüzün asıl problemini yansıtıyor. Değişik yıllarda farklı branşlar ön plana çıkabiliyor. Son zamanlarda en başarılı doktorlar, en çalışkan öğrenciler hangi branşları seçiyor? Bu konuda en popüler branşların fizik tedavi, cildiye, göz gibi branşlar olduğunu görüyoruz. Tabii ki tıbbın her branşının çok önemli fonksiyonu ve gerekliliği vardır. Ancak bu branşları neden seçiyorsunuz, dediğimizde aldığımız cevaplar kritik hasta olmaması, nöbetlerin az olması ve maddi imkânlarının daha iyi olması şeklinde oluyor. Sanıyorum bu konu oldukça irdelenmeyi hak ediyor. Önceleri daha başarılı olan kişiler daha zor olanı başarmayı isterlerdi ve bunun doğal adayı idiler. Ancak şimdi genel olarak söylersek daha başarılı olanlar daha kolay olana yöneliyor. Bunun bir sorun olup olmadığını toplum bilimcilere bırakalım. Bize yansımalarına bakalım.

 

Ülkemizde en az tercih edilen veya en az puanla girilen branşlar kalp damar cerrahisi, beyin cerrahisi, acil tıp gibi branşlar. Bunların ortak yönü zor olmaları. Özellikle acil tıp için ayrı paragraf açmak gerekiyor. Şu anda ülkemizde en çok ihtiyaç duyulan iki branştan biri. İnsan kaynağı planlama çalışmalarına göre şu an itibariyle 12 bin acil tıp uzmanına ihtiyaç var. Zor bir eğitim olması yetmiyormuş gibi, en fazla risk içeren, uzmanlıktan sonra da en zor icra edilen branşlardan biri. Pek tercih edilmiyor. En düşük puanlarla bile girebiliyorsunuz. Peki yaptığınız iş? En zor iş. Sürekli kriz yönetiyorsunuz. Hastanın acil olması başlı başlı başına bir kriz. Bu en zor branş neden tercih edilmiyor? Çünkü özel bir karşılığı yok. Siz sürekli nöbet tutacaksınız. Sürekli risk altında stres yaşayacaksınız ancak buna karşılık almayacaksınız. Kimse tercih etmek istemiyor bu işin delileri veya sevdalıları dışında. O zaman tercih edilmesin, böyle kalsın diyebilir misiniz? Hayır. Bu iş zaruri, defalarca anlattık. Hayatın en kritik dönemine müdahale etmek durumundasınız. O halde bunun için tedbir alınması gerekmiyor mu? Çalışkan, başarılı öğrencilerin en çok tercih ettikleri bir branş haline getirmek gerekmiyor mu? Bu yapılabilir mi?

 

Evet, yapılabilir. Nitekim acil tıbbın beşiği olan ABD de en popüler branşlar arasında. Hatta bizde son 3’ü paylaşan bahsettiğimiz branşlar onlarda ilk 3’te. Nasıl oluyor bu? Çalışma ahlakı mı? İdeallerin farklı planlanması mı? Sanıyorum buna risk ve zorluk derecesine göre kazancı eklememiz ve başa almamız gerekir.

Acil tıp uzmanlarına ihtiyacımız var hem de çok. O halde bunu teşvik etmemiz gerekiyor. Çalışmalarının karşılığını vermemiz gerekiyor. Bu çok zor değil. Hele örnekleri varken…

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) fehmi inel (uzm dr)
17.01.2011 09:31:00
sistem niteliğe değil niceliğe öncelik veriyorsa olacak olan budur. acil servisler 3 vardiya bağımsız bölüm olarak çalışmadıktan sonra sonuç alınamaz. hem hekimlerin hem hastaların sonu iyi olur inşallah. saygılarımla
People
0
2) Haşim Şahin (Doç.Dr.)
17.01.2011 09:08:07
bence çözüm 1 haftalık bir kursla elde kalan pratisyenlerin acil uzmanı yapılması. nasıl olsa bakanlık tecrübeli aile hekimi yaptı bolca, bolcada acil tıpçı yapar. Hızlı telefon kullanma teknikleri, hasta acilden ne kadar çabuk satılır dersi, acile gelme saatleri defter tutulma teknikleri dersleride 1 haftada biter zaten. gerisi genel tıp. Sağlıcakla....
People
0
3) Ahmet (uzman dr)
16.01.2011 23:39:53
hastalara puan gözüyle bakmak, ne garip bir durum......şu hasta 21 puan, şu 12 puan falan...Allah sonumuzu hayırlı etsin.
People
0
4) hasan yeşilağaç (uzm.dr)
16.01.2011 18:34:45
Başer hocoma katılıyorum.benim önerimücretlerimizinde zorunlu mesleki sağlık sigortası gibi kategorize edilmesi iş yoğunlu ve riskin ücrete yansıması gerekir. Ayrıca acil de çalışan hekimlerin hepsinin ek tazminat alıp erken emekli olmsı sağlanmalıdır.
People
0
5) özgür k (doktor)
14.01.2011 08:34:34
poliklinikte bakılan hastada 21 puan, acilde sabaha kadar takip ettiğin hastada 21 puan, acil hastası farklı değerlendirilmeli..ayrıca acilde çalışan pratisyenın katsayısı 1.1 toplum sağlığında 112 de hekimlerin katsayısı 2.1 ile 2.5 arasında değişiyo acilde hemşire kadar döner alıoz böyle olunca...
People
0
6) ck (uzman doktor)
11.01.2011 20:28:34
acil uzman sayısının arttırlıması bu hükümete ne kadar oy getirir bu konuda cazip fikirlrlrlr gelirseniz sağlık bakanının cin fikirli bir çözüm bulacağından eminim hatta başbakanda konuya gerken ehemmiyeti verir.
People
0
7) Cevdet Tokat (op)
10.01.2011 15:42:24
''Eskiden Acil Tıp Uzmanı ne yaparki diyen Doktorları şimdi Acile nöbet tutmaya çağırınca ne yapacağız nasıl yapacağız diye korkuyorlar.''diyor yorumcu Hakan kardeşim. Burada korkulan hasta değil, yeni cezalardır.İnsanlar bir ömür boyu kazandıklarını bir çırpıda kaybetmekle karşı karşıyalar.Herkes uzmanlık alanı dışındaki işi yapmaktan elbette korkar. Hangi acil tıp uzmanı safra kesesi yada tiroid ameliyatı yapabilir?Olması gereken kısa zamanda çok sayıda acil tıp uzmanı yetiştirerek acillerde görevlendirmektir. Yamalı bohça misali o uzmandan, bu uzmandan acile nöbetçi koymakla acil hizmeti verilmez.
People
0
8) Hakan EREN (Öğr.Üyesi)
10.01.2011 11:38:29
Başar Hocanın dediklerine katılmamak mümkün değil. Eskiden Acil Tıp Uzmanı ne yaparki diyen Doktorları şimdi Acile nöbet tutmaya çağırınca ne yapacağız nasıl yapacağız diye korkuyorlar.
Acil Tıp önemli branş o zaman gereken önem verilmeli. Teşvik başarıyı getirir, yanlıştan dönmekse pekiştirir. Saygılarımla...
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
09/11-13/11 26. Ulusal Alerji ve İmmünoloji Kongresi ALLERJİK... ANTA
15/11-16/11 4. Diyabet Tedavisi Sempozyumu ENDOKRİNO... ANKA
14/11-17/11 1. Hematoloji Eğitim ve Araştırma Kongresi HEMATOLOJİ ANTA
13/11-17/11 10. Uluslararsı Katılımlı Aile Hekimliği Kongresi - AHEKON 2019 AİLE... ANTA
13/11-17/11 41. Türk Ulusal KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Kongresi KULAK-BUR... ANTA
14/11-17/11 Dudak Damak Yarıkları 6. Uluslararası Kongresi ORTOPEDİ... ANTA
14/11-17/11 HIV-AIDS Kongresi 2019 HALK SAĞLIĞI ANTA