YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Hastalar Değişti mi?Prof. Dr. Erol ÖZMEN

Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

Prof. Dr. Erol ÖZMEN

01.06.2015, Pazartesi

Tüm Yazıları

Aslına bakarsanız bu, cevabı belli bir soru. Evet, hastalar değişti! Hastalar artık daha talepkâr ve her şeyi hak olarak görüyorlar. Doktoru kendisine hizmet etmek üzere görevlendirilmiş bir memur gibi görenlerin sayısı eskisine göre çok arttı. Bir de buna “Dr. Google” eklenince, hastalar artık çok biliyorlar. Sınır tanımıyor, kolayca “haksızlığa uğradım” duygusuna kapılıyorlar.

 

Hastaların değişmesi doğal olarak hasta-hekim ilişkisine de yansıdı. Artık eskisine göre daha çok sorun yaşanıyor. Ciddi bir statü kaybı yaşadığı hissi içinde olan hekimler yeni oluşan hasta-hekim ilişkisinden hiç memnun değiller. Kendilerinin de içselleştirdiği hekimi toplumun gözünde özel bir yere yerleştiren bakış açısını artık görmemeye başlamak hekimleri de değiştirmeye başladı. Çağın dayattığı, hastaya müşteri olarak yaklaşılması anlayışının diğer yüzü olan hizmeti verenin de bu alışverişten memnun olması gerektiği anlayışını daha çok benimseme yolundalar. Hastadan maddi bir beklenti içerisine girmeden, kendisini hastasına karşı yükümlü hissettiren, hastasının acısını dindirmeyi sorumluluk bilen ve merhamet hissine dayalı hizmet verme felsefesi giderek kayboluyor.

 

Bu değişimin nereye varacağı ya da nereye varması gerektiği şansa, özellikle de sağlık hizmetine alınıp satılan bir meta gözüyle bakanlara bırakılmamalıdır. Hekimlerin tepkisel karşı duruştan sıyrılıp, sağlığı bir hak olarak gören anlayış içinde yeni bir hasta-hekim ilişkisi oluşturmanın yollarını bulmaları gerekiyor. Kuşkusuz bunun ilk aşaması, değişimin dinamiklerini görmeye çalışmak.

 

Bu değişimin tartışma götürmez nedenlerinin başında küresel ve ulusal düzeyde yaşanan sosyokültürel değişimler geliyor. Ülkemizde “Sağlıkta Dönüşüm” adı altında yerleştirilmeye çalışılan sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesi ve sağlık çalışanlarının emeklerinin değersizleştirilerek ucuzlatılması politikaları belki de ülkemizde yaşanan değişimin asıl dinamosu. Buna sağlık politikalarını belirleyenlerin ve yöneticilerin kışkırtma denebilecek yaklaşımlarının eklenmesi değişimi hızlandırıcı ve çatışmaları körükleyici etki yapıyor. Türk insanının “kolayca hakkının yendiği duygusuna kapılma” ve “her şeye hakkı olduğunu düşünme” gibi karakter özellikleri de çatışmaların daha kolay ve gürültülü yaşanmasına neden oluyor. Medyanın sağlık ve sağlık hizmetleri ile ilgili haberlerini veriş tarzı da sorunu karmaşıklaştırıcı ve bazen de kışkırtıcı rol oynuyor.

 

Toplum içinde geleneksel hekim tasarımının değişmesi de bu değişimi etkileyen etmenlerden bir başkası. Hastalar eskisine göre daha bilgili, hekim karşısında kendilerini daha eşit hissediyorlar. Geleneksel hasta-hekim ilişkisinin getirdiği hekimliğin “büyüsel”, hekimin ise “şifacı” yönünü yitirmesi, hekim sayısının artması, hekimin âdeta “sıradanlaşması”, başka mesleklerin ve işlerin de insanlara sosyal ve ekonomik statü kazandırması, parası olanın istediği sağlık kurumundan istediği hekimden hizmet alabilmesi, hekimlerin söylediklerinin artık sorgulanabiliyor olması halkın hekim tasarımını gözden geçirmesine neden oluyor.

 

Hastalardaki değişimi etkileyen diğer etmenler arasında teknolojinin gelişimi ile bilgiye ulaşımın artması, sağlık hizmetlerinin giderek daha fazla teknolojiye bağımlı hâle gelmesi, hasta hakları ve hasta özerkliği kavramlarındaki gelişmeler, ülkemiz insanının kutuplaşmaya yatkınlığı, sağlık okuryazarlığı düzeyinin düşük olması ve ülkemizde hâkim olan toplulukçu kültürün etkisi sayılabilir.  

 

Evet, değişim var ve ne yazık ki kaçınılmaz. Bu nedenle sağlık çalışanlarının değişimin niteliklerini çözümleyerek yeni bir hekim tasarımı ve hasta-hekim ilişki modeli oluşturması gerekmektedir. Bu çerçevede ilk adım, var olan değişimin oluşturduğu hasta-hekim ilişkisinin etkilerinden sıyrılmaktır. Bu etkiden sıyrılmak için hekimler statü ve güç kaybı algısı ve hissi, “hastayı hizaya getirmek” isteği, “hak ettiğim saygıyı göremedim” hissi, kişiselleştirme, genelleştirme, “her şeyin hesabını sorma” hissi, “haklılığım kabul edilsin” hissi, “ben böyle hastaya bakmam” hissi gibi duygu ve düşünceler ile baş etmesi gerekmektedir.

 

Geleneksel ilişkide hasta tarafından atfedilen tanrısal gücün verdiği güçten kurtularak bilgiye, bilgiyi profesyonelce kullanmaya, sınırlılıkları iki tarafın da kabullendiği ve verilen hizmetin yarattığı duygulara dayalı güce dönüşmesi daha nitelikli bir hasta-hekim ilişkisinin oluşmasını sağlayacaktır.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
1
1) Mücahit Altuntaş (iç hastalıkları uzmanı)
07.06.2015 10:02:10
Sayın Özmen önemli konuları dile getirmişsiniz.Sağolun.

"Bu değişimin tartışma götürmez nedenlerinin başında küresel ve ulusal düzeyde yaşanan sosyokültürel değişimler geliyor. Ülkemizde “Sağlıkta Dönüşüm” adı altında yerleştirilmeye çalışılan sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesi ve sağlık çalışanlarının emeklerinin değersizleştirilerek ucuzlatılması politikaları belki de ülkemizde yaşanan değişimin asıl dinamosu"

Bu önemli saptamayı yapmışsınız.Teşekkür ediyorum.

Hastalar , hekim , sistem , anlayışlar değişiyor.Değişiyor ama değişimin özünde siyasal ve ticari yaklaşımlar var.

Daha kötüsü değiştirilenler her ne ise , hekimin , bilimin , aklın, sağduyunun etkisiyle yürümüyor.

Sağlık sisteminde tüm makyaja rağmen nedense sonuçta

Maliyet artıyor

Şiddet artıyor

Empati ve eşgüdüm azalıyor

Bilgi paylaşımı , kayıt ,sevk azalıyor

İş yükü artıyor

Mobing , tükenme sendromu artıyor.

Hastaya ayrılan süre azalıyor

Sürekli hasta bakma kültürüyle apar topar üniversite , mezunlar , hekim pompalanıyor

Sağlıklı değil !

Ekonomik değil !

Akılcı değil !

Ucuz değil çok daha pahalı bir sağlık sistemi dayatılıyor.

Siyasal hegemonya ile bu günlere maalesef geldi.Hastaların , ekonominin , hekimlerin lehine değil !

Dr.Mücahit Altuntaş
İç hastalıkları uzmanı
07.06.2015
People
1
2) m. murat (eskiden doktordu)
02.06.2015 02:30:43
Batılı toplumlarda sağlıkçılara şiddet bu çapta büyük ve yaygın olmuyor? Kabul edelim sonradan görme toplumuz. Bir sağlık fetişizmi yaşıyor toplum.
People
0
3) aydin sinal (hekim)
01.06.2015 15:41:21
Sayin profosör bu isin uzmani olarak acik,gercekci ve anlasilir sekilde 21.yüzyila girdigimiz,yeni neslin yetistigi ,pek cok tabunun yikildigi,hissi degil mantikin hakim oldugu bir dünyayi cok güzel anlatmisiniz.1974 de Almanyaya geldigimdeki hasta -hekim iliskileri ile simdiki durumu yazinizda Türkiyedede olacagini cok acik ve net anlatmisiniz.Severek okudum,ama Türkiyede hala kendini beyaz önlüklü yari tanri zannedenler veya tipbi bir ticaret ugrasisi olarak görenler cogunlukta.Bilmem bu isin uzmani akademisyenin aciklamalari onlar üzerinde tesir yaratabilirmi? Ben ümitsizim,cünki MEDMAGAZIN in diger haberlerindeki yorumlarda hala maddi cikarlar icin birbirini bogazliyan pek cok kisi var.Selam ve hürmetler
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer