YAZARLAR

Tüm Yazarlar

“Tam Gün”de Kafa KarışıklığıProf. Dr. Erol ÖZMEN

Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

Prof. Dr. Erol ÖZMEN

21.04.2014, Pazartesi

Tüm Yazıları

 

            Bilindiği üzere Anayasa Mahkemesi, 6514 sayılı Kanun’un öğretim üyelerinin tam gün çalışması ile ilgili iki geçici maddesinin yürütmesini durdurdu. Öğretim üyelerinin muayenehane açmasını yasaklayan asıl maddenin yürütmesinin durdurulmamış olması, kararın ne anlama geldiği konusunda farklı görüşlerin ortaya atılmasına ve “hararetli” tartışmalar yapılmasına neden oldu. Karar ile ilgili basına yansıyan yorumlar ve bunlarla ilgili okuyucu yorumları, kamuoyunda ve sağlık çalışanları arasında tam gün ile ilgili ciddi bir kafa karışıklığının ve karmaşanın olduğunu bir kez daha göstermiştir.

 

Anayasa Mahkemesinin bu kararları birçok kişi tarafından “tam gün yasasını durdurma” olarak yorumlansa da, yabana atılmayacak yorumlardan biri de öğretim üyelerinin muayenehane açmasını yasaklayan asıl maddenin yürürlükte olduğu ve öğretim üyelerinin muayenehanelerini kapatmaları gerektiği şeklindedir. Nitekim bugün için bir üniversite yöneticisinin, muayenehanesinde çalışan bir öğretim üyesi hakkında soruşturma başlatmasını engelleyen hiçbir mevzuat bulunmamaktadır.

 

Aslına bakarsanız asıl sorun, tam gün çalışma ile ilgili düzenlemelerin yıllardır sonuçlandırılamamış olmasıdır. Hükümetin sağlık çalışanlarına güven vermeyen, hekimleri itibarsızlaştıran, sağlık çalışanlarını dikkate almadan hasta memnuniyetini öne çıkaran ve sağlık hizmetlerini özelleştirmeye yönelik politikaları kafaları iyice karıştırmaktadır. Sonuçta kimin neyi niçin savunduğu anlaşılmaz hâle gelmiştir. Kimin kişisel çıkarları için kimin sağlık politikalarını siyasi mücadelenin aracı olarak kullandığı kimin samimi biçimde hareket ettiği anlaşılamamaktadır. Belki de hedeflenen tam da budur. Çünkü olağan koşullarda getirilemeyen birçok düzenleme böyle bir ortamda kolayca getirilebilmektedir.

 

Tam gün çalışma açısından bakıldığında bugün için tam bir “garabet” söz konusudur. Uygulamaya bakıldığında, üniversitede çalışan öğretim üyesi hekimler muayenehane çalıştırabilirken Sağlık Bakanlığı kadrolarında görevli hekimler çalıştıramamaktadır. Bu uygulamanın hiçbir açıklaması yoktur. Öğretim üyesi olmak bir hekimin daha nitelikli sağlık hizmeti sunacağını garanti etmemektedir.

 

Muayenehanesi olan ve olmayan öğretim üyeleri arasında özlük hakları açısından ciddi bir farklılık olmaması da ayrı bir garip durumdur. Mevcut uygulama, öğretim üyelerini âdeta muayenehane açmaya teşvik etmektedir.  Bu da öğretim üyelerinin zihinlerinin eğitim ve araştırma yapmaktan serbest piyasada sağlık hizmeti sunmaya kaymasına neden olmaktadır. Başka bir deyişle, öğretim üyelerinin muayenehane açma hakkı üniversitelerin asli görev ve işlevlerini baltalayan bir rol oynamaktadır.

 

Diğer yandan 6514 sayılı Kanun ile getirilen öğretim üyelerinin tam gün çalışması konusundaki düzenleme tüm öğretim üyelerini ilgilendirirken, yalnız tıp fakültesi öğretim üyelerini ilgilendiriyormuş gibi yaklaşılması da anlaşılması güç bir durumdur.  

 

Elbette ki tam gün ile ilgili güncel tartışmaların ve kafa karışıklığının birçok nedeni olduğu tartışılamaz bir gerçek. Fakat bunların önemli bir kısmının siyaset, kadrolaşma, maddi çıkar ya da makam elde etme ile ilgili olması ve halkın sağlık düzeyini yükseltme amacı taşımaması üzücü bir durumdur. Ülkemizde yalnız sağlık alanında değil, her alanda neyin doğru neyin yanlış olduğu konusunda oluşturulan kafa karışıklığını aşmak için öncelikle yalın biçimde düşünerek hareket etmek gerekli gibi görünmektedir. Yalın olarak değerlendirdiğimde de kendi adıma öğretim üyesi hekimlerin tam gün çalışmasının daha doğru olduğunu düşünüyorum. Ülkemizdeki deneyimler, muayenehanesi olan öğretim üyelerinin hem asistan ve öğrencilere eğitim verip hem üniversite hastanesinde sağlık hizmeti sunup hem bilimsel araştırma yapıp hem de mesai dışında muayenehanede hasta baktıklarını pek göstermemiştir. Hemen her zaman ya eğitimin ve araştırmanın aksadığı ya sağlık hizmeti sunumunda haksızlıkların ortaya çıktığı ya da üniversite hastanelerinin olanaklarının kötüye kullanıldığı görülmüştür.

 

Belki de asıl üzerinde durulması gereken, tam gün karmaşası yaşanırken öğretim üyelerinin daha büyük bir çoğunluğunun sorunlarının gözden kaçmakta olduğudur. Öğretim üyelerine hak ettikleri değer verilmemekte, öğretim üyelerinin özlük hakları iyileştirilmemekte, öğretim üyeleri eğitim ve araştırma etkinliklerinin karşılığını tatmin edici düzeyde alamamaktadırlar. Biraz da bu konuların konuşulmasında ve gündeme taşınmasında yarar bulunmaktadır.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) hamdi suat 2 (hekim)
25.04.2014 13:51:47
ilk yorumun devamı:
b ve c grubu ile yani patojoji ve radyoloji özel yerleri ile kamu hastaneleri isterse(!) kamu hastane bünyesinde patoloji ve radyoloji varken bile dışarıdan hizmet alımı yapabiliyor.
rantiye işi??? bu hizmet alımı kimle yapacağına hastane yönetim karar verebiliyor.
rantiye kokan bu yönetmelikten sonra hizmet alımını amaçlayan rayoloji ve patoloji şirketleri (yandaş????) kuruldu. bu şirketler pazarda özellikle ismi olan güven veren ve butik çalışan patoloji laboratuvarlarının yok olması için böyle bir yasa çıkardılar.
ttb bu yasayı üst danıştaya taşıdı.ne karar verildi bilmiyorum.
yani muayenehanecilik bile eşit değil.
her şey toz duman her şey karmakarışık.
bu yönden haklısın.
kadın doğumcu (emekli vb) muayenehane açarken radyolog patolog kolyca açamıyor. ruhsat ve kota(taksi plakası) satın almak zorunda.
bu konuyu mahkeme taşıması gereken patoloji federasyonu ama bu tür yerlede muayenehanesi olmayan üniversiteden aldığıdan menun/yetinen hocalar görev yapıyor.
hizmet alımıyla 2-3 tl'ye binlerce smear bakıp kazanan 3-5 patoloji lab ses çıkmaz.
zararını sizin bizm gibi butik iş yapacaklar görür.
her şeyin neyi rant ve kendi yakınına rantiye.
konu budur sayın meslekdaşım.
bunun hocların muayenehane hakkı iile de ilgisi yok. farklı bir konu.
People
0
2) hamdi suat (patolog)
25.04.2014 12:02:34
sayın esin üstün, bir patoloji uzmanı olarak patolojide muayenehane açılmayışına açıklık getirmek istiyorum.
recep akdağ zamanında maueyehaneleri 'ayakta teşhiş vs'yönetmeliği getirip 3'e ayırdılar: a) klinik dallar b) laboratuvarlar c) müesseseler (radyoloji, fizik tedavi, rady onkoloji vb).
a,b,c için ayrı ayrı özellikler getirdiler.
en önemlis b ve c için kota getirdiler. tıpkı taksi plakası gibi. haklısınız. emeklisin patoloji lab açmak istiyorsunuz. açamazsınız. bulunduğunuz yerde patoloji kotası dolu ise bir yerden satın alacaksınız.
bunun anlamı ne..kadın doğumcu kardiyolog açarken siz kota ve ruhsat izni alacaksınız. c maddesi için de öyle...
bunun gizli nedeni ne?
rantiye.
hizmet alımı diye bir konu çıkardılar.
kamu hastaneleri bile hastane yönetimi isterse ya da aynı
People
0
3) kirpi(2) (öğ üye)
25.04.2014 00:09:40
medimagazin'de ne zaman tamgün ile ilgili haber olsa yorumculara bir efor geliyor. hekimlerin sorunlarıyla ilgili diğer haberler çok az yorum alırken tamgün ve performans konusunu işleyen bir çıkınca yorumlar yağıyor.
tamgün ile ilgili yorumların çoğu muayenehane açma hakkı şimdilik olmayan kamu hekimlerinden; performans haberlerinde de ben çok çalıştım az performans aldım; diğeri az çalıştı çok aldı, mealinde performans yorumları çıkıyor.
performansla ilgisi olmayan hoclar bu konuda hiç yorum yazmazken, şimdilik devam eden hoca muayenehane konusunda kamu hekimleri ver yansın yapıyor.
bizler yard doç , doç olduğumuz zamanlar muayenehane açamazdık. hatta prof olduk 2 yıl bekleyen nesildenim ben. ilk zmanlar muayenehane açtığımızda maaşımın 1/3'ünü alıdım o kadar. yola beraber başladığım muayenehaneci arkadaşlarım yükünü tuttuğunda 'ben suyu sıkılmış limon' gibi 55 yaşımda ilk muayenehanemi yasal olarak açabildim. hiç de yakınmadım.
muayenehane her hekimin hakkı ama bu bu hakkını savunmuş hekimlere hasetlikle dolu hakaretlerle olmaz.
"ben yiyemedim sen de yeme", şeklinde basit insan psikolojisine bürünmenin anlamı yok.
****************
bu torba yasa dandik balkan orta asya tıp fakültelerinden mezunlara mecburi hizmetten muaf tutuyo. mecburi hizmete giden binlerce hekimden bu haksızlığa karşı tek bir yazı çıkmadı...
hakkını savunamayan,başkasına hakaret ederek hasetlikle hak alamaz.
People
0
4) Esin üstün (Patoloji uzm)
24.04.2014 21:57:20
Sayın Mehmet emin bey
Tek kelimeyle yorumunuza imzamı atarım
Bende bir eklemede bulunayım
Şu an bir hoca muaynehane açmak isterse yasak
Bakın bir muaynehane çi hocadan itiraz gelmez
Illerine gelir çünkü
Bizim problemimiz burada zaten
Bakım bir örnek daha
Şu an emekli dahiliye Kardiyoloji vb uzman muaynehane açabilir mi
Evet
Peki ya bir patoloji yada mikrobiyolog küçük bir laboratuvar açabilirmi
Hayır yasak
Peki bu meslektaşlarımız mikrobiyolog olup estetik cerrah kliniğimi açacak
TTB nerede
Uzmanlık dernekleri nerde
Cevap
??????
Hepimize saygılar
People
0
5) Dr Hakan (Öğretim Üyesi)
24.04.2014 20:25:38
Sayın Metin Emin Kuntel arkadaşım,
Haklarımızı hep beraber korumakla ilgili görüşlerinize katılmamak mümkün değil. Ancak devlet hastanelerinde de problem şu;
Muayenehaneler fiilen kapanmış görünmekle birlikte bıçak parası miktarlar azalmış olarak da olsa devam ediyor. Kullanılan malzemelerden firmalardan elden alınan nakit komisyonlar devam ediyor. Geçenlerde gazetede İstanbul'da bir devlet hastanesinde mide ameliyatı olmak için biriktirdiği 3 bin lirası çalınan bir hastanın Valiliğe başvurması üzerine, hastane başhekimliği, hastanemizde ameliyatlardan bu şekilde bir ücret alınmamaktadır diye açıklama yaptı. Vatandaş gidiyor hastane ana baba günü, mecbur işini gördürmek için doktoru kenara çekip tokalaşıyor. Neden herkes şartlar giderek kötüleştiği halde hiç sesini çıkarmadan çalışmaya devam ediyor, sence bu işte bir gariplik yok mu? Çünkü herkes işini uydurmuş, tıpkı antibiyotiklere direnç geliştiren bakteriler gibi doktorlar yeni sisteme uyum sağlamış durumda. Belki bana kızacaksınız ama gene en namuslusu muayenehaneciler. En azından az çok vergi veriyoruz. El altından para almak yerine hastamızı özel hastaneye götürüp SGK sız ameliyat ediyoruz. Zaten özel hasta grubu ayrı, bu devirde artık kimseyi muayenehaneye çağıramazsınız. Ama devlette çalışan arkadaşlar elden 300-500 lira alarak hastayı ameliyat edip bize haksız rekabet yaratıyorlar. Hasta seçip riskli olanları sallıyorlar. Benim hasta grubum 70 yaş üzeri, yandaş hastalığı olan kimsenin yapmak istemediği riskli ameliyatlar. Eh onun da o kadar ücret farkı olsun. Bu muayenehanede indirim isteyen doktor lafı nereden çıktı anlamadım. Ben, kendim de dahil olmak üzere periferde çalışan hoca olarak doktordan ücret alan hoca görmedim. Alınmasını da ne kendime ne de hiç bir meslektaşıma yakıştıramam. Ama büyük şehirlerdeki büyük hocaları bilemem, ben büyük hoca değilim.
Son olarak hocalara muayenehanelere bu kadar laf eden bir sürü meslektaşım varken, hastaları soyup soğana çeviren, hastaların kanunları bilmemesinden yararlanıp bir sürü fark alan, doktoru sömüren, parasını vermeyen, gereksiz tetkik ve ameliyat yapıp ciro doldurarak SGK nın parasını emen, hastaları da iyileştirmeyen özel hastanelere neden bir kişi çıkıp da laf etmiyor onu da anlamış değilim.
Geçenlerde denemek için özel bir hastaneyi aradım:
Dr X bey orada mı çalışıyor,
Cevap evet efendim 5 gibi gelir, muayenesi ücretli mi? Onu kendisiyle görüşün efendim. Peki sonraki tedavi de SGK geçiyor mu?
Cevap: Şu anda bilemiyorum o sonra konuşuluyor.
Yaa işte böyle kardeşim herkes doğru, biz muayenehaneci hocalar eğri. Varsın öyle olsun be...
People
0
6) metin emin kuntel (göğüs uzmanı )
24.04.2014 16:57:48
sayın tam güm ve dr hakan
buradaki asıl problem nedir biliyormusunuz?
muaynehanelerdeki hasta kaynakları neresidir?
sadece muaynehanesinde çalışan meslektaşlarımız ekmeklerini kendi hastalarından çıkarmaktadır nitekim bu meslektaşlarımızın çoğu yıllardır hastane yanında muaynehanesinde çalışırken emekli olan uzman hekim yada öğretim üyesi arkadaşlarımız çok azda genç yaşta istifa yoluyla muanehanesine geçen arkadaşlarımızdır(izmir alsancakta son günlerde bu şekilde açılmış muaynehaneler görmekteyim)
ama ikinci bir kesim var ki problem orada başlamaktadır
muaynehaneme gel(zaten hasta gelmezse o klinikte opere edilmesine ve tedavi olmasına imkan yoktur) ben ücretini alayım sonrasını düşünme mantığı.. (laboratuvar,radyoloji,ameliyathane,anestezi,hatta gerekli olursa yoğun bakım ) hatta ve hatta istirahat raporu,ilaç raporu)
bir muaynehanede üniversite hastanesinin tetkik istem kağıdı olurmu arkadaşlar?
yada asistanda hoca muaynehanesinin kartviziti?
biz bu konuma nasıl geldik hepimiz ama hepimiz aynı hatayı yaptık işleri birbirinden ayıramadık
sanmayın bu sistem gider kim gelirse gelsin bu sistem değişecektir
sayın meslektaşım tam gün sayın dr hakan
biz deontolojiyi neden unuttuk
muaynehanemize gelen hekim indirim istiyor demek hangimize yakışır
sayın dr hakan 1995 2000 arası daha tıp fakültesinde bilşe olmayan evlatlarımızın suçu ne o zaman?
böyle bir mantık olabilirmi?
lütfen ama lütfen çuvaldızı kendimize batıralım
TTB ve uzmanlık dernekleri olarak serbest çalışma haklarımız için çalışalım, saçma yasaklar için uğraş verelim, SGK nın muaynehanelerimizde neden geçerli olmadığını sorgulayalım
100 Tl kit fiyatı olan tetkik nasıl paket içinde olur bunu yapan laboratuvar bunu yaptı gösterir diyelim
patoloğumuzu,anestezistimizi,radyoloğumuzu,cerrahımızı koruyalım,savunalım
ama...
bu hastalıklı sistem sadece hocanın işine yarıyor başkasını ilgilendirmez dersek bu iş olmazzz
saygılar
People
0
7) eren erten (prof)
24.04.2014 14:47:25
Tam güm hocaya hakaret etmek yerine güçleri birleştirip hekim haklarını topluca savunalım. bizler muayenehanelerde ve üniversitede olmaya devam ediyoruz ama sizlerin de haklarınıza kavuşmanızı istiyoruz. öfke patlamalarına dikkat kalbinize zarar verir.
People
0
8) Dr Hakan (Öğetim Üyesi)
24.04.2014 14:46:43
Ahmet Akın Keser ve diğer arkadaşlar;
"TÜM ÖĞRETİM ÜYELERİ MEVCUT YASALAR ÇERÇEVESİNDE GÖREV YAPMAKTADIR" Mevcut yasalar neticesinde sayısı 700 ya da 1100 her neyse açık kalan muayenehanelerin sorumlusu, oluşan adaletsizliğin sorumlusu, performans sistemi ve sorunlarının sorumlusu bizler değiliz. Ama kimse de bizden bu durum adaletsiz oluyor biz de muayenehanelerimizi kapatalım gibi bir şey beklemesin sebebine gelince bizlerin yardımcı doçent olduğu ve muayenehane açamadığımız 1995-2010 yılları arasında sizler 5 kooperatif taksiti birden ödeyecek şekilde muayenehanecilik yapmakta bizlerden kat be kat fazla kazanmaktaydınız ve dahi bizlerin üniversitede o şartlarda çalışmasına "SAF VE TEMİZ TAM KERİZ" diyen uzman arkadaşlarımız mevcuttu. İşte biz yıllarca saf ve temiz tam keriz çalıştık. Hatta performans sistemi ilk çıktığında bile perifer üniversitesinde çalışan hoca olarak bizlerden fazla kazanıyordunuz. 95-2000 arası TTB 1 gün grev yaptı, hiç unutmuyorum o gün tün uzmanlar hastaneden hasta bakılmadı diyerek etik olmamasına rağmen muayenehanelerine koştular ve akşam şapkaları havaya atarak evlerine gittiler. Çok merak ediyorum o 1 gün hasta bakmasalardı batarlar mıydı acaba?
Neyse uzun lafın kısası öğretim üyeleriyle ilgili kanunlar onları ilgilendirir ve bağlar, sizle ilgili olanlar da sizleri. buradan atıp tutmanıza kimseye SAYGISIZLIK VE HAKARET yapmanıza gerek yok. Çünkü bunlar geyikten öteye gitmeyen bir yaptırımı olmayan gereksiz şeyler. Kendi işinize bakın, örneğin ben bu gün devlet hastanesinde çalışan bir uzman bu ay ne kadar performans alacak, acaba yaptığı işlemleri girerken şişirme yaptı mı bu parayı hak etti mi diye merak etmiyorum. Siz de etmeyin ve seviyenizi düşürmeyin, iyi çalışmalar, bol kazançlar dilerim herkese...
People
0
9) Tam Gum (Prof Dr)
24.04.2014 13:19:47
Ahmet Akın Keser beni hiç tanımadan hakaretlerde bulunmakta sakınca görmemiş. Aynı hastanedeki olumsuzlukların doktorlardan kaynaklandığını sanan hastalar gibi. Tam gün ve sonrasında yaşanan trajikomik sürecin sorumlusu ben değilim. Ben sadece olabilecekleri önceden haber verip insanlara yol göstermeye çalışıyorum. Ahmet Bey için söyleyeceğim psikiyatr yardımı almasıdır.
People
0
10) dr (dr)
24.04.2014 13:17:46
Sayın Tamgüm hocam, ben devlette çalışan bir uzman doktorum. İyi ki varsınız ve bizleri bilgilendiriyorsunuz. Bizimle ilgili bir gelişme olduğunda da paylaşırsanız sevinirim. İlerde bu kanunsuzlukları yapan meslektaşlarımız umarım adalet dilenmez...Anayasaya aykırı davrananlar ve bu adaletsizliklere sebep olanlar birgün bunun hesabını vereceklerdir...
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer