YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Tükenmişlik SendromuProf. Dr. Erol ÖZMEN

Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

Prof. Dr. Erol ÖZMEN

03.03.2008, Pazartesi

Tüm Yazıları
Tükenmişlik sendromu, kişinin bedensel ve ruhsal olarak onu zorlayan bir etmene maruz kalması sonrası ortaya çıkan tükenme halidir. Tükenmişlik sendromu yaşayan kişi, her zaman yaptığı işleri yapmakta zorlanır; her zaman yaptığı işleri yapacak ruhsal ve bedensel gücü kendisinde bulamaz. İşine ve insanlara karşı duyarsızlaşır, hiçbir şeyi önemsememeye başlar, yaşama sevincini, bir şeyler yapma, üretken ve verimli olma hevesini kaybeder. Çözülmeyen tükenmişlik sendromu kişide depresyon, bunaltı, gerginlik, kaygı, çaresizlik, ümitsizlik, karamsarlık gibi ruhsal sorunlar ve çeşitli bedensel hastalıklar yaratır.

Tükenmişlik sağlık çalışanlarında her zaman yaygın olarak görülen sorunlardan birisidir. Buna günümüzde yaşanan hızlı değişim de eklenince sağlık çalışanlarının tükenmişlik yaşama olasılığı daha da artmıştır. Yükseköğretim Kurulunda oluşan köklü değişikliklerin yaşamlarına ne getireceğini bilememeleri nedeniyle tıp fakültelerinde öğretim üyesi olarak çalışan hekimlerin tükenmişlik yaşama olasılıkları katlanmıştır. Yarının ne getireceğini bilememek ve değişimin dayattığı kendileri ile ilgili konularda karar vermek durumunda olmak hekimleri çok zorlamaktadır. Aile hekimi olarak çalışmayı tercih edip etmeyeceği ve tam gün uygulamaya geçtiğinde resmi kurumda mı kalacağı yoksa özele mi geçeceği gibi can alıcı sorular bunların bazılarıdır.

Zaten sağlık çalışanlarında yaygın olarak görüldüğü bir çok çalışmada gösterilmiş olan tükenmişlik sendromu, yaşanan sorunlar ve belirsizlikler nedeniyle yakın zamanda daha da yaygınlaşacak gibi görünmektedir. Bu durum dikkate alınarak gerekli önlemler alınmadığı takdirde ülkemizin yetiştirdiği en değerli insanların bazılarından yararlanamaması gibi bir sonucun ortaya çıkma olasılığı vardır. Tükenmişlik sendromunun ortaya çıkmasında etkili olan kişilik yapıları göz önüne alındığında bu durum daha iyi anlaşılacaktır. Tükenmişlik sendromu, “kendisinden, yaşamdan ve diğer insanlardan beklentileri yüksek olan”, “insanları önemseyen, onların beklentilerini/gereksinimlerini karşılamaya çalışan”, “insanlara değer veren”, “işini en iyi biçimde yapmaya çalışan”, “yaşamda yüksek hedefleri ve yüksek idealleri olan”, “yaptığı işe gelir getiren bir etkinlik olması yanında başka anlamlar da yükleyen”, “yaşadığı her sorunda kendini suçlamaya ve kendini olumsuz değerlendirmeye eğilimli”, kişilerde daha çok görülmektedir.

Değişimin her zaman olumlu sonuçlar yarattığı söylenemez. Değişim her zaman kişiyi zorlayan, stres yaşamasına neden olan bir durum iken, değişimin yaşamında kabullenemeyeceği köklü değişiklikler yaratacağı endişesi taşıyan bir kişi için yaratacağı stres çok daha şiddetli olmaktadır. Yerleştirilmeye çalışılan sağlık sistemine bir şekilde karşı çıkan ya da değerleri uğruna direnen hekimler dışlanmamalı, inandıkları (özde kimsenin hayır diyemeyeceği) değerleri uğruna onurlu bir biçimde mücadele ettikleri unutulmamalıdır. Değişim dışlayarak değil, kaygılar dikkate alınarak; apar topar değil, sindirilerek; “beğenmiyorsan çek git” yaklaşımıyla değil, güvenceler yaratarak yapılmalıdır. İyi niyetle değişim için çaba harcayanlar bazı konularda yanılmış olabileceklerini, değişimin bir çok insan için önemli bir stres kaynağı olduğunu sürekli akılda tutarak hareket etmelidir.
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer