YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Genel Önleyici Aşı Zorunluluğu IIIProf. Dr. Hakan HAKERİ

İstanbul Medeniyet Üniversitesi

Tıp Hukuku Araştırmaları Birimi Başkanı

Prof. Dr. Hakan HAKERİ

26.09.2011, Pazartesi

Tüm Yazıları

Yeni yayın döneminde, okuyuculara tıp hukuku alanında bir sorunla karşılaşmamaları temennisiyle, tekrar merhaba.

Bu yaz, tıp hukuku kitabımın yeni baskısını hazırlarken, genel önleyici aşı zorunluluğuna ilişkin Medimagazin arşivine de baktım. Bu arada fark ettim ki, geçen sene yaz tatili öncesinde, bu konuya ilişkin iki yazı yazmışım ve araya yaz tatili girince, üçüncü yazı hazır olduğu halde, onu unutmuş ve başka bir yazı göndermişim.

Konu halen güncel. Zira bu arada bu konu yargıya da intikal etti ve bazı kararlar çıktı. Ayrıca, Sağlık Bakanlığı da bu konuda bir görüş açıkladı. Bu nedenle, geçen sene yazdığım yazının yayınlanmasında yarar var ve yazıyı aşağıya aktarıyorum:

“Önceki yazılarımda, okullarda aşı uygulaması yapan bir hekimin, aileden izin almadan çocuklarına aşı yapması nedeniyle, savcılığa suç duyurusunda bulunan ebeveynin, savcılığa vermiş olduğu dilekçeyi aktarmıştım. Dilekçede, rıza almadan aşı yapan hekimin kasten yaralama suçu nedeniyle cezalandırılması istenmekteydi.

Bu dilekçe üzerine, savcılık, kaymakamlığa başvurarak, hekimin, aşı olmak istemeyen çocuğa zorla ve baskı ile aşı vurulması ve ailesinden izin almadan aşı yapması nedeniyle görevini kötüye kullandığını belirterek, 4483 sayılı Kanun gereğince, ilgili hekim hakkında soruşturma izni verilmesini talep etmiştir.

Kaymakamlık ise aşının aydınlatma ve rıza zorunluluğu kapsamındaki tıbbi müdahalelerden olmadığı gerekçesiyle soruşturma izni vermemiştir.

Kanımca, kaymakamlığın soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararındaki gerekçesi haklı değildir.

Kendi gerekçelerimi şöyle özetleyebilirim:

1. Tıp biliminin kuralları uygulanmak suretiyle yapılan her türlü müdahale, tıbbi müdahaledir.

2. Bütün tıbbi müdahaleler açısından aydınlatma ve rıza şartı aranmaktadır.

3. Aşı da bu anlamda tıbbi müdahaledir ve dolayısıyla, aydınlatma ve rıza bu tıbbi müdahaleler bakımından da zorunlu şartlardandır.

4. Aşının önleyici nitelikte olması tıbbi müdahale olmadığı anlamına gelmemektedir.

5. Aşının Bakanlığın bir programı çerçevesinde rutin olarak yapılması da, aydınlatma ve rıza zorunluluğunu kaldırmamaktadır. Aydınlatma ve rıza zorunluluğu ancak açık bir kanun hükmü ile kaldırılabilir.

6. Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nda açık bir şekilde zorunlu olduğu belirtilenler dışında hiçbir aşı zorunlu değildir.

7. Dolayısıyla, bu kanun dışındaki bütün aşılar bakımından aydınlatma ve rıza zorunluluğu vardır.

8. Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 72. maddesi bazı aşılardan söz etmektedir. Ancak bu hüküm, genel aşı zorunluluğu getirmemektedir. Bu hüküm gereğince, Sağlık Bakanlığı öncelikle salgını belirler ve ondan sonra aşı zorunlu olabilir. Dolayısıyla genel aşı zorunluluğu bu hükme dayanılarak ileri sürülemez.

9. Ebeveynin aşıya rıza göstermemek suretiyle rıza yetkisini kötüye kullandıkları da iddia edilemez, zira aşının koruyucu niteliği uzun vadeli olup, çocuğun sağlığı bakımından acil bir tehlike söz konusu değildir.

10. Sadece aşının çocuğun sağlığı bakımından acil bir zorunluluk içermesi durumunda, ebeveyn rıza göstermese dahi aşı zorla yapılabilir.

11. Bir yasal hüküm ile aşı zorunluluğu getirilse dahi, haklı gerekçeleri olmadığı takdirde bu yasa hükmü, Avrupa Biyotıp Sözleşmesi ile Anayasa’ya aykırı olabilir.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
2
1) Burhan Dağ (Aile Hekimi)
30.09.2011 11:38:52
Psikozlu hastaların saldırganlığına karşı Sağlık Müdürlüğünün baskısı ile zorla antipsikotik iğne yapmaya giden Aile Hekimleri bu yazıyı çok iyi okusunlar.
People
0
2) Hasan Ekim (Dr.)
26.09.2011 10:26:37
Aşılardan maksat ilerde telafisi imkansız hasarlardan vücudu korumaktır. Misal verirsek, çocuk felci aşısı yapılmadığı için sakatlığa uğrayan bir sürü insan vardır. Bu tip mağdurlar devletin görevini yapmadığından sakat kaldıklarını beyan ederek tazminat alabilir mi?.Sağlığı koruma bir devlet hizmetidir. Aşı da sağlığı korumada temel fatörlerden biridir. Dolayısıyla aşı yapılmasının engellenmesi devletin görevini yapmasının engellenmesiyle eş anlamlı olabilir mi? Ama yurdumuzda beliki de mevzuatımız net olmadığından ilgili kişilerin suçlu olma riskine maruz kalmaması için onam almaları şarttır. Ancak, onam vermeyenlerin durumu ne olacak? Reşit olmayan bir çocuğun ailesinin hatalı tutumundan zarar görmesini biz hekim olarak kabul edemeyiz. Bu konularda hukuki durum nedir? Aydınlatırsanız sevinirim. Saygılar.
People
0
3) Oktay Sarı (Öğr.üyesi)
26.09.2011 08:28:43
Sayın Hakeri,
İstanbul Medeniyet'de dekanlık görevine atandığınızı öğrendim. Görevinizde başarılar dilerim.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer