YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Avrupa’da KongredeyizProf. Dr. Haldun GÜNER

Gazi Tıp Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi

Faks: (312)2124647
Prof. Dr. Haldun GÜNER

24.10.2011, Pazartesi

Tüm Yazıları

Eylül başında, İtalya’nın Milano kentinde, ESGO, Avrupa Jinekolojik Onkoloji Derneği kongresindeyiz.

Kongre girişinde, kongreye  katılan delegeler, ülkelere göre alfabetik sırayla listelenmişler. Listemizin başında ay yıldızlı bayrağımızı görüyor ve gururlanıyoruz. Önünde fotoğraf çektiriyoruz. İtalya ve Almanya’dan sonra en çok temsil edilen ülkeyiz.

Kongreye katılanlar arasında, sabahtan akşama kadar neredeyse tüm toplantılarda bizler varız. Daima ön sıralarda yer tutuyoruz.

Poster deseniz, değişik eğitim kurumlarından gayet ciddi olarak hazırlanmış posterlerimiz var.

Kongre programını inceliyorum. Bizden ne oturum başkanı ne de konuşmacı olarak, maalesef kimseyi almamışlar.  Kongrede ileri düzeyde, moleküler biyoloji, genetik ve diğer konularda en yeni bilgileri aktaranların yanında, tıp fakültesi öğrencilerine derslerde anlattığımız düzeyde basit ve yüzeysel konuşmalar bile var. Konuşmacının anlattığı konuda yayını bile yok, sadece literatürü derlemiş ve orada katılımcılarla paylaşıyor hepsi o kadar.

Birkaç oturumda konuşmacı olanlar, başka salonlarda da evet, yine aynı kişiler oturum başkanı olarak görev alıyorlar.

Koca bir ülkeyi, Avrupa’nın Almanya’dan sonra en kalabalık ülkesini, Türkiye’yi neredeyse yok saymışlar. Verdikleri istatistiklerin kiminde varız kiminde yokuz. Kimi haritasına almış kimi almamış. Acı ama, gerçek böyle. Ancak bizim hiç mi kabahatimiz yok, diye soracak olursanız, hemen birkaç cevabımı yazıvereyim.

1. Oturumlara katılımımız çok olsa da, konuşmacılara hiç soru soranımız, tartışmalara katılanımız,  yorum yapanımız yok. ‘Ben Türkiye’den falanca, siz öyle diyorsunuz ama,  bizim çalışmamızda biz şu şekilde bulduk, bu konudaki yayınımız şudur, posterimiz dışarıda’ diyenimiz yok.

2. Toplantı aralarında, Türk grubu olarak hemen biraraya geliyoruz. Tamamen, sadece kendi aramızda konuşuyoruz. Yabancılarla ilişki kuranımız, bilimsel tartışma ve bilgi alışverişinde bulunanımız  yok denecek kadar az. 

3. Yabancılarla önceden tanışmış olanlar,  kongre nedeniyle ülkemize davet edilip gelenleri veya yurt dışında onların çalıştıkları kliniklerde araştırmacı, fellow, bursiyer olarak belli bir süre kalmış olanlarımız, eski arkadaşlarını, oradaki hocalarını bularak, selam verip  konuşmaya çalıştıklarında, yabancılar birkaç cümleden sonra hemen başkalarıyla ilgileniyor ya da bir bahaneyle Türklerin yanından deyim yerindeyse sıvışıveriyorlar. Doğrusu yabancıların pek çoğunun burunları kaf dağında.

Doğrusu, burnu havada olan Avrupalı, bizi hâlâ Orta Doğulu ve gelişmemiş bir ülke, üçüncü dünya vatandaşı olarak görüyor, görmek istiyor, görmeye çalışıyor. İşte, bizim bunu kırmamız lazım. Hem de kafalarını yara yara, gözlerine soka soka.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde daimi üye olarak Çin’i, bir zamanlar Milliyetçi Çin. Taiwan adıyla küçücük Formoza adası temsil ediyordu. Sonradan ne oldu? Dünyanın, dörtte bir nüfusunun yaşadığı koskoca kıta Çin’ini dışlamak ne mümkün, Taiwan’ı attılar, yerine Çin’i koydular. Neyle oldu bu? Sadece kalabalık nüfusuyla değil, bilimsel, sosyal, askeri ve ekonomik güç sayesinde oldu.

Ülkemizin bilimsel, askeri ve ekonomik gücünü kim inkâr edebilir? Çoğulcu demokrasisiyle, sosyal, sanatsal ve ekonomik gücüyle, Türkiye, bilimsel platformlarda da hak ettiği yeri ve saygınlığı mutlaka almalıdır.

Bilimsel arenalarda, hak ettiğimiz yerleri almamız için, deneyimliden gencine, dernek vakıf yöneticilerine, koltuklarda oturanlara, oturmayanlara, doğrusu tüm bilim adamlarımıza büyük bir sorumluluk ve görev düşüyor. Haydi arkadaşlar, görev başına.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) RKTR (Uzm)
04.09.2012 23:55:25
Hekimler, bayıla bayıla hayvancılık yapmaya mı koşuyorlar ?

…… Yoksa buna MECBUR MU BIRAKILIYORLAR ?

Açıkçası, ben de tarım - hayvancılık yapmayı düşünüyorum.
People
0
2) ihsanburke (uzm dr)
07.11.2011 22:32:45
Saygıdeger hocamız tamamen gercekleri yazmıs her ne olursa olsun biz Türk doktorları olarak her türlü şartta kendimizi kabul ettırmek için çok çalışmayı kendimize dustur ednmeli ve hayvancılık yapmamalıyız,saygılarımla.
People
0
3) Tür ce (Dr)
30.10.2011 00:09:51
300 dönüm tarla aldım çiftçilik yapıyorum pazarda mal satıyorum yetiştirdiğim kurbanları satacağım doktorluğun stresinden iyidir Allah tam günden razı olsun kongre yok bilimsel toplantı yok oh sonunda kurtuldum
People
0
4) Doç.Dr.Yusuf Yıldırım (Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi)
28.10.2011 11:13:03
Değerli Meslektaşlarım,
Haldun Hocam bu yazısında bir özeleştiri yapmış ve eksiklerimizin düzeltilmesi konusunda da birinci vazifeyi yine kendine ve diğer bilimadamlarına çıkarmıştır. Bana göre, hocamızın yazısı bizleri motive etmeye yönelik ve yapıcı bir yazıdır. Eleştirirken bu pencereden bakılmasının daha doğru olacağını düşünüyorum.
Hocamın tespitleri doğrultusunda, bu konuda saygınlığımızı artırmak ve dikkate alınmamızı sağlamak için, birkaç objektif öneride bulunmak isterim;
1-Daha çok klinik araştırma yapmalı, uluslararası multicenter çalışmalara katılmayı zorlamalı ve netice de tanınılırlığımızı artırmalıyız ki yabancılar da bizi daha çok kale alsınlar
2-Ülkemizdeki toplantı ve kongrelere davet ettiğimiz yabancı bilim insanlarını seviye ve standardlarımızın iyi düzeyde olduğuna ikna etmek için çaba göstermeliyiz
3-Yabancı dil ve iletişim konularına daha çok önem vermeliyiz
4-Bu toplantıları organize eden kuruluşların içinde/yönetiminde aktif görev alan arkadaşlarımızın sayısını artırmaya çalışmalıyız
5-İlgili bilim dallarında Avrupa ile akredite merkezlerimizin sayısını artırıp yurtdışından ülkemize eğitim için geleceklerin sayısını artırarak tanınırlığımızı artırmalıyız
6-Uluslararası düzeyde kabul görmüş hocalarımızın, genç akademisyenlerin bu toplantılarda görev almalarını sağlamak için, organizasyonlardan aylar önce devreye girip durumu "force" etmeleri faydalı olabilir.
Şimdilik aklıma gelen bu kadar...
Saygılarımla

People
0
5) dr dobra (uzm dr)
27.10.2011 12:46:27
Sayın hocam"Türkiye'de bilim" derken kendinizi kandırıyor olabilirsiniz ama biz 21.yüzyıl Türk Hekimlerini kandıramazsınız!Ne bilimi ya?
People
0
6) baran ince (hekim)
27.10.2011 10:43:43
hocaya sormak lazım kongreye cebinden mi gitti sponsor mu gönderdi.ingizlice konuşup yazamıyorsan tabbbi yabancılar kaçar.bilimi hakedenler yapmıyor ki.çanta taşıyanlar ondan bundan torpilliler yapıyor.yurt dışına çıkınca pasaportta bile yabancılar bize insanlık dışı muamele yapıyor.türk büyükleride diyorki dunyanın en büyük 20 ekonomisnden biriyiz diyyee.bence bu konumumuz bize yeterde artar bille.ülkemizdeki bilim amerikan kopyası değil de ne.bizde kim ne bulmuş.poster ne ki 1 satte kes yapıştırla halledersinnn teknoloji ile
People
0
7) y.yılmaz (hekim)
24.10.2011 23:20:07
Sn hocam "Türkiye nin bilimsel ekonomik askeri gücünü kim inkar edebilir demiş."hangi bilimsel gücü diye sormak isterim maalesef her yerde kalabalıktan başka bir şey yok kuru kalabalıklarda bilim üretmiyor.Devlet dairelerinde kalabalığız askerde kalabalığız , nüfusta kalabalığız ürettiğinden çok ürüyoruz ancak bilimsel bir güç olduğumuz falan yok.Kongrelerdede kalabalığız ancak ürettiğimiz bir bilim yok .Bana göre tamda hakettiğimiz yerdeyiz bundan fazlasını hak etmiyoruz.
People
0
8) kemal (op.dr.)
24.10.2011 15:13:40
sevgili hocam;

kendinizi boşu boşuna üzmeyin.türkiyede bilim de tıpta bitmiştir.ben istifa etmiş bir genel cerrahi uzmanı olarak artık hayvancılık yapıyorum. düve satıyorum. doktorluktan kazandığım paranın 2 katını açık konuşmak gerekirse rahatlıkla kazanıyorum.sizede hayvancılık veya arazi alım satım sektörünü tavsiye ederim.zorlamayın artık kendinizi, doktorluk bitmiş.
People
0
9) Ahmet Rasim Küçükusta (Dr.)
24.10.2011 10:12:16

Sevgili Haldun Hocam,

Bu kongreler sizin tabirinizle bilimsel arena değil, "bayi toplantısı" dır. Bir zamanlar bilim adamlarının birbirleriyle iletişim sağlamak, tartışmak için bir araya geldiği kongreler işin içine ilaç endüstrisinin girmesiyle maksadından tamamen uzaklaşmıştır ve zaten bilgiye ulaşmanın yolları da çoktandır değişmiştir.

Bilim kongrede değil kliniklerde, laboratuarlarda, araştırma merkezlerinde üretilir. Bunu sağlamak da kişisel çabalarla mümkün değildir; bu ancak mentalite ve sistem değişikliği ile mümkün olur. Aksi takdirde biz çok güzel, çok renkli poster yaparak büyük kalabalıklar halinde kongrelerde arz-ı endam etmeye devam ederiz.

Bu toplantılar da zaten bu posterciler için düzenlenmektedir. Çıkarın bakalım postercileri kongre-mongre kalır mı?

Cebinizden bir kuruş çıkmadan gittiğiniz kongrelerde bilim olmaz.

Siz kongreyi bırakın bilim nasıl üretilir, araştırma nasıl yapılır bunun yollarını bulmaya çalışın.

Selam ve saygılarımla.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer