YAZARLAR

Tüm Yazarlar

“Biz Neden Doktora Fazla Gidiyoruz?”Dr. Mehmet DEMİR
Dr. Mehmet DEMİR

24.09.2012, Pazartesi

Tüm Yazıları

Geçen hafta Medimagazin’de yayımlanan bir haberde Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) başkanının bir sorusu dikkat çekiciydi: “Biz neden doktora fazla gidiyoruz?”

 

Bu konuyu biraz irdelemeye çalışalım.

Doktora her başvuru, SGK açısından tabii ki bir maliyet olarak görülüyor.

Ancak, başvuru sayısının hem diğer yıllarla hem de diğer ülkelerle kıyaslanması sağlık hizmetlerinin finansmanı açısından her zaman doğru fikirler vermeyebilir.

 

Sağlık reformunun uygulanmaya başladığı 2003 yılı ile bugün arasında, başta kayıt sistemi olmak üzere çok şey değişti. Yakın yılların kıyaslanması ise daha doğru sonuç verebilir. Son birkaç yıldır başvuru sayısı neredeyse birbirine yakın. 2012 yılı için tahmin edilen yaklaşık sekiz olan başvuru sayısını ise diğer ülkelerle kıyaslamak biraz riskli. Kişi başı ortalama sekiz olan doktora başvurunun neredeyse yüzde 40'ını aile hekimlerine yapılan başvurular oluşturuyor.

 

Acaba diğer ülkelerin başvuru rakamları ile bizim rakamlarımız aynı yöntemle mi tespit ediliyor?

Bizde, sağlıkla uzaktan yakından, ilgili ilgisiz, her doktora başvuru paydada yer alıyor. Bir mevzuat değişikliği sağlık dışı binlerce nedenle doktora başvuruya sebep olabiliyor. Güncel bir konu olan ilköğretime başlama yaşındaki değişiklik, ilk bilgilere göre en az 20 bin beklenmedik başvuru artışına sebep olacak. Beş yüz milyon başvuru içinde devede kulak demeyelim. Damlaya damlaya göl olur. Bu yıl tıp fakültelerine kayıt yaptıracak olan sekiz bine yakın tıp öğrencisi, sağlık kurulu raporu için beş altı polikliniğe muayene olmak suretiyle 40-50 bin başvuruya neden olmuş oldu. Evlilik, silah ruhsatı, ehliyet vb. mevzuat gereği yapılan yüzlerce muayene de bu kapsamda değerlendirilebilir. Kısacası, başvuru içeriğini analiz etmekte fayda var.

 

Diğer bir husus da, başvuru sayısının finansman açısından öneminin ödeme modeli ile değişkenlik gösterebileceği. Kişi başı ödeme yapılan aile hekimliği sisteminde, finansman açısından ilaç giderleri hariç başvuru sayısının bir önemi olmayacak. Hizmet başı ödeme sistemini kullanan ülkelerde başvuru sayısının finansman açısından önemli olduğunu söylerken, global bütçe modelinde -yıllık bütçe pazarlıklarında bir parametre olarak kullanılsa da- öneminin azaldığını söyleyebiliriz.

 

Başvuru sayısı daha çok, sağlığın organizasyon ve hizmet sunum alanına yönelik objektif bilgiler verebilir. Finansmana yönelik olarak ise kişi başı sağlık harcaması, toplam sağlık harcamalarının GSYİH içindeki payı hakkında daha kıymetli bir fikir veriyor.

 

Bu çerçevede daha çok doktora gidiyor gibi görünsek de, kişi başı sağlık harcamaları açısından benzer ülkeler içinde oldukça son sıralardayız. 550-600 dolar civarındaki kişi başı sağlık harcamamız ABD'nin 7-8 bin Dolar, OECD'nin 3.500 Dolar harcama rakamlarının çok gerisinde görünüyor. 

 

Türkiye’de yapılan sağlık harcamasının GSYİH’ya oranı yüzde 6’dır. Avrupa Birliği’nde ortalama yapılan sağlık harcamasının GSYİH’ya oranı ise yüzde 8,3’tür. Avrupa ülkeleri arasında sağlık harcamasının GSYİH’ya oranı en yüksek (11,2) olan ülke Fransa, en düşük (5,5) orana sahip ülke ise Romanya'dır. Diğer ülkelere göre genç bir nüfusa sahip olsak da, mevcut rakamlar arasındaki uçurum çok derin.

 

Ancak, rakamlar bazen her şeyi ifade etmeyebilir. Ayrıca, Türkiye mevcut finansal imkânları ile sağlık seviyesini son on yılda en hızlı düzelten ülke olmayı da başarmıştır.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer