YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Öğrenciden önce hastalar direkt üniversiteye girebilecek!Dr. Mehmet DEMİR
Dr. Mehmet DEMİR

28.05.2007, Pazartesi

Tüm Yazıları
Üniversite tıp fakülteleri hastanelerinden hizmet almak hep ayrıcalık olarak görülür. Teknolojinin ve yetişmiş insan gücünün yoğunlaştığı bu hastanelerin insanlara verdiği güven, bu ayrıcalığın sebebi olsa gerek. Multidisipliner olarak birbirleri ile ilişkili çalışan yüzlerce akademisyenin bulunduğu, en son teknolojilerin ve tedavi protokollerinin kullanıldığı ve standartları yüksek binalarından oluşan bu hastaneler ilk gidilmek istenen sağlık kuruluşu olarak karşımıza çıkıyor.
Genel Sağlık Sigortası tam bir bütün olarak bir süre daha hayata geçirilemeyecek olsa da sistemin kurumsal yapısı olan Sosyal Güvenlik Kurumunun çalışmalarına hızla devam ettiği görülüyor. Genel Sağlık Sigortası Uygulama Tebliği ile 1 Temmuz’dan itibaren sayıları yaklaşık 40 milyonun üzerindeki SSK ve Bağ-Kur’lunun üniversite ve özel hastanelere sevksiz gidebilmelerine imkan tanınmış olacak. Bu zamana kadar sadece Emekli Sandığı ve devlet memurlarına tanınan bu hak neredeyse tüm nüfusa verilmiş oluyor.

Bu ayrıcalık, bundan sonra bundan önce kullanıldığı gibi kullanılsa da kullanılamasa da 40 milyonu aşan insanımız için önemli bir kazanım olarak görülecek ve onların yüzlerini güldürecek.

Peki, bu düzenleme ile ortaya çıkacak olan talep karşılanabilecek mi? Bunu karşılayacak bir kapasite üniversitelerde bulunmakta mı? Bunun getireceği finansal yük karşılanabilir mi? Bu konuda başlıca bu sorular karşımıza çıkıyor. Bu sorular çerçevesinde konuyu analiz etmeye çalışalım.

Üniversite tıp fakültesi hastane sayısı 50 civarında olsa da hekim sayısı itibariyle hiç de azımsanmayacak bir kapasiteyi içinde barındırıyor. Bugün için üniversitelerde asistanlar da dahil olmak üzere 21 bin hekim hizmet veriyor. Bu Sağlık Bakanlığı hastanelerinde çalışan asistanlar dahil 39 bin hekim ile kıyaslandığında önemli bir hizmet gücünü ifade ediyor. Bu açıdan direkt olarak hizmet almak isteyecek büyük bir nüfusun hizmet talebi karşısında yeterli insan gücünün olduğunu söyleyebiliriz. Ancak sayısal kapasitesi tabiî ki yeterli olmayacaktır. Bu konuda bu talebinin niteliğine göre üniversite hastanelerinin yapılanması gerekecektir. Üniversite hastanelerinin yatan hasta açısından şu an itibariyle yüzde 100’e yakın kapasite ile çalıştıkları bilinmekte. Bu açıdan yatan hasta açısından talepte bir artış olsa da kısa dönemde bu hastanelerin bunu karşılamaları mümkün olmayacaktır. Sadece kısa dönemde hasta yatış gün ortalamasını düşüren ve yatak devir hızını artıran tıp fakülteleri hastaneleri daha çok yatan hastaya hizmet verebileceklerdir. Asıl ayaktan hasta açısından bu hastanelerde kullanılabilecek büyük bir kapasite vardır. Bu düzenleme ile oluşacak talep karşısında tıp fakülteleri hastaneleri ayaktan hastalara yönelik kısa dönemde yeni düzenlemeler yapacaklardır. Ayaktan hastalara yönelik talebi karşılamaya yönelik yatırımlar kısa vadede az maliyetle sonuçlandırılabilecektir. Tıp fakültesi hastanelerinin de bu talebi karşılamakta istekli olacaklarını düşünüyorum. Son bir yıldır bu hastanelerin gelir yönünden zayıfladıkları her platformda ifade edilmekteydi. Tıp fakülteleri hastaneleri mevcut kapasitelerini tekrar organize ederek ilave büyük yatırımlara girmeden bu talebi karşılayarak gelir artışı sağlayabileceklerdir.

Tabiî ki bu yeni uygulamanın getirdiği vatandaş memnuniyeti yanında finansal bir yükü de ortaya çıkacaktır. Biraz önce ifade ettiğim gibi yatan hasta yönünden önemli bir artış beklenmemelidir. Bu açıdan gelebilecek yük daha çok ayaktan hastalardan kaynaklanacaktır. 2005 ve 2006 yıllarında tıp fakülteleri hastanelerinde yıllık ortalama 12 milyon civarında hasta bakılmıştır. Ayaktan bu bakılan hasta sayısının tıp fakültelerinin olağan üstü çabaları sonucu yüzde 100 arttığını düşünürsek ki bu uzak bir ihtimal, bu yeni uygulama ile bakılacak hasta sayısı 24 milyon civarında olacaktır. Yapılan çalışmalarda devlet hastanelerine başvuran hastaların ayaktan ortalama fatura tutarlarının 32 YTL olduğu bilinmektedir. Bu tıp fakülteleri hastanelerinde yaklaşık 100 YTL civarındadır. Bu şekilde aslında devlet hastanelerinden hizmet alınması gerekirken direkt üniversite hastanelerinden hizmet alınmasından dolayı oluşabilecek ilave yük yaklaşık olarak en fazla yıllık 816 milyon YTL civarında olacaktır. Ayrıca direkt başvuran hastaların hastalık yükleri değerlendirildiğinde bu rakam aşağıya düşecektir. Bunun yanında tebliğde vaka başı ödeme sisteminin devam ettirilmesi de bunu garantileyecektir. Diğer taraftan her ne kadar tıp fakültesi hastanelerine direkt başvuru hakkı verilse de; son yıllarda devlet hastanelerinde meydana gelen gelişmeler hastaların kolayca üniversite hastanelerine kaymasını engelleyecektir. Gerek teknoloji kullanımın artması gerekse personel kapasitesinin verimli kullanılması ve devlet hastanesi hekimlerinin daha istekli hasta bakmaları hasta talebini kolayca üniversiteye doğru çevirmeyecektir. Her şey de olduğu gibi merak döneminden sonra direkt üniversite hastanesini kullanma isteği normalleşecektir.
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer