YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Sağlık Bakanlığından Yeni Bir Adım, TİGDr. Mehmet DEMİR
Dr. Mehmet DEMİR

13.12.2010, Pazartesi

Tüm Yazıları

Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelere, sunmuş oldukları hizmetlerin karşılığı olarak yapılan ödemeler konusunda, Kasım 2010 ayı itibariyle yeni bir döneme geçildiği görülmekte. 2011 yılının Ocak ayında başlanması planlanan yeni ödeme yöntemi, öne çekilerek büyük ölçekteki 50 hastaneye uygulanıyor. Yeni ödeme modeli birçok ülkede yaygın olarak kullanılan Teşhisle İlişkili Gruplar (TİG) ödeme modeli. Sağlık Bakanlığı hastanelerine birkaç yıldır uygulanan “global bütçe” uygulaması ile de bütünlük arz etmekte. Dünyadaki uygulama örneklerine ilave olarak, ayaktan hastalara yönelik” Branş Bazlı Ayaktan Gruplar” (BBaG) yer alıyor. TİG + BBaG entegre sisteminin bundan sonra hastanelerin finansmanında temel olarak kullandığımız Sağlık Uygulama Tebliği (SUT)’nin yerini alacağını söyleyebiliriz.

 

Sağlık hizmetlerine artan talep, hastanecilik fonksiyonlarının her geçen gün daha çok gelişmesi, sürdürülebilir sağlık finansmanı konusundaki kaygılar ve benzer hususlar, ülkemizde sağlık hizmetlerinin odak noktasında yer alan hastanelerin doğru finansmanı için bir yöntem arayışını zorunlu kılmaktaydı. Bu zorunluluk ödeyici kurumlar ile Sağlık Bakanlığını harekete geçirmiş ve 2005 yılında ortak bir proje çalışması başlatılmıştı. Proje, “Diagnosis related group (DRG)” olarak ifade edilen ve Türkçemize Teşhisle İlişkili Gruplar olarak çevirdiğimiz,  uzun yıllardır bu konuda çalışmaların yürütüldüğü ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından da referans ülke kabul edilen Avusturalya modelinin ülkemize entegre edilmesini amaçlıyordu. 

 

TİG ödeme yöntemi bugün için hastanelerdeki karmaşık sağlık hizmeti sunumunun maliyetlerini anlamak,  yorumlamak, doğru ve adaletli bir finansman yapmak için tercih edebileceğimiz iyi bir yöntem olarak görünmektedir.

Sağlık hizmeti sunan profesyoneller ile toplum adına ödeme yapan profesyoneller arasında hizmetin karşılığının ödenmesi konusundaki müzakereler, son yıllarda tanık olduğumuz şekliyle tatsız-tuzsuz geçmekte. Erkek adama “Doğum yaptırdın- yaptırmadım” şeklindeki benzer polemikler sürüp gitmekte. TİG bu konuda sağlık ekonomistleri ile hastanelerin birbirleriyle daha iyi anlaşabilmelerine zemin oluşturacak. Hizmeti sunanlar daha basit ve takip edilebilir bir sistem ile hizmetlerini kayda geçirebilecek, hizmetin parasını ödeyenler ise gönül rahatlığı ile neye ne kadar ödediklerini daha kolay takip edebilecekler. Kısacası TİG yönetimi kolay ve herkesin aynı şeyi daha aynı anladığı bir ödeme yöntemi.

 

TİG makro sağlık politikalarının oluşturulmasında da önemli ölçüde pratik bilgiler vermekte. Sağlık için ayrılan kaynakların özellikle hastalık grupları arasında nasıl dağıtılacağı konusunda tüm politika yapıcıların önüne net ve anlaşılabilir bir tablo sunmakta. TİG’in temel veri tablolarından biri olan Majör Teşhis Grupları (MTS) tablosu ve sağlık bölgelerine göre oluşturulan tablolar karar vermeye yönelik önemli verileri içermektedir. Belli bir dönemde en sık gerçekleşen ICD ve tıbbi prosedür listeleri, sağlığın her alanında doğru planlamaların, yatırımların ve gerekli üretimlerin yapılması için herkese şeffaf veri sağlayacaktır.

 

TİG hem kamu hem de özel hastane yöneticilerine, hastanesinde olup biteni izlemesine ve değerlendirmesine kolaylık sağlamakta. Hastanelerin ana faaliyeti olan klinik faaliyetlerin, departman, hasta, hastalık ve hekim bazında izlenmesini ve benzer hastanelerle klinik faaliyetlerin kıyaslanmasına imkân tanımaktadır. Diğer taraftan hastane yönetimleri, TİG vasıtasıyla klinik faaliyetleri ile giderleri arasındaki ilişkiyi daha görünür bir şekilde takip edebilecektir. Yeni sistem yönetimlerin hastaneye yönelik mikro planlamalar yapması için birçok veriyi kıyaslanabilir şekilde önlerine getirebilecektir.

 

Ülkemizde sağlık hizmet sunumunda üç aktörlü bir yapı oluştu. Sağlık Bakanlığına bağlı kamu hastaneleri, üniversitelere bağlı hastaneler ve özel sektöre ait hastaneler, yönetilebilir ve dengeli bir yapıyı oluşturuyor. Bu üçlü yapının sağlık hizmet sunum stratejileri ve rolleri farklı olsa da sonuçta aynı kaynağı paylaşmaktalar. Kaynağın her yıl paylaştırılmasında bu stratejiler ve roller kadar hizmet sunumunun niteliği ve niceliği de önemli. Mevcut kaynağın hizmet sunumuna yönelik bölümünün daha doğru ve daha az tartışmalı dağıtılması için TİG iyi bir seçenek. Global bütçeleme ve TİG birlikte kullanımı daha alt detayda “vaka karması” yaklaşımları teknik olarak doğru finansmanın yapılmasına imkân verecektir.

 

TİG’e göre, Sağlık Bakanlığına bağlı 50 hastaneye Kasım ayı için ödemeye başlanması önemli bir başlangıç. Bakanlık TİG’e göre Aralık ayı için ödeme yapılacak 260 hastanenin ismini de açıklamış bulunuyor. Ocak ayında sisteme ilçe hastanelerinin de ilave edilmesiyle birlikte, yeni model Sağlık Bakanlığının tüm hastanelerinde uygulanıyor olacak.

 Sistemin en önemli ayağını teşkil eden hastanelerde çalışan klinik kodlayıcıların eğitim faaliyetlerinin hızla devam ettiği görülüyor. Klinik kodlayıcı hastanenin klinik faaliyetlerinin eksiksiz ve doğru raporlanması ve doğru TİG’lerin oluşması için büyük önem taşımakta. Bu açıdan hastane yönetimlerinin kodlamacıları tespit ederken hassas davranmaları ve Bakanlığın belirlediği kriterleri göz önünde tutmaları gerekiyor. Sistemin yaygınlaşmasına paralel klinik kodlama işi yeni bir meslek olarak karşımıza çıkacaktır. Belki de Sayın Sağlık Bakanımızın ifade ettiği “yerinde sigortacılık” için klinik kodlayıcılar referans olabilecek. Bu zamana kadar klinik kodlayıcı olarak görev almış olanlar ve bundan sonra da bu alanda çalışacaklar açısından bu tecrübe önemli bir avantaj olarak görülmelidir. Sağlık Bakanlığı ile Ankara Üniversitesinin ortaklaşa düzenledikleri üniversitelerin kodlayıcı ihtiyacını karşılamaya yönelik eğitim, geçtiğimiz ay yapıldı. Yakında özel sektördeki hastanelerin klinik kodlayıcı ihtiyacına yönelik bir plan dâhilinde eğitim faaliyetinin başlayacağı anlaşılıyor.

 

Bunları nereden mi biliyorum? Bunun için Sağlık Bakanlığının www.tig.saglik.gov.tr adresini her gün takip etmek yeterli. Kısaca ülkemizde yeni bir ödeme modelinin altyapısı oluşmakta. Bu altyapıya ilişkin her türlü teorik ve pratik bilgiye bu web sayfasından ulaşılabiliniyor. 

Yakın bir zamanda SGK’nın, Sağlık Bakanlığı hastanelerindeki sonuçları değerlendirerek, sistemi aşamalı olarak üniversite ve özel hastanelerde de uygulamaya başlayacağını tahmin etmek zor olmasa gerek.

TİG’in kullanımı konusunda daha pek çok şey söylenebilir. Özellikle TİG verilerinin hekimlerle ilişkilendirilmesi ve performans ödemelerinde kullanılması yeni bir çalışma alanı olarak karşımızda duruyor.

 

TİG’e göre ödeme modeli ülkemiz için yeni, ancak dünyada bu modelin bir ileri safhası olan sonuca dayalı finansmana (P4P) geçiş çalışmaları şimdiden başlamış durumda. Aşağıdaki tablo bu konularda daha çok çalışılması gerektiğine işaret ediyor.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer