YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Akdeniz Acil Tıp Kongresi Uz. Dr. Ülkümen RODOPLU

Avrupa Acil Tıp Derneği II. Başkanı

Uz. Dr. Ülkümen RODOPLU

05.10.2009, Pazartesi

Tüm Yazıları
Akdeniz Acil Tıp Kongresi 14-17 Eylül 2009 tarihleri arasında İspanya'nın Valencia kentinde yapıldı.

Bu kongre, Avrupa Acil Tıp Birliği ve Amerikan Acil Tıp Akademisi tarafından ortaklaşa düzenlenmektedir. Bu sene toplam 80 farklı ülkeden 1.400 katılımcı, 350 sunumu izleme şansı buldu. Bu sunumlar arasında Türkiye\'den Rıdvan Atilla, Sedat Yanturalı, Zeynep Kekec, Cem Oktay, Murat Ersel ve benim sunumlarımız da vardı.

Ben, "Su Altı Acilleri" konusunda bir sunum yaptım. Ayrıca, çevresel aciller ve toksikoloji oturumlarının da başkanlığını yaptım.

Farklı ülkelerden katılan ve değişik deneyimlerin aktarıldığı bu kongrenin bizim açımızdan en önemli konusu, 2012 yılında yapılacak olan Avrupa Acil Tıp Kongresi'nin düzenlenmesi için Türkiye\' nin adaylığının Avrupa Acil Tıp Birliği tarafından kabul edilmesi oldu. Türkiye Acil Tıp Derneği (TATD) ve Türkiye Acil Tıp Uzmanları Derneği (ATUDER) bu konuda ortak hareket edecek. Mart 2009\'a kadar her iki dernek, Avrupa Acil Tıp Birliği Yönetim Kurulu ve Konsey\'ine ortak imza ile hazırlanmış bir yazılı teklif hazırlayacak. 2012 Avrupa Kongre\'sinin kesin tarihleri ve yeri de böylece belirlenecek ve Konsey\'de onaya sunulacak.

Bu Kongre\'nin Türkiye\'de düzenlenebilmesi için her iki acil tıp derneğinin başkanı kararlılığını sergiledi. Kongre\'de ATUDER tarafından kurulan standın büyük renk kattığını, standda dağıtılan defter, bloknot, cetvel, nazarlik gibi hediyelerin çok etkili olduğunu vurgulamalıyım. Bu standda ATUDER ve TATD\'nin birlikte yer alması da Türkiye Acil Tıbbi için çok önemli bir gelişme oldu. Birçok ülkeye örnek oldu.

Antakya
Akdeniz Acil Tıp Kongresi'nde "Su Altı Acilleri" konusundaki sunumuma (http://www.ulkumenrodoplu.com/pageGroupSub.asp?groupID=12&groupSubID=31) öncelikle denizcilerin ve dalgıçların koruyucusu olan Afrodit'ten söz açarak başladım. "-Afrodit ile birlikte dalgıçları ve denizcileri koruyan bir de Oceanus var. Oceanus ile ilk kez geçtiğimiz aylarda Antakya'da tanıştım". Oceanus'un ve Sarhoş Dianysos'un Antakya Mozaik Müzesindeki resimlerini gösterdim.

Şöyle devam ettim. "-Her ikisi de dünyanın ikinci büyük mozaik müzesindeler. Antakya, çok özel bir şehir. Bunu sizlerle de paylaşmak istiyorum. St. Pierre Kilisesi de burada. Bölgedeki en önemli yedi kiliseden biri. İsa'nın görüşlerine inananlara ilk kez burada Hristiyan denilmiş. Antakya'da Sermaye Camii ile sırt sırta duran bir de kilise var. Sadece 30 m ötelerinde de bir sinagog. Bu üç ibadet evine giden insanlar aynı dili konuşuyor. Aynı yemekleri yiyorlar. Aynı giysileri giyiyor ve aynı şeylere üzülüp, aynı olaylara seviniyorlar. Bayramlarını birlikte kutluyorlar. Kaygıları aynı. Üstelik aynı acil servislere başvuruyorlar ve biz hekimler onları muayene ederken dinlerini bilmiyoruz ve merak da etmiyoruz. Hepsinin ortak özelliği mutlu olmaları. Huzur içinde yaşayıp gidiyorlar. Kendilerinden sadece 350-400 km ötede savaşa ve işgale hayretle bakıyorlar. Üzülerek. Kaygıyla. Şanslı olduklarını biliyorlar, çünkü onları savaştan, kavgadan koruyan Oceanus var. Denizcilerin ve dalgıçların koruyucusu olan Oceanus."

Bir sonraki resimde Türkiye haritasını ve Antakya'yı gösterdim. Buradan da Su altı acillerini anlattım. Oturum sonunda en az 50 kişi bana Antakya'ya nasıl gidildiğini, havaalanı olup olmadığını ve direkt uçuşları sordu. Antakya havaalanı var ve direkt uçuşlar başladı.
Dünyaya anlatamadığımız ne çok güzel özelliğimiz var.
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)