Türk Eczacıları Birliği'nden "altın çilek" uyarısı
Türk Eczacıları Birliği, (TEB) son günlerde özellikle zayıflamada etkili olduğu yönünde tanıtımı yapılan ''altın çilek'' meyvesinin bu tür bir etkisi ile ilgili yeterli düzeyde çalışma yapılmadığını ifade ederek, ''Altın çileği mucizevi ve zayıflamaya yardımcı bir ürün olarak lanse eden kişiler, hepimizi yalnızca yanıltmaktadır'' uyarısında bulundu.
28 Nisan 2011 10:15 -

ANKARA-TEB Merkez Heyeti'nden yapılan yazılı açıklamada, son dönemde oldukça popüler hale gelmiş olan ''sağlıklı yaşam'' sloganının ''sağlık'' kadar ''sağlıksızlığı'' da beraberinde getirdiği belirtildi.


     Bunun en önemli nedeninin, gelişmiş kitle iletişim araçları ile toplumun belirli ürünler konusunda yanlış bilgilendirilmesinden kaynaklandığı vurgulanan açıklamada, ''Özellikle bitkisel ürünler ya da takviye edici gıdalar, tüm toplumun göz göre göre kandırıldığı bir alana dönüşmüş durumdadır'' denildi.


     Son dönemde sıklıkla gündeme gelen ''altın çilek'' meyvesi ile ilgili değerlendirmelere yer verilen açıklamada, şunlar kaydedildi:


     ''Mucizevi meyve olarak lanse edilen ve neredeyse tüm sağlık sorunlarına deva olduğu iddia edilen söz konusu ürün ile tüm toplum açık bir biçimde, hem de medya kanalı ile kandırılmaktadır.


     Öncelikle söz konusu meyve ile ilgili yeterli düzeyde bilimsel çalışma yapılmış değildir. Mevcut çalışmalar ışığında, TEB Eczacılık Akademisi üyelerimizden Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdem Yeşilada'nın verdiği bilgiye göre; altın çileğin en belirgin ve üzerinde durulan özelliği antioksidan etkisidir. Bu etkisi meyvelerin sarı rengini veren karotenoit bileşenleri ve fenolik içeriği ile ilişkilidir. Ancak antioksidan etkisinin bekleme sırasında (kurutma dahil) C vitamini ve fenolik bileşenlerin parçalanması ile kayba uğradığı bildirilmektedir.


     Meyvelerin halk arasında ileri sürülen karaciğer işlevleri, görme sorunları ve yüksek kolesterolü düşürücü etkileri antioksidan özelliği ile ilişkilendirilebilir. Nitekim deneysel çalışmalarda sıçanlarda deneysel karaciğer harabiyetini (karbon tetraklorür ve asetaminofen nedenli karaciğer toksisitesi) önleyici etkisi bulunduğu gösterilmiştir. Diyabetik sıçanlarda üzerinde yürütülen bir yeni çalışmada ise 15 gün süre ile uygulandığında kan şekerini yüzde 30 oranında düşürdüğü bildirilmektedir.


     Günde 5 taze meyve yenmesi halinde yemek sonrası yükselen kan şekerinin kontrolünü sağlayabileceği önerilmektedir. Meyve suyunun görüşü artırdığına ilişkin iddialar tavşan gözü ve fibroblast primer kültürlerinde yapılan deneyler ile desteklenmektedir. Son dönemde yapılan deneysel çalışmalarda akciğer kanseri, karaciğer kanseri hücreleri (in vitro) üzerinde baskılayıcı etkisi bildirilmektedir. Ancak bağırsak kurtları üzerinde bir etki gözlenmemiştir.


     Buna karşın söz konusu meyvenin zayıflama konusunda herhangi bir kimyasal ya da mekanik etkisi olduğuna dair hiçbir bilimsel kanıt bulunmamaktadır. Dolayısıyla, altın çileği mucizevi ve zayıflamaya yardımcı bir ürün olarak lanse eden kişiler, hepimizi yalnızca yanıltmaktadır.''


     Açıklamada, altın çileğe mevcut yasal mevzuat çerçevesinde Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından, takviye edici gıda olarak üretim izni verilmediğinin anlaşıldığı ifade edilerek, '' Dolayısıyla, altın çilek meyvesini içeren tüm ürünler sahtedir ya da iddia ettiği etkiyi gösterme konusunda hiçbir güvenilir yanı yoktur'' ifadesine yer verildi.


     İster bitkisel ister kimyasal kökenli olsun ilacın tek gerçek uzmanının eczacı olduğu vurgulanan açıklamada, bugüne kadar masum gibi gösterilmeye çalışılan bitkisel ürünlere ilişkin ciddi tehlike konusunda farkındalık yaratmaya çalıştıkları belirtildi.


     Açıklamada, ''Bizler, fizyolojik ya da psikolojik sistemin düzenlenmesinde etkide bulunan ürünlerin tamamının yalnızca Sağlık Bakanlığı onayı ile halka ulaştırılması gerektiğine inanıyoruz. Unutmayınız ki sağlık oyuna gelmez'' uyarısında bulunuldu.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) Uzm (Dr)
29.04.2011 09:47:11
"Sen eşek olursan semer vuran çok olur" (Atasözü). Kimse kusura bakmasın millette biraz gözünü açsın.
People
0
2) serhatbt (eczacı)
28.04.2011 10:36:23
eczanelerde de satılıyor ama.işte sağlıkta rekabet,ilaçta reçetelı olsun recetesız olsun reklam böyle bir şey.bır muddet sonra halk sağlığı tamamen ıkıncı plana atılır ve herşey para için olur.kimim umrunda ınsanlar ne içiyor.önemlı olan para kazansın sahtecıler reklamcılar bunu satanlar.geldıgımız nokta malesef bu ve daha da kötüye gıtmesı ıcın herşey hazırlanıyor.yeterkı bırılerı zengin olsun.keşke teb uyeleri eczacılar bu sahtekarlıklar karşısında dik durabılseler ve kesınlıkle sokmasalar bu tur urunleri.ama nerde.sağlık bakanlığı,artık tarım bakanlıgının degıl de kendılerının ruhsat verecegını soylemişti bitkisel? denen ürünlerde ama bi gelişme yok nedense.TEB de umarım sahte dedıgı urunlerın eczaneler de satılmasını onleyecek tedbirler ve yaptırımları da gündeme alır da boyle bır tezata kendı ıcınde düşmez.saygılar.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)