AB ile ilk ‘kırılma’ ilaç sektöründe
Önceki akşam İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı’nın Ankara’da düzenlediği yemekli sohbet toplantısına katıldım. Sedat Ergin'in yazısı
07 Ocak 2005 -
Davetiye ‘Türkiye ilaç sektörü, AB ile müzakereler öncesinde örnek bir olay ile karşı karşıyadır. Veri imtiyazı konusundaki tartışmalar, ulusal ilaç sanayiimizin geleceğini yakından ilgilendirmektedir’ diye başlıyordu.

Gazete ve televizyon kanallarının Ankara temsilcilerinin İstanbul’daki büyük iş çevreleriyle genellikle fazla bir temasları olmaz.

İlaç sektörünün önde gelen isimlerinin AB karşısında sıkıntıya düştükleri bir konuda Ankaralı gazetecilerle görüşmek ihtiyacını duymaları ilginçti.

TEKNİK MESELENİN ÖZÜNE İNİNCE

Meselenin özüne inelim. Piyasadan satın aldığımız ilaçlar ikiye ayrılıyor: A) Orijinal patentli ilaçlar ve B) eşdeğer (jenerik) ilaçlar.

Orijinal olanlar, ilacı keşfetmek üzere uzun araştırmalar yapan, bu amaçla büyük harcamalarda bulunan ve patentini alan araştırıcı firmalar tarafından üretiliyor.

Eşdeğer ilaçlar ise piyasaya çıkmış bir ilacın moleküler formülünden yola çıkılarak üretiliyor. Araştırma maliyeti olmadığı için fiyatları daha ucuz oluyor.

Araştırıcı firma, patent hakkından yararlandığı için bir başka firmanın eşdeğer ilacı üretebilmesi 20 yıl süreyle yasak altına alınmış oluyor.

Veri imtiyazı ise patent döneminden sonra eşdeğer ilaçların ruhsatlandırılmasını belirli bir süre için daha engelliyor, yani araştırıcı firmaya patent süresinin sonunda bir süre daha pazar ayrıcalığı sağlamış oluyor.

ULUSAL İLAÇ SANAYİİ BİR SÜRE DAHA KORUMA İSTİYOR

Türkiye, 1995 yılında AB ile Gümrük Birliği Antlaşması’nı imzaladı ve ardından Refahyol döneminde 4 Haziran 1997 tarihindeki Ortaklık Konseyi’nde alınan bir kararla, 1 Ocak 2001 tarihinden itibaren AB menşeli ilaçlara patent süresinin bitiminden itibaren 6 yıl süreyle veri imtiyazı uygulama taahhüdünün altına girdi.

Ancak, Türkiye, uygulamada bu taahhüdünü henüz yerine getirmiş değil. AB Komisyonu, 17 Aralık tarihli Brüksel zirvesinden tam üç gün sonra (20 Aralık) Türkiye’ye bir nota vererek, uygulamanın geriye dönük olarak başlatılmasını istedi. Ve kıyamet koptu.

AKP hükümetinin veri imtiyazını 1 Ocak 2005 tarihinden itibaren başlatacak bir kararname hazırladığı, ancak uygulamayı geriye dönük işletmemek eğiliminde olduğu anlaşılıyor.

İşin püf noktası şurada: Veri imtiyazı geriye dönük işletilirse, 2001’den sonra Sağlık Bakanlığı’nın ruhsat verdiği eşdeğer ilaçların yasaklanması ya da bir tazminat ödenmesi gündeme gelebilecek.

Bülent Eczacıbaşı, veri imtiyazının 1 Ocak 2005’te başlamasına gönülsüz de olsa razı olduklarını belirterek, ‘Ancak geriye dönük olmamalı. Veri imtiyazı 1 Ocak 2005’ten itibaren başlatılmalı’ diye konuştu.

Bir başka deyişle, ulusal ilaç sanayii, son 4 yıl içinde ruhsatı alınmış olan eşdeğer ilaçları koruma altında tutmak istiyor.

ECZACIBAŞI KENDİSİYLE ÇELİŞMEDİ Mİ?

Eczacıbaşı, TÜSİAD içinde AB’ye tam üyelik hedefinin en hararetli savunucularından biri olarak tanınıyor. Oysa önceki akşam AB’nin katı kurallarının esnetilmesini istiyordu. Bu durumda Eczacıbaşı, kendisini bir çelişki içinde bulmadı mı?

‘Hayır’ diye yanıtladı Eczacıbaşı ve şöyle dedi:

‘Benim AB’ye tam üyelik hedefinden vazgeçmem söz konusu değil. Ancak tam üye olmak AB ile pazarlık etmeye engel bir durum değildir. AB’ye en son katılan 10 üyenin büyük bir bölümü ilaçta veri imtiyazını tam üye olacakları aşamada kabul ettiler. Bizden ise bu adımı daha yolun başında atmamız isteniyor. Diğer ülkelere yapıldığı gibi bize de geçiş dönemi esneklikleri tanınabilir.’

Ulusal ilaç sektörünün AB kurallarından etkilenmeye başlamış olması, önemli bir ilke işaret ediyor.

Önümüzdeki dönemde başka sektörlerin de AB kurallarından etkileneceğini ve benzer sıkıntı ve pazarlık süreçlerinin yaşanacağını söyleyebiliriz.

Önceki akşam katıldığım davet, benim için Türkiye’nin AB’ye tam üyelik sürecinde hiç alışık olmadığımız yeni bir döneme girmekte olduğunu gösteren göz açıcı bir olaydı.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan Tarihi Detay Kategori
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
28/10-31/10 6. Ulusal Bağırsak Mikrobiyotası ve Probiyotik Kongresi ENDOKRİNO... ANTA
28/10-01/11 5. Ulusal Klinik Mikrobiyoloji Kongresi MİKROBİYO... İZMİ
31/10-02/11 Türkiye Maternal Fetal Tıp Derneği Ultrasonografi Kursu KADIN... İSTA
30/10-03/11 63. Türkiye Milli Pediatri Kongresi PEDİATRİ KIBR
23/11-23/11 TMFTP Tıbbi Uygulamalar ve Hukuk Kongresi TIP... ANKA
21/11-24/11 15. Türkiye Acil Tıp Kongresi ACİL TIP ANTA
26/11-30/11 3. Uluslarası – 21. Ulusal Halk Sağlığı Kongresi HALK SAĞLIĞI ANTA