Hastane kapısına dayananların davasında flaş karar
Ankara Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 21 Eylül 2020 akşamı sağlık personelinin kendilerini korumak için kapıyı tutmak zorunda kaldıkları olayları çıkaran 2'si tutuklu 5 sanığın yargılanmasına başlandı
Hastane kapısına dayananların davasında flaş karar
06 Ocak 2021 17:43 - AA

Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı.

Kimlik tespiti ve iddianame özetinin okunmasının ardından sanıkların savunmasına geçildi.

Tutuklu sanık Soykan Kamay, olay günü personelin, hastaneye getirilen hastanın önce yaşadığını, sonra öldüğünü söylediğini iddia etti.

Ölüm haberi üzerine duyduğu acı nedeni ile kapıya vurduğunu ancak bunu başkalarına yönelik art niyetle yapmadığını ileri süren Kamay, hastane personeline küfür de etmediğini savundu.


Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki şiddet olayına karışan 2 şüpheli tutuklandı


Tutuklu sanık Muhammed Devran Özel de önceki savunmalarını tekrarlayarak, hakkındaki iddiaları kabul etmediğini beyan etti.

Diğer sanıklar da görevini yapmaya çalışan kamu personeline karşı bilerek ve isteyerek bir saldırıda bulunmadıklarını, kamu malına verdiklerini zararları da karşılamak istediklerini ifade etti.

Avukatların beyanının ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanıklar Kamay ve Özel'in "konutu terk etmeme" adli kontrol şartıyla tahliyesine hükmetti.

Mahkeme, duruşmayı 3 Mart'a erteledi. 

- Olayın geçmişi

21 Eylül 2020 akşamı saat 17.30 sıralarında silahlı saldırı sonucu yaralanan Fırat Öztaş ile ağabeyi Ahmet Öztaş, Ankara Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılmış, Ahmet Öztaş acil servisteki bütün müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti.

Öztaş'ın ailesi ve yakınlarının taşkınlık çıkartarak ısrarla cenazeyi görmek istemesi üzerine, acil servisin "kırmızı" alanına girilmesinden endişelenen ve kendilerini korumak isteyen doktor ve hemşireler, kapıyı kapatıp arkasına travma tahtalarıyla barikat kurmuşlardı.

Daha sonra, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca olayla ilgili hazırlanan iddianamede, şüpheliler Fırat Öztaş, Soykan Kamay ve Muhammed Devran Özel'in "kamu malına zarar vermek" ve "sağlık personeline görevi yaptırmamak için direnmek" suçlarından 8 yıl 6'şar aya, Yasin Özel ve Memet Sadik Özel'in ise "sağlık personeline görevi yaptırmamak için direnmek" suçundan 4 yıl 6'şar aya kadar hapisleri istenmişti.

Tutuksuz yargılanan sanıklar Soykan Kamay ve Muhammed Devran Özel, savcılık tarafından yapılan itiraz sonucunda Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesince tutuklanmıştı.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
27
1) sağlıkta (şiddet)
07.01.2021 16:29:28
Osman meslektaşım çok güzel yazmış, ne eksik, ne fazla, tabi işitene...
Sağlıkta şiddet Türk Ceza Kanunu kapsamına alınmadan bu iş bitmez. Art niyetim yoktu, ön niyetim vardı, aym sorry ile vicdanlar huzur bulmaz iki cihanda...
People
25
2) dr ceyar (dr)
07.01.2021 10:47:49
binalar dev gibi ama içindekilerin kalbi küçücük artık!...bu sağlık anarşisi belki 10 belki 20 yıl sonra tıp kitaplarında okutulacak...hasta ve haklarının geldiği son nokta şiddet dava tehdit ve öldürmeye kadar vardı...eğer ananız babanız bir doktora düşerse bilin ki o doktor artık korkarak tedirgin olarak ve hatta istemeye istemeye hastanıza bakar hale gelecek...hastaneler eğer pavyon ve otobüs terminalindeki kavgaların sıralamısına girdiyse bu iş artık meslek riski taşır...risk taşıyan meslekte defansif davranışlar çıkar..doğal süreç çoktan başlamıştı şu an olgun dönemine girdi bile...hasta=hasım gibi görülmekte şu an sahne arkası konuşmalarda...sahnede ise tiyatro oynanmakta!!!!
People
62
3) Osman D (Doktor)
07.01.2021 09:50:12
Bilerek, isteyerek yapmamış da. Yok verdikleri hasarı ödemek istiyormuş da. Sen, o anda o barikatın arkasında ölüm korkusu ile kapıyı tutan gencecik doktorun, hemşirenin yüreğindeki hasarı nasıl ödeyeceksin? Ayrıca, sen istemiyordun da, gelip birisi mi seni zorladı. "Git yoğun bakımın kapısını kır, içerideki personeli de döv!" mü dedi? Gayrı ciddi savunmalar. Herkesin yakını ölüyor. Millet sizin gibi kılıç kalkanı alıp da, cenge çıkmıyor. Bir köşeye geçip, hüznünü yaşıyor, duasını okuyor. Tüm bunlar, bahane değil. Adliyedeki insanlar görevini yapmalı. Oradaki cumhuriyet savcısının kapısını kırarak onu öldürmeye çalışanlara nasıl bir muamele ve ceza öngörülüyorsa, aynı cezai yaptırım uygulanmalı. Sağlık personeline sahip olmak böyle olur. Değilse, gece saat dokuzda ışık söndürüp yakmakla olmaz. Savcı ve hakimlerimizi göreve davet ediyorum. Lütfen adli evrakların üzerinde yazan ibarenin sorumluluğunu yerine getirin. "Türk milleti adına" gereğini yapın. Bu milletin vicdanını rahatlatın. Saygılarımla.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)