Kanser Haftası’nda alternatif yöntemler için uyarı: 'Tıbbın alternatifi olmaz'
Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Özlem Sönmez, Kanser Haftası sebebiyle kanseri mercek altına aldı. Doç. Dr. Sönmez, kanser tedavisinde medyada ‘alternatif yöntem’ olarak sunulan haberlere ilişkin olarak; “Tıbbın alternatifi olmaz. Destek tedavisi adı altında verilen ürünlerde bilimsel tedavilerle etkileşime giriyor. Bu durumda ya tedavinin etkinliği azalıyor ya da toksisitesi artarak organ yetmezliklerine neden oluyor.” dedi
Kanser Haftası’nda alternatif yöntemler için uyarı: 'Tıbbın alternatifi olmaz'

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Özlem Sönmez

08 Nisan 2019 - MEDİMAGAZİN


Kanser, tedavisinde ve tanı sürecinde yaşanan gelişmelerle beraber hâlâ önemli bir toplum sağlığı olarak görülüyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre; erkeklerde en sık akciğer kanserinin, kadınlarda ise en sık meme kanserinin görüldüğü belirtilmiştir. Erken tanının önemli olduğu hastalıkta tanı ve teşhisteki gelişmelerin tedaviye yansımalarını ve hastalığa dair diğer detayları Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Özlem Sönmez Medimagazin’e anlattı. 

“Altı yılda kanser görülme sıklığı 4 milyon daha arttı”

Tanı ve teşhis yöntemlerindeki gelişmelerin erken tanı ve dolayısıyla hastalığın tamamen tedavi edilebilmesi imkânını getirdiğini dile getiren Doç. Dr. Sönmez; “Çevre kirliliği, tütün ve alkol kullanımının, hareketsiz ve sedanter yaşam tarzının artması, alınan kalorinin fazla, harcanan kalorinin az olması, yani obezitenin artması kanser görülme sıklığının artmasına neden oluyor. Ayrıca, yaşam süresinin artması da uzun yıllar boyunca karsinojenlere maruz kalan bedenlerde kanser görülmesinin artmasına, yani yaşlılık çağı kanserlerinin daha fazla görülmesine neden oldu. 2018 yılı verilerine göre, son altı yılda kanser görülme sıklığı 4 milyon daha artarak 18 milyona ulaştı. Eğer yeterli önlemleri alamazsak da bu rakamın 2040 yılında 40 milyona ulaşması öngörülüyor.” dedi. 
“Sadece onkoloji ile direkt ilgilenen birimlerin çaba göstermesi yeterli değildir”

Yaşam tarzındaki değişikliklerin kanseri önlemedeki etkinliğine dikkat çeken Doç. Dr. Sönmez; “Yaşam tarzının sağlıksız olması ve çevre kirliliğinin neden olduğu kanserler tüm kanserlerin yüzde 90’a yakınını oluşturuyor ve yeterli bilinçlendirme yapabilirsek ve önlemleri alabilirsek önlenebilir.” dedi.
En önemli basamağın hastalığı önlemek olduğunu ifade eden Doç. Dr. Sönmez, Türk Tıbbi Onkoloji Derneği olarak sosyal medya, yazılı ve görsel basında kanserin yaşam tarzı değişikliği ile önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna dair farkındalığı artırmak üzerine çalışmalar yaptıklarını belirterek; “Ancak, bu bir halk sağlığı sorunudur ve sadece onkoloji ile direkt ilgilenen birimlerin çaba göstermesi yeterli değildir. Tüm branşlardaki hekimlerin, çevre ve halk sağlığı ile ilgilenen tüm kurumların ve hatta en önemlisi anaokulundan itibaren tüm eğitimcilerin üzerine büyük yük düşüyor.” dedi. 
 

“Tıbbın alternatifi olmaz” 

Medyada ‘alternatif yöntem’ olarak çıkan tedavi yöntemlerine ilişkin olarak ‘tıbbın alternatifi olmaz’ diyen Doç. Dr. Sönmez; “Kanser tedavisinde de doğru olan klinik çalışmalarla kanıtlanmış, uluslararası sağlık kuruluşları tarafından onay alınmış tedavilerin uygulanmasıdır. Bu tür uygulamalar hastaların tedavilerinin gecikmesine, hastalıklarının ilerlemesine ve yaşamlarının kaybına neden olabiliyor. Destek tedavisi adı altında verilen ürünler de bilimsel tedavilerle etkileşime giriyor. Bu durumda ya tedavinin etkinliği azalıyor ya da toksisitesi artarak organ yetmezliklerine neden oluyor. Sonuç, maalesef sağkalım süresinin azalması.” ifadeleri ile kanıta dayalı bilime verdikleri önemi aktardı. 

“İmmüno-onkoloji tedavileri adı altında pek çok ajandan bahsedilmektedir”

Kanserin tanı ve tedavisindeki son gelişmeleri ‘baş döndürücü ve heyecan verici’ olarak nitelendiren Doç. Dr. Sönmez; “Onkolojide gerek tanı gerekse tedavi alanındaki gelişmeler baş döndürücü ve heyecan verici hızla devam ediyor. İmmüno-onkolojideki çalışmalar da çok yönlü olarak devam ediyor. İmmüno-onkoloji tedavileri adı altında pek çok ajandan bahsedilmektedir. Bugün faydası kanıtlanmış ve onaylanmış olanları immün checkpoint inhibitörleri grubunda olan tedavi ajanlarıdır. Pembrolizumab, nivolumab, atezolizumab, ipilimumab ülkemizde kullanılan ve onayı olan ilaçlardır. Bu ilaçların kemoterapi ve hedefe yönelik ajanlarla kombinasyonlarının bazı kanserlerinde sağkalımı daha da artırdığını gösteren çalışmalar hızla sonuçlanıyor. Ayrıca, gen mühendisliği ile geliştirilen savunma sistemi hücrelerinin tedaviye girmesi ile uzun sağkalımlara ulaşılacağı bekleniyor. Özetle; immüno-onkolojideki gelişmelerle bugüne kadar remisyon sağlayamayacağımızı düşündüğümüz metastatik hastalıklarda bile remisyondan rahatlıkla bahsedilmeyi bekliyoruz.” dedi. 

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan Tarihi Detay Kategori
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
28/08-29/08 Çocuklarda Motilite Bozuklukları Sempozyumu ÇOCUK... İSTA
27/08-31/08 20. Ulusal Anatomi Kongresi ANATOMİ İSTA
05/09-08/09 6. DOD Dermatoloji Gündemi DERMATOLOJİ SAKA
12/09-13/09 SCAI Menata Mentor Course-SCAI 2019 KALP VE... İSTA
14/09-14/09 7. Multidisipliner Nöroendokrin Tümör Sempozyumu NÖROLOJİ ANKA
11/09-14/09 World Congress of Perinatal Medicine KADIN... İSTA
12/09-15/09 10. Ulusal Haseki Tıp Kongresi ve 9. Haseki Hemşirelik Sempozyumu HEMŞİRELİ... SAKA