Anayasa Mahkemesi, hekimlik mesleğinin icrasının yasaklanmasını hak ihlali saydı
Anayasa Mahkemesi, ceza mahkumiyeti sonucu, hekimlik mesleğinin icrasını kapsam ve süre ile sınırlamaksızın yasaklayan uygulamaları, özel hayata saygı hakkının ihlali olarak gördü.
Anayasa Mahkemesi, hekimlik mesleğinin icrasının yasaklanmasını hak ihlali saydı
30 Aralık 2021 17:38 - AA

Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararına göre, özel sektörde göz hekimi olarak çalışın başvurucu hakkında, finansal kiralama sözleşmesiyle edindiği tıbbi cihazların bedelini bankaya ödemediği gerekçesiyle suç duyurusunda bulunuldu.

Asliye ceza mahkemesinde hakkında dava açılan başvurucu, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 10 ay hapis ve 80 lira adli para cezasıyla cezalandırıldı.

Mahkeme ayrıca, başvurucu hakkındaki hapis cezasının TCK'nin 51. maddesi gereği ertelenmesine karar verdi. Bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşti.

Sağlık müdürlüğünün, hapis cezasına mahkum olması nedeniyle çalışma belgesinin iptaline karar verdiği başvurucu, söz konusu idari işlemin iptali talebiyle dava açtı. Yargılama sonucu işlemin hukuka aykırı olduğuna karar verildi.

Sağlık müdürlüğünün bu karara karşı istinaf yoluna başvurması üzerine yapılan incelemeyle istinaf başvurusunun kabulü ve mahkeme kararının bozulmasına karar verildi. Başvurucunun, temyiz ettiği karar, Danıştayın onaması üzerine kesinleşti.

Hekimlik mesleğindeki hak ve yetkilerini kullanmasının ömür boyu yasaklanması nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğini iddia eden başvurucu, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yaptıktan sonra yaşamını yitirdi.

"Demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun değil"

Başvuruyu değerlendiren Anayasa Mahkemesi, ilk olarak, bireysel başvuru devam ederken başvurucunun ölmesi durumunda ölüm tarihinden sonra makul bir süre içinde kendiliğinden yüksek mahkemeye başvurarak başvuruya devam etmek istediğini bildiren mirasçıların başvurularını inceledi.

Yüksek mahkeme, bireysel başvuru tarihinden sonra vefat eden başvurucunun mirasçılarının, karar tarihine kadar geçen sürede başvuruya devam etmek istediklerine ilişkin taleplerini iletmediğini belirledi.

Sürekli bir yasaklamayı içeren benzer bir konuya ilişkin başvuruyu daha önce karara bağlamayan Anayasa Mahkemesi, eldeki başvurunun ceza mahkumiyetinin sonucu olarak bir meslek veya sanatın icrasını kapsam ve süre ile sınırlamaksızın yasaklayan uygulamaların özel hayata saygı hakkına yönelik etkisini değerlendirdi.

Yüksek mahkeme, içtüzükte öngörülen nedenlerin bulunduğunu belirleyerek, başvurunun incelenmesine devam edilmesi gerektiği kanaatine vardı.

Çalışma belgesinin iptaline ilişkin işleme dayanak teşkil eden Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'da hekimlik mesleğinin hangi koşullar altında icra edileceğinin ayrıntılı şekilde düzenlendiği belirtilen kararda, "Bu Kanunun 28. maddesinde hekimlik mesleğinin icrası için sınırlı sayıda yer verilen bir kısım suçtan mahkum olmama koşulunun getirildiği görülmektedir. Bu maddede sayılan suçların toplumsal reflekse konu olan, toplumun büyük çoğunluğu tarafından kınanan suçlar olduğu düşünülebilir." değerlendirmesine yer verildi.

Yapılan yargılamada, güveni kötüye kullanma suçundan bir gün dahi hapis cezası verilmiş olmasının hekimlik mesleğinin icrasına engel olacağı gerekçesiyle davanın reddine hükmedildiği belirtilen kararda, şu ifadeler kullanıldı:

"Söz konusu kararda cezanın ertelendiği hususunun ve cezanın infazıyla birlikte güvenlik tedbirlerinin de sona ereceğine ilişkin kuralın göz ardı edildiği, özel sektör-kamu sektörü ayrımına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığı ve tedbirin son çare olması ilkesinin göz önünde bulundurulmadığı değerlendirilmiştir.

Derece mahkemelerince ortaya konulan gerekçenin müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığı konusunda ikna edici nitelikte ilgili ve yeterli gerekçeleri içermediği anlaşılmıştır. Dolayısıyla somut olaydaki müdahale demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk koşulunu sağlamamıştır."

"Adil bir denge yok"

Başvurucu hakkındaki yaptırımın belirli bir yer ve süre sınırı olmaksızın uygulanacağı vurgulanan kararda, yaptırım sonucu başvurucunun yalnızca kamu sektöründe değil özel sektör bünyesinde de bir daha hekimlik mesleğini yapamayacağının anlaşıldığı bildirildi.

Kanun koyucunun kamuda çalışmaya dair aradığı özelliklerin özel sektörde mesleğin icrasına ilişkin şartlara göre daha katı olmasının olağan kabul edilebileceği belirtilen kararda, bir kişinin özel sektörde mesleğini icra etmesinin yasaklanması sonucu bu kişinin katlanması gereken külfetin ağırlığı ile bu yaptırımdan beklenen genel yarar arasında adil bir dengenin kurulamadığı kaydedildi.

Başvurucunun özel hayatına yapılan müdahalenin orantısız olduğu sonucuna varan Anayasa Mahkemesi, bu gerekçeyle Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine karar verdi.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
5
1) Orhan (Dr. )
31.12.2021 20:27:18
Adam öldükten sonra çalışma hakkını geri vermişler. Bakalım anayasa mahkemesine gelene kadar yanlış kararlar veren hakimler ne ceza alacaklar.
People
3
2) Borazanın (Son Deliği)
31.12.2021 16:15:49
1 milyon imza ile bir hakim veya savcı görevden, halk aracılığı ile el çektirilebilmelidir...

milletin vicdanı ile kendi vicdanı arasında doğruyu bulamayan, hukuk ve kanunları bilmeyen, muktedirin hizmetinde olan birisi hakim - savcı olmamalıdır...

sistem bu hakim ve savcıları elimine edemiyor, en azından bırakında millet yapsın...

kötü ve milletten uzak hakim ve savcıları, 1 milyon imza toplayarak şutlayalım be kardeşim...
People
22
3) Dr (Dr)
31.12.2021 13:28:09
İşlenen her suç doktor olunca x100 ceza alıyor. Hapis yatanlar, teröristler, milletvekili oluyor, ülkenin gidişatında söz sahibi oluyor. Hekim ödeme yapmama suçunda mesleğinden oluyor. Adaletinizin sizi de yargılaması dileğiyle.
People
4
4) Uzm (dr)
31.12.2021 10:48:07
Anayasa mahkemesi kararları geriye yönelik işlemez ve kazandığınla kalırsın. İşte hukuk sistemimiz bu. Toplamda davalar20-30 yılı bulmuştur sanırım. Birde kaybetmissen vah haline. Kaç lira masraf çıkacağı belli olmaz (en az avukatlık vekalet ücreti 2040 tl dir)
People
12
5) 2 (2)
31.12.2021 10:02:56
Adamı fakirliğe mahkum edip, öldürmüşler.
People
41
6) Dr. Yüksel (Emekli)
30.12.2021 17:52:56
Yazıyı tamamen incelediğimde vardığım sonuç. Hekimin en büyük düşmanı önce yine sağlıkla yakın kişiler. Aynı gerçeği enson verilen hakkın geri çekilmesi olayında da görmüştük. Çekemiyorlar. Çekemiyorlar. Küçülüyorlar. Minnacık oluyorlar.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)