Hekim, hasta, sigorta anlaşacak
Uygulanan tedaviyle ilgili maddi ve manevi tazminat talepleri artık yargıya gitmeden çözüme kavuşturulabilecek
Hekim, hasta, sigorta anlaşacak
24 Ağustos 2012 - AA

Uygulanan tedaviyle ilgili açılan davalarda uzun yıllar karara bağlanmayan tazminat talepleri, artık kısa sürede sonuçlandırılabilecek.

Sağlık Bakanlığı'nın kolaylaştırıcı bir görev üstleneceği, yargının yükünü hafifletmesi amaçlanan uygulamayla hekim, hasta ve sigorta yetkilisi bir uzlaşmacının katılımıyla anlaşma yolu arayacak.

Daha önce Sağlık Bakanlığı'nın teşkilat yapısını düzenleyen kanun hükmünde kararnamede yer verilen sağlıkta uzlaşma prosedürüyle ilgili çıkarılan yönetmelikle maddi ve manevi tazminat istemlerinin yargıya gitmeden çözüme kavuşturulmasının önü açıldı.

Uygulamanın detaylarıyla ilgili bilgi veren Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü İrfan Şencan, getirilen yeni uygulamanın hedefinin, sağlık mesleklerinin uygulanmasından dolayı uğranılan zararın yargıya gitmeden uzlaşma yoluyla halledilmesi olduğunu söyledi.

''TARAFLARIN TÜMÜNÜN ANLAŞMASI ŞART"
Uzlaşmanın olabilmesi için temel şartın hekim, hasta ve sigorta şirketinin aralarında anlaşması olduğunu ifade eden Şencan, şu değerlendirmelerde bulundu:

''Yargının yükünün ağır olması, sağlık alanındaki tazminat davalarının kısa sürede karara bağlanmasını engelliyor. Davanın sürüncemede kalması nedeniyle hem hekim hem de hasta mağdur oluyor. Bazen taraflar anlaşsa bile yine karar gecikebiliyor. Dünyada artık anlaşmazlık konularının yargıya gitmeden uzlaşmacı tayiniyle sonuçlandırılması yaygın olarak uygulanıyor. Biz de bakanlık olarak burada kolaylaştırıcı bir rol üstleneceğiz ve sekretarya görevi yürüteceğiz. Taraflar kararı kendileri verecek, bakanlık asla düzenleyici bir kurum olmayacak. Hekim, hasta ve sigorta şirketi aralarında anlaşırsa hukukçu bir uzlaşmacının katılımıyla tazminat talebi karara bağlanabilecek. Ancak bunun tarafların tümünün anlaşması ve sadece maddi tazminat talepli davalar için söz konusu olabileceği unutulmamalı.''

''ZAMAN AŞIMI İŞLEMEYECEK"
Uzlaşma arayışı prosedürü devam ettiği sürece zaman aşımının işlemeyeceğini anlatan Şencan, ''Bizim sürecin her aşamasından haberimiz olacak. Anlaşma olduğu takdirde de zararı sigorta ödeyecek'' dedi.

Şencan, sağlık kurumundan kaynaklanan hatalarla ilgili tazminat istemlerini kapsamayan uygulamanın, kamu, üniversite, özel ayrımı olmaksızın, sağlık hizmeti kaynaklı tazminat talep edilen tüm hekimleri kapsayacağını belirtti.

Hekimlere daha önce mali sorumluluk sigortası zorunluluğu getirildiğini hatırlatan Şencan, ''Tıpta 'malpraktis' dediğimiz, hekimlerin mesleki sorumluluklarıyla ilgili sigorta yaptırması gerekiyor. Bu sigorta, hekimlerimizi mali yükümlülükten kurtarıyor. Mesleki uygulamalardan kaynaklanan tazminat isteminde zararı hekimin sigortası karşılamış olacak'' diye konuştu.

Sistemin tarafların mağduriyetini önlemesi açısından büyük yararlar getireceğini belirten Şencan, ''Bu aynı zamanda hekimlerimizi ceza davalarından da koruyacak'' vurgusunu yaptı.

SİSTEM NASIL İŞLEYECEK
Sağlık uygulamasıyla ilgili tazminat talebinde, taraflardan biri dava açma süresi içerisinde genel müdürlüğe uzlaşma için başvuruda bulunabilecek. Uzlaştırma başvurusu dava açıldıktan sonra da yapılabilecek.

Genel Müdürlük, uzlaşma davetini tarafların tümüne bildirecek. Taraflar da uzlaşma yoluna gidip gitmeme konusundaki iradeleriyle ilgili genel müdürlüğe yanıt verecek.

Tebliğ tarihinden itibaren yirmi gün içinde yazılı olarak cevap verilmez ise uzlaşma teklifi reddedilmiş sayılacak.

Tarafların tümünün uzlaşma teklifini kabul etmesi halinde genel müdürlük bir uzlaştırıcı seçilmesini talep edecek. Yirmi gün içerisinde uzlaştırıcı seçilmezse uzlaşma süreci sona erecek.

Uzlaştırıcı, uzlaşma sürecini göreve başladığı tarihten itibaren en geç 90 gün içerisinde sonuçlandıracak. Bu süre, bilirkişi görüşleri alınamadığı hallerde tarafların yazılı olarak karşılıklı kabulü ile altı aya kadar uzatılabilecek.

Tarafları en geç üç gün içerisinde ilk görüşmeye davet edecek uzlaştırıcı, istek ve uyuşmazlığın zamanında çözümlenmesi için usul ve esasları göz önüne alarak uzlaşma sürecini yürütecek, tarafların menfaatlerini dengeleyecek şekilde anlaşma zemininin bulunması yönünde çaba sarf ederek uyuşmazlığı çözüme kavuşturmaya çalışacak.

Tarafları, konuşmak ve müzakerelerde bulunmak amacıyla bir araya getirecek, uzlaşma sürecini yönetecek uzlaştırıcı, taraflara sadece çözüm önerilerinde bulunabilecek, çözüm önerileri üzerinde anlaşmaya varmaları için zorlayamayacak ve uyuşmazlık konusuna ilişkin herhangi bir karar veremeyecek.

Uzlaştırıcı, uzlaşma sürecinde zarar verdiği iddia olunan tarafın, mesleki kusuru bulunduğunu kabul etmemesi halinde, mesleki kusurun bulunup bulunmadığı hususunda Yüksek Sağlık Şurası'nın belirlediği bilirkişi veya bilirkişilerin görüşüne başvuracak.

Tarafların, tazminat miktarında anlaşmaya varamaması halinde uzlaştırıcı zarara ilişkin maddi ve manevi tazminat miktarının hesaplanması için adli yargı adalet komisyonları tarafından her yıl düzenlenecek listelerde yer alan bilirkişilerin görüşüne başvurabilecek.

Tarafların anlaşmaya varması, taraflardan birinin uzlaşma süreci devam ederken karşı tarafa veya uzlaştırıcıya, uzlaşmadan vazgeçtiğini bildirmesi, taraflarla görüşüldükten sonra uzlaştırıcının, uzlaşma için daha fazla çaba sarf edilmesinin gereksiz olduğu kanaatine varması halinde uzlaşma süreci sona erecek.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) RKTR (Uzm)
27.08.2012 23:41:16
… Şencan, 'Bu aynı zamanda hekimlerimizi ceza davalarından da koruyacak' demiş.

Benim konuştuğum hukukçu ise, “Tazminat ödeme yoluyla suç kabul edilince, Ceza Davası hızlanır” diyor.

Hangisi haklı acaba ?
People
0
2) Yakup (Dr)
27.08.2012 13:08:11
Hakim ve savcıların yaptığı yanlış mütaladan yanlış kararlardan dolayı AIHM'e her yıl yüzbinlerce Avro ödüyoruz. Bu yanlışları yapanlardan tahsil etmeyip, hiç ilgisi olmayan bizler neden ödüyoruz? Kendilerinden tahsil etmek kimsenin aklına gelmiyor mu?
People
0
3) mustafa özyalçın (dr)
27.08.2012 11:46:31
Bu gün için iyi bir şey gibi görünüyor ama kesinlikle mahzurlu.Fransız bir hekim yıllık sigorta priminin 10000 avroyu Amerikalı bir hekim ise 80000 dolar yıllık prim ödediğinden şikayet etti.Sigorta şirketi cezayı ödese de ertesi sene primlere ekleyeyecek ve bu progresif olarak artacaktır.Tahminen 10 yıl sonra hekimler yıllık gelirinin önemli bir kısmını sigorta primine ayırmak zorunda kalacaktır.Bir kere ceza gören hekim riskli ameliyatlara girmek istemeyecektir.Riskli ameliyatları yapan bir kısım hekim ise yüksek ücretler isteyecektir.Bunu da devlet hastanesinde yapamıyacağı için özel hastanede yapacaktır.Neticede devlet hastaneleri geriye gidecektir.Sonuç olarak hem hasta hem de hekimlerin büyük kısmı ve devlet bütçesi bu durumdan zarar görecektir.Sadece küçük bir azınlık memnun olacaktır.Bu durumdan geriye dömüş ise çok zor olacaktır.Devlet büyüklerinin işler sarpa sarmadan tedbir almalarını temenni ediyorum
People
0
4) Dr.A (Uzm Dr)
26.08.2012 17:45:17
Sayın rtkr haklısınız, avukat abim de aynı şeyi söylüyor. suç kabul edilince, ceza davası hızlanır diyor.
People
0
5) dr o a (kadın doğum)
26.08.2012 00:22:00
sayın doktor rktr yorumlarınıza sonuna kadar katılıyorum ama yorumları okudukça içim kararıyor uykularım kaçıyor neden cildiyeci olmadım diye düşünmediğim gün geçmiyor emekli olacağım günü sayar oldum ama bu vakitten sonrada yapacak bişi yok bu arada defalarca dava edilmeye çalışıldım hiç açılmış dava yok ancak bir tane adil tıpta dosya bir tane yeni şikayet var yakında annesinin karnında doğal yollardan missed abortus olan hastalarda savcılığa gitmeye başlayacaklar bu toplumda kadere inanmak bitti hayırın kendiliğinden ve kendi becerilerinden şerrin doktorlardan geldiğine inanmaya başladılar savcıya gitmek moda oldu nasıl olsa bedava bişey çıkmasa bile doktorun ifadeye gitmesinden bile zevk alır oldu bu bir kısım insan suretindeki varlıklar
People
0
6) rsm (doktor)
25.08.2012 19:16:53
sayın rktk size teşekkür ederim--ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi bu durum.umarım yazdıklarınızı tüm meslektaşlarımız dikkatle okurlar..
People
0
7) özkan (dr)
25.08.2012 10:50:23
bu haberi burda degil haber kanallarında vermeleri gerekiyor,ülke genelinde bunla ilgili kampanyalar yapmaları lazım,billboardlara bunun haberlerini verelim.biraz daha özendirmek lazım şikayet konusunda...
People
0
8) Osman D (Doktor)
25.08.2012 10:32:23
Aslında mantık güzel. Madem hekimlere meslek sigortası yapılıyor. Eli boş birçok hasta yakını ve avukat da var. E ne yapalım? Bundan istifade edelim, nemalanalım. Ancak sadece iyi niyetle mesleğini icra ettiği için itham altında bırakılan, bu süreçte üzerine suçlu sıfatı yapıştırıldığından ruh sağlığı bozulan hekim ne olacak? Tamam, belki cebinden hiç para çıkmayacak, büyük olasılıkla hapis de yatmayacak. Ancak çektiği stres bile onun için manevi bir cezadır. Bunu kim tazmin edecek? Bu süreçte hekimin ruh sağlığı ve verimliliği düştüğünden karşı tazminat hakkı olacak mı? Bence konu bu yönüyle de tartışılmalı ve hekimin ruh sağlığını garantiye alacak yollar bulunmalı. Saygılarımla.
People
0
9) RKTR (Uzm)
25.08.2012 10:05:46
Tekrar yazıyorum:

1. Tazminat ödemeyi kabul edebilmeniz için, aleyhinize bir adli rapor olması lazım. (Adli Tıp'tan veya Yüksek Sağlık Şurası'ndan böyle bir rapor çıkması için mutlaka kusurlu olmanıza da gerek yok).

2. Böyle bir rapor varsa, ve bilahare siz de "aman verip kurtulayım !" diyerek, para ödemeyi kabul ettiğinizde, SUÇLULUĞUNUZ MUTLAK KESİNLİK KAZANACAKTIR. Aslında kusurlu olmasanız bie, üstünüze atılı olan tüm ithamları kabul etmiş olacaksınız.

3. Bu durumda davacı aileye 1 trilyon ödeseniz dahi, "TAKSİRLE ADAM ÖLDÜRMEKTEN" CEZA DAVASI (= HAPİS, MESLEKTEN MEN) OTOMATİKMAN AÇILACAKTIR. Hatta çoğu zaman bu çoktan açılmıştır zaten. Savcılar bu konuda çok hızlıdır. "Ek jüri, ilave inceleme vb." taleplerinizi hiç kabul etmeyip, 2. davayı hemen açıverirler aleyhinize.

4. Ceza davası açıldıktan sonra, davacı aile bile onu sonlandıramaz. Devam eder. Yani: TAZMİNAT ÖDESENİZ BİLE HAPİS ALIRSINIZ. Korkunç bir travmadır. Men riski de vardır.

5. Bu arada sakın "hapis paraya çevrilir" filan diye de düşünmeyin. Her zaman çevrilmiyor. İçeri giren doktorlar da var. Hatta, ölüm olayının gerçekleşmediği vakalardan bile hapis yatan doktorlar biliyorum ki, 1-2 tanesi medimagazin'de de yayınlanmıştı.

6. Hadi, en iyi senaryoyu çizelim: Çok düşük bir ihtimal ama, Ceza Davasını -tabii yıllarca mahkemelerde süründükten sonra- kazandınız diyelim.

- Ödediğiniz tazminatı asla geri alamazsınız. Çünkü kendi rızanızla mahkeme dışında "uzlaştınız" ve suçunuzu kabul ettiniz. Tekrar dava açmanız, ve "ben yanlış söylemişim, aslında suçlu değilmişim !" filan demeniz gerekir. Gülünç -daha doğrusu acınacak- bir duruma düşersiniz, ve benim konuştuğum avukatlara göre de hiçbir şey alamazsınız.

- O ana dek ödediğiniz, en az 30 milyar tutan avukatlık, kırtasiye, mahkeme, bilirkişi, ve diğer tüm masrafları da geri alamazsınız.

- Sizin ve ailenizin hayatınız kahredilmiş olur.

- Sigorta şirketleriyle de aranız şekerrenk olur. Uygun görürlerse, sizi hiç sigorta etmeme hakları bile var. (Bu arada, çok rica ediyorum: Lütfen dürüst bir sigortacı bulup, tazminatların "ÖDENMEME" koşullarını da öğreniniz).

- Tabii, davacıların yaptıkları her şey de yanlarına kalır.

Bu en iyi senaryodur.

Evet, afiyet olsun.


NOT: Sık sık vurguladığım bir şey var: "Türkiye'de dava yiyen doktor katilden beter edilir" diye yazarım hep. Bu yüzden olsa gerek, geçenlerde bana karşı "Sen ne kadar da abartılı yazıyorsun böyle !.." türünden yorumlar yapan bazı arkadaşlar olmuştu. Kızmamış, üzülmüştüm. Aynı arkadaşların bu yazımı da okumalarını ve -varsa- bir cevap yazmalarını rica ediyorum.
People
0
10) Ra (Md)
25.08.2012 07:29:29
Tam bizlik:)))
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)