Yargıtay doktoru tazminata hükmeden yerel mahkeme kararını bozdu
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bir hastanın üniversite hastanesindeki ameliyatta yanlışlıkla onikiparmak bağırsağının delinmesi neticesinde ölmesinden doktoru sorumlu tutarak tazminata hükmeden yerel mahkeme kararını bozdu.
Yargıtay doktoru  tazminata hükmeden yerel mahkeme kararını bozdu
02 Şubat 2013 -

İstanbul'da bir hastanede tedavi olan A.E'ye safra kesesinde iltihap olduğu, basit ve risksiz bir ameliyatla sorunun giderilebileceği belirtildi.

Tavsiyeler üzerine bir üniversite hastanesinde ameliyat olmaya karar veren A.E'nin ameliyatı yaklaşık 3,5 saat sürdü. Ameliyatı gerçekleştiren Prof. Dr. A.K, 'içerisi çamur gibiydi, safra kesesi yapışıktı, açığa geçmeyi düşündüm ama A.E'nin şansına devam dedim ve güzel bir ameliyat oldu' diyerek, hastanın yakınlarına bilgi verdi.

Ameliyatın ardından 3,5 saat kendine gelemeyen A.E'nin ağrılarının artması ve karnının şişmesi karşısında doktor A.K, 'gazı var, geçecek' diyerek müdahalede bulunmadı.

A.E, durumunun ağırlaşması nedeniyle 42 saat sonra yeniden ameliyata alındı ve yine gazı olduğu söylendi. 6 gün sonra hastanın durumunun daha da ağırlaşması nedeniyle stent takıldı ve doktor A.K'nin tavsiyesiyle başka bir hastaneye nakledildi.

Bu hastanede ise ilk ameliyatta doktor hatası nedeniyle hastanın onikiparmak bağırsağının delindiği belirtildi.

Hasta A.E'nin, ameliyattan 3 ay sonra yaşamını yitirmesi üzerine oğlu O.E, hatalı ameliyattan kaynaklanan tedavi giderleri olarak 168 bin 36 lira, vefat nedeniyle okula gidemediği için 876 lira, defin masrafları olarak 2 bin lira, destekten yoksun kalması nedeniyle 10 bin lira ve duyduğu üzüntü ve ızdırap nedeniyle 100 bin lira maddi ve manevi tazminat davası açtı.

Şişli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin talebiyle Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nin gönderdiği raporda, davalı doktorun eyleminin tıp kurallarına uygun olmadığı ve hastanın tedavisinde kusurlu bulunduğu belirlendi.

Tazminat istemini kısmen kabul eden mahkeme, davalı doktorun, tedavi ve cenaze gideri olarak toplam 150 bin lira, manevi tazminat olarak 40 bin lira ödemesine hükmetti.

Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı görüşen Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu.

Kamu kurumlarının tüzel kişilik olarak, kamu görevlileri aracılığıyla kamu hizmetini sundukları belirtilen kararda, 'Kamu görevlilerinin veya bunların kullandıkları araç ve gereçlerin kusur, ihmal ve hatalarından dolayı kamu hizmetinin yerine getirildiği sırada kişilerin zarar görmesi halinde meydana gelecek kusur kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Burada, kamu görevlisinin hizmetten ayrılabilen kişisel kusurundan bahsetmek kesinlikle mümkün değildir' denildi.

Kişisel kusurunun, kamu hizmetiyle ilgisi olmayan, kamu görevlisinin özel hayatı ile tamamen özel tutum ve davranışlarından kaynaklanan kusur olduğu ifade edilen kararda, kamu görevlisinin buradaki kusurunun hizmet kusurunu oluşturduğu ifade edildi.

Kararda, Anayasa'ya göre, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının, rücu edilmek kaydıyla kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak ancak idare aleyhine açılabileceği vurgulandı.

Dosyayı yeniden görüşen yerel mahkeme, ilk kararında direndi.

Direnme kararında, olayın, davalı doktorun kişisel kusuruna dayandığının açık olduğu savunuldu.

Doktorun mesleğini kurallarına uygun, gereği gibi dikkat ve özenle ifa etmediği öne sürülen kararda, doktorun meslekteki acemiliği ve yetersizliği nedeniyle ağır kusuru ile hastanın safra kesesi ameliyatında onikiparmak bağırsağının delinmesine neden olduğu ve akabinde öldüğünün Adli Tıp Kurumu raporuyla sabit olduğu vurgulandı.

Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun gündemine geldi. Kurul, yerel mahkemenin direnme kararını bozarak, kamu hizmeti görmesi nedeniyle davanın doktora açılamayacağına hükmetti.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
7
1) Sezin (Doktor)
18.04.2019 20:22:14
Adli tıp bilirkişilik yapmamalı. Cezalar doktorun maaşının 10 katından fazla olmamalı , haksız zenginleşmeye neden oluyor.
People
5
2) ZZ (maalesef dr)
28.05.2015 21:22:46
sanırım tazminat sonradan doktora rucu edilmiş
People
7
3) RKTR (Uzm)
08.02.2013 00:02:26
Tamamen doğal hastalık süreçlerinin “ tıbbi hata” (= Suç ; ağır cezalar) kapsamında gösterilmesinin yolunu açtınız. Böylelikle de onbinlerce hekimin, iftiraya uğrayarak korku ve endişe içerisinde hayatlarını geçirmesine sebep oldunuz. Bu insanların asla ödeyemeyecekleri cezalarla yargılanmalarına imkan verdiniz. Sayenizde; hastaların tamamen kendi hata ve ihmallerinden kaynaklanan durumların bile “doktor hatası” gibi gösterilmesine imkan verildi.

Doktorlardan büyük miktarda para kopararak “köşeyi dönmek” isteyen bir sürü sahtekar ve yalancı insan, kendileri için yarattığınız büyük fırsatı görüp harekete geçtiler.

Size her gün beddua ediyorum ve edeceğim.




People
5
4) RKTR (Uzm)
06.02.2013 10:37:13
Sayın Dr. İdris Bey, kurum kusuru olduğu halde, doktora 2.5 trilyon tazminata yol açan davada isnat edilen kusur neydi ??
People
2
5) dr o a (kadın doğum)
06.02.2013 08:56:06
vatandaş ertosun ve benzeri amacı hekimleri irrite etmek olan hekim dışı yorumculara birde almanyadan aydın sinal abimiz katıltı hekim camiamıza hayırlı olsun bizi rahatsız eden vatandaşlar yetmiyormuş gibi birde ta almanyadan yazan aydn abimiz var abi gel bi çalış öz memleketindede 5-6 ay sonra yorum yap yorma adamı
People
4
6) İdris (Dr)
06.02.2013 00:22:44
Daha önce hizmet kusuru ile ilgili dogrudan hekime açılmış davalar var. Davanın bir tanesinde Dr arkadas milyarlar ödedi.yargitay . Hizmet kusuru dedi kamu hasta nesi olmasına rağmen suçlu doktor arkadas oldu. Bunun çok ornekleri var. Bundavada adlı tiplemeler kurulu kusuru kuruma vermesine rağmen sonuc böyle oldu. Kesilen ceza 2.5 trilyon
People
7
7) drA (dr)
05.02.2013 23:47:07
fakultede bir cerrahi hocamız aynen söyle demişti :

doktorluk yapamayan adamlar adli tıpa giderler

sonra da doktorluk yapanlarla ugraşmaya başlarlar.
People
8
8) RKTR (Uzm)
05.02.2013 22:27:59
Bu adamlardan birine sokakta sorsan, aynen şöyle diyecektir: “Elbette ölüm kaderdir, Allah’ın emri, bir noktada asla önüne geçilemez, vb. vb...”

Aynı adam hastaneye gelir. Ve hastasına “SIFIR MORTALİTE” ister. Hasta terminalmiş, çok yüksek riskliymiş, ko-morbiditeleri çokmuş, söylenen hiçbir şeyi yapmamış, ilaçlarını kullanmamış, 60 sene sigara içmiş, akciğerleri bitmiş, doktora çok geç gelmiş, vb. hiç dinlemez. Sıfır mortalite ister. Allah’ın takdirine, kadere, imkansız vaziyetlere ilişkin söylediği hiçbir şeyi de hatırlamaz.

İŞTE, TÜRKİYE’DE DOKTORLARDAN BEKLENTİLERİ BU NOKTAYA GETİRDİLER.

Ve bunu onlara forse etmek için de, dünya üzerinde hiçbir benzeri olmayan “milli hukuk formülleri”, hiçbir ön inceleme olmadan kolay dava açabilme imkanları, tıpla alakasız adamlardan müteşekkil “Sağlık Meslek Kurulları” vb. vb. yarattılar. Basını, halkı da üstlerine saldılar.

Tıp öğrencisi ve asistan arkadaşların, kendilerini ileride nelerin beklediğini iyi bilmelerini diliyorum.

People
5
9) RKTR (Uzm)
05.02.2013 22:13:29
Şimdi bu memleketteki sayısız sorunlardan biri de şu:

Adam, dini mefhumlar üzerinden oy alıyor. “Herhalde” diyorsun, “bu adam mütedeyyin, ahlaklı, Allah’ın emirlerinde riayet eden birisi.. Herhalde insaflı ve vicdanlı olsa gerek ..”

Sokaktan herhangi bir adam çevirin: Size dine inandığını, saygı duyduğunu ve ibadetlerini elinden geldiğince yerine getirmeye çalıştığını söyleyecektir.

Ama öte yandan aynı kişiler hastaneye geldiklerinde, sizin –haşa- Allah’ın kuvvetine ve kudretine sahip olmanızı istiyorlar. Hayır istemiyorlar, buna kesin mecbursunuz. Başka seçeneğiniz yok.

Aksi takdirde, milli hukuk formülümüz devrede:

HAPİS + TAZMİNAT + MEN + HAYATIN MAHVEDİLMESİ ..

People
4
10) cemal türk (uzm dr)
04.02.2013 20:34:42
Aydın Sinal bey , eğer ki siz Türkiye'de ki hekimlerin bir çok sorunu var ama dünyada hekimlik zaten sorunlu bir meslek diyerek diğer ülkeler ile bizim şartlarımızı çok benzer göstermeye çalışırsanız yazdıklarınızın pek dikkate değer olmadığına kanaat getiririm.bir öğretmenden neden kenidimizi üstün görmemeliymişiz? beyefendi kelimeleri doğru anlamlandırmak gerek üstün görmek ne demektir sadece insan hayatta HAK ETTİĞİNİ almak ister.kusura bakmayın ben bu ülkede üniversite sınavında ilk 100 e girdiysem tusta derece yaptıysam hayatım kafa patlatarak geçti ise(çoğu hekim arkadaşım gibi) saygınlık açısından ve ya maddi açıdan karşılığını diğer meslek gruplarından daha fazla almak HAKKIMDIR. saygılar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan Tarihi Detay Kategori
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
24/05-25/05 Marmara Odyoloji Günleri-2019 DİĞER İSTA
25/05-25/05 Vaskülitlere Multidisipliner Yaklaşım ROMATOLOJİ İSTA
25/05-26/05 MS'de Sağlıklı Yaşam Sempozyumu NÖROLOJİ İZMİ
30/05-31/05 5.Nadir Görülen Hastalıklar Sempozyumu NÖROLOJİ İSTA
26/05-01/06 Hastane İnfeksiyonları Eğitim Programı 2019 ACİL TIP ANTA
12/06-14/06 37. Zeynep Kamil Jineko-Patoloji Kongresi KADIN... İSTA
13/06-15/06 9. Solunum Zirvesi GÖĞÜS... ISPA