Sağlıkta kamu özel ortaklığına ilişkin yasa Resmi Gazete'de yayımlandı
Sağlık Bakanlığı'nca "Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi ve Hizmet Alınması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun" Resmi Gazete'de yayımlandı.
 Sağlıkta kamu özel ortaklığına ilişkin yasa Resmi Gazete'de yayımlandı
09 Mart 2013 11:48 -

Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşların, Hazine'nin özel mülkiyetindeki taşınmazlar üzerinde sağlık tesisi yaptırabileceği ve bu tesisleri 30 yıla kadar kiralayabileceği kanun, Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarınca yapılmasına ihtiyaç duyulan tesislerin ön fizibilite raporu ve belirlenecek standartlar çerçevesinde Hazine'nin özel mülkiyetindeki taşınmazlar üzerinde, 30 yılı geçmemek üzere bağımsız ve sürekli nitelikte üst hakkı tesis edilmesi suretiyle yaptırılması, mevcut tesislerin yenilenmesinin sağlanması ve bu projeler için alınacak danışmanlık, araştırma ve geliştirme hizmetleriyle ileri teknoloji ya da yüksek mali kaynak gerektiren bazı hizmetlerin gördürülmesine ilişkin usul ve esasları belirliyor.

Kanuna göre, Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları, Maliye Bakanlığı'nca yükleniciye bedelsiz olarak tesis edilecek Hazine'nin özel mülkiyetindeki taşınmazlar üzerinde, sözleşmede belirlenecek bedel karşılığında tesis yaptırabilecek.

Yapım işlerine ilişkin ön fizibilite raporu ile belgeler, Sağlık Bakanı'nın imzasıyla Yüksek Planlama Kurulu'nun onayına sunulacak.

Yapım işlerinin ihalesi, Yüksek Planlama Kurulu'ndan yetkilendirme kararı alındıktan sonra gerçekleştirilecek.

Hastane yerleşkeleri, sağlık tesisi ve ticari hizmet alanlarından oluşacak. Bakanlık, kullanımında olan tesislerin yenilenmesi işlerini, tesislerdeki belli hizmetlerin sunulması, ticari hizmet alanlarının işletilmesi ya da bedelinin ödenmesi karşılığında yaptırabilecek.

Bakanlık merkez teşkilatında ilgili birimin, Bakanlık onayıyla taşra birimlerince yapılmasına karar verilen işlerde ise ilgili taşra biriminin en üst yöneticisi ihale yetkilisi olacak.

-İhale ilkeleri-

İhalelerde saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenilirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini ve kaynakların verimli kullanılmasını, ihtiyaçların uygun şartlarda ve zamanında karşılanmasını sağlamak esas olacak.

Her proje için, ihale iş ve işlemlerinde kullanılmak üzere, ön proje, ön fizibilite raporu, fizibilite raporu, temel standartlar dokümanı ve ihale dokümanı hazırlanacak.

İhalelerde, proje bazında işin niteliğine göre en az maliyetle en yüksek fayda sağlayan teklif, ekonomik açıdan en avantajlı teklif kabul edilecek.

Kanun kapsamındaki tesislerin yenileme veya yapım işlerinde açık ihale usulü, belli istekliler arasında ihale usulü veya pazarlık usullerinden biri uygulanabilecek.

Açık veya belli istekliler arasında yapılan ihale sonucunda teklif çıkmaması, doğal afetler, salgın hastalıklar, can veya mal kaybı tehlikesi gibi ani ve beklenmeyen olayların ortaya çıkması sebebiyle ivedi ihale zorunluluğu olması durumu ile işin özgün nitelikte ve karmaşık olması nedeniyle teknik ve mali özelliklerinin belirlenememesi işlerinde pazarlık usulüyle ihale yapılabilecek.

İdare, teklif edilen fiyatı fizibilitesine uygun bulmazsa ihaleyi iptal edebilecek. İhalenin iptalinden dolayı isteklilere karşı idarenin herhangi bir sorumluluğu doğmayacak.

Yaptırılacak işlerdeki sabit yatırım içerisinde yer alan tıbbi donanımın en az yüzde 20'si yerli üretim olacak.

Kamu İhale Kanunu'na göre ihalelere katılamayacak olanlar, bu düzenleme kapsamındaki ihalelere de katılamayacak.

-Yüklenicinin sorumlulukları-

Sözleşme özel hukuk hükümlerine tabi olacak ve süresi, tesisin özelliklerine ve fizibilite raporuna bağlı olarak sözleşmede belirtilen sabit yatırım dönemi hariç 30 yılı geçmemek üzere idarece belirlenecek.

Tesisin ve ticari hizmet alanlarının yapım işlerinin projelendirilmesinden ve finansmanının sağlanmasından, yapımından, bakım ve onarımından, yükleniciye bırakılan hizmetlerin yerine getirilmesiyle ticari hizmet alanlarının işletilmesinden, sözleşme süresi sonunda yerleşkenin her türlü borç ve taahhütten ari, bakımlı, çalışır ve kullanılabilir durumda bakanlığa devredilmesinden yüklenici sorumlu olacak.

İdare, yapım sözleşmesi imzalandıktan sonra yüklenicinin taahhütlerini yerine getirememesi halinde yükleniciye gereğinin yapılması için süre verecek. Süre sonunda taahhüdün yerine getirilmemesi halinde, finans sağlayıcılar idareyle anlaşarak yüklenicinin ortaklık yapısında değişikliğe gitmek suretiyle işin yapılmasını sağlayabilecek. Bunun sağlanamaması halinde, idare tarafından sözleşme feshedilecek.

Yüklenicinin işletme döneminde taahhütlerini yerine getirememesi halinde sağlık hizmetlerinin sürdürülemez hale gelmesi durumu hariç olmak üzere, idarenin noter aracılığıyla yapacağı yazılı ihtarla keyfiyet açıkça belirtilerek, yükleniciye gereğinin yapılması için uygun süre verilecek.

Yüklenicinin süre içinde ihtardaki talimata uymaması halinde iş, idare tarafından pazarlık usulüyle yüklenicinin namına yaptırılacak ve yükleniciye ödenecek bedelden mahsup edilecek.

Sağlık hizmetlerinin sürdürülemez hale gelmesi durumunda ise keyfiyet yükleniciye en hızlı vasıtalarla bildirilerek iş, idare tarafından yüklenici namına yaptırılacak.

Sözleşmenin feshi halinde, Maliye Bakanlığı'nca Hazine'nin özel mülkiyetindeki taşınmaz üzerinde yüklenici lehine tesis edilen üst hakkı, herhangi bir yargı kararı aranmaksızın iptal edilecek.

Taşınmaz üzerindeki tüm yapı ve tesisler sağlam ve işler durumda Hazine'ye intikal edecek. Taşınmaza veya üzerinde bulunan yapı, tesis ve müştemilata yüklenici tarafından zarar verilmesi halinde, zarar bedeli de yükleniciden alınacak.

-Yapım bitmeden ödeme yapılmayacak-

Bedel ve sözleşme süresinin tespitinde; yatırımın maliyeti ve projenin mahiyeti, ekipman ve tıbbi donanımın yüklenici tarafından sağlanıp sağlanmayacağı, yüklenicinin karı, yatırım konusu taşınmaz ve tesisteki hizmetlerin ve ticari hizmet alanlarının işletilmesinin yükleniciye verilip verilmeyeceği hususları dikkate alınacak.

Yapım işinin tamamlanmasından önce hiçbir şekilde bedel ödemesi yapılmayacak. Bedel, bakanlığa veya bağlı kuruluşlara ait döner sermaye bütçesinden veya merkezi yönetim bütçesinden ödenecek.

Yerleşke sözleşme süresi sonunda çalışır ve kullanılabilir durumda bedelsiz olarak kendiliğinden idareye geçecek.

Kanun kapsamında yatırımlarla ilgili yapılacak iş ve işlemler, damga vergisi ile harçlardan muaf olacak. Kamu özel ortaklığıyla yapılacak iş ve işlemler, Devlet İhale Kanunu ve Kamu İhale Kanunu'na tabi olmayacak.

-Diğer kanunlardaki değişiklikler-

Kanun, Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'da değişiklik yapıyor. Buna göre, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel bütçeli idareler tarafından yap-işlet-devret modeliyle gerçekleştirilmesi planlanan ve tutarı asgari 1 milyar lira olması öngörülen yatırım ve hizmetlere ilişkin uygulama sözleşmeleri ve yap-kirala-devret modeliyle gerçekleştirilmesi planlanan, tutarı asgari 500 milyon lira olan sözleşmelerde; sözleşmelerin süresinden önce feshedilerek tesisin ilgili idareler tarafından devralınması hükmünün bulunması halinde, söz konusu yatırım ve hizmetler için yurt dışından sağlanan finansman ve bu finansmana ilişkin mali yükümlülüklerin Hazine Müsteşarlığı tarafından üstlenilmesine karar vermeye, üstlenime konu mali yükümlülüklerin kapsam, unsur ve ödeme koşullarını belirlemeye ilişkin usul ve esasları düzenlemeye Bakanlar Kurulu yetkili olacak.

Mali yıl içinde taahhüt edilecek borç üstleniminin limiti, Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile belirlenecek. Bakanlar Kurulu, limiti bir katına kadar artırmaya yetkili olacak.

Giderin kaydı için gerekli olan ödenek, Maliye Bakanlığı bütçesinde yer alan yedek ödenek tertibinden karşılanacak. Müsteşarlık tarafından gerçekleştirilen üstlenim tutarları devlet dış borcu olarak kaydedilecek.

Dış borcun tahsisi yapılabilen idareler dışında kalan idarelerin yürüttüğü projelerden kaynaklanan borç üstlenimlerinde, ilgili idare Hazine Müsteşarlığı'na üstlenilen tutarda borçlandırılacak.

Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu'na bağlı 2. ve 3. basamak sağlık tesislerinin bağış, faiz ve kira gelirleri ek ödeme dağıtımında kullanılamayacak. Bu birimlerde görevli personele yapılacak ek ödeme toplamı, ilgili birimin cari yıldaki hizmet bedelinden ayrı olarak faturalandırılan ilaç ve her türlü tıbbi sarf malzemesi gelirlerinin yüzde 45'ini, döner sermaye gelirlerinin yüzde 50'sini aşamayacak.

Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilana çıkılarak ihale süreci başlatılmış işler, mevcut ihale şartnamelerine göre sonuçlandırılacak. Ayrıca, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ihale süreci tamamlanmış olan veya devam eden işlere ait şartnamelerdeki, yüklenici tarafından yapılacak sağlık yerleşkesinin dışındaki taşınmazların ticari alan olarak işletilmek üzere yükleniciye verilebileceğine dair hükümler uygulanmayacak ve sağlık yerleşkesi dışındaki taşınmazlar yükleniciye verilmeyecek, ihale iş ve işlemleri ile yapılmış olan sözleşmeler bu hükümler geçerli olmaksızın yürütülecek.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) uzman (dr)
10.03.2013 19:56:58
Allah sonumuzu hayırlı etsin. Türkiyede sağlık ışık hızıyla kaosa itiliyor.
People
0
2) Reyhan Karaca (Akademi)
10.03.2013 06:35:38
Tamamen yanlış yoldasınız. Herşey kamuda çözülür hemde yarısına....
Sayın bakan kahraman olabilirsiniz. Çözüm basit, ucuz ve etkili.
Doktorun görev tanımı tam yapılmalıdır (poliklinik, ameliyat, özellikli tedavi ve operasyonlar, ders, yayın, tez, konuşma, atıf, bildiri, buluş, kitap yazma, kurs düzenleme..kimden ne istiyorsanız ki bu 10 senelik datalarda belli....). Sonra sözleşme yapılarak,mesela aile hekimi 8- uzman 16- hoca 24 bin tl maaş, artı eksi yüzde 10-15 performans sistemi gelmelidir. Bölge farkıda koyabilirsiniz. Bakın bakalım o zaman kamuda nasıl çözülüyor tüm sağlık işleri hemde bugün harcananın üçte birine. Lüzumsuz tek bir operasyon veya tedavi yapılıyormu?
65 milyarı geçen harcama şişirmedir . Bu sisteme geçerseniz bu yarıya iner. Yıllık 300 milyon sağlık işlemi var diyorsunuz, bunlarında çoğunluğu performansın getirdiği şişirme kodlardan kaynaklanıyor malesef.
Vatandaşın derdi doktorun kazancı değil. Vatandaş iyi kaliteli ve güleryüzlü hizmet istiyor, bu hizmeti alırken doktor ile para konuşmak istemiyor. Siz bu ücretlendirmeye geçince ülkede en iyiler doktor olacak yeniden, kurumlar ve üniversitelerde eğitim kadronuz ve kaliteniz artacak. Üniversitede kalıp hoca olmak için bir yarış başlayacak, uzman olmak için yarışacak en iyiler....
Devletin sağlıkta özel sektöre para ödeyip başarılı olduğu tek bir sistem varmı dünyada? Ben bulamadım....tam bir saçmalık, tek amacı kar olan bir şirketle devlet olarak sağlık gibi bir konuda anlaşma yapıp ödeme yapıyorsunuz. Sonra harcamam arttı beni soydular diye ağlıyorsunuz. Kediye ciğer emanet edilirmi?
Örneğin iptal edilen bölge hastane ihalelerini inceleyiniz. Eskiden emsal örneğinin teslim edilen rakamının 5 katına ihale ediliyor. Yani para heba ediliyor sayın bakan. Bu ranta müsaade etmemelisiniz çünkü orada kul hakkı var.
Kanunları adeta kartel yazıyor ve meclise onaylatıyor imajı var tüm kesimlerde. Bunun böyle olmadığını gösteriniz lütfen. Şu anda sağlık patronlarının elinde oyuncak olan doktor ve sağlık çalışanlarına kim sahip çıkacak? TTB nin sahip çıktığı şeyler malum. Mesela bir kanun yapın özel hastane doktor sözleşmelerinin altına TTB de imza atsın ve sorun olduğunda yani o şirin özel hastanenin patronu, doktoru soyarken, sözleşmesine uymazsa muattabı TTB olsun. Koruyun hekiminizi. Doktor hakkı gasp ediliyor o göklere çıkardığınız özel patronunca. Sonra 2-3 senede sonuçlanan davalar.
Doktorlar şu anda patron baskısında, ciro baskısında, performans baskısında eziliyor. Bu baskılarla hastaya ne kadar doğru işlem yapılıyor sizce? Peki ne kadarı gerekli? Ben bir uzmanım poliklinikte baktığım hastaların yüzde sekseninin tedavisini aile hekimi yapar. Şu anda bu hastaların hepsini aile hekimlerine geri gönderiyorum, reçete dahi yazmıyorum. Kimsede itiraz etmedi şimdiye kadar.
Vatandaş sgk lı özelde yüzde 90 fark ödeyecekti? Sayın bakan büyük şehirlerde bu şekilde çalışan SGK anlaşmalı özel hastane yok. Cezaya razılar çünkü aldığı fark onu kat be kat çıkartıyor.
Ama amacımız satmaksa sağlık sistemini, peşkeş çekmekse sağlığı, karteli beslemekse, bakanlıktan ayrılınca ticaretse eski bakan gibi o zaman zor ....şimdi meşhur zincirlerden biri eski bakanı yönetime alır, danışman yapar.....eskiden paşalarda olurdu aynısı.....
Bakın oyun büyük, şu an Türkiye soyuluyor, bu arada Türki cumhuriyetler, Rusya, Arap ülkeleri...aynı oyuna hazırlanıyor bu uluslararası sağlık karteli tarafından. Yani işi bizde bittiğinde gideceği yerleri hazırlıyorlar bir taraftan. İşte size fırsat bu oyunu bozarsanız kahraman olursunuz. Değilse eski bakandan bir farkınız kalmaz. Halkını sağlık kartelinin pençesine bırakmış bakan olarak anılırsınız. Korkmayın, bu atılımı yapın bakın tüm sağlık çalışanları ve halk nasıl arkanızda duracak. Ne kaybedersiniz?
Bu arada birinci basamak aile hekimliği şartını net ve kesin koyun artık. Neyi bekliyorsunuz? Nöbetçi aile hekimliği uygulamasını başlatın ve acilleri rahatlatın, kamuda ve üniversitede çalışana net şekilde muayenehane yok deyin, zaten siz bu maaşları verice kimse muayenehane peşine düşmez, bakın bakalım kamuda işler nasıl oluyor ve çözülüyor. Hemde bugünkü SGK harcamasının yarısına....ama siz bu politikanız ile cici hocalara da teslim oluyorsunuz, vatandaşınızı hoca muayenehanesi veya SGK lı özelede soyduruyorsunuz.
Şimdi o meşhur yaşlı anasını sırtına almış vatandaşınız var ya hoca muayenehanesinde yada zincir SGK anlaşmalı özellerde dolanıyor ve eski ödediklerinin 5 katı fark ödeyerek sürünüyor. Ama Allah için merdivenler dik değil, rampa uygun, asansör var, kliması o biçim.....Ama ne öküz kaldı ne tarla satılmadık... Sayın bakan çözüm muayenehane, üniversitede özel muayene veya performansı arttırmakta değil tam ve tatminkar maaş ödemesi yaparak doktoru hastanesi ile barıştırmaktadır.
Çoğunluk doktor insan gibi toplum içindeki statüsüne uygun yaşamak istiyor sadece. Yoksa kimse 5 e kadar çalış sonra muayenehaneye koş sonra özele git ameliyat yap vizit yap eve git çoluk çocuk uyumuş sen zaten bitiksin sonra sabah erken kalk koş özelde ameliyat ettiğin hastaya git vizit yap sonra hastaneye git......Cumartesi dahil çalış....yani her ne kazanırsan da bu hayatımı?....üzerine bide dayak ye, dava ye, hakaret gör......bu şekilde çalışan bir akademisyenden, uzmandan ne beklersin? Kaldıki bu şekilde çalışan adamın ömrüde kısalıyor. Erken yaşta bir yerlerde koroner spazm geçiriyor çoğu. Al gitti erken yaşta bir doktor daha diyoruz üzülerek..
Doktor yok diyorsunuz. Bilmiyormusunuz şu anda uzmanların son rakamlarla %40 ı özelde. Kim yaptı bunu? Özel sgk lı hastane bedavamı bakıyor? Kim ödüyor parayı? Vatandaş duruma uyanıyor artık. Yani size tüm kapıları bedavaya açtım numarası geri dönüyor bumerang gibi.
Sayın bakan Avrupa veya ABD de devletin özele para ödediği bir sağlık sistemi varmı? Özel hastane devletten ödeme almamalıdır!! Sadece nakit ve özel sigorta ile çalışmalıdır. Aksi durumda tamamen amacı kar olan bu kurumlar devleti her fırsatta soyar ve dolandırır. Son 10 yılda bunları kat be kat yaşadık, davaları sürüyor. Ki bunlar sadece tesbit edilip işlem yapılan buz dağının görünen kısmı. Yani adamlar hızını alamadılar tarlalardan milleti doldurup ameliyathaneye soktular, yani hala da devam ettiği haberleri geliyor..... Bu sisteme gerçekten inanıyor ve güveniyormusunuz? Alın kamu hastanelerindeki radyoloji ihaleleri tam bir fiyasko, hastada kanser var kalitesiz kar amaçlı çekimler yüzünden atlanıyor...sağlık tek amacı kar olan şirketlere devredilmez.
Sayın bakan bana bir tane vaka söyleyin ki bir devlet hastanesinde yapılamasın ve sadece o ildeki özel hastanede yapılabilsin. Yok böyle birşey. Herşey hekimde başlar ve biter sistemin temeli hekimdir.....elektrik süpürgesini aspiratöre çeviren doktor arkadaşım var....yani uç nokta ama çözüm doktorda bitiyor sağlıkta. Siz doktorun gerçek ücretsel hakkını verin bakın ne hale geliyor sağlık sistemi.
O kadar parayı nasıl vereceğiz? 125 bin doktora ortalama misalen 25 bin tl brüt maaş verdiğinizi farzediniz. 75 milyon kişi için aylık 41 tl kişi başı doktor ücreti ödemiş olursunuz. Ama SGK harcamanız da yarıya düşer. Yapın hesabınızı. Zor değil.
Özel hastaneler batsınmı? Tabiki hayır. 10 işçi ve üstü çalışanı olan tüm işletmelere zorunlu olarak tercihan tam veya geçiş dönemi için kısmi özel sağlık sigortası yapılmasını kanunen koyun ki özel hastanelerde batmasın....sizde ciddi bir yükten kurtulun böylece....bu kanunu çıkardığınız gün zaten sistem rahat nefes alacak....Özellerde özel gibi çalışacak. Bırakın sigorta ile özel hastane arasında halletsinler parasal konuları edemezlerse hukuk yolu açık. Siz gidin hizmeti ve memnuniyeti denetleyin, alın verginizi daha nedir yani....
People
0
3) RA (Dr)
10.03.2013 06:30:54
Arazi devletten, doktor ve sağlık çalışanını devlet yetiştirdi, SGK ödeme yapacak, vatandaş fark ödeyecek, yetmedi üzerine devlet 30 sene de kira varecek. Kaymaklı kadayıf böyle birşey olsa gerek...
Tam bir rant ve soygun. Kartel zaten kira almadanda bu işi yapıyor, arazisinide mülkünüde kendisi finanse ediyor ve deli gibi kar ediyor. Ha bire zincirlerine zincir ekliyor. Şimdi seyredin 1 liralık iş devlete 5 liraya ihale edilecek. Aksırıp tıksırana kadar yiyin, nereye götürecekseniz....
People
0
4) drhaso (genel cerrah)
09.03.2013 19:04:08
Hadi vatana millete Hayırlı olsun diyelim yapacak bir şey yok bekleyip göreceğiz dünyada bu tip uygulamalar kötü sonuçlar doğurur ama inşallah memleketimizin cinsliği bunu bize iyi sonuçlarla gösterir.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)