Bakan Akdağ'dan Tam Gün'de yeni düzenleme sinyali
Sağlık Bakanı Akdağ: - "(Anayasa Mahkemesinin hekimlerin çalıştıkları kurum dışında da çalışabilmesine ilişkin kararı) Verilmiş kararlara istinaden üniversite hastanelerinde 'özel muayene', 'özel ameliyat' adı altında da bir uygulama başlatıldı. Ara verilmiş olan eski uygulamalar bir daha başlamış oldu. Ben şahsen bunlara karşıyım"
Bakan Akdağ'dan Tam Gün'de yeni düzenleme sinyali
26 Ağustos 2016 -

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, hekimlerin çalıştıkları kurum dışında dışarıda çalışabilmelerine olanak tanıyan Anayasa Mahkemesi'nin kararını doğru bulmadığını belirterek, "Bir vatandaşımız üniversite hastanesine gittiğinde 'hoca parası', 'hoca farkı' adı altında bir muamele uygulanabiliyor. Vatandaşımızdan para alınabiliyor. Bu hukukidir ama ben buna Sağlık Bakanı olarak karşıyım. Gücüm yeterse de bunu değiştirmek için elimden geleni yapacağım." dedi.

Akdağ, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hekimlerin çalışma esaslarını içeren ve kamuoyunda "Tam gün uygulaması" olarak bilinen uygulamaya ilişkin açıklamalarda bulundu.

Bu konunun kendisi için adeta "yürek yarası" olduğunu ifade eden Akdağ, hekimlerin hem eğitim hem mesleki risk açısından, maddi açıdan iyi kazanç elde etmeye layık olduklarını söyledi. Akdağ, bunun diğer sağlık çalışanları için de geçerli olduğunu vurgulayarak, bunu gerçekleştirmek amacıyla kamuda çalışan hekimlerin daha çok kazanmaları için çok gayret gösterdiğini, bundan sonra aynı gayreti göstermeye devam edeceğini belirtti.

"Söz konusu kazanç, AK Parti kurulmadan önceki hükümetler döneminde olduğu gibi vatandaştan elde edilen kazanç durumuna geçmemelidir." değerlendirmesinde bulunan Akdağ, böylesi bir durumda vatandaşların mağdur olduğunu söyledi.

Bakan Akdağ, "Bir hekimin, bir üniversitedeki öğretim üyesinin yaptığı işten dolayı hakkı olan kazancı elde etmesi, eğer vatandaşın ödemesiyle ilişkili bir hale getirilirse, o zaman vatandaş kaybediyor." dedi.

- "Vatandaş mağdur oluyor"

Geçmiş yıllarda, önce Danıştay, sonra Anayasa Mahkemesinin bazı inatçı tutumları olduğunu ifade eden Akdağ, şunları kaydetti:

"Yargı ne söylerse biz onu yerine getiriyoruz. Hukuk devletindeyiz ama elbette yargının bazı kararlarını prensip olarak kabul etmeyebiliriz, yanlış bulabiliriz. Ben, bu hususta yargının ısrarını kesinlikle yanlış buluyorum. 'Devlet memurlarının hiçbirisinin hatta üniversite öğretim üyelerinin, memuriyetlerini icra ederken dışarıda çalışmaya hakkı olmayacak ama üniversite öğretim üyelerinin durumu farklıdır' diye yorum yapacak Anayasa Mahkemesi. Onlara da bu hakkı verecek. Bu hak mıdır? Bunun iki ciddi mahsuru var. Birincisi vatandaş mağdur oluyor, ikincisi de üniversite hastaneleri maalesef iflasa sürükleniyor. Çünkü, herhangi bir müessesede çalışan birisi, kendi şahsi kazancını, müessesenin kazancından tamamen bağımsız görürse o müessese batar. Tam gün olmadığı zaman, yani kamu ya da üniversitede çalışan bir hekim, aynı zamanda kendi muayenehanesinde çalışabiliyorsa, aynı zamanda bir özel hastanede çalışabiliyorsa sonuç bu oluyor. Hem vatandaş ağır derecede mağdur oluyor hem de o müesseseler iflasa gidiyor."

- "Üniversite hastanelerinde özel muayene uygulamasına karşıyım"

Akdağ, şu anda Türkiye'deki mevcut durum hakkında da bilgi vererek, "Bir taraftan bizim kararlılığımız, bir taraftan yargının kararları, bir taraftan da yargının kararı doğrultusunda yeni düzenlemeler... Geldiğimiz son nokta nedir? Sağlık Bakanlığımıza, devlete ait hastanelerin hiçbirinde hekimler, o hastanede çalışırken aynı zamanda özelde çalışamazlar. Büyük çoğunlukla bunu başarmış durumdayız." dedi.

Üniversite hastanelerinde yaklaşık 800 öğretim üyesinin dışarıda muayenehanesi olduğuna dikkati çeken Akdağ, bunun Anayasa Mahkemesinin kararı sonrasında bir hak haline geldiğini söyledi.

Bu sayının tüm hekimler içinde büyük bir oran olmadığını belirten Akdağ, "Toplamda 12 bin öğretim üyesinin içinde 800 kişi. Büyük bir çoğunluk değil. Şükür ki böyle. Ama verilmiş kararlara istinaden üniversite hastanelerinde özel muayene, özel ameliyat adı altında da bir uygulama başlatıldı. Ara verilmiş olan eski uygulamalar bir daha başlamış oldu. Ben şahsen bunlara karşıyım." diye konuştu.

Bakan Akdağ, bunun şu anda hukuki bir durum olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

"Bir vatandaşımız üniversite hastanesine gittiğinde 'hoca parası', 'hoca farkı' adı altında bir muamele uygulanabiliyor. Vatandaşımızdan para alınabiliyor. Bu hukukidir ama ben buna Sağlık Bakanı olarak karşıyım. Gücüm yeterse de bunu değiştirmek için elimden geleni yapacağım. Çünkü, söylediğim gibi hem vatandaş mağdur oluyor hem de üniversite hastaneleri zarar ederek iflasa gidiyor. Nasıl olacak o zaman kıymetli hocalarımızın, doktorlarımızın kazançları? Evet, biz onların performanslarını kamu olarak ödeyelim, bu gücümüz var. İlla vatandaştan bunu talep etmeyelim."

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
13
1) ats2 (dr)
31.08.2016 20:33:59
az önce traş oldum 20 tl verdim..devlet ameliyat başına bana 7 tl veriyo..1 kez traş olabilmem için 3 ameliyat yapmam gerek..siz daha hala neden bahsediyosunuz?
People
13
2) Atilla Çoruh (Öğretim Üyesi)
31.08.2016 17:19:40
Dr. Hakan;
bilerek "kara mizah" kısmi-zamanlı çalışmayı bu şekilde tanımladım. Tam gün çalışmaya uyan, muayenehanesi olan ve/veya özel hastanede çalışan öğretim üyesi sayısı o kadar az ki...
People
7
3) Ahmet Serel (Akademisyen)
29.08.2016 18:14:01
Büyük bir ihtimalle önümüzdeki dönem kamuda çalışan hekimler yönünden muayenehane kavramı gündemden kalkacak gibi görünüyor. Hekimlerin çalışma koşulları gitgide ağırlaşıyor ve sosyal haklar yönünden ciddi bir erozyon söz konusu. Diğer taraftan bu olumsuzlıklara bir de hukuk sistemizde hekimleri zora sokan uygulamaların eklenmesi özellikle cerrahi branşların ihtisas sınavında daha az tercih edilir noktasına gelmesini sağlamakta. Toplam sayısı 800 olduğu ifade edilen muayanehanesi olan öğretim üyelerinin ön planda tutulması asıl sorgulanması gereken olumsuzlukları tartışmamıza engel olmamalıdır. Bu kişilerin muayenahanelerinin kapatılması geçmişe göre artık son derece kolayldır ama bu sorunlarımızı çözebilecek mi?
People
6
4) Dr Hakan (Öğretim Üyesi)
29.08.2016 16:33:32
Sayım tam doktor arkadaşım bana muayenehaneler için haklı gerkeçeniz nedir? Diye soruyor. Benim gerekçem muayenehaneleri savunmak değil, bunlar üzerinden politika yapılmasıdır. Madem vatandaşın mağduriyeti o kadar düşünülüyor, özel hastanelere bir sürü para verenler mağdur olmuyor mu? Benim düşüncem hastanın mağduriyeti filan kimsenin umrunda değil, amaç popülizm yapıp oy almak. Kaldırılsın özel muayene ve ameliyatlar, muayenehaneler de kapansın ne olacak? Bütün hocalar koşa koşa polikliniğe bedava hasta bakmaya mı gidecek ? Atilla Çorruh hocama da şu anda "kısmı statü" diye bir statü olmadığını da belirteyim. Herkes tam gün mesai yapmaktadır. Bininci defa söylüyorum bize yakışan emekliliğe yansıyan adil maaş ve performans sistemidir çözüm.
People
12
5) Erdem Silistreli (Öğretim Üyesi)
28.08.2016 17:46:34
Döner sermayenin nasıl dağıtılacağına kazandıran kişiler değil de, ilgisiz makamlar karar verirse, böyle topal uygulamalar kaçınılmazdır. Klinisyen gece gündüz çalışıp para kazandıracak, bu mekanizmada yer almayan kişiler herkese ulufe gibi döner dağıtırsa gide gele (elde bir şey kalmadığı için ) hocaları hastalardan para almaya yöneticiler zorluyor. 800 muayenehaneciden sözediliyor ama bunun yirmi katı üniversitede para almadan hastaya elini sürmüyor. Hastanın bacağı kesilmek üzere, damar cerrahı para pazarlığında. Döner sermaye kullanımını beceremeyen yöneticilerin getirdiği nokta bu. Önce çalışanlara hakkını siz verin, vatandaşın cebini onlara göstermeden. Benim asistanım gece gündüz çalışacak, onun alın teri alakasız kişilerin cebine girmemeli.
People
5
6) Atilla Çoruh (Tıp Doktoru)
27.08.2016 16:27:48
Tamgün çalışan ve üniversitede ÖZEL HASTA bakmayan bir öğretim üyesiyi profesörüm. Öğretim üyelerinin kısmi-zamanlı çalışmalarına karşıyım. Kısmi-zamanlı çalışan öğretim üyelerinin önemli bir kısmının eğitime katkısı, sadece tıp talebelerine anlattıkları derslerle sınırlı olmaktadır. Bunun anlamı, araştırma görevlilerinin (asistanlara) eğitimine de hiç bir katkıları olmamaktadır.
Kısmi-zamanlı çalışan öğretim üyelerinin, tıp talebelerine zorunlu olarak anlattıkları dersler, tamgün çalışan öğretim üyelerince de anlatılabilir. O zaman, kısmi-zamanlı çalışan öğretim üyelerinin üniversitedeki akademik kadroları neden işgal ettiklerini ve üniversiteden neden maaş aldıklarını anlamakta güçlük çekiyorum.
Tüm enerjilerini ve ilgilerini, özel sağlık kuruluşlarında ve/veya muayenehanelerinde tüketen, kısmi-zamanlı çalışan öğretim üyelerinin emekliliklerine de benim elde ettiğim maddi ve sosyal haklar da aynen yansımaktadır. Bu hukuki olmasına rağme, ne ahlaki ve ne de adil bir uygulamadır.
Umarım kısa bir zamanda, bu adaletsiz ve çalışma ortamında iş huzurunu bozan uygulamalara üniversitelerde son verilir ve üniversitede öğretim üyelerinin tamgün çalışmaları onları mutlu edecek maddi olanakların ve ücretlendirmelerin de sağlanmasıyla çözümlenir.
People
9
7) Esatb (Dr)
27.08.2016 12:11:14
Bütün mesele bu mu? Özel muayene ve muayenehane halledildikten sonra memleketin tüm sorunları ve de asistan eğitimi hallolacak değil mi? Senede 10 bin dr pompalamaya devam edilip sağlık sistemi çok güzelleşecek değil mi? Devlette saç traşı parasına yapılan ameliyat, Özel hast de 10-20 bin tl iken, sizin sıkıntınız nedir bize bi anlatın. Yoksa özel hast ler hastasızlıktan mı şikayetçiler
People
3
8) Atilla Çoruh (Tıp Doktoru Öğretim Üyesi)
27.08.2016 11:59:24
Tamgün çalışan ve üniversitede ÖZEL HASTA bakmayan bir öğretim üyesiyi profesörüm. Öğretim üyelerinin kısmi-zamanlı çalışmalarına karşıyım. Kısmi-zamanlı çalışan öğretim üyelerinin önemli bir kısmının eğitime katkısı, sadece tıp talebelerine anlattıkları derslerle sınırlı olmaktadır. Bunun anlamı, araştırma görevlilerinin (asistanlara) eğitimine de hiç bir katkıları olmamaktadır.
Kısmi-zamanlı çalışan öğretim üyelerinin, tıp talebelerine zorunlu olarak anlattıkları dersler, tamgün çalışan öğretim üyelerince de anlatılabilir. O zaman, kısmi-zamanlı çalışan öğretim üyelerinin üniversitedeki akademik kadroları neden işgal ettiklerini ve üniversiteden neden maaş aldıklarını anlamakta güçlük çekiyorum.
Tüm enerjilerini ve ilgilerini, özel sağlık kuruluşlarında ve/veya muayenehanelerinde tüketen, kısmi-zamanlı çalışan öğretim üyelerinin emekliliklerine de benim elde ettiğim maddi ve sosyal haklar da aynen yansımaktadır. Bu hukuki olmasına rağme, ne ahlaki ve ne de adil bir uygulamadır.
Umarım kısa bir zamanda, bu adaletsiz ve çalışma ortamında iş huzurunu bozan uygulamalara üniversitelerde son verilir ve üniversitede öğretim üyelerinin tamgün çalışmaları onları mutlu edecek maddi olanakların ve ücretlendirmelerin de sağlanmasıyla çözümlenir.
People
6
9) mehmet ince (hekim)
27.08.2016 10:53:50
tam gün konusunda yerden göğe kadar haklı,hoca dedğin tam gün üniv,rtede çaılşmalı oraya efor vermeli,yok ben burda ameliyat edemem dükkanıma gel,ofisime gel,özel hastaneye gel olmammlıı,ha ben hocayım para kazancam dersen üniv,teden göbek bağını kesersin anlarsın o zman anyayı konyyaı.çıkarsın piyasaya
People
32
10) Fatih (Dr)
27.08.2016 10:03:42
Peki pratisyen hekim yada uzman hekim maaş bordrolarını hakim savcı polis, uzman çavuş ve öğretmen bordroları ile hiç karşılaştırdınız mı?? 6 yıl tıp okumuş ve üzerine 5 yıl uzmanlık yapmış kişi maaş bordrosuna benziyor mu? Emekli maaşlarındaki ve performans sistemindeki adaletsizliğin düzeltilmesi daha kaç yüz yıl alacak?? Çalışan aleyhine olan Bazı kanunlar torba olarak hemen çıkartılırken, bazı düzenlemeler yüzyıl sürüyor..
SON HABERLER
ETİKETLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan Tarihi Detay Kategori