İTÜ, biyolojik ilaç geliştirme çalışmalarına öncülük ediyor
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), yüksek bütçeler gerektiren ve dünyada birçok ülkenin önemli ölçüde yol aldığı biyolojik temelli ilaç geliştirme çalışmalarına öncülük ediyor. Üniversitenin biyolojik temelli ilaçlar olarak adlandırılan biyobenzer ve biyobetter çalışmalarda bir üs haline gelmesi hedefleniyor.
İTÜ, biyolojik ilaç geliştirme çalışmalarına öncülük ediyor
29 Ağustos 2016 -

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’nde biyolojik temelli ilaçlara yönelik yapılan çalışmalarda ilaç hammaddesinin üretilmesi konusunda önemli bir mesafe alındı.İTÜ Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gizem Dinler Doğanay, biyolojik temelli ilaçlarla ilgili olarak “Önümüzde 4 yıllık bir proje süreci var. 1.5 yıl sonra ilaç ham maddesini üretmeyi planlıyoruz. İlaç yapımı aşaması ise 2,5 ila 3 yıl arasında bir zaman gerektiriyor. Fakat bu süreci daha kısa sürede sonuçlandırmayı hedefliyoruz” dedi.

İTÜ’de bulunan Dr. Orhan Öcalgiray Moleküler Biyoloji-Biyoteknoloji & Genetik Araştırmalar Merkezi’nde (MOBGAM) yürütülen projeyle, üniversitenin biyolojik temelli ilaçlar olarak adlandırılan biyobenzer ve biyobetter çalışmalarda bir üs haline gelmesi hedefleniyor.
Doç. Dr. Gizem Dinler Doğanay’ın yönetiminde ilerleyen projede, yine aynı bölümde görev yapan öğretim üyesi Prof. Dr. Eda Tahir Turanlı ve öğrencileri de yer alıyor.

Dr. Doğanay, günümüzde ilaç endüstrisine hâkim durumdaki kimyasal formüllü ilaçların yerine biyolojik temelli, yani canlılardan üretilen ilaçların önemli bir alternatif oluşturacağının altını çiziyor. Yaptıkları laboratuvar çalışmaları kapsamında kullanılan yöntemde, biyolojik ilaç üretimi için bakteriye rekombinant teknoloji* yoluyla istenen ilacı üretecek DNA aktarılıyor, ardından ilaç hücreden çekiliyor ve ilacın karakterizasyon aşaması başlıyor.

Dr. Doğanay, bu aşamadan sonra, gerekli biyolojik testlerin yapıldığını ve ilacın bakteri üzerindeki denemeler için hazır hâle getirildiğini söyledi. “Biyolojik ilaç” tanımının özünde bir “protein çalışması” olduğuna da değinen Dr. Doğanay, laboratuvarlarında zaten protein üzerine çalışmalar yaptıklarına, biyolojik ilaç çalışmalarıyla bunun bir adım ötesine geçtiklerine dikkat çekti.

Kanser tedavisinde biyolojik ilaç kullanılıyor

Doç. Dr. Gizem Dinler Doğanay, yüksek bütçeler gerektiren bu alanda dünyada birçok ülkenin önemli ölçüde yol aldığının da altını çizdi. Bu konuda başarılı ülkelerin 20-30 yıl önce çalışmalara başladıklarını ve bu nedenle daha ön planda olduklarını dile getiren Doğanay, bu konuda ülkemizde yapılan çalışmaların önemli bir ilk adım sayılması gerektiğini de ifade etti.
Ayrıca, biyolojik ilaçların daha düşük toksik risk taşıması nedeniyle, kanser tedavilerinde ve daha özel alanlarda kullanıldığını hatırlattı. Üniversitedeki öğrenci profilini ve sahip olduğu altyapıyı hedeflerine ulaşmada büyük bir avantaj olarak gördüğünü belirten Doç. Dr. Doğanay, beyin göçünün önlenmesi ve ilaç sektörünün de tam desteğinin alınması durumunda, üniversitenin çalışmalara verdiği destek sayesinde, iyi çalışan bir sistemle biyolojik ilaç geliştirmede önemli bir boşluğu dolduracaklarını söyledi.

Türkiye’de biyolojik temelli ilaç geliştiren sektör bulunmuyor

Günümüzde %55’i kimyasal formüllü ilaçlardan oluşan ilaç endüstrisi için yapılan gelecek tahminlerinde, 2021 yılı itibarıyla ilaç endüstrisinin %80’inin biyolojik ilaçlardan oluşacağını göz önüne aldığımızda, bu çalışmaların ne kadar önemli olduğunu daha açık bir şekilde görebiliriz. Türkiye’de sıfırdan biyolojik temelli ilaç geliştiren bir sektörün bulunmadığından yola çıkıldığında, mevcut üründen ilaç geliştirmenin önemi daha da artıyor. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde süren biyolojik ilaç geliştirme çalışmalarıyla, ülkemizdeki ilaç piyasasında ciddi boyutta bir fiyat düşüşü yaşanacağı ve hatta bu düşük maliyet avantajıyla sıfırdan ilaç geliştirmeye daha çok maddi kaynak ayrılabileceği ve bu alandaki bilimsel çalışmaların ilerleyeceği öngörülüyor.

*Doğada kendiliğinden oluşması mümkün olmayan, çoğunlukla farklı biyolojik türlerden elde edilen DNA moleküllerinin genetik mühendisliği teknikleriyle farklı bir canlıda biyolojik ürün elde etmek için tasarlanmasında kullanılan teknoloji.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan TarihiDetayKategori
26.10-25.11ÖZEL KIRIKHAN BİLİM HASTANESİ - NÖROLOJİ UZMANI ARANIYORPersonel Arayanlar