Prostat Kanseri
Prostat, semen (ejakulat, meni) içeriğinin bir kısmını oluşturan koyu kıvamlı salgının üretildiği bez dokusudur. Prostat bezi vücudumuzda mesaneden idrarın boşalmasını sağlayan kanalın (üretra) ilk bölümünü çepeçevre sararak yer alır.
Prostat Kanseri
24 Kasım 2015 -

PROSTAT BEZİNİN HASTALIKLARI NELERDİR?

Sadece erkeklerde bulunan prostat bezi iyi ve kötü huylu (habis) olarak büyüyebilir. Genelde “prostat” olarak isimlendirilen hastalık prostat bezinin iyi huylu büyüyerek (Benign Prostat Hiperplazisi, BPH) idrarın akışını engellemesidir. Prostat bezini küçülterek ya da idrar akışını rahatlatarak etki eden ilaçlar veya cerrahi tedaviler bu hastaların yakınmalarını ortadan kaldırır. Prostat dokusundan gelişen kötü huylu hücrelerin neden olduğu hastalığa “Prostat Kanseri” denir.

PROSTAT KANSERİ İÇİN RİSK FAKTÖRLERİ

Prostat kanseri gelişimine yol açan sebepler tam olarak bilinmemektedir. Ancak birinci derece akrabalarında prostat kanseri saptananların bu hastalığa yakalanma riski toplumun diğer bireylerden daha yüksektir.

Beslenmenin prostat kanseri gelişimi üzerine etkilerinin araştırılması devam etmektedir. Ayrıca sigara içenler, tarım ilacına maruz kalan çiftçiler, pil imalatında çalışanlar, kaynak yaparken metal kadmiyuma maruz kalan işçiler prostat kanserine yakalanma riskin yüksek olduğu gruplardır. Plastik sanayinde çalışanların da, normal topluma göre prostat kanseri olma riskleri daha fazladır.

 

PROSTAT KANSERİ BELİRTİLERİ

Hastalığın ileri yaşta sık gözlenmesi, fakat başlangıç döneminde herhangi bir şikayet yaratmaması, erken teşhis konulabilmesi için belirli bir yaşın üzerindeki erkeklerde bazı testlerin yapılmasını gerektirir. Prostat kanseri teşhisine yönelik temel inceleme doktor tarafından muayene ve kan tahlili yapılmasıdır.

İdrar yapma ile yakınmalar başta prostatın iyi huylu büyümesi olmak üzere pek çok başka hastalıkta da görülebilir. Bu nedenle üroloji uzmanına muayene olmayı gerektirecek bu yakınmalar sadece prostat kanserli hastalara özgü değildir.

Geç dönem prostat kanseri hastalarında halsizlik, iştahsızlık, hastalığın kemiklere yayılması nedeniyle sırt, kalça ve/veya bacak ağrıları öncelikli yakınmalar olabilir.

TANI

Prostat hastalıklarının tanısında en önemli aşama prostatın makattan parmakla muayenesidir. Bu muayenede prostatın büyüklüğü, kıvamı ve kitle içerip içermediği kontrol edilir.

Prostat hastalıklarının tanısındaki diğer önemli aşama prostatta üretilen ve kana belirli oranda geçen protein yapıdaki Prostat Spesifik Antijen (PSA)’in kan düzeyinin belirlenmesidir.

Prostat kanseri, prostatın iyi huylu büyümesi ve prostatın iltihabi hastalıklarının yanı sıra birçok durumda kanda PSA düzeyi yükselebilir.

Kan PSA düzeyindeki her artış kişide mutlaka kanser olduğunu göstermez. Bununla beraber, PSA düzeyindeki değişimler hekime hastanın kanser yönünden incelemesinin gerekliliği konusunda yol göstericidir.

İdrar yapmayla ilgili yakınmaları olan kişilerin idrar tahlilleri yapılarak idrarda kan veya iltihap hücrelerinin varlığı araştırılır.

Muayene ve/veya test sonuçları hastada prostat kanseri olabileceğini işaret ediyorsa mutlaka doku örneklemesi (biyopsi) yapılmalıdır. Biyopsi, prostat kanseri tanısını kesinleştirebilecek tek yoldur. Alınan doku örnekleri patoloji uzmanı tarafından incelenerek prostat kanser hücrelerinin varlığı belirlenmeye çalışılır.

Biyopsi işlemi sonucunda prostat hücrelerinde kanser saptandığı taktirde, tedavinin ne şekilde uygulanacağının belirlenmesi için üroloji uzmanı, hastalığın yaygınlığını anlamak için bazı ek tetkikler uygulamak isteyebilir.

TEDAVİ

Prostat kanseri ürologlar tarafından hastanın ve hastalığın tüm özellikleri dikkate alınarak, bireyselleştirilmiş bir şekilde tedavi edilir. Hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve bunlara bağlı olarak kişinin olası yaşam süresi tedavi planlamasında önemli belirleyicilerdir. Tedavi seçimi, etkinlik, hedefler ve yan etkilere yönelik bilgilendirmelerin ardından hastaların duygu, düşünce ve beklentileri dikkate alınarak hasta ile birlikte yapılmalıdır.

Prostat kanseri teşhisi sonrası uygun hastalara herhangi bir tedavi yapılmaksızın düzenli kontrollerle izlem önerilebileceği gibi cerrahi, radyoterapi (ışın, radyasyon) ve/veya hormonal tedavi seçenekleri sunulabilir. Bazı hastalara bu tedavilerin birden fazlası uygulanabilir.

Prostat kanseri tedavisinde cerrahi (ameliyat), ışın (radyoterapi) ve ilaç (erkeklik hormonu baskılaması) gibi çok sayıda yöntem kullanılmaktadır. Uygulanacak tedavi yönteminin seçiminde doktorun önerilerinin yanı sıra hastanın tedavi kararına uyumu ve katılımı da önemlidir.

 

Aktif İzlem: Kanserleşme yaşla beraber erkeklerin prostat dokularında sık gözlenen bir dönüşümdür. Ancak, bu dönüşüm ileri yaşdaki erkeklerin pek azında rahatsız edici bulgular verir ve hayatı tehdit edecek hastalık haline gelir. Bu nedenle, prostatında kanser gelişen kişilerin hepsinin tedavisi gerekli değildir.

Yaşamı tehdit etmeyen hastalığa tanı konulması durumlarda gereksiz tedavi ve bu tedaviye bağlı yan etkilerden kişiyi korumak için ‘aktif izlem’ yapılması akılcı bir seçenektir.

Aktif izlem kararı alınan hastaların takibinde hekim tarafından düzenli muayene, PSA testleri ve belirli aralıklarla prostat biyopsileri uygulanır. Zaman içerisinde, özellikle biyopsi bulgularında değişiklik saptanırsa hastalar tedaviye yönlendirilebilir.

Erken evre prostat kanserinin tedavisinde sık kullanılan bir yöntemdir. Prostat bezinin tamamının çıkarılması için yapılan ameliyata “Radikal Prostatektomi” adı verilir. Özellikle prostata sınırlı olduğu düşünülen tümörlerde, hastanın beklenen yaşam süresi 10 yılın üzerinde ise uygulanır.

Radikal prostatektomi operasyonu açık ya da kapalı (laparoskopik veya robot yardımlı laparoskopik) tekniklerle gerçekleştirilir. En iyi sonucun alınabilmesi için hangi tekniğin kullanılacağı değil, konusunda uzman ve deneyimli bir cerrahın ameliyatı gerçekleştirmesi en önemli faktördür.

Radyasyon (ışın) tedavisinde kanser hücrelerinin bulundukları yerde yüksek enerjili ışınlarla yok edilmesi ve büyümelerinin önlenmesi hedeflenir. Prostat kanserinin değişik evrelerinde, farklı amaçlarla uygulanabilen bir tedavi yöntemidir.

Erken evre prostat kanserinde radyasyon tedavisi, cerrahi yerine veya cerrahi sonrası o bölgede kalmış olabilecek kanser hücrelerini yok etmek için uygulanır. Prostat kanseri diğer organlara ve özellikle kemiğe sıçrarsa, radyoterapi bu alanlara da uygulanıp kanserin burada oluşturduğu rahatsızlıkların giderilmesi sağlanır.

Radyasyon vücuda dışarıdan bir makineyle (dıştan, eksternal radyasyon) yönlendirilebilir veya radyoaktif madde içeren çekirdekler prostata yerleştirilerek (içten radyasyon; brakiterapi) doğrudan kanserli dokuya uygulanabilir.

Radyasyon tedavisi süresince hastalar kendilerini yorgun, halsiz hissedebilirler. Hastalarda ishal, sık idrara çıkma, idrar yaparken rahatsızlık hissi olabilir. Ayrıca, hastalara dıştan radyasyon tedavisi uygulandığında, ışının verildiği bölgede ciltte kızarıklık, kuruluk ve gerginliğe sıkça rastlanılır. Işının uygulandığı kasık bölgesindeki tüyler dökülebilir. Uygulanan radyasyon miktarına bağlı olarak tüy dökülmesi geçici veya kalıcı olabilir.

Prostat kanseri hücreleri büyümek ve çoğalmak için erkeklik hormonlarına (testosteron) gereksinim duyarlar. Bu nedenle, prostat kanseri tedavisinde kandaki erkeklik hormonu seviyesinin düşürülmesi veya hormonun hücrelere etkisinin engellenmesi önemli yer tutar. Vücudun başka yerlerine yayılmış olsalar da, hormon seviyesindeki düşüş tüm kanser hücrelerini etkiler. Bu nedenle hormon tedavisi sistemik bir tedavidir.

Vücudun diğer kısımlarına yayılmış prostat kanseri hücrelerinin çoğalması, genellikle erkeklik hormonunu ortadan kaldıran tedavilerle bir süre kontrol altına alınabilir. Bu etki çoğu zaman yıllarca sürebilir. Ancak zamanla prostat kanser hücreleri hiç erkeklik hormonu bulunmayan bir ortamda da büyüyebilecek hale gelebilirler. Hormon tedavisinin yetersiz kaldığı bu durumlarda farklı ilaçlarla ek tedaviler uygulanır.

 

Prof. Dr. Çağ Çal

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan TarihiDetayKategori
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer
14/12-15/128. Türkiye Tiroid Hastalıkları KongresiENDOKRİNO...ANKA
14/12-16/128. Ulusal Sitopatoloji KongresiTIBBİ...İZMİ