Hekimlere düzenlemeler yolda
Sağlıkta Eylem Planı ve OHAL düzenlemeleri kapsamında Sağlık Bakanlığında pek çok yenilik söz konusu. Sağlık Bakanlığının 2017 Eylem Planları çerçevesinde yapacağı düzenlemeler hızla devam ediyor. Medimagazin, ek ödemeler, mecburi hizmet, askeri hastanelerin devri, performans düzenlemeleri, emeklilik ve sağlık alanında diğer önemli gelişmeleri Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Eyüp Gümüş ile konuştu.

19.09.2016 - Pazartesi

/

“Ek ödemelerde artış olacak”

Hekimlerin ek ödemeleri uzun yıllardır gündemden düşmeyen bir konu.  Bu konuda yapılan ve yapılacak olan düzenlemeler ile ilgili Prof. Dr. Eyüp Gümüş,

“Hekimler, hemşireler ve diğer yardımcı sağlık personelimizin ek ödemelerine baktığımızda yıllar içinde rakamın hep aynı olduğunu gördük.  Personelin o zaman aldığı ücreti enflasyon oranında ya da mali bir analiz ile bugüne taşıdık. Uzmanlar 2007 yılındaki maaşları ile aynı maaşları alıyordu.   Şu anda alması gerekenden yaklaşık 2 bin-2 bin 500 TL daha az.  Bununla ilgili bir çalışma yaptık.”

Konu ile ilgili Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın öncülüğünde, Maliye ve Çalışma Bakanlıkları ile çalışma yaptıklarını dile getiren Gümüş, “Biz buna ek ödemede erime diyoruz.  Maaş artarken ek ödemeler o değerde artmıyordu.  Şimdi bunu gündeme getirdik.  Ek ödeme kayıplarını ifade ettik. Maliye Bakanlığının düzenlemesi ile uzmanlara 2 bin, pratisyenlere bin 500 TL civarında,  diğer yardımcı sağlık personelimize yine belli bir oranda artış sağlayacak bir çalışmayı yapıyoruz.” açıklamalarında bulundu.

Yeni global bütçenin ortaya konularak 2017 bütçesinde düzenlemeler yapacaklarını ve hekimlerin performans ücretlerine ilavelerin yapılacağını ifade eden Gümüş, “Sayın Bakanımız bunun sözünü aldı.  Yapılan çalışmaya Sayın Süleyman Soylu da imza attı.   2017 global bütçesine bunları düzgün bir şekilde hesaplayıp yedireceğiz.  Çünkü personelimizin buradaki kaybı, özel sektöre yönelmesine ya da yaptığı işlerdeki rolünün azalmasına sebep oluyor.  Hekim 10 ameliyat yapsa dahi aynı performansa ulaşıyor ve bu durumda ilave bir artış olmayacaksa kendi performansını da artırmıyor.  Böyle bir tükenmişliğe doğru gidiyor.” ifadelerini kullandı.


Açığa alınan sağlık personeline ne olacak?

FETÖ soruşturması kapsamında açığa alınan 2 binin üzerindeki sağlık personelinin özelde çalışıp çalışamayacağı konusuna da değinen Gümüş,

“Açığa alınan personelin bir kısmı gözaltına da alınıyor.  Bu personelin incelemeleri ve savcılık soruşturmaları devam ediyor.  Savcılık soruşturması geçirenler hiçbir yerde çalışamıyor.  Bunun dışında adli takip ile serbest bırakılanlar özel sektörde çalışabilecek.  Çünkü bunlar sağlık personeli ve işlerine devam edebilirler ama kamuda çalışmaları engellenmiş oluyor.” şeklinde konuştu.

Görevden almalarda üçüncü dalga gelecek

FETÖ soruşturması kapsamında iki kez görevden alma gerçekleştirildi ve üçüncü dalga da yolda.  Soruşturma kapsamında yapılan çalışmalar sırasında sürekli yeni bilgiler elde ediliyor.

Gözaltına alınanların verdiği ifadelerden yeni kişilerin ortaya çıktığını ve bu bilgiler geldikçe yeni açığa almaların olduğunu dile getiren Gümüş, “Bayramdan sonra yine açığa almalar olabilir.  Arkadaşlarımız çalışıyor.   Bir ekip var ve bu ekibin tek işi bu.  Hakkaniyetli olarak açığa almaları yapıyoruz.  Daha sonra bunları tekrardan değerlendiriyoruz.  Açığa aldıklarımızdan bilgi ve belgeler sonrasında bir bağlantı olmadığını tespit edersek göreve iadesini yapıyoruz.” dedi.

 “Hizmetin aksamaması için açıktan atama yapılıyor”

FETÖ hastanelerinin devralınması sonrasında Sağlık Bakanlığı personeli bu hastanelere kaydırıldı.  Personel sayısının yeterli olmadığı hastaneler için ise açıktan atama kurası açıldı.  Bu atamalar ile ilgili detayları paylaşan Gümüş, “Bin 400 kadar açıktan atama için kadro açıldı.  Bu açıktan atamada özellikle özel sektörde çalışmış ve tekrar devlete dönmek isteyen kişiler de vardı.  Açıktan atamalar genelde Doğu ve Güney Doğu’ya yapılır.  Bu sefer politikayı değiştirdik.   İstanbul ve İzmir de dâhil bu hastanelere açıktan atama için kadro açtık.” açıklamalarında bulundu.

Gümüş, açıktan atama dışında sözleşmeli hekim de alınacağını ve bu başvuruların genel sekreterliklere yapılabileceğini, personel istihdamı sırasında devlet yükümlülüklerinde bazı değişikliklerin yapıldığını ve eksiklik olan bölgelere kadro açıldığını bildirdi.

Görevden almalar sonrasında Batı ve Orta Anadolu’da oluşan açığın kapatılmasının daha kolay olduğunu söyleyen Gümüş, Doğu’daki açığa alınan personel sayısının fazla olması nedeni ile bu bölgelerde zorlanıldığını ifade etti.

Özel sektördeki hekimler tekrar kamuya alınacak

Atamalar için özel sektördeki hekimlerin yeniden kamuya dönmesi için yapılan çalışmalara değinen Gümüş, “Pratisyen hekimlerin bir kısmı istifa edip TUS’a çalışıyor, uzman hekimlerin bir kısmı ise ya atanmayı bekliyor ya da özel hastanede kadrosuz çalışıyor.  Bu konuda özel sektör ile Sayın Bakanımız görüşme yaptı ve özel sektör uyarıldı.  Bakanlığın bilmediği alanlarda bulunan yaklaşık 4 bin 500 hekim bulunuyor.  Bu hekimler için süratle talimat verdik ve kamuya dönmelerini sağlıyoruz.  Bu hekimleri ya açıktan atama ile ya da sözleşmeli olarak kamuya almaya çalışıyoruz.” açıklamalarında bulundu.


“Hekimlere lojman verilecek” 

Mecburi hizmetini yapmayanlara OHAL kapsamında farklı bir uygulama yapılmayacağını ifade eden Gümüş, mecburi hizmet yapmayan hekimlerin diğer alanlarda çalışmasının engelleneceğini söyledi.

Doğu’ya atanan hekim ve diğer sağlık personelinin kalacak yer sıkıntısı çektiğine de değinen Gümüş,

“Sayın Başbakanımızın pazar günü açıklayacağı Doğu ve Güneydoğu Kalkınma Eylem Planı’na, sağlık personelinin doğudaki istihdamını kolaylaştıracak önerilerde bulunduk.  Lojmanlar bu konuların başında geliyor.  Hekimlerimiz, Doğu’da 24 il merkezinde en az 50 odalı hekim evine benzer rezidanslarda kalabilecek. Bu evler 1+1 şeklinde mutfağı banyosu, televizyonu olan evler olacak.  Hekim kirasını verecek ama ev aramakla uğraşmayacak. Bilecek ki orada kalabileceği bir yer var. Bunlara sağlık evi diyebiliriz, çünkü sadece hekimler için olamayacak.” dedi.

İlçelerde de lojmanların yapılacağını ve her aileye uygun 1+1, 2+1 ve 3+1 gibi alternatifleri olan eşyalı da olabilecek lojmanlar olacağını ifade eden Gümüş,

“Doğu ve Güney Doğu Anadolu’da barınma sorunu olanlar sorunlarını çözecek.  O bölgelerde ev bulmakta zorluk yaşanıyor.  Buldukları evlerde nitelikli olmuyor.  Eşlerini çocuklarını götürmek istemiyorlar.

Bunun dışında beşinci ve altıncı bölgede belirli bir süre kalan personel, birinci ve ikinci bölgelere tayin olabilecek.  Böylece üç yıl kalmalarını istediğimiz bu bölgelere teşvik sağlamış olacağız.” ifadelerini kullandı.

Bu bölgelere giden ek ücret alacak

Başbakanın pazar günü açıklayacağı pakette, beşinci ve altıncı bölgelere gidenlerin döner sermayeden ayrı olarak ek ücret almalarının da sağlanacağına da değinen Gümüş, “Biz buna hemşireleri de dâhil ettik.  Başbakanlığımız değerlendirme yapacak.  Şu anda bu bölgelerde 11 bin personel var, kanunla 11 personel daha aldık ve sayı 22 bin oldu.  Ama bütün beşinci ve altıncı bölgelere atama için 11 bin personele daha ihtiyacımız var ve bunu talep ettik. Buraya giden hemşire, pratisyen hekim, uzman hekim daha fazla ücret alacak ve lojmanı da varsa çok rahat bir şekilde yaşayacak.”  dedi.

Özel sektörde “kadro doğurmak”

Özel sektördeki kadrolara müdahale edildiği bilgisini veren Gümüş, “Özel sektörde kadroları kilitledik.  Eskiden burada ‘full-time’ iken başka yerde de ‘part time’ çalışabiliyordun.  Sonra hekimler,  o ‘part-time’ çalıştığı yerde kendine uygun bir kadro oluşturarak oraya geçiyordu.  Biz buna kadro doğurmak diyoruz.” dedi ve şunları ekledi: 

“Bunun önüne geçmek için, hekimin başka hastanede ‘part-time’ çalışması için özel hastanelere kadroyu Bakanlık verecek.   Türkiye’de zaman zaman planlamaları revize etmek gerekiyor.  Kamuda doygunluk artarsa tekrardan özel sektöre girişleri artırabiliriz.  Kamuda olmayan bir branşın bir ilde, özelde olması dengeleri bozabiliyor.  Vatandaş sıkıntı yaşayabiliyor. Tüm hizmetlerin öncelikle kamuda verilmesi gerekiyor.''

Gümüş, sözleşmeli personel olarak çalışmak için Genel Sekreterliklerin Kamu Hastaneleri Kurumu’na bilgilendirme yaparak sözleşme imzalayabileceği ve sözleşmeli hekimlerin görev yaptığı yerde bir süre sonra kadro alabileceği bilgisini verdi.


“Tam Gün” Ocakta 

Tam gün yasasında meydana gelen son gelişmeler hakkında da bilgilendirme yapan Sağlık Bakanlığı Müsteşarı,  “GATA’dan muayenehanesi olan yaklaşık 70 civarında öğretim üyesi var.  Onlara da yılbaşına kadar süre verdik. Yılbaşından itibaren tam gün çalışmayı kabul edenler geçtiler, istemeyenler emekliliklerini istediler ya da muayenehanelerinde devam edecekler.” ifadelerini kullandı.

Gümüş, “Üniversite Hastaneleri ile ilgili Mart ayında Kalkınma, Maliye ve Sağlık Bakanlıkları Müsteşarları ve YÖK’ün katılımı ile Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısı yapıldı. 

Şu anda üniversitelerin 4,5 milyara yakın borcu var. İşletebilirlik oranları çok düştü ve mal alamıyorlar.  Vatandaşa şu ekipmanı al da ameliyat yapayım diyor.  Ama tabii ki oralarda devletimizin hizmet sunduğu alanlarla ilgili bir çalışma yapıyoruz.  Önümüzdeki hafta zannediyorum sunulacak.  Burada 25 maddelik bir paketle çıkıyoruz.  Bundan sonra borçlanma olmaması adına çalışmalar ve tam gün ile ilgili de düzenlemeler olabilir.  Çünkü üniversitedeki hocalarımızın 500’e yakınının muayenehanesi var. Üniversitedeki işlerin kötüye gitmesinin nedeni ameliyatların başka yerlerde yapılması.” şeklinde konuştu.

“Eğitim faaliyetleri döner sermayeden karşılanmayacak”

Eğitim faaliyetlerinin döner sermayeden karşılanmaması için Maliye Bakanlığı ile çalışmalar yapıldığını ifade eden Gümüş,

“Bunlar genel bütçeden ödenecek.  Döner sermaye hizmetten gelen gelirlerin toparlandığı bir havuz olmalı.  Her şeyi o havuzdan karşılarsanız orası kontrol edilemez hâle geliyor.  Bir kısım giderler genel bütçeden karşılanacak.” dedi.

Üniversitedeki eğitim giderlerinin genel bütçeden alınması için YÖK ile çalıştıklarını belirten Gümüş, “Hastanelerin adı hastane değil, Sağlık Uygulama Merkezi. Bunu ayırabilirsek biz de hastaneleri denetleyebileceğiz. Üniversite hastaneleri için Kamu Hastaneleri Kurumuna benzer bir koordinasyon merkezinin YÖK bünyesinde kurulmasına çalışıyoruz.” açıklamalarında bulundu.

“Amacımız üniversite hastaneleri ile deneyimlerimizi paylaşmak”

Gümüş, “Bizim amacımız üniversite hastanelerinin işletmesini almak değil deneyimlerimizi paylaşmak. Örneğin; Suriye vatandaşlarının gelmesi ile global bütçede düzenleme yapıldı.  Biz oturup paramız bu, diyoruz ve ona göre hastanelerimizi düzenliyoruz. Otokontrol var ve bunun aynısının üniversite hastanesinde de olması lazım.  Tabii ki eğitim nedeni ile cihaz kapasitesi gerekiyor.  Bunun için Kalkınma ya da Maliye Bakanlığı ek bütçeler verebilir.  Ama bunun dışında geri kalan hizmetler bizim hastanelerimiz ile aynı.'' şeklinde konuştu.

Üniversite hastanelerine SUT’ta artış

Üniversite hastanelerinin verdiği özellikli hizmetlerin SUT fiyatlarının artırıldığını dile getiren Gümüş, “Üniversite hastanelerinde sorunlu vakaların SUT fiyatı düşükse bir sorun oluşturuyor.  Örneğin; diyabetik ayağa ödenen para 800 TL ama hastane bir ay boyunca o vakaya bakıyor ve ücret 8 bin TL’ye çıkıyor.  Bunlar revize edildi, yaklaşık 300-400 milyon ek kaynak olacak.” dedi.


Perfomans düzenlemesinde DRG dönemi

Hekimler tarafından en merak edilen konulardan performans, emeklilik ücretleri ve yıpranma payına da değinen Gümüş,

“Hem emeklilik hem de yıpranma kanun maddesini Başbakanlığa gönderdik ama terör olaylarından araya öncelikli başka konular girdi.  Şimdilik kanun metni Başbakanlıkta.” dedi.

Hedef Tanı İlişkili Gruplar

Tanı ilişkili gruplarla performans değerlendirmesi yapmak istendiğine değinen Gümüş, “Sağlık Bakanımızın değişimi ile bu konu tekrardan analize alındı.  Şu anda bu konuda çalışılıyor. Biz performansta Tanı İlişkili Gruplar [Diagnostic Related Groups (DRG)]’a geçmek istiyoruz. Bununla ilgili çalışma yapılıyor. Yılbaşında hekimlere ya da hastanelere DRG’ye göre ek ödeme yapılmasını gündeme getirdik. Bu sistem ile yapılan işin riski, niteliği ve emeği ile ilgili bir değerlendirmenin olacağı bir çalışma yapılıyor.”   açıklamalarında bulundu.

Hedefin Ocak ayıdan itibaren uygulamaya geçmek olduğunu ifade eden Gümüş,

“Böyle olmadığında hekim nitelikli işleri yapmıyor.  Örneğin; bizim branştan söyleyeyim, üriner diversiyon sistektomi yedi-sekiz saat süren bir ameliyat, puanı 3 bin 500. Bu ameliyatı olan hasta 15-20 gün yatar ve komplikasyon riski vardır. Diğer tarafta varikosel ameliyatı var, 15 dakika sürer, puanı 700. Ben bundan on tane yaparım, hasta da akşam evine gider.  Hekimler bu nedenle daha kolay işlere gidiyor.   Bu sistem ile puanlamalar işin süresi, riski, hekimin emeği ve tecrübesi dikkate alınarak yapılacak.” dedi.

Gereksiz sezaryen yapana ceza

Sezaryen ile ilgili Mayıs ayında hazırlanan eylem planı ile özel sektör, kamu ve eğitimi ele aldıklarını ifade eden Gümüş,

“Sezaryen özel sektörde yoğun bir şekilde yapılıyor.  Özel sektöre yazı yazdık, dedik ki sizi takip ediyoruz.  Sezaryen yapan hastalar incelenecek.  Vakaların bazılarını random seçerek değerlendireceğiz ve bakacağız niye sezaryen yapıldı?  Bununla ilgili birtakım endikasyon dışı sezaryen yapılıyorsa hekimlerin ruhsatlarının alınması,  o özel hastanenin doğum kliniği kadrosunun ve gerekirse o kliniğin kapatılmasına kadar gidilebilecek. 

Hekimlerin o hastanede çalışmasının onayını biz veriyoruz.  Örneğin; primer sezaryen yapılan hastaya inceleme yapacağız ve eğer gerekli ise hekime normal doğum eğitimi vereceğiz.  Hedefimiz sezaryen oranını yüzde 70’lerden yüzde 35’lere düşürmek.” açıklamalarında bulundu.

Tazminatları Bakanlık ödeyecek

Hekimlerin normal doğum yaptırması sonrası açılan davalarda ödemesi gereken tazminat olursa Bakanlığın bu tazminatları üstleneceğini belirten Gümüş, “Bununla ilgili Kanunda düzenleme yapıldı.  Meclise sunulan Sağlık Paketi’nde bu konu da var.  Normal doğumdan kaynaklı malpraktis davalarında hekimin başına gelecek tüm tazminatları Sağlık Bakanlığı ödeyecek.” dedi.

Anne-bebek ölümlerine de değinen Gümüş, sunulan pakette bu konu ile ilgili de çalışmalar olduğunu ve gezici cerrahi ekiplerin olacağını vurguladı.

Her il tek tek gezilecek

Urfa’da meydana gelen anne-bebek ölümlerine değinen Gümüş, “Urfa ile ilgili bir eylem planı oluşturuldu. Sayın Bakanımız orada bir ziyarette bulundu.  500-600 kişilik bir ebe kadrosu şu anda orada hizmet veriyor ve sekiz kadın-doğum uzmanı da kadroya eklendi.

Birebir bütün illeri ziyaret edip eksikliklerini ve yapmamız gerekenleri belirleyeceğiz. Önümüzdeki yıl anne-bebek ölümleri ve sezaryen konularına eğileceğiz.” ifadelerini kullandı.


Doktora şiddete caydırıcı önlem 

Sağlık paketinin içinde şiddet gösteren kişilerin tutuklu yargılanmasına dair düzenlemeler yer alıyor ve Meclisin açılması ile kabul edilmesi bekleniyor.


Askeri hastanelerin devri nasıl olacak?

FETÖ darbe girişimi sonrası Sağlık Bakanlığı bünyesine alınan askeri hastanelerde çalışan hekimler Sağlık Bakanlığı bünyesinde sivil hekim olarak çalışacak. 

Son düzenlemeler sonrası da Milli Savunma Bakanlığında 500’e yakın askeri hekimin kaldığını ifade eden Gümüş,  “Bu hekimler kıta hekimi olarak çalışıyor.  Biz hastanedeki hekimleri aldık,  revir hekimleri devam ediyor. Şuanda GATA’da okuyan öğrenciler var, o haklarla girmişler ve mezun olduklarında GATA’nın gerektirdiği mecburi hizmetlerini yapacaklar.” dedi.

Rütbeleri alınan hekimlere ne olacak?

Rütbeleri alınan hekimlerin özlük hakları Sağlık Bakanlığında görevli uzman ya da eğitim görevlileri ile aynı olacak. Döner sermayeden pay alabilecek ve emeklilikleri eskiden sahip oldukları haklar ile aynı olacak.

Askeri hekimlik bitti mi?

“GATA’nın kapatılması ile askeri hekimlik bitti mi?  On yıl sonra sivil hekimler savaş bölgesine mi gönderilecek?” sorusunu sorduğumuz Gümüş şunları kaydetti:

“Askeri hekimlik devam edecek. Bu hekimleri sıfırdan yetiştirip yetiştirmemek kararını Milli Savunma Bakanlığı verecek.  Bakanlık,  Sağlık Bilimleri Üniversitesine her yıl askeri hekim alın derse, alacağız.  Eğer kamudan isterlerse onları da istihdam edebilirler,  bizim yetişmiş hekimlerimizden sözleşmeli alabilir.”

Askeri hekimler afiliye hastanelerde ihtisas yapacak

Sağlık Bilimleri Üniversitesinden mezun olan asker hekimler, uzmanlıklarını Sağlık Bilimleri Üniversitesinin afiliye hastanelerinde yapacak ve görev alanları Sağlık Komutanlığında olacak.

GATA’nın Genel Sekreterliğe bağlandığını dile getiren Gümüş,  bu hastanelerin üniversite ve afiliye hastaneleri ile eş değer olduğunu, ancak asker, şehit, gazi ve yakınlarına öncelik sağlanacağını vurguladı.

“Mecburi hizmete Milli Savunma Bakanlığı karar verecek”

Aralık ayına kadar ek ücret alacak askeri hekimlerin maaşları Maliye Bakanlığının Milli Savunma Bakanlığına vermiş olduğu bütçeden karşılanacak.  Er ve erbaş muayeneleri için ise SGK ile görüşmeler sürüyor.

Sağlık Bilimlerinden mezun olacak yeni hekimlerin mecburi hizmetine Milli Savunma Bakanlığının karar vereceğini ifade eden Gümüş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Askeri hastanelerin devri sonrasında iyileştirmeler yapacağız. Bazı bölümlerde zafiyet var.  Örneğin; kadın-doğum ve çocuk gelişmemiş, oraları daha da artıracağız. Harp cerrahisi ve travmatoloji bölümlerinin gelişmesini sağlayacağız. Eksik cihazları var, onları da şu anda tamamlıyoruz.  Bu hastanelerin eskisinden daha iyi hâle gelmesini sağlayacağız. Çünkü insan gücü eksiklikleri var.   Uzman hekimleri az.  Buralara personel istihdam edilecek.”


Eş durumunda son durum 

Beşinci ve altıncı bölgelere giden sağlık personelinin eşi özel sektörde bir yıl çalıştıysa eşinin yanına gitme şansı vardı.   Bu durum da değişti.

Eş durumu ataması sonrası boşalan kadrolara yeniden atama yapılmasının Sağlık Bakanlığı politikasını bozduğunu ifade eden Gümüş,

“Tekrar atama yapmak dört beş ayımızı alıyor ve ciddi bir kayıp oluyor.  Biz bunu daha önce Kamu Hastane Kurumu Personel Yönetmeliği’nde düzeltmiştik. Ama oradaki bazı başvurular Danıştaya gitti ve iptal oldu.

Danıştay da Bakanlar Kurulu Kararı ile karar verilmesini söyledi.  Sayın Bakan Bakanlar Kuruluna  bu konuyu arz etti. Beşinci ve altıncı bölgede istihdamımızı belli bir yoğunluğa getirene kadar sağlık personelimizi stratejik personel olarak değerlendireceğiz.” ifadelerini kullandı.

“Mecburi hizmet askerlik süresinden düşülebilir” 

Hekimlerin mecburi hizmetlerinin askerliklerinden düşülmesini gündeme getireceklerini ifade eden Gümüş, “Beşinci ve altıncı bölgede devlet yükümlülüğü yapanlar için askerlik süresinin bir kısmından muaf olması ile ilgili çalışmalar yapılması düşünülüyor.” açıklamalarında bulundu.

Uzman hekimlerin yan dal sonrası mecburi hizmetlerinin yine devam edeceğini dile getiren Gümüş,

“Onda belli bir sayıya ulaşmamız gerekiyor. Bütün memurların doğu ve güneydoğuda hizmet yapması ileride gündeme gelecek.  Orada da mühendis vb. diğer mesleklere ihtiyaç var. O olursa adaletli bir sistem olur.  Bütün bunlar oturulup değerlendirilecek.” şeklinde konuştu.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
20/09-20/09 7. Geriatri Günleri GERİATRİ İZMİ
19/09-22/09 14. Ulusal Genç Yaşam ve 4.Klinik Romatoloji Kongresi ROMATOLOJİ KIBR
19/09-22/09 16. Ege Romatoloji Günleri ROMATOLOJİ İZMİ
19/09-22/09 16. Metabolik Sendrom Sempozyumu BESLENME... MUĞL
20/09-22/09 5. Klinik Embriyoloji Derneği Kongresi HİSTOLOJİ... İZMİ
21/09-24/09 Dünya Gastroenteroloji Kongresi 2019 GASTROENT... İSTA
25/09-27/09 4. Ulusal Çocuk Genetik Kongresi ÇOCUK... ANKA